Kadastro Tespitine İtiraz ve Dava

Kadastro çalışmalarında yapılan tespitler, taşınmazın maliki ve sınırlarını belirler; hatalı tespitlere karşı itiraz ve dava yolları vardır. Bu yazıda kadastro tespitine itiraz bilgilendirici biçimde açıklanmaktadır.
📐 Kadastro ve Askı
Kadastro, taşınmazların sınırlarının ve maliklerinin belirlenerek tapu siciline geçirilmesi işlemidir. Tespitler askıya çıkarılır ve ilgililere itiraz imkânı tanınır. Askı süresi içinde yapılan itirazlar kadastro komisyonunca değerlendirilir. Sürelerin takibi kritiktir.
Not: Kadastroda askı süresi, kadastro mahkemesi ve kesinleşme sonrası özel süre kuralı belirleyicidir.
🏛️ Kadastro Mahkemesi
Askı süresi içinde çözülemeyen uyuşmazlıklar kadastro mahkemesinde görülür. Bu davalarda zilyetlik, vergi kayıtları, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında bu alandaki uyuşmazlıklar 20. Hukuk Dairesi ekseninde şekillenmiştir. Orman vasfı iddiaları da bu kapsamda incelenir.
⏳ Kesinleşme ve Sonrası
Kadastro tutanakları kesinleştikten sonra, tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağına ilişkin özel bir süre kuralı vardır; bu süre geçtikten sonra ancak sonraki sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil davaları gündeme gelebilir. Sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar. Her dosya kendi koşullarında ele alınır.
📌 İlgili Konular
Konu orman vasfı ve 2B ve kazandırıcı zamanaşımı ile tescil ile bağlantılıdır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Kadastro tespitine nasıl itiraz edilir?
Askı süresi içinde kadastro komisyonuna itiraz edilir; çözülemezse kadastro mahkemesinde dava görülür.
Hangi deliller değerlendirilir?
Zilyetlik, vergi kayıtları, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilir.
Tutanak kesinleşirse ne olur?
Tespitten önceki sebeplere dayalı dava açılamamasına ilişkin özel süre kuralı uygulanır.
Kadastro Tespitine İtiraz ve Dava hakkında bilgi almak için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. Her somut olay kendine özgüdür; sonuç taahhüdü içermez.



