Ceza İnfaz Kurumunda Arama ve Zorlayıcı Araçların Kullanılması

Kurum güvenliğini sağlamak amacıyla arama yapılması ve bazı hâllerde kelepçe gibi araçların kullanılması 5275 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Kanun bu yetkileri tanırken sınırlarını da açıkça çizmiş, bazı uygulamaları ise mutlak biçimde yasaklamıştır.
🔎 Arama Yetkisi (m.36)
Kanun’un 36. maddesine göre kurumlarda; odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. Madde ayrıca bir asgari sıklık belirler: her ay bir kez mutlaka arama yapılır.
İkinci fıkraya göre aramalar, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle ya da diğer kamu görevlileriyle ortaklaşa gerçekleştirilebilir.
Not: Zorlayıcı araç kullanımı kanunda sayılan üç hâlle sınırlıdır ve her biri ayrı bir kayda bağlanmıştır; kayda uyulmaması denetime konu olabilir.
⛓️ Zincir ve Demire Vurma Mutlak Yasaktır
50. maddenin ilk cümlesi kesin bir yasak koyar: hiçbir hâlde zincir ve demire vurmak tedbir olarak uygulanmaz.
Bu, istisnası bulunmayan bir yasaktır; kurum güvenliği gerekçesiyle dahi uygulanamaz.
🔗 Kelepçe Hangi Üç Hâlde Kullanılabilir?
Kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araçlar yalnız kanunda sayılan üç hâlde kullanılabilir:
- Sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için — ancak yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla
- Tıbbî nedenlerle — ancak hekimin talimat ve gözetiminde olmak üzere
- Diğer kontrol usullerinin yetersizliği hâlinde, hükümlünün kendisine veya başkalarına zarar vermesine veya eşyayı tahrip etmesine engel olmak için — kurum en üst amirinin emriyle
Her üç hâlde de kanun bir kayıt getirmiştir: birincide çıkarma zorunluluğu, ikincide hekim gözetimi, üçüncüde en üst amirin emri. Bu kayıtlara uyulmaması denetime konu olabilir.
🧒 Çocuk Hükümlülerde Ayrım
50. maddenin ikinci fıkrası açıktır: çocuk hükümlüler için birinci fıkranın (a) bendi hükmü uygulanmaz. Yani sevk ve nakil sırasında kaçmayı önleme gerekçesiyle çocuk hükümlüye kelepçe ve bedensel hareketleri kısıtlayıcı araç uygulanamaz.
🛡️ Avukatın Aranması ve Kuruma Giriş
Ziyaret ve görüşlerde uyulacak esaslar 86. maddede ayrıca düzenlenmiştir. Bu alanda güncel bir gelişme vardır: Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in avukat görüşmesinin kaydedilmesine ve belgelere el konulmasına ilişkin düzenlemesi Danıştay 10. Dairesinin 22.10.2024 tarihli, 2020/5168 esas ve 2024/4229 karar sayılı kararıyla iptal edilmiş; bu iptal Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04.02.2026 tarihli, 2025/507 esas ve 2026/161 karar sayılı onama kararıyla kesinleşmiştir.
⚖️ Hukuka Aykırı Uygulamaya Karşı Yol
Arama ve zorlayıcı araç kullanımına ilişkin işlemler, kurum idaresinin hükümlü hakkındaki işlemleridir ve infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir. Süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gündür.
Kötü muamele iddiası içeren durumlarda, olağan yollar tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru gündeme gelebilir; Anayasa Mahkemesi bu alanda Genel Kurul düzeyinde kararlar vermiştir.
📌 İlgili Konular
nakil sebepleri, disiplin cezaları ve infaz hâkimliğine şikâyet yazılarımıza bakabilirsiniz.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
Odam habersiz aranabilir mi?
Evet. Kanun, odalar ve eklentilerinde, üst ve eşyada habersiz olarak her zaman arama yapılabileceğini düzenler.
Ayda kaç kez arama yapılır?
Kanun asgari sıklık belirler: her ay bir kez mutlaka arama yapılır.
Zincire vurulabilir mi?
Hayır. Kanun, hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanamayacağını düzenler.
Kelepçe ne zaman kullanılır?
Sevk-nakilde kaçmayı önlemek (yetkili makam önünde çıkarılmak kaydıyla), hekim gözetiminde tıbbî nedenlerle ve zarar vermeyi önlemek için en üst amirin emriyle.
Çocuk hükümlüye kelepçe takılır mı?
Sevk ve nakilde kaçmayı önleme gerekçesine dayanan bent çocuk hükümlüler hakkında uygulanmaz.
Arama veya zorlayıcı araç uygulamasına ilişkin şikâyetiniz için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. İnfaz süreleri ve koşulları suç tarihine, suç türüne ve hükmün özelliklerine göre değişir; her somut olay kendine özgüdür ve sonuç taahhüdü içermez.



