1956 Öncesi Fiilî Tahsisler: Kamulaştırma Kanunu’na Eklenen Geçici 20. Madde

Köy yolu, okul, mezarlık ya da karakol olarak onlarca yıldır kullanılan ama tapuda hâlâ özel kişi adına görünen taşınmazlar, Türk hukukunun en eski uyuşmazlık alanlarından biridir. 2 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanun, Kamulaştırma Kanunu’na eklediği geçici 20. madde ile bu dönem için özel bir rejim kurmuştur.
🏛️ Maddenin Kurduğu Temel Kural
Geçici 20. maddeye göre, mülga 6830 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 8 Ekim 1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır.
Madde, “fiilî tahsis”in ne anlama geldiğini de tanımlar: taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, Kanun’un uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilir.
Not: Geçici 20. madde 2 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenmiştir; çok yeni bir düzenleme olduğundan uygulaması yargı kararlarıyla şekillenecektir.
📐 Bedel İsteyebilecek Kişiler ve Şartları
Madde, malikler bakımından dar bir kapı bırakır. Birinci fıkrada yazılı taşınmazlardan tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları ile tapuda kayıtlı olmayanların zilyetleri ya da mirasçıları, ancak şu şartlarla talepte bulunabilir:
- Tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş olması,
- Fiilî tahsis tarihinden itibaren on yıl geçmemiş olması,
- Talebin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 221 sayılı Kanun’un belirlediği süre içinde yapılmış olması.
Bu şartlar gerçekleştiğinde istenebilecek olan yalnızca taşınmazın fiilî tahsis tarihindeki rayiç bedelidir. Güncel değer üzerinden bir talep öngörülmemiştir.
⚖️ 12 Ocak 1963 Tarihli Kesme Çizgisi
Madde, iki yönlü bir tarih ayrımı getirir. Kapsamdaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan bedel davalarında geçici 20. madde hükümleri uygulanır.
Buna karşılık, kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra ileri sürülen bedel dâhil talepler kabul edilmez. Bu hüküm yalnızca yeni açılacak davalar için değil, o tarihten sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dâhil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanır.
📄 Tescil ve Harç Rejimi
Birinci fıkra uyarınca kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar tapuda kayıtlıysa, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile idare adına tescil edilir. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabiyse ilgili idare adına kayıt tesis olunur. Bu işlemler harca tabi değildir.
Madde kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir.
📌 İlgili Konular
1956-1983 dönemine ilişkin uzlaşma rejimi ve genel el atma çerçevesi için kamulaştırmasız el atma davası yazısına; harç yükümlülüğündeki son değişiklik için kamulaştırma giderleri ve tapu harcı başlığına bakılabilir.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Geçici 20. madde hangi dönemi kapsıyor?
8 Ekim 1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlemine dayanmadan fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazları.
Fiilî tahsis nasıl kabul ediliyor?
Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun tesis veya yapının inşa edilmiş olması, fiilî tahsis sayılır.
Hangi bedel istenebilir?
Şartları taşıyanlar bakımından, taşınmazın fiilî tahsis tarihindeki rayiç bedeli.
12 Ocak 1963 tarihinin önemi nedir?
Bu tarihten sonra ileri sürülen bedel dâhil talepler kabul edilmez; kural, görülmekte olan davalara da uygulanır.
Madde kapsamındaki davalarda harç ve vekâlet ücreti nasıl belirlenir?
Mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir.
İdare adına tescil için harç ödenir mi?
Madde, bu işlemlerin harca tabi olmadığını düzenlemiştir.
Uzun süredir kamu hizmetinde kullanılan aile taşınmazınızın durumunu değerlendirmek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır. Kamulaştırma ve imar mevzuatı sık değişmekte, Anayasa Mahkemesi iptalleri yürürlük tarihine bağlı sonuç doğurmaktadır. Her taşınmaz ve her idari işlem kendine özgüdür; metin sonuç taahhüdü içermez.



