MHRS Personeline İlave Tediye – Yargıtay 9. HD 2026/1169

Kamu hastanelerinde poliklinik bankosunda oturan, MHRS üzerinden randevusu olan hastanın kaydını açan ve hekimin yazdırdığı raporu sisteme geçiren çalışanların önemli bir kısmı hastanenin değil, hizmet alım ihalesini kazanan şirketlerin bordrosunda görünür. Bu çalışanlar zaman zaman “asıl işverenim aslında hastane” diyerek kamu işçilerine ödenen ilave tediye alacağını ister. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, böyle bir davada veri giriş ve raportörlük işinin hastanenin asıl işi olmadığını, yardımcı iş olduğunu kabul eden kararı onamıştır.
Karar Arama sayfasında “MHRS” araması yapan okuyucular bu karara, ilk derece gerekçesinde merkezi hekim randevu sistemi (MHRS) üzerinden hasta kaydı yapmanın davacının görev tanımında yer alması nedeniyle ulaşmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2025/9637, K.2026/1169 sayılı kararıyla bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır.
🏥 Hastanede 20 yıla yakın taşeron çalışma
Davacı, 18.05.2004 tarihinden itibaren Bakanlığa bağlı bir hastanede, her ihale döneminde değişen alt işveren şirketler nezdinde sigortalı olarak çalışmaktadır. Dava dilekçesine göre radyoloji kliniğinin doppler ünitesinde raportör olarak görev yapmış, tüm emir ve talimatları hastane personelinden almış, özlük işlemleri de hastane tarafından yürütülmüştür. Davacı tarafa göre yapılan iş hastanenin asli ve sürekli işidir; alt işverene devredilebilecek bir yardımcı iş değildir. Bu nedenle davacının baştan beri hastanenin işçisi sayılması ve 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca ödenmeyen ilave tediye alacaklarının tahsili istenmiştir.
Davalı idare ise husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuş; davacının yüklenici firma işçisi olduğunu, ilave tediyenin yalnız Kanunda sayılan kurumlarda bu kurumların işçisi olarak çalışanlara ödenebileceğini savunmuştur.
⚖️ İlk derece, istinaf ve temyiz
Dosya bir kez bölge adliye mahkemesinden dönmüş, ilk derece mahkemesi kaldırma kararı üzerine eksik delilleri toplamıştır:
- Toplanan deliller: Davacının hangi birimde ve fiilen hangi işte çalıştığını gösteren görev tanım belgeleri, asıl işveren–alt işveren ilişkisinin dayanağı olan hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerin tamamı getirtilmiş; bilirkişi heyetinden 25.11.2024 tarihli rapor alınmıştır.
- Görev tanımı: Heyet, davacının sağlık eğitiminin bulunmadığını, kamu yönetimi mezunu olduğunu, görev tanımının veri giriş personeline ait olduğunu belirlemiştir. Bu tanımda MHRS’den randevulu hastanın işlem ve kayıtlarını yapma, polikliniğe gelen hastanın kimlik ve belge kontrolü, bankodaki kayıtların düzenli tutulması, hekimin teşhis, tetkik, tedavi ve raporlarını kayıt altına alma gibi görevler yer almaktadır.
- “Raportör” unvanı: Radyoloji raportörlüğünün çekim yapma, filmi inceleme ve rapor etme gibi eğitim gerektiren işler olduğu; davacının ise hekimin direktifiyle hazırlanan raporu sisteme kaydeden kişi konumunda bulunduğu tespit edilmiştir.
- İlk derece kararı: Davacının tanı ve tedavi sürecinde değil, bu sürecin dışındaki veri hizmetlerinde tıbbi sekreter olarak çalıştığı; işin yardımcı iş olduğu, muvazaanın ispatlanamadığı ve davacının 6772 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle ilave tediye talebi reddedilmiştir.
- İstinaf: Bölge adliye mahkemesi aynı değerlendirmeyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- Temyiz: Davacı vekili, aynı konumdaki başka bir çalışan hakkında ilave tediye alacağının kabul edildiğini ve bu kararın istinaftan geçtiğini ileri sürmüştür. Yargıtay, temyiz sebeplerini bozmayı gerektirir nitelikte görmeyerek kararı HMK 370/1 uyarınca onamıştır.
🧩 Asıl iş – yardımcı iş ayrımı
Uyuşmazlık, Yargıtay’ın ifadesiyle üç soruda toplanmıştır: hastane ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan şirketler arasında muvazaalı bir ilişki bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak davacının hastanenin işçisi sayılıp sayılamayacağı ve ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı. Kararda öne çıkan değerlendirme noktaları şunlardır:
- Hastanenin asıl işi tanı ve tedavidir. Sağlık hizmeti veren bir işyerinde kişilerin tanı ve tedavilerinin yapılması asıl iş olarak kabul edilmiştir.
- Veri hizmeti yardımcı iştir. MHRS randevu kaydı, hasta kabulü ve hekimin söylediği raporun sisteme geçirilmesi, tanı ve tedavi sürecinin dışında kalan yardımcı işlerdendir.
- Birimin adı belirleyici değildir. Davacının radyoloji kliniğinde çalışması, yaptığı işin niteliğini değiştirmemiştir; esas alınan, fiilen yapılan iştir.
- Kendi beyanı da dikkate alınmıştır. Davacı vekilinin bir duruşmada, davacının sağlık işlemleri yapmasa da hastaneyle ilgili raportörlük işlemleri yaptığını belirtmesi değerlendirmeye katılmıştır.
- Muvazaa ispat edilememiştir. Alt işveren ilişkisinin geçerli kurulduğu, emir-talimat iddiasının tek başına muvazaayı kanıtlamaya yetmediği sonucuna varılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi, alt işverenin yardımcı işlerde ya da asıl işin bir bölümünde ancak işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alabileceğini düzenler. Aynı madde, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi veya daha önce o işyerinde çalışan kişiyle alt işveren ilişkisi kurulması hâlinde muvazaa karinesini öngörür. Bu dosyada iş yardımcı iş sayıldığı için ilişkinin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Aynı Dairenin muvazaanın kabul edildiği bir belediye kararıyla karşılaştırma için belediyede alt işveren muvazaası (Yargıtay 9. HD 2026/2514) yazısına bakılabilir.
💰 İlave tediye kimlere ödenir?
6772 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçeli daireler, döner sermayeli kuruluşlar, sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait şirket ve kurumlar, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile Kanunda sayılan diğer kamu kuruluşlarında çalışan ve işçi niteliği taşıyan kişilere, ücret sistemleri ne olursa olsun her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.
Bu nedenle ilave tediye uyuşmazlıklarında ilk soru, işçinin hangi işverenin işçisi olduğudur. Alt işveren işçisi olarak çalışan kişi, alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve aslında baştan beri kamu kurumunun işçisi olduğu ispatlanırsa bu alacağı isteyebilir. Muvazaa kabul edilmediğinde ise işçi, kamu kurumunun değil özel şirketin işçisi sayılır ve 6772 sayılı Kanun kapsamı dışında kalır. Bu davada sonuç ikinci ihtimal yönünde olmuştur.
🔍 Muvazaa iddiasında belirleyici deliller
Kararda, muvazaa iddiasının hangi belgelerle sınandığı açıkça görülmektedir. Bu tür davalarda dosyaya giren başlıca deliller şunlardır:
- Hizmet alım sözleşmeleri ve teknik şartnamelerin tamamı (işin tanımı, personel sayısı, nitelikleri),
- İşçinin imzaladığı veya kurumca düzenlenen görev tanım belgeleri,
- Eğitim ve diploma bilgileri (yapılan işin uzmanlık gerektirip gerektirmediği),
- Tanık beyanları ve işçinin fiilen çalıştığı birim,
- Bilirkişi heyeti raporu ve tarafların duruşmadaki beyanları.
Davacı tarafın temyizde ileri sürdüğü “aynı konumdaki çalışan için verilen olumlu karar” ise sonucu değiştirmemiştir. Her dosyada işçinin fiilen yaptığı iş ayrı ayrı belirlendiğinden, başka bir çalışan hakkındaki kararın bağlayıcı etkisi bulunmamaktadır.
MHRS üzerinden yapılan randevu işlemlerine ilişkin farklı bir konu için sahte MHRS randevu iptal cezası dolandırıcılığı yazısına; MHRS aramasıyla listelenen diğer kararlar için MHRS yazılımında rayiç bedel (Yargıtay 11. HD 2025/6768) ve MHRS birim sorumlusunun meslek kodu davası (Yargıtay 10. HD 2025/12301) yazılarına bakılabilir.
🙋 Sorular ve cevaplar
Hastanede MHRS randevu kaydı yapan taşeron işçi ilave tediye alabilir mi?
İlave tediye nedir?
Radyoloji kliniğinde çalışmak işi asıl iş yapar mı?
Emir ve talimatların hastane personelinden alınması muvazaa için yeterli mi?
Aynı işi yapan başka bir çalışan kazandıysa sonuç değişir mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, iş hukukuna ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



