Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Emsal KararlarTrafik Kazası

Bozmadan Sonra Yeniden Hesap – Yargıtay 4. HD 2026/382

Yargıtay bir tazminat hesabını tek bir kalem yüzünden bozduğunda, dosyanın geri döndüğü mahkemenin işi o kalemi düzeltmekle mi sınırlıdır, yoksa geçen yılların asgari ücret artışlarını da katarak hesabı baştan mı yapmalıdır? 2014 yılındaki ölümlü bir trafik kazasından doğan destekten yoksun kalma davasında bu soru, birleşen davalarla büyüyen bir dosyanın sonucunu belirledi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bozmadan sonra güncel verilerle yapılan yeni hesabı kabul etmedi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 08.01.2026 tarihli ve E.2024/12178, K.2026/382 sayılı kararıyla, bozma yalnız evlenme ihtimali indirimine ilişkin olduğu hâlde ilk derece mahkemesinin güncel verilere göre yeniden aktüer hesabı yaptırmasını hatalı bulmuş ve hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.

Kısa özet: 06.07.2014 tarihli trafik kazasında ölen sürücünün eşi, çocukları ve anne-babası destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Yargıtay, önceki incelemesinde 37 yaşındaki ve 18 yaşından küçük üç çocuğu olan eş için evlenme ihtimali bulunmadığını, bu nedenle %2’lik evlenme indiriminin yapılmaması gerektiğini belirterek kararı bozmuştu. İlk derece mahkemesi bozmaya uyduktan sonra yeni bir aktüer raporu alarak güncel verilerle hesap yaptırmış ve eş lehine ek bir birleşen davada 567.916,39 TL’ye hükmetmiştir. Yargıtay, yapılması gerekenin bozma öncesi rapordaki tutardan evlenme indirimini çıkarmak olduğunu belirterek kararı yeniden bozmuştur.

🚗 2014 kazası ve açılan davalar

Kaza 06.07.2014 tarihinde, davacıların murisinin kullandığı araç ile davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları aracın karışmasıyla meydana gelmiştir. Murisin ölümü üzerine eşi, çocukları ve anne-babası destekten yoksun kalma ile manevi tazminat istemiştir. Dava dilekçesinde, murisin anne ve babasının tarımsal işlerine özgülediği emeğin karşılığı da ayrıca talep edilmiştir.

Davacılar önce kısmi taleplerle dava açmış, 30.05.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 372.299,40 TL’ye yükseltmiştir. Bu tutarın 255.934,15 TL’si eşe aittir. Sonradan alınan ek bilirkişi raporuna göre ortaya çıkan bakiye için ayrıca birleşen davalar açılmış; bunlardan biri Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/197 Esas sayılı dosyası, diğeri ise Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/651 Esas sayılı dosyasıdır. İkinci birleşen davada eş için 567.916,39 TL istenmiştir.

Davalılardan biri, kazada murisin ağır kusurlu olduğunu, kendisinin işleten olmadığını ve adam çalıştıran sıfatıyla da sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Sigortacı ise kusur ve aktüer bilirkişisinden rapor alınmasını istemiştir.

📑 İlk hüküm, gönderme ve istinaf

İlk derece mahkemesi 26.01.2017 tarihli kararıyla maddi tazminat taleplerini kabul etmiş, sigorta şirketini 268.000,00 TL’lik poliçe limitiyle sınırlı tutmuştur. İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi; davalı bankanın işleten sıfatının araştırılması, gelir araştırması yapılması ve karar tarihine en yakın verilerin esas alınması için ek rapor alınması gerektiğini belirterek hükmü kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Gönderme üzerine ilk derece mahkemesi 08.11.2018 tarihli kararla davayı kısmen kabul etmiş, bir davacı için tutarı 45.897,66 TL’den 36.373,56 TL’ye indirmiş, birleşen dava yönünden de bakiye tazminatlara hükmetmiştir. Bu karara karşı yapılan istinaf başvuruları Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2019/549 E., 2019/1584 K. sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir.

