Önceden İşaretli Uygunluk Testi – Danıştay 13. D 2024/1664

Uygunluk testi, kaldıraçlı işlem hesabı açmak isteyen yatırımcının önüne çıkan ve çoğu zaman birkaç dakikada geçilen bir ekrandır. Oysa bu kısa formun amacı ciddidir: Yatırımcının bilgi ve tecrübesinin, talep ettiği yüksek riskli ürüne uygun olup olmadığını ortaya koymak. Peki test, cevap kutucukları önceden işaretlenmiş hâlde sunulur ve “uygun değil” sonucu çıkan yatırımcılara kısa süre içinde yeniden çözdürülürse ne olur? Danıştay 13. Dairesinin onadığı karar, binlerce yatırımcıyı etkileyen böyle bir uygulamayı konu almaktadır.
Danıştay 13. Dairesi, 04.04.2024 tarihli ve E.2019/2472, K.2024/1664 sayılı kararıyla, 7.696 yatırımcıya uygunluk testini tekrarlatan aracı kuruma Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından verilen 488.425,00 TL idari para cezasına karşı açılan davanın reddine ilişkin kararı onamıştır. Karar oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
📋 Kurul’un tespiti: 7.696 tekrar test
Karar metnine göre Kurul’un incelediği dönem 01.09.2016 ile 31.01.2017 arasıdır. Bu beş aylık sürede davacı aracı kurum, kaldıraçlı alım satım işlemlerinin yatırımcıların profiline uygun olmaması sebebiyle 7.696 yatırımcıya uygunluk testini tekrarlatmıştır.
İlk derece mahkemesi kararında aktarılan tespitlere göre tablo şöyledir:
- Testin tekrarlatılma sebebi, yatırımcılara kaldıraçlı alım satım işlemlerinde genel yatırım tavsiyesi sunulabilmesidir.
- Uygulanan her iki testte de kutucuklar yatırımcının karşısına işaretli olarak gelmiştir.
- Bu nedenle testin tekrarlatılması münferit bir uygulama değildir.
Kurul, bu uygulamanın III-39.1 sayılı Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ’in 56. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine aykırı olduğunu kabul etmiş ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 103 ve 105/2. maddeleri uyarınca şirkete 488.425,00 TL idari para cezası vermiştir. Şirket, Kurul kararının bu kısmının iptali istemiyle dava açmıştır.
🧾 İdare Mahkemesi neden cezayı yerinde buldu?
İdare Mahkemesi davayı reddederken uygunluk testinin amacından hareket etmiştir. Mahkemeye göre test, talep edilen ürün veya hizmetin yatırımcıya uygun olup olmadığını belirlemeye yöneliktir. Somut olayda üç uygulama bu amacı boşa çıkarmıştır:
- Kutucukların yatırımcıların karşısına işaretli olarak gelmesi,
- Testin kısa zaman aralığında tekrarlanması,
- ve/veya test aşamasında şirket personelinin yatırımcıları yönlendirmesi.
Mahkeme, bu uygulamaların uygunluk testinin amacına uygun yapılamaması sonucunu doğurduğunu belirtmiştir. Kararın en dikkat çekici cümlesi ise risk vurgusudur: Yüksek kayıp riski içeren işlemlerde uygunluk testinin amacına uygun yapılamaması, yatırımcılar açısından önemli olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Bu gerekçeyle Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamış ve dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu 2577 sayılı İYUK m.45/3 uyarınca reddetmiştir.
🗂️ Aracı kurumun itirazları
Davacı şirket temyiz dilekçesinde hem usule hem esasa ilişkin geniş kapsamlı itirazlar ileri sürmüştür. Karar metnine yansıyan başlıca iddialar şunlardır:
- Mevzuat boşluğu: Uygunluk testinin yapılma sayısı ve sıklığına ilişkin mevzuatta hiçbir düzenleme bulunmadığı.
- Örnek amaçlı işaret: Kutucukların hazır işaretli sunulmasının örnek göstermek amacı taşıdığı, testin tamamlatılmasını sağlamadığı.
- Yönlendirme yokluğu: Müşterilerin yönlendirilmediği.
- Zarar yokluğu: Testin tekrarının hangi olumsuz sonuca yol açtığının Kurulca incelenmediği, müşterilerin kâr veya zararına etki etmesinin mümkün olmadığı.
- Kanunilik: Fiilin müşterilerin hak ve yararlarını zedeleyici işlem veya iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği.
- Gerekçe ve ölçülülük: Mahkeme kararlarının görünüşte gerekçe içerdiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve ceza tutarının ölçülü olmadığı.
🏛️ Danıştay’ın onama kararı
Danıştay 13. Dairesi, davacının duruşma istemini İYUK m.17/2 uyarınca yerinde görmemiş ve dosyayı evrak üzerinden incelemiştir. Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının ancak İYUK m.49’da sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte bulunmadığını belirtmiştir.
Sonuçta davacının temyiz istemi reddedilmiş, davanın reddine ilişkin kararı onaylayan Bölge İdare Mahkemesi kararı onanmıştır. Danıştay ayrı bir hukuki değerlendirme eklememiş olsa da ilk derece mahkemesinin “testin amacı” eksenindeki gerekçesini yerinde görmüştür. Bu yönüyle karar, “kaç kez test yapılacağı mevzuatta yazmıyor” savunmasının, testin amacını boşa çıkaran bir uygulama karşısında sonuç doğurmadığını göstermektedir.
📑 Tebliğ 56/1-(i) ve SPKn 105/2
Cezanın dayanağı olan III-39.1 sayılı Tebliğ’in 56. maddesi, aracı kurumların yapamayacakları iş ve işlemleri sayar. Birinci fıkranın (i) bendine göre aracı kurumlar; müşterilerin hak ve yararlarını zedeleyici işlemlerde bulunamaz, iyi niyet kurallarına aykırı hareket edemez, piyasa hakkındaki bilgisizlik ya da tecrübesizliklerinden yararlanıp müşterilerin alım-satım kararlarını etkileyerek kendi lehlerine kazanç sağlayamaz.
Bu hüküm geniş ifadeli bir genel kuraldır. Davacının “kanunilik” itirazı da bu genişliğe yöneliktir. Ancak somut olayda Kurul ve mahkemeler, önceden işaretli kutucuklar ve kısa aralıklı tekrarlarla sonucu belirlenmiş bir testin, yüksek riskli ürüne erişimi kolaylaştırarak müşterinin yararını zedeleyici ve iyi niyete aykırı bir uygulama olduğunu kabul etmiştir.
Cezanın tutarında ise 6362 sayılı Kanun’un 105. maddesinin ikinci fıkrası rol oynamıştır. Bu fıkraya göre Kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde ilgili kişiye bir idari para cezası verilir ve bu ceza iki kat artırılır; kabahatle menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde ceza bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. 7.696 yatırımcıya yönelik tekrarlı uygulama, bu nedenle binlerce ayrı ceza yerine tek ve artırılmış bir cezaya konu olmuştur.
🔎 Yatırımcı açısından anlamı
Karar, idari bir yaptırım dosyası olmakla birlikte, kaldıraçlı işlemlerden zarar eden yatırımcıların açtığı tazminat davalarında da tartışılan bir soruya ışık tutmaktadır: Uygunluk testi gerçekten yapılmış mı, yoksa yalnızca şeklen mi tamamlanmış?
- Test kayıtları: Bu dosyada Kurul, testin kaç kez ve hangi aralıklarla tekrarlandığını ve ekranın nasıl sunulduğunu tespit edebilmiştir. Bu tür kayıtlar, testin içeriği kadar sunuluş biçimini de görünür kılmaktadır.
- Sunuş biçimi: Kutucukların önceden işaretli gelmesi, mahkemece testin amacını boşa çıkaran bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
- Tekrar sıklığı: “Uygun değil” sonucunun ardından kısa sürede yeniden test yaptırılması, uygulamanın münferit olmadığı sonucuna ulaşılmasında belirleyici olmuştur.
- Personel yönlendirmesi: İlk derece kararı, test sırasında personelin yönlendirmesini de aynı sonucu doğuran bir etken olarak saymıştır.
Uygunluk testinin hukuk davalarındaki yeri farklı bir dosyada, testi geçemeyen yatırımcının zararına ilişkin olarak forex’te uygunluk testi yazısında incelenmiştir. Kaldıraçlı işlemlerde yatırımcıyı koruyan bir başka kural ise üç saatte 50 deneme işlemi kararında ele alınmıştır. İdari para cezasının kesinleşmiş olması, her bir yatırımcının uğradığı zararın kendiliğinden tazmin edileceği anlamına gelmez; tazminat talepleri ayrı bir yargılamada, illiyet bağı ve kusur değerlendirmesiyle birlikte incelenir.
❓ Okuyucu soruları
Uygunluk testini birden fazla kez çözmek tek başına hukuka aykırı mı?
Aracı kurum zarar doğmadığını savundu; bu neden sonucu değiştirmedi?
Binlerce yatırımcı etkilendiği hâlde neden tek ceza verildi?
Bu karar yatırımcının aracı kurumdan tazminat almasını sağlar mı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, aracı kurum ve kaldıraçlı işlemlere ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar sayfasından ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin mevzuat.adalet.gov.tr üzerinde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece ve istinaf aşamalarından derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir. Bir uygunluk testi uygulamasının mevzuata aykırı olup olmadığı, testin sunuluş biçimi ve dosyadaki kayıtlarla birlikte her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.
Bu dosyaları kim yürütüyor?

Forex ve kripto mağduriyetlerinde uzmanlaşmış avukat kadrosu — Kadıköy, İstanbul
Savun Hukuk, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı forex dolandırıcılığı dosyalarını ceza ve icra ayağıyla birlikte yürütür. Avukatlarımızın sicil kayıtlarını İstanbul Barosu levhasından doğrulayabilirsiniz.

Av. Veli Savun
İstanbul Barosu · Sicil 75235
Kurucu avukat · Arabulucu (Sicil 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex/kripto ceza ve alacak davaları, bilişim, icra, aile hukuku.

Av. Eda Pekacar
İstanbul Barosu · Sicil 84975
FSM Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, icra-iflas, ceza ve tazminat davaları.

Av. Almina Usta
İstanbul Barosu · Sicil 67207
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Forex, ceza, sözleşmeler ve ticaret hukuku · Türkçe / İngilizce.
Görüşmeler randevu ile yapılır. Ekşioğlu, Alya Life Residence, Fikirtepe Mah. Barış Sk. No:1 K:3 D:50, Kadıköy / İstanbul
Yararlı bağlantılar
Doğrulamak için resmi kaynaklar
























Tüm soru ve cevaplar →