Emsal KararlarMarka ve Fikri Mülkiyet Hukuku

Şampanya Adlı Parfüm Markası – Yargıtay HGK 2026/68

Köpüklü şarapla özdeşleşmiş bir bölge adı, parfüm ve kozmetik ürünleri için marka olarak tescil edilebilir mi? İlk derece mahkemesi iki ürün grubu arasında bağ kurulamayacağını, kimyasal yollarla üretilen bir kozmetik ürünün coğrafi kökeninin tüketici için anlam taşımadığını düşünmüştü. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise aynı tabloya bir de ün penceresinden baktı: Coğrafi işaretin dünya çapındaki bilinirliği, tescil kapsamı farklı mallarda bile haksız yararlanma için yeterli bir zemin oluşturabiliyordu.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2026 tarihli ve E.2024/427, K.2026/68 sayılı kararıyla, “ŞAMPANYA” olarak okunan coğrafi işareti içeren ve 3. sınıf mallar için tescil edilen markaya yönelik davada verilen direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur. Karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.

Kısa özet: Bir şirket, coğrafi işaret ibaresini içeren şekilli markayı ağartma ve temizlik maddeleri, parfümeri, kozmetik, sabun ve diş bakım ürünlerini kapsayan 3. sınıf mallar için başvuruya konu etmiştir. Coğrafi işaretin menşe bölgesindeki hak sahipleri başvuruya itiraz etmiş, itiraz Kurum tarafından reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi, mallar farklı olduğu ve ibare kozmetik ürünlerde kaynak belirtmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozmasına rağmen bu kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ibarenin birebir kullanıldığını ve coğrafi işaretin ülkemizde ve dünyada yüksek bilinirliğe sahip olduğunu vurgulayarak, tescilin coğrafi işaretin tanınmışlığından haksız faydalanma amacı taşıdığını kabul etmiş ve YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

🍾 Parfüm şişesindeki şarap bölgesi

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre, söz konusu sözcük, Fransa Hükümeti tarafından 1927 yılında şarap üretimi yapılan coğrafi bölgelerin sınırları belirlendikten sonra, köpüklü beyaz şaraplarıyla ünlü bölgede üretilen ve işlenen ürünlere ilişkin coğrafi işaret olarak tüm dünyada tanınır hâle gelmiştir. Davacılar, ibarenin 1967 yılında Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde menşe bölgedeki üreticiler lehine coğrafi işaret olarak tescil edildiğini, Türkiye’de de 16.09.2011 tarihinde coğrafi işaret başvurusuna konu edildiğini belirtmiştir.

Davalı şirket ise aynı ibareyi içeren şekilli markayı, 2011/21623 sayılı başvuruyla 3. sınıfta yer alan ağartma ve temizlik maddeleri, parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, sabunlar, diş bakım ürünleri, aşındırıcı ürünler ve parlatma ürünleri için tescil ettirmek istemiştir. Davacıların itirazı reddedilmiş, Kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) da 2014-M-1463 sayılı kararla itirazı nihai olarak reddetmiştir.

Davacılar şu noktaları ileri sürmüştür:

  • İbare coğrafi kaynak belirtir; 556 sayılı KHK m.7/1-c ve f uyarınca tescil edilemez ve coğrafi kaynak konusunda yanıltıcıdır.
  • Marka bütün olarak köpüklü şarap şişesi etiketini andırmakta, dikkat çeken unsur ise coğrafi işaret ibaresi olmaktadır.
  • TRIPS üyeliği ve Anayasa m.90 nedeniyle ibare Türkiye’de de geçerli bir coğrafi işarettir; 555 sayılı KHK’nın sağladığı korumadan yararlanılabilir.
  • Davalı, coğrafi işaretin ününden haksız yararlanmayı amaçlamakta ve itibarına zarar vermektedir.