👨‍👩‍👧 İlk bozma: üç çocuklu eşte evlenme ihtimali

Kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi önce kesinlik yönünden bir ayıklama yapmıştır: Manevi tazminat tutarları ve bazı davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatlar kesinlik sınırı altında kaldığından bu kısımlara yönelik temyiz dilekçeleri reddedilmiştir. Diğer temyiz itirazlarının büyük bölümü de yerinde görülmemiştir.

Bozma, tek bir noktaya dayanmıştır. Davacı eş, 15.04.2016 rapor tarihinde 37 yaşındadır. AYİM tablosuna göre bu yaştaki bir kişinin evlenme ihtimali %9’dur. Ancak eşin 18 yaşından küçük üç çocuğu bulunduğundan her çocuk için %5 indirim yapıldığında evlenme ihtimali ortadan kalkmaktadır. Bilirkişi ise eş için %2 oranında evlenme indirimi uygulamıştır. Daire, evlenme ihtimali adı altında hiçbir indirim yapılmaması gerektiğini belirterek bu yönden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

🧮 Bozmadan sonra yeni hesap

İlk derece mahkemesi bozmaya uymuş, ancak evlenme indirimini çıkarmakla yetinmemiştir. Mahkeme yeniden aktüer raporu almış ve güncel verilere göre yapılan hesaplamayı benimsemiştir. Kurulan hükmün ana hatları şöyledir:

  • Asıl davada eş için 255.934,15 TL’ye, olay tarihinden itibaren avans faiziyle hükmedilmiştir.
  • 2018/197 Esas sayılı birleşen dosyada eş için 77.422,81 TL’ye hükmedilmiştir.
  • Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/651 Esas sayılı birleşen dosyasında eş için 567.916,39 TL’ye hükmedilmiştir.
  • Diğer davacılar ve sigortacı yönünden, kesinleşen hüküm nedeniyle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu karar her iki tarafça da temyiz edilmiştir. Davacı taraf, hükümden önce 2022 Temmuz’unda asgari ücrete %30 ara artış yapıldığını, net asgari ücretin 5.500,00 TL’ye, temyiz tarihinde ise 8.506,00 TL’ye çıktığını, hesabın buna göre yenilenmesi gerektiğini ileri sürmüş; icra dosyalarına yapılan ödemeler nedeniyle yalnız son birleşen dosya yönünden hüküm kurulması gerektiğini savunmuştur.

Temyiz eden davalı ise işleten ve adam çalıştıran olmadığını, kusur raporunun ve hesabın hatalı olduğunu, evlenme indirimi yapılmamasının yanlış olduğunu, diğer davacılar için kesinleşen tutarlar dikkate alınarak garame hesabı yapılması gerekirken onlar yönünden de yeniden hesap yapılmasının yerinde olmadığını ve önceki ödemelerin hükümde gösterilmediğini ileri sürmüştür.

🏛️ Yargıtay: bozmanın sınırı aşılamaz

Daire, davacı tarafın temyiz itirazlarının tamamını reddetmiştir; asgari ücret artışına dayanan güncelleme talebi bu nedenle karşılık bulmamıştır. Davalının itirazlarının da büyük bölümünü yerinde görmemiş, yalnız bozma ilamının uygulanma biçimine ilişkin itirazı kabul etmiştir.

Gerekçe kısa ve nettir. Önceki bozma ilamı, davacı eşin evlenme ihtimali bulunmadığı gözetilerek evlenme ihtimali adı altında indirim yapılmaması gerektiği noktasına ilişkindir. Bu durumda mahkemenin yapacağı iş, bozma öncesi alınan aktüer raporunda evlenme indirimi yapılarak belirlenen bedelden bu indirimi çıkarmaktır. Mahkemenin “yanılgılı değerlendirme ile” yeniden güncel verilere göre hesaplama yaptırması hatalıdır ve karar bu nedenle bozulmalıdır.

Hüküm fıkrasında davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin bozma dışındaki temyiz itirazları reddedilmiş; davalının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararı BOZULMUŞTUR. Karar 08.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oy yazan üye, delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik görmediğini ve hükmün onanması gerektiğini belirtmiştir.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.01.2026 tarihli, E.2024/12178, K.2026/382 sayılı bozma kararı PDF olarak buradan okunabilir.

