Kriptoda MASAK Blokesi – İstanbul BAM 44. HD 2025/1084

Çekim talebi onaylanmayan bir kripto hesabı, kullanıcı için çoğu zaman tek bir soruya dönüşür: Platform parayı neden bırakmıyor ve bu bekleyiş ne kadar sürebilir? Platform “MASAK kararı var” dediğinde tartışma, suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele mevzuatındaki yedi iş günlük erteleme süresine kayar. Süre dolduğu hâlde bloke sürüyorsa kullanıcının elinde, platformun malvarlığına dava sürerken ihtiyati haciz koydurabilecek kadar güçlü bir alacak var mıdır? İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, yaklaşık 250 bin dolarlık bir blokede bu soruyu ihtiyati haciz açısından yanıtladı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 11.09.2025 tarihli ve E.2025/977, K.2025/1084 sayılı kararıyla, kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabına 5549 sayılı Kanun m.19/A gerekçesiyle bloke konulan kullanıcının ihtiyati haciz talebini reddeden ara kararı yerinde bulmuştur. Daireye göre blokenin hangi sebeple uygulandığı ve hukuka uygun olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden, muaccel bir para alacağının varlığı yaklaşık olarak dahi ispatlanmış değildir. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
🧊 Dondurulan kripto hesabı ve dava
Uyuşmazlığın tarafları, bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı ile bu platformda hesabı bulunan kullanıcıdır. Karara yansıyan anlatıma göre süreç şöyle gelişmiştir:
- 17.02.2025: Platform, MASAK ve 5549 sayılı Kanun’u gerekçe göstererek kullanıcının hesabındaki 249.613,64 USD tutarındaki varlığa bloke koymuştur. Aynı tarihli cevapta, genel müdürlük tarafından 19/A maddesi gerekçesiyle bloke konulduğu için paranın çekilemediği bildirilmiştir.
- 24.02.2025: Kullanıcıya göre yedi iş günlük erteleme süresi bu tarihte sona ermiştir.
- 30.04.2025: Kullanıcı, blokenin 73 günü aşkın süredir devam ettiğini belirterek davayı açmıştır. Bu süreçte çek ve senetlerini ödeyemediğini, ticari itibarının zedelendiğini ve bu nedenle ayrıca suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürmüştür.
Dava, platform aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Kullanıcı, HMK m.109 kapsamında kısmi dava olarak şimdilik 1.000 USD üzerinden takibin devamını, en az %20 icra inkâr tazminatını ve platformun taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz gerekçesi olarak, kripto varlık alım satımı yapan bir şirketin malvarlığını hızlı ve geri döndürülemez biçimde kaçırabileceği ileri sürülmüştür.
⚖️ Ara karar ve istinaf aşaması
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, 26.06.2025 tarihli ara kararıyla (2025/390 E.) ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. Mahkemeye göre üç soru yargılamayı gerektirmektedir:
- Hesaba hukuka aykırı olarak bloke konulup konulmadığı,
- Kullanıcının vadesi gelmiş bir alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı,
- Somut olayda yabancı para üzerinden talepte bulunulup bulunulamayacağı.
Kullanıcı vekili istinafa başvurmuş; 5549 sayılı Kanun m.19/A’nın mülkiyet hakkını sınırlayan bir hüküm olduğunu, kanun koyucunun yedi iş günlük mutlak bir süre öngördüğünü, uygulama yönetmeliğinin 4. maddesinin de erteleme süresinin yedi iş gününü geçemeyeceğini düzenlediğini ileri sürmüştür. Platform ise istinafa cevabında, 17.02.2025’ten itibaren MASAK tarafından 19.02.2025, 06.03.2025, 18.03.2025, 27.03.2025, 11.04.2025, 22.04.2025, 07.05.2025, 14.05.2025, 30.05.2025, 12.06.2025, 23.06.2025 ve 04.07.2025 tarihlerinde verilen işlem erteleme kararlarının gereğini yerine getirdiğini, hesaba uygulanan kısıtın süresi içinde ve güncel kararlara dayandığını savunmuştur. Platform ayrıca kanuni yükümlülüklerini yerine getirenlerin hukuken ve cezaen sorumlu tutulamayacağını, bu hususun MASAK’a yazılacak müzekkereyle ispatlanabileceğini belirtmiştir.
📜 İhtiyati hacizde muaccel alacak şartı
Daire, değerlendirmesini İcra ve İflas Kanunu’nun iki hükmüne dayandırmıştır. İİK m.257/1’e göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebilir. İİK m.258/1 ise alacaklının, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorunda olduğunu düzenler. Karardaki gerekçe adımları şöyledir:
- Ön koşul: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması gerekir.
- İspat ölçüsü: Talep eden; alacaklı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak ispat etmelidir.
- Somut olay: Hesaba bloke konulduğu anlaşılmakla birlikte, platform MASAK’ın birbirini izleyen erteleme kararlarını uyguladığını savunmuştur.
- Sonuç: Blokenin hangi sebeple uygulandığı ve hukuka uygun olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden, mevcut delillerle muaccel bir alacağın varlığı yaklaşık olarak dahi ispatlanmamıştır.
Daire, istinaf başvurusunu HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir. Kararın hükmünde, HMK m.362/1-f ve m.394/5 uyarınca kesin olduğu belirtilmiştir. İİK m.258’in son fıkrası da ihtiyati haciz talebinin reddine karşı istinaf yolunu açmakta ve bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararını kesin saymaktadır.
Kararın önemli yönü, blokenin süresinin tartışmalı olmasının tek başına alacağın muaccel olduğunu göstermeye yetmemesidir. Kullanıcı yedi iş günlük sürenin aşıldığını ileri sürerken, platform her erteleme dönemi için yeni bir MASAK kararı bulunduğunu savunmuştur. Bu iki anlatımdan hangisinin doğru olduğu, ihtiyati haciz gibi hızlı karar verilen bir aşamada değil, esas yargılamada belirlenecektir.
🧭 5549 m.19/A ve erteleme kararları
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 19/A maddesi, 6704 sayılı Kanun ile 2016’da eklenmiştir. Hükme göre yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da devam eden işlemler, malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğu şüphesi üzerine yedi iş günü süreyle askıya alınabilir ya da bu süre boyunca gerçekleşmesine izin verilmeyebilir. Bu yetki Bakana aittir ve 7262 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca bakan yardımcısına devredilebilir.
Maddenin üçüncü fıkrası ise askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere, işlem tutarı kadar ve elli bin Türk lirasından az olmamak üzere idari para cezası öngörür. Aynı Kanun’un 10. maddesi de Kanun gereğince yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişilerin hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamayacağını düzenler. Platformun istinafa cevabındaki savunması bu çerçeveye dayanmaktadır; Daire ise bu savunmanın yerinde olup olmadığı hakkında bir tespit yapmamış, meseleyi esas yargılamaya bırakmıştır.
Uygulamada tartışılan nokta, yedi iş günlük sürenin tek bir işlem için mutlak üst sınır mı olduğu, yoksa her biri ayrı süre başlatan ardışık erteleme kararlarının mümkün olup olmadığıdır. Bu karar, söz konusu tartışmayı çözmemektedir; yalnızca tartışma sürdüğü müddetçe ihtiyati haciz için gereken yaklaşık ispatın oluşmadığını söylemektedir.
Blokenin ceza soruşturması kaynaklı el koyma ile ilişkisi ve uzun süren blokenin mülkiyet hakkı boyutu için serideki banka hesabında üç yıllık blokeye ilişkin AYM kararı incelenebilir. Dolandırıcılıkla aktarılan paranın alıcı bankada bloke edilmesi ve haciz ilişkisi ise Yargıtay 11. HD 2026/1579 kararında ele alınmıştır.
🗂️ Blokenin hukuka uygunluğu nasıl belirlenir?
Karar ihtiyati haciz aşamasına ilişkindir; itirazın iptali davasının esası hakkında bir sonuç içermez. Esas yargılamada belirleyici olabilecek unsurlar, karardaki taraf beyanlarından şöyle çıkarılabilir:
- MASAK’ın erteleme kararlarının varlığı ve tarihleri: Platform, 19.02.2025’ten 04.07.2025’e kadar uzanan on iki ayrı erteleme kararı bulunduğunu ve bunların MASAK Başkanlığına yazılacak müzekkereyle ispatlanabileceğini belirtmiştir.
- Kararlar arasındaki boşluklar: Kullanıcının iddiası, yedi iş günlük sürenin dolduğu ve yeni karar bulunmayan dönemlerde de blokenin sürdüğüdür. Kararların birbirini kesintisiz izleyip izlemediği, bu iddianın değerlendirilmesinde önem taşıyacaktır.
- Bloke konusu varlığın niteliği ve tutarı: Talep USD üzerinden yapılmıştır; ilk derece mahkemesi yabancı para üzerinden talepte bulunulup bulunulamayacağını da yargılamayı gerektiren konular arasında saymıştır.