Kurum vekili ise ibarenin dilimizde hem köpüklü şarabı hem de bir renk tonunu ifade ettiğini, markanın başka unsurlar da içerdiğini ve başvuru ile coğrafi işaret arasında ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını savunmuştur. Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

🗓️ Yargılamanın durakları

Dosyanın yolculuğu, coğrafi işaret ile marka arasındaki sınır konusunda yargı içindeki görüş ayrılığını da gösterir:

  1. Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 01.07.2015, E.2014/165, K.2015/209: Dava reddedilmiştir. Mahkemeye göre TRIPS m.23 uyarınca şarap için tanınan koruma ülkemizde yalnız şarap bakımından geçerlidir; marka şaraptan çok farklı ve ilişkisiz mallarda tescillidir. Kimyasal yollarla üretilen ürünlerin coğrafi kökeni tüketici için anlam taşımaz; sözcüğün Türkçede renk anlamı da bulunduğundan menşe belirtme işlevi zayıftır.
  2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.05.2022, E.2021/632, K.2022/3677: Karar oy çokluğuyla bozulmuştur. Daireye göre coğrafi işaretin tanınmışlık düzeyi ve ünü dikkate alındığında, markanın 3. sınıf ürünler için tescil ettirilmesi haksız faydalanmadır.
  3. Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 19.12.2023, E.2023/158, K.2023/243: Mahkeme önceki gerekçesine atıfla direnmiştir.
  4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 11.02.2026, E.2024/427, K.2026/68: Direnme kararı bozulmuştur.

Uyuşmazlık, Hukuk Genel Kurulunca şu soruya indirgenmiştir: 3. sınıf mallar için yapılan marka başvurusu, davacılara ait coğrafi işaretin tanınmışlığından haksız faydalanma amacı taşıyor mu ve buna göre YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeli mi?

📎 Karar metni: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; şirket ve kişi adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Hukuk Genel Kurulunun gerekçesi

Kurul önce uygulanacak hukuku belirlemiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017’de yürürlüğe girmiş olsa da başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK ile 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında KHK uygulanmıştır.

Gerekçenin temel taşları şunlardır:

  • Yabancı hak sahiplerinin korunması: 555 sayılı KHK m.2 uyarınca Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütünü Kuran Anlaşma kapsamında başvuru hakkına sahip kişiler de korumadan yararlanır. TRIPS bir çerçeve anlaşmadır; üye devletler coğrafi işaretlere asgari korumayı sağlamakla yükümlüdür.
  • Koruma kapsamı: 555 sayılı KHK m.15/1-a, tescilli adın ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımları da önlenebilir eylemler arasında saymaktadır. Koruma, yalnız aynı ürünle sınırlı değildir.
  • Marka ile ilişki: 555 sayılı KHK m.18’e göre coğrafi işaret, m.15’e giren biçimde veya aynı ürünle ilgili olarak marka olarak tescil edilemez; bu hükme aykırı tescil edilen markalar hükümsüzdür.
  • Somut değerlendirme: Davalı markası ibareyi en başta ve birebir içermektedir. Davacıların hem kaynak ülkede hem WIPO nezdinde ibareyi esas unsur olarak içeren tescilleri vardır. İbarenin hem Fransızca yazılışı hem Türkçe karşılığı ülkemizde ve dünyada yüksek bilinirliğe sahiptir; bu bilinirliğin 3. sınıf mallar bakımından etkili olamayacağı söylenemez.

Kurul, Türkiye’deki coğrafi işaret başvurusunun davalının marka tescilinden sonra yapıldığını da tespit etmiş; ancak sonuca, ibarenin yurt dışındaki tescilleri ve yüksek bilinirliği üzerinden ulaşmıştır. Bu nedenle markanın 3. sınıf mallar bakımından tescilinin 555 sayılı KHK m.15/1-a anlamında coğrafi işaretin tanınmışlığından haksız faydalanma amacı taşıdığı kabul edilmiş, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Direnme kararı, 1086 sayılı HUMK m.429 uyarınca bozulmuştur.

🔎 Kararın ortaya koyduğu ölçütler

İlk derece mahkemesi ile Hukuk Genel Kurulu arasındaki fark, değerlendirmenin hangi noktadan başladığıdır. Mahkeme ürün benzerliğinden ve tüketicinin menşe algısından hareket etmiştir; Kurul ise ünün başka mallara taşınıp taşınamayacağına odaklanmıştır. Karardan çıkan başlıca ölçütler şöyle sıralanabilir:

  • Birebir kullanım: İbarenin markada esas ve ilk unsur olarak, değiştirilmeden yer alması ağırlık taşımıştır.
  • Bilinirlik düzeyi: Coğrafi işaretin ülkemizdeki ve dünyadaki tanınmışlığı, mal farklılığını aşan bir koruma gerekçesi olarak görülmüştür.
  • Çift anlamın yetersizliği: Sözcüğün dilimizde bir renk tonunu da ifade etmesi, Kurulun sonucunu değiştirmemiştir.
  • Uluslararası yükümlülük: İlk derece mahkemesinin tespitine göre ibarenin ülkemizde coğrafi işaret tescili bulunmasa da TRIPS kapsamındaki asgari koruma yükümlülüğü değerlendirmeye dâhil edilmiştir.