🔍 Kararın taşıdığı iki ders

Birincisi, bozma ilamı mahkemenin hareket alanını çizer. Kararda bu kavram adıyla anılmasa da sonuç, bozma kapsamı dışında kalan ve temyizde eleştirilmeyen hesap unsurlarının yeniden açılamayacağı yönündeki yerleşik anlayışla örtüşmektedir. Tek bir indirim kalemi bozulduğunda, hesabın geri kalanı bozma öncesi rapordaki hâliyle korunur; mahkeme yeni gelir verileri veya güncel asgari ücret üzerinden baştan hesap yaptıramaz. Davacının asgari ücret artışına dayanan temyiz itirazının reddedilmesi de bu çizgiyle uyumludur.

İkincisi, evlenme ihtimali indirimi mekanik bir oran değildir. AYİM tablosundaki yaşa göre oran, sağ kalan eşin bakımı altındaki küçük çocuk sayısı gözetilerek düşürülür. Bu dosyada her çocuk için %5’lik indirim, %9’luk ihtimali sıfırlamış; bu nedenle %2’lik indirim bile hatalı bulunmuştur. Evlenme ihtimalinin, eşin gerçekten yeniden evlendiği durumdan farklı olduğu da hatırlanmalıdır; bu ikinci durum için yeniden evlenen eşin destek hakkı kararına bakılabilir.

Davalı, temyizde diğer davacılar için kesinleşen tutarlar dikkate alınarak garame hesabı yapılması gerektiğini de ileri sürmüştü; Daire bu itirazı ayrıca tartışmamıştır. Birden fazla destekten yoksun kalan bulunan dosyalarda poliçe limitinin paylaştırılması için destek tazminatında garame hesabı kararı ilgili bir çerçeve sunmaktadır. Benzer bir usul tartışması sosyal güvenlik alanında bozma sonrası asgari ücret artışı kararında da gündeme gelmiştir.

💬 Sık sorulan sorular

Bozmadan sonra mahkeme yeni bilirkişi raporu alabilir mi?

Bozmanın gereği yeni bir inceleme yapılmasını gerektiriyorsa rapor alınabilir. Bu dosyada ise bozma yalnız evlenme indiriminin yapılmamasına ilişkindi. Yargıtay, bu durumda mahkemenin bozma öncesi rapordaki tutardan bu indirimi çıkarması gerektiğini, güncel verilere göre yeniden hesap yaptırmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.

Asgari ücret artışı neden hesaba yansıtılmadı?

Davacı taraf, hükümden önce ve temyiz tarihine kadar asgari ücrette yaşanan artışların hesaba katılmasını istemişti. Yargıtay davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddetmiş ve bozma kapsamının yalnız evlenme indirimiyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır.

Üç çocuklu eşte evlenme ihtimali neden sıfır kabul edildi?

Önceki bozma ilamına göre 37 yaşındaki eşin AYİM tablosundaki evlenme ihtimali %9’dur. 18 yaşından küçük üç çocuğun her biri için %5 indirim yapıldığında bu ihtimal ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle %2 oranında da olsa evlenme indirimi yapılması doğru görülmemiştir.

Bu bozma kararı hangi tarafın lehine sonuç doğurdu?

Temyiz itirazı kabul edilen taraf davalıdır. Bozma, güncel verilere göre yapılan ve davacı eş lehine yüksek tutarlara ulaşan yeni hesabı ortadan kaldırmıştır. Dosya, bozma öncesi rapordaki tutardan yalnız evlenme indirimi çıkarılarak yeniden karar verilmek üzere mahkemesine dönmüştür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; trafik kazası ve tazminat uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar, 2014 yılındaki bir kazaya, o dosyadaki önceki bozma ilamının kapsamına ve oy çokluğuyla varılan bir sonuca dayanır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; bozma ilamının içeriğine, kesinleşen kısımlara, aktüer hesabının dayanaklarına ve tarafların temyiz sebeplerine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud