Mal Rejiminde Alacaklıların Korunması

Mal rejiminin değiştirilmesi, alacaklılardan kaçmanın yolu değildir. Kanun bu konuda açık bir kural getirir. Bu yazıda konunun çerçevesi açıklanmaktadır.
🛡️ Kanunun Kuralı
Türk Medeni Kanunu’na göre mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi; eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz.
Yani rejim değişikliği, alacaklıların takip edebileceği malvarlığını daraltacak biçimde kullanılamaz.
Not: Rejim değişikliğinin borç doğuran işlemlerle aynı döneme denk gelmesi, alacaklı itirazını güçlendiren bir olgudur.
⚖️ Malı Devralan Eşin Sorumluluğu
Kanun devamında şunu düzenler: kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde, bu ölçüde kendisini sorumluluktan kurtarabilir.
Bu, sınırlı bir sorumluluktur: eş, kendisine geçen malların değeriyle sınırlı olarak sorumlu tutulur.
🔗 Diğer Koruma Yolları
Bu hüküm, alacaklıyı koruyan tek araç değildir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler bakımından eklenecek değerler, malın üçüncü kişiye geçmesi hâlinde ise tasarrufun iptali gündeme gelir.
Ayrıntı için eklenecek değerler ve tasarrufun iptali yazılarına bakılabilir.
📌 İlgili Konular
Konu borca batık eş ve olağanüstü mal rejimi başlıklarıyla da bağlantılıdır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Rejim değişikliği borçtan kurtarır mı?
Kanun, alacaklıların haklarını alabilecekleri malların sorumluluk dışında bırakılamayacağını düzenlemiştir.
Malı devralan eş sorumlu olur mu?
Borçlardan kişisel olarak sorumlu tutulur.
Bu sorumluluk sınırsız mı?
Malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ederse, bu ölçüde sorumluluktan kurtulabilir.
Başka koruma yolları var mı?
Eklenecek değerler ve tasarrufun iptali de gündeme gelebilir.
Mal rejiminde alacaklıların korunması hakkında bilgi almak için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. Her somut olay kendine özgüdür; sonuç taahhüdü içermez.



