Kamulaştırma ve İmar Hukuku

Kamulaştırmada Tescil Hükmü ve Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı

Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında verilen karar iki bölümden oluşur: taşınmazın idare adına tesciline ilişkin hüküm ve bedele ilişkin hüküm. Yıllardır bunlardan yalnızca ikincisi kanun yoluna açıktı. Anayasa Mahkemesi, bu ayrımı sona erdiren bir iptal kararı vermiştir.

⚖️ Mevcut Düzen: Tescil Kesin, Bedel Tartışmalı

Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine göre, mahkemece tespit edilen bedelin hak sahibi adına bankaya yatırıldığına dair makbuzun ibrazı üzerine taşınmazın idare adına tesciline ve bedelin hak sahibine ödenmesine karar verilir.

Maddenin sekizinci fıkrası bu noktada şu kuralı içeriyordu: Tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. Yani mülkiyet idareye geçiyor, malik yalnızca bedelin miktarını üst mahkemeye taşıyabiliyordu.

Fıkra ayrıca, istinaf veya temyiz sonucunda kesinleşen bedelin peşin ödenen tutardan daha az çıkması hâlinde aradaki farkın ilgilisinden talep edileceğini; idarenin ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmayacağını düzenler.

Not: Anayasa Mahkemesi iptal kararları geriye yürümez; erteleme süresi dolmadan verilen kararlar kendi dönemlerinin kuralına tabidir.

🏛️ Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı

Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli kararıyla (E.2025/190, K.2026/38) 10. maddenin sekizinci fıkrasındaki “Tescil hükmü kesin olup” ibaresini iptal etmiştir. Karar 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Mahkeme, mülkiyetin gerçek bedel kesinleşmeden idareye geçmesini, Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi ile kamulaştırmada gerçek karşılığın peşin ödenmesini öngören 46. maddesi karşısında ölçüsüz bulmuştur. Değerlendirmede temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin 13. madde de esas alınmıştır.

📐 Yürürlük Tarihi: 21 Şubat 2027

İptal kararının doğuracağı hukuki boşluğu gidermek üzere Anayasa Mahkemesi, kararın yürürlüğe girişini dokuz ay ertelemiştir. İptal hükmü 21 Şubat 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu erteleme pratik olarak şu anlama gelir: belirtilen tarihe kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder. Yasa koyucu bu süre içinde yeni bir düzenleme yapabilir. Erteleme süresi içinde görülmekte olan dosyalarda hangi kuralın uygulanacağı, her dosyanın bulunduğu aşamaya göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorundur.

📄 Kararın Beklenen Sonucu

İptal yürürlüğe girdiğinde, kamulaştırma bedelinin tespiti davasında verilen tescil hükmü de kanun yoluna açık hâle gelecektir. Böylece taraflar yalnızca bedeli değil, mülkiyetin geçişine ilişkin hükmü de istinaf ve temyiz incelemesine taşıyabilecektir.

Benzer bir kural, idareler arasında taşınmaz devrini düzenleyen 30. maddede de yer almaktadır; orada da tescil hükmünün kesin olduğu, tarafların bedele ilişkin temyiz haklarının saklı bulunduğu belirtilmiştir.

📌 İlgili Konular

Bedelin nasıl hesaplandığı bedel tespit esasları, dava aşamasının işleyişi bedel tespiti davası yazısındadır. İşlemin kendisine karşı dava yolu için iptal davası başlığına bakılabilir.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İptal kararı hemen uygulanıyor mu?

Hayır. Anayasa Mahkemesi yürürlüğü dokuz ay ertelemiştir; iptal 21 Şubat 2027’de yürürlüğe girecektir.

İptal edilen ibare tam olarak nedir?

Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesinin sekizinci fıkrasındaki “Tescil hükmü kesin olup” ibaresidir.

Karar hangi Anayasa maddelerine dayanıyor?

Mülkiyet hakkını düzenleyen 35., kamulaştırmayı düzenleyen 46. ve temel hakların sınırlanmasına ilişkin 13. maddelere.

Bedel üst mahkemede artarsa ne olur?

Kesinleşen bedel ile peşin ödenen tutar arasındaki fark, ilgili tarafa göre talep ve ödeme konusu olur.

Bedel düşerse fazla ödenen tutar faizle mi geri istenir?

Kanun, idarenin ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmayacağını düzenlemiştir.

Devam eden kamulaştırma dosyanızın bu karardan nasıl etkilendiğini değerlendirmek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır. Kamulaştırma ve imar mevzuatı sık değişmekte, Anayasa Mahkemesi iptalleri yürürlük tarihine bağlı sonuç doğurmaktadır. Her taşınmaz ve her idari işlem kendine özgüdür; metin sonuç taahhüdü içermez.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu