Emsal KararlarSigorta HukukuTrafik Kazası

Yeniden Evlenen Eşin Destek Hakkı – Yargıtay 4. HD 2026/4041

Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken bilirkişi, ölen kişinin eşinin ömrünün sonuna kadar destek alacağını varsayan bir tablo kurar. Peki bu varsayım, dava sürerken gerçekle çelişirse ne olur? Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin önüne gelen dosyada, trafik kazasında eşini kaybeden davacı, yargılama devam ederken yeniden evlenmişti; hükme esas alınan hesap raporu ise bu değişikliği hiç hesaba katmadan bakiye ömrün tamamı üzerinden yapılmıştı.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 13.04.2026 tarihli ve E.2026/3872, K.2026/4041 sayılı kararıyla, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararını davalı sigorta şirketinin temyizi üzerine bozmuştur. Davalının diğer temyiz itirazları reddedilmiş, karar oy birliğiyle verilmiştir.

Kısa özet: 04.02.2023’te meydana gelen trafik kazasında, zorunlu mali sorumluluk sigortalı araçta yolcu olan kişi hayatını kaybetmiştir. Eşi, sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istemiş ve talebini ıslahla 804.787,75 TL’ye çıkarmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti talebi kabul etmiş, İtiraz Hakem Heyeti yalnız vekâlet ücretini düzeltmiştir. Yargıtay, davacı eşin 10.07.2023’te yeniden evlendiğini, buna rağmen hesabın bakiye ömrün tamamı için yapıldığını tespit etmiş; somut gerçek ortaya çıktığında varsayıma dayalı hesap yapılamayacağını, tazminatın ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki döneme göre hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.

🚗 Kaza, başvuru ve talep

Karar metnine göre 04.02.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan bir araç ile dava dışı başka bir aracın karıştığı trafik kazası meydana gelmiştir. Sigortalı araçta yolcu olarak bulunan kişi kazada hayatını kaybetmiştir.

Ölen kişinin eşi, eşinin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmak kaydıyla 15.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle dava değeri 804.787,75 TL‘ye yükseltilmiştir.

Sigorta şirketi savunmasında; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, hesabın teknik faiz oranlarıyla yapılması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanmasını ve yalnız yasal faizden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

⚖️ Hakem heyetlerinden Yargıtay’a

  • Uyuşmazlık Hakem Heyeti: Davayı kabul etmiş ve 804.787,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar vermiştir.
  • İtiraz Hakem Heyeti: Sigorta şirketinin itirazını kısmen kabul etmiş, yalnız vekâlet ücretine ilişkin bendi düzeltmiştir.
  • Temyiz sebepleri: Sigorta şirketi; usulüne uygun başvuru bulunmadığını, zararın teknik faizle hesaplanması gerektiğini, sigortalı araçta istiap haddinden fazla yolcu taşındığını, ölü muayene tutanağına göre ölen kişinin emniyet kemeri takmadığını ve Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
  • Yargıtay: Bu itirazların tamamını reddetmiş; yalnız davacı eşin yeniden evlenmesinin hesapta gözetilmemesini bozma sebebi yapmıştır.

Temyizde ileri sürülen istiap haddi ve emniyet kemeri itirazlarının bu dosyada reddedildiği not edilmelidir. Fazla yolcu taşınan araçlarda müterafik kusurun tartışıldığı farklı bir dosya için sitedeki aşırı yolcuda müterafik kusur yazısına bakılabilir.

📎 Karar metni: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminden alınarak doğrulanmıştır; taraf adları kaynakta anonimdir.

💍 Destek ihtiyacı sona erince tazminat da sınırlanır

Daire, değerlendirmesine TBK 53 ve 55 ile başlamıştır. TBK 53’e göre ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” da yer alır. TBK 55 ise bu zararların Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağını düzenler.

Kararın gerekçesi şu adımlarla ilerler:

  • Tazminatın amacı: Kanun koyucu, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasını amaçlamıştır.
  • Ön koşul: Ölenin sürekli, düzenli ve fiili yardımını alan kişinin bu yardımdan mahrum kalmaması hedeflendiği için, her şeyden önce destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.
  • Yeniden evlenme: Ölenin eşi olduğu için destekten yoksun kalan kişi yeniden evlendiğinde, artık o desteğin yardımından mahrum kaldığından söz edilemez; eski eşinden dolayı destek tazminatına hak kazanamaz.
  • Somut gerçek: Somut gerçeğin ortaya çıktığı hâllerde varsayıma dayalı hesaplama yapılamaz.
  • Sonuç: Davacı eş, yalnız eşinin ölüm tarihi ile yeniden evlendiği tarih arasındaki dönem için tazminata hak kazanabilir.