- Platformun yükümlü sıfatı: Platform, SPK listesinde yer alan bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğunu ve 5549 sayılı Kanun kapsamında şüpheli işlem bildirimi ile erteleme kararlarını uygulamak zorunda bulunduğunu savunmuştur.
- Zarar iddiaları: Karşılıksız kalan çek ve senetler, ticari itibar kaybı gibi iddialar, alacağın varlığından ayrı olarak ispat gerektiren olgulardır.
🆕 Mevzuat notu ve kararın sınırları
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, 7518 sayılı Kanun’la 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen düzenlemelerle SPK gözetimine alınmıştır. Karardaki platform da SPK listesinde yer aldığını ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele mevzuatındaki yükümlülükleri uyguladığını savunmuştur. Bu durum, kripto hesaplarındaki blokelerin banka hesaplarındaki blokelerle aynı hukuki çerçevede tartışılmasını beraberinde getirmektedir.
- Karar, blokenin hukuka uygun olduğunu söylememektedir; yalnızca bu sorunun ihtiyati haciz aşamasında cevaplanamayacağını belirtmektedir.
- İhtiyati haciz reddedilmiş olsa da itirazın iptali davası, icra inkâr tazminatı talebi dahil, devam etmektedir.
- İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı İİK m.258 uyarınca kesindir; bu aşamada Yargıtay yolu kapalıdır.
- Ardışık erteleme kararlarının varlığı savunması, yedi iş günlük süreye dayanan iddiaları yaklaşık ispat düzeyinde zayıflatmıştır.
Kripto bağlamında ihtiyati hacze ilişkin farklı bir uyuşmazlık için serideki kripto zararında zorla alınan bonoya ilişkin BAM kararı da incelenebilir.
💬 Merak edilenler
Daire, blokenin hukuka uygun olduğuna mı karar verdi?
Hayır. Daire yalnızca blokenin hangi sebeple uygulandığının ve hukuka uygun olup olmadığının yargılamayı gerektirdiğini belirtmiştir. Bu nedenle muaccel bir alacak yaklaşık olarak ispatlanmamış sayılmış ve ihtiyati haciz talebinin reddi yerinde bulunmuştur. Blokenin hukuka uygunluğu, itirazın iptali davasının esasında değerlendirilecektir.
5549 m.19/A’daki yedi iş günü neyi ifade ediyor?
Madde metnine göre Bakan, aklama veya terörün finansmanı şüphesi bulunan işlemleri yedi iş günü süreyle askıya alabilir ya da bu süre boyunca gerçekleşmesine izin vermeyebilir. Bu dosyada kullanıcı sürenin 24.02.2025’te dolduğunu ileri sürmüş, platform ise MASAK’ın 04.07.2025’e kadar birbirini izleyen erteleme kararları verdiğini savunmuştur. Daire, bu iki anlatım arasındaki uyuşmazlığı ihtiyati haciz aşamasında çözmemiştir.
Dava neden yalnızca 1.000 USD üzerinden açıldı?
Kullanıcı, HMK m.109 kapsamında kısmi dava açarak şimdilik 1.000 USD’lik kısmı talep etmiştir. Platform da istinafa cevabında, işlem hacmi yüksek bir şirket olduğunu ve 1.000 dolar üzerinden ihtiyati haciz verilmesini gerektiren bir sebep bulunmadığını ileri sürmüştür. Daire ise ihtiyati haczi tutar yönünden değil, muaccel alacağın yaklaşık ispatı yönünden değerlendirmiştir.
Bu kararın kripto platformları için genel bir muafiyet anlamı var mı?
Karar böyle bir sonuç içermemektedir. 5549 sayılı Kanun m.10, yükümlülüklerini yerine getiren kişilerin sorumlu tutulamayacağını düzenler; bir yükümlülüğün gerçekten yerine getirilip getirilmediği ise olaya göre belirlenir. Karar yalnızca, bu sorunun cevabı belirsizken platformun malvarlığına ihtiyati haciz konulmasının İİK m.257-258 şartlarını karşılamadığını söylemektedir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin yayımlanmış istinaf kararından derlenmiştir. Karar ihtiyati haciz talebine ilişkin bir ara karar incelemesi olup blokenin hukuka uygunluğu veya alacağın varlığı hakkında esasa ilişkin bir tespit içermez. Her dosya kendi delilleri ve somut olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



