Galeriye Bırakılan Araçta İşleten – Yargıtay 4. HD 2026/1873

Aracını satmak için bir oto galerisine bırakan kişi, tapudaki malik gibi trafik kütüğünde de bir süre daha “sahip” olarak görünmeye devam eder. Noter satışı yapılana kadar ruhsat, sigorta poliçesi ve trafik kaydı eski malikin adını taşır. Bu arada araç bir kazaya karışırsa, zarar gören kişi kayıt malikine başvurabilir mi? Yoksa aracı fiilen elinde tutan galeri ve ondan aracı alan kişi mi sorumludur? Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin önüne gelen dosya, on altı yıl önce yaşanmış bir trafik kazasının bakiye tazminatı üzerinden bu soruyu cevaplamaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 19.02.2026 tarihli ve E.2025/371, K.2026/1873 sayılı kararıyla, satılmak üzere galeriye fiilen teslim edilen ve zilyetliği devredilen aracın kayıt malikinin işleten sıfatının kalktığını kabul eden ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Böylece, poliçe limitini aşan zararın kayıt malikinden tahsili için açılan itirazın iptali davası reddedilmiştir.
🚗 Kaza ve iki aşamalı tazminat talebi
Dava dilekçesine göre 25.02.2010 tarihinde iki aracın karıştığı trafik kazasında, araçlardan birinde yolcu olarak bulunan davacı sakatlanmıştır. Davacı önce, karşı aracın trafik sigortacısına karşı Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde sakatlık tazminatı davası açmıştır. Bu davada alınan kusur, maluliyet ve hesap raporlarıyla davacının zararı 252.160,63 TL olarak tespit edilmiş ve davacı lehine hüküm kurulmuştur.
Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Karar metnine göre sigortacı, poliçe limiti olan 150.000,00 TL‘yi ödemiştir. Davacı, karşılanmayan 102.000,00 TL bakiye alacak için aracın kayıt maliki olan davalı hakkında Gaziantep 8. İcra Müdürlüğünde ilamsız takip başlatmıştır. Davalının itirazı üzerine takip durmuş, davacı itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı cevap dilekçesinde olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Dosyanın seyrini değiştiren savunma ise sonradan öne çıkacaktır: Kaza tarihinde araç artık davalının elinde değildir.
📑 İlk hüküm: Kayıt maliki sorumlu
İlk derece mahkemesi 19.04.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararıyla davayı itirazın iptali yönünden kabul etmiş, takibin devamına karar vermiş, icra inkâr tazminatı talebini ise reddetmiştir. Bu ilk hükmün temel kabulü, trafik kütüğünde adına araç kayıtlı olan davalının işleten olarak zarardan sorumlu olduğudur.
🔍 Bozma: Galeriye teslim araştırılmalı
Kararı davalı temyiz etmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 20.01.2020 tarihli ve 2018/2166 Esas, 2020/204 Karar sayılı ilamıyla hükmü bozmuştur. Bozma gerekçesine göre dava, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında araç maliki işletenin sorumluluğuna dayanmaktadır; ancak mahkeme, kayıt maliki olmayan ve kazaya karışan aracın satışı yapılmak üzere kendisine teslim edilen galericinin sorumluluğuna ilişkin koşulları tartışmadan ve tarafların ileri sürdüğü tüm delilleri toplamadan karar vermiştir.
Daire, mahkemeye somut bir görev vermiştir: Aracın, davalının iddia ettiği gibi satılmak üzere bir oto galerisine teslim edilip edilmediği araştırılmalı ve davalının sorumluluğu buna göre belirlenmelidir. Davacının karar düzeltme talebi de 08.02.2021 tarihli ve 2020/2544 Esas, 2021/487 Karar sayılı ilamla reddedilmiştir.
🔄 Bozma sonrası: İşleten sıfatı kalktı
Bozmaya uyan ilk derece mahkemesi (2021/82 Esas, 2022/283 Karar) tanık beyanlarını ve ceza dosyasının içeriğini birlikte değerlendirmiştir. Mahkemenin tespit ettiği olgular şunlardır:
- Davalı adına kayıtlı araç, satışı yapılmak üzere davalı tarafından bir oto galerisine fiilen teslim edilmiş ve zilyetliği devredilmiştir.
- 29.01.2010 tarihinde galeri tarafından araç üçüncü bir kişiye satılmıştır.
- 03.02.2010 tarihli vekâletname ile dava dışı bir kişiye aracı satma yetkisi verilmiştir.
- Kaza bu işlemlerden sonra, 25.02.2010 tarihinde meydana gelmiştir.
Mahkeme, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. ve 104. maddelerini birlikte değerlendirerek davalının zarardan sorumluluğunun bulunmadığına ve işleten sıfatının kalktığına karar vermiş, davayı reddetmiştir.
⚖️ Davacının itirazları ve onama
Bu kez kararı davacı temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesindeki başlıca itirazlar şunlardır:
- Kanunen geçerli olmayan ve başka delille desteklenmeyen harici bir satış sözleşmesine dayanılmıştır.
- Galericinin sorumluluğu tartışılmamış, yalnız tek bir tanık dinlenerek karar verilmiştir.
- KTK m.3’e göre trafik kütüğünde adına araç kayıtlı olan kişi araç sahibidir; davalı kaza tarihinde hem malik hem de ZMSS poliçesinin sigortalısıdır.
- Taraflarca kendi aralarında düzenlenen 29.01.2010 tarihli adi yazılı belge her zaman düzenlenebilir; bu tür belgeye itibar edilmesi muvazaalı satışları korur ve resmî trafik kaydı, ruhsat ve poliçe karşısında üçüncü kişileri bağlamaz.