Bu ilke, Dairenin aynı dönemde verdiği başka kararlarda da tekrarlanmaktadır. Örneğin 21.04.2026 tarihli E.2026/271, K.2026/4595 ve 11.05.2026 tarihli E.2024/15047, K.2026/5567 sayılı kararlarda da desteğin ölümünden sonra yeniden evlenen eş bakımından hesabın ölüm ile evlenme tarihi arasıyla sınırlandırılması gerektiği belirtilmiştir. Son kararda yeniden evlenme bilgisinin UYAP nüfus kaydından tespit edildiği görülmektedir.

🧮 Hesap raporu neden yeniden yapılacak?

Dosyadaki tarihler yan yana konulduğunda bozmanın ağırlığı daha iyi anlaşılır. Kaza 04.02.2023’te gerçekleşmiş, davacı eş 10.07.2023’te yeniden evlenmiştir. Hükme esas alınan hesap raporu ise davacı eş yönünden “muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı” için yapılmıştır. Yani rapor, yaklaşık beş aylık bir destek dönemi yerine, davacının ömrünün sonuna kadar sürecek bir destek varsayımı üzerine kurulmuştur.

Daire bu noktada yeni bir bilirkişi incelemesi değil, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasını istemiştir. Ek raporun hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması gerekmektedir. Bu yönteme göre gelir verisi, yaşam tablosu ve diğer hesap parametreleri korunacak, yalnız destek süresi ölüm ile yeniden evlenme tarihi arasıyla sınırlandırılacaktır.

Kararın ispat boyutu da önemlidir. Yeniden evlenme olgusu dava açıldıktan sonra, yargılama sürerken ortaya çıkmıştır. Daire, yargılama sırasında gerçekleşen bu değişikliğin hesapta gözetilmesini zorunlu görmüştür. Dairenin yukarıda anılan 2026/5567 sayılı kararında da destekten yoksun kalma davasının ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararı kapsadığı, bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumunun tazminatın belirlenmesinde etkili olacağı ifade edilmiştir. Destek paylarının ve yaşam tablosunun hesaba etkisini inceleyen diğer kararlar için sitedeki TRH 2010 mu PMF 1931 mi? ve nişanlıya destek tazminatı yazılarına bakılabilir.

🆕 TBK 55’e eklenen yeni fıkralar

Karar 13.04.2026 tarihlidir; bu tarihten sonra TBK 55’e 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle iki yeni fıkra eklenmiştir. Mevzuat metnine göre:

  • Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancının bilinemediği döneme ilişkin tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
  • Bu tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

İncelenen dosyada Uyuşmazlık Hakem Heyeti tazminatın tamamına 29.06.2023 tarihinden itibaren yasal faiz yürütmüştü ve Yargıtay faize ilişkin bir bozma yapmamıştır. Yeni fıkraların hangi dosyalara ve hangi aşamadan itibaren uygulanacağı, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir geçiş meselesidir. Ancak yeni düzenleme, destek süresinin doğru belirlenmesinin önemini artırmaktadır: Bu dosyadaki gibi destek dönemi yeniden evlenmeyle kısa bir zaman dilimine sınırlandığında, işlemiş ve işleyecek dönem ayrımı da hesabın temel parçası hâline gelir.

❔ Soru ve cevaplar

Eş yeniden evlenirse destek tazminatı tamamen ortadan kalkar mı?

Bu kararda tamamen ortadan kalkmamış, süre bakımından sınırlandırılmıştır. Daireye göre davacı eş, ölüm tarihi ile yeniden evlendiği tarih arasındaki dönem için tazminata hak kazanabilir; evlenmeden sonraki dönem için eski eşinden dolayı destek tazminatı isteyemez.

Yeniden evlenme dava açıldıktan sonra olmuşsa yine dikkate alınır mı?

Bu dosyada evlilik, yargılama devam ederken gerçekleşmiştir ve Daire bunu hesapta gözetilmesi gereken bir olgu saymıştır. Somut gerçeğin ortaya çıktığı hâllerde varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı vurgulanmıştır.

Sigorta şirketinin istiap haddi ve emniyet kemeri itirazları ne oldu?

Karar metnine göre sigorta şirketinin bozma sebebi dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bu kapsamda istiap haddi, emniyet kemeri, teknik faiz, usulüne uygun başvuru ve Sosyal Güvenlik Kurumu ödemelerinin mahsubu itirazları reddedilmiştir.

Bozmadan sonra hesap nasıl yapılacak?

Daire, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden, hükme esas alınan rapordaki veriler kullanılarak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir ek rapor alınmasını istemiştir. Ek raporda destek süresi, ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasıyla sınırlı tutulacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan ve doğrulanan kararından derlenmiştir. Tarafların ve sigorta şirketinin kimliği kaynakta anonimdir. Karar, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararını bozan bir temyiz kararıdır; bozmadan sonraki sürecin sonucu kaynakta yer almamaktadır. TBK 55’e eklenen fıkralara ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiş olup karar bu değişiklikten önce verilmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu