Denkleştirme ile Tenkis Arasındaki Fark

Miras hukukunda mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaların paylaşıma etkisi, iki farklı kurumla ele alınır: denkleştirme (iade) ve tenkis. Bu kurumlar sıklıkla karıştırılsa da amaçları ve uygulanma koşulları birbirinden farklıdır.
⚖️ Denkleştirme ve Tenkis Nasıl Ayrılır?
Denkleştirme (iade), mirasbırakanın altsoyuna (çocuklarına) sağlığında yaptığı ve mirastaki paylarına mahsuben sayılan kazandırmaların, paylaşmada terekeye eklenerek mirasçılar arasında eşitliğin sağlanmasına yöneliktir; bu, esas olarak altsoy arasındaki dengeyi gözetir ve mirasbırakanın aksine bir iradesi yoksa uygulanır. Tenkis ise saklı paylı mirasçıların paylarını ihlal eden kazandırmaların, saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesine yöneliktir ve saklı payın korunmasını amaçlar. Kısaca denkleştirme mirasçılar arasında eşitliği, tenkis ise saklı payın korunmasını hedefler. İki kurumun koşulları, kapsamı ve sonuçları farklı olduğundan, somut olayda hangisinin uygulanacağı dikkatle belirlenmelidir.
Özet: Denkleştirme altsoy arasında eşitliği sağlamayı; tenkis ise saklı payı korumayı amaçlar. İkisinin koşulları ve sonuçları farklıdır.
📌 İlgili Konular
Bu konu mirasta denkleştirme ve tenkis davası başlıklarıyla doğrudan ilgilidir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Denkleştirme ile tenkis aynı mıdır?
Hayır; denkleştirme altsoy arasında eşitliği, tenkis saklı payın korunmasını amaçlar. Somut durumunuz için Savun Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.
Denkleştirme kimler arasında uygulanır?
Denkleştirme esas olarak mirasbırakanın altsoyu (çocukları) arasında, paylarına mahsuben yapılan kazandırmalar bakımından gündeme gelir.
Her kazandırma denkleştirmeye tabi midir?
Hayır; denkleştirme, kural olarak paya mahsuben yapılan kazandırmalarda ve mirasbırakanın aksine iradesi yoksa uygulanır.
denkleştirme ve tenkis farkı hakkında bilgi almak için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. Her somut olay kendine özgüdür; sonuç taahhüdü içermez.