- KTK m.94 uyarınca işletenin değiştiği sigortacıya bildirilmedikçe malikin yükümlülükleri devam eder.
Daire bu itirazları yerinde görmemiştir. Gerekçede, hükmün bozmaya uygun olduğu, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı belirtilmiştir. Karar oy birliğiyle onanmıştır.
Onama gerekçesindeki usuli kazanılmış hak vurgusu önemlidir. Davacının “galericinin sorumluluğu tartışılmadı” itirazı bozma kararının kapsamına dayansa da, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyması ve galeriye teslimi araştırarak sonuca ulaşması, Daire tarafından bozmanın gereğinin yerine getirilmesi olarak kabul edilmiştir. Davacının itirazları da bu çerçevede sonuca etkili görülmemiştir.
📜 KTK 3 ve KTK 104 birlikte okunduğunda
Karayolları Trafik Kanunu m.3, işleteni kural olarak araç sahibi veya sicilde kayıtlı kişi olarak tanımlar; ancak başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, o kişinin işleten sayılacağını da kabul eder. Yargıtay uygulamasında trafik kaydı, işleteni gösteren güçlü bir karine olmakla birlikte kesin bir karine sayılmamaktadır.
Bu dosyada asıl belirleyici olan hüküm ise KTK m.104‘tür. Madde metnine göre motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi; gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı işleten gibi sorumlu tutulur. Aynı fıkranın ikinci cümlesi ise açıktır: Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. Kanun, bu teşebbüs sahiplerine kendilerine bırakılan araçların tümünü kapsayan ayrı bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma ve bu araçlar için defter tutma yükümlülüğü de getirmiştir.
Böylece kanun koyucu, araç satılmak üzere bir galeriye bırakıldığında sorumluluğu fiilen aracı elinde tutan ve ondan meslekî olarak yararlanan teşebbüse kaydırmıştır. Kayıt maliki, bu durumda trafik kaydı devam etse bile işleten sıfatıyla sorumlu tutulmaz. Davacının dayandığı KTK m.94 ise işletenin değişmesi hâlinde devredenin 15 gün içinde sigortacıya bildirim yapmasını düzenlemektedir; Daire bu itirazı sonuca etkili görmemiştir. Not olarak, KTK m.94’ün bazı fıkraları Anayasa Mahkemesinin 23/1/2024 tarihli ve E.2023/130, K.2024/17 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
İşleten sıfatının fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma ölçütüyle belirlendiği farklı bir örnek, kısa süreli araç kiralamasına ilişkin 13 günlük kiralamada işleten yazısında; kayıt malikine rücu tartışmasının ehliyetsiz sürücü bağlamındaki görünümü ise ehliyetsiz sürücüde malike rücu yazısında ele alınmıştır.
🧩 İspatta öne çıkan olgular
Kararın uygulamaya bakan yönü, işleten sıfatının kalktığı iddiasının hangi olgularla ispatlandığıdır. Davacı, harici satış belgesinin “her zaman düzenlenebilecek” bir adi belge olduğunu ve tek tanığa dayanıldığını ileri sürmüştür. Mahkeme ise sonuca yalnız bu belgeyle değil, şu unsurların bir arada değerlendirilmesiyle ulaşmıştır:
- Tanık beyanları: Aracın galeriye fiilen bırakıldığına ilişkin anlatımlar.
- Ceza dosyası: Kazaya ilişkin ceza soruşturması veya kovuşturmasında toplanan bilgiler.
- Tarih sıralaması: Galeri tarafından yapılan satışın ve satış yetkisi veren vekâletnamenin kazadan önceye ait olması.
- Zilyetliğin devri: Aracın kaza tarihinde davalının fiili hâkimiyetinde bulunmaması.
Belgelerin tarih sırası da dikkat çekicidir: Karar metnine göre galeri tarafından yapılan satış 29.01.2010, satış yetkisi veren vekâletname ise 03.02.2010 tarihlidir. Her iki işlem de kazadan yaklaşık üç-dört hafta öncesine aittir. Kaza tarihinde aracın kimin elinde olduğu sorusunun cevabı, bu belgeler ile tanık ve ceza dosyası bilgilerinin birbirini desteklemesiyle verilmiştir.
Kararın zarar gören bakımından sonucu da not edilmelidir: Bu dosyada poliçe limitini aşan 102.000,00 TL’lik kısım için kayıt malikine yöneltilen talep reddedilmiştir. Karar metni, galeri sahibinin veya aracı satın alan kişinin ayrıca sorumluluğu yönünde bir değerlendirme içermemektedir; Daire yalnız kayıt malikine karşı açılan itirazın iptali davasını incelemiştir.
❓ Soru ve cevaplar
Araç hâlâ benim adıma kayıtlıyken galeride kazaya karışırsa sorumlu olur muyum?
Harici satış sözleşmesi noter satışı olmadan delil olarak kullanılabilir mi?
Sigortacıya bildirim yapılmamış olması sonucu değiştirir mi?
Poliçe limitini aşan zarar bu durumda kimden istenebilir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, trafik kazası ve tazminat uyuşmazlıklarına ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan ilk derece ve önceki bozma aşamalarından derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri ve plaka bilgileri anonimdir. İşleten sıfatının kalkıp kalkmadığı her dosyada aracın fiili hâkimiyetine ilişkin delillere göre belirlenir; farklı olgulara sahip davalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