Tanınmışlık temelli değerlendirmenin marka uyuşmazlıklarındaki başka bir örneği için sitedeki tanınmış seri markada iltibas kararına; coğrafi işaretin başka bir ürün grubundaki görünümü için elma fidanında coğrafi işaret yazısına bakılabilir.

🆕 Bugünkü düzenleme: SMK m.44 ve m.48

Karar mülga KHK’lar uyarınca verilmiştir; bugün coğrafi işaretler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmektedir. SMK m.44/2-a, coğrafi işaret tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı hâlde coğrafi işaretin ününden yarar sağlayacak şekilde ya da tescil kapsamındaki ürünler veya bunlarla ilişkilendirilebilecek nitelikteki ürünlerle ilgili olarak coğrafi işaretin ticari amaçlı doğrudan veya dolaylı kullanımının önlenmesini talep etme hakkı tanımaktadır.

SMK m.48/1’e göre coğrafi işaretin tescilinden sonra 44. maddede belirtilen biçimlerde veya tescile konu coğrafi işaretle ilgili mal veya hizmetler için kullanılmak üzere yapılan marka başvurusu reddedilir, tescil edilmiş ise dava yoluyla hükümsüz kılınabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, coğrafi işaretin korunmasından önce iyiniyetle tescil edilmiş veya kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmış markaları korumaktadır. SMK m.44/7 ise tescil edilen coğrafi işaretin tescil ettirene inhisari hak sağlamadığını belirtir.

Hukuk Genel Kurulunun “ünden yarar sağlama” ölçütünü öne çıkaran yaklaşımı, yeni düzenlemedeki benzer ifadelerle birlikte okunduğunda, farklı mal sınıflarında yapılan başvurularda da dikkate alınabilecek bir değerlendirme çerçevesi sunmaktadır. Bununla birlikte her dosyada ibarenin markadaki yeri, bilinirlik düzeyi, başvuru tarihleri ve iyiniyet olgusu ayrıca incelenir.

❓ Sık sorulan sorular

Coğrafi işaret yalnız aynı ürün için mi korunur?

Bu kararda hayır. İlk derece mahkemesi korumanın şarap ile sınırlı olduğunu kabul etmişti; Hukuk Genel Kurulu ise 555 sayılı KHK m.15/1-a’daki “ününden herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımlar” ifadesine dayanarak yüksek bilinirliğe sahip bir coğrafi işaretin 3. sınıf mallar bakımından da korunacağı sonucuna ulaşmıştır.

Türkiye'de tescil edilmemiş yabancı bir coğrafi işaret ileri sürülebilir mi?

Kurul, 555 sayılı KHK m.2 uyarınca Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütünü Kuran Anlaşma kapsamında başvuru hakkına sahip kişilerin korumadan yararlanacağını ve TRIPS’in asgari koruma yükümlülüğü getirdiğini belirtmiştir. Bu dosyada Türkiye’deki başvuru, marka tescilinden sonra yapılmıştı.

Sözcüğün Türkçede renk anlamı taşıması sonucu etkiledi mi?

Kurum vekili ve ilk derece mahkemesi bu anlamı öne çıkarmıştı. Hukuk Genel Kurulu ise ibarenin birebir kullanımı ve coğrafi işaretin yüksek bilinirliği karşısında bu savunmayı belirleyici görmemiştir.

Karar kesinleşti mi?

Karar, 1086 sayılı HUMK m.440 uyarınca tebliğden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olarak verilmiştir. Bozma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine dönecek ve yeniden hüküm kurulacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan dava dilekçesi, cevap ve mahkeme gerekçelerine dayanır; taraf şirketlerin kimliği kaynakta anonimdir. Karar, başvuru ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 555 ve 556 sayılı KHK’lar uyarınca verilmiştir; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Marka ve coğrafi işaret tescilleri, başvuru tarihleri ve bilinirlik düzeyi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu