Ortak IP ile Birlikte Hareket – Danıştay 13. D 2024/2413

Üç buçuk ayda yüzde 1.126 yükselen bir pay, defalarca devreye giren devre kesiciler, aynı internet bağlantısından iletilen emirler ve aynı alan adını taşıyan e-posta adresleri… Sermaye Piyasası Kurulu bu tabloyu bir araya getirdiğinde, işlem yapan şirketin yönetim kurulu üyesi hakkında piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle iki yıllık işlem yasağı kararı vermiştir. Yönetici ise şirketin yalnızca hisse oranını artırmak için pay aldığını, bir “grup” bulunmadığını, işlem yapan bazı yatırımcılarla eskiden beri ticari ilişkisi olduğunu savunmuştur.
Danıştay 13. Dairesi, 28.05.2024 tarihli ve E.2020/1378, K.2024/2413 sayılı kararıyla, davanın reddine ilişkin ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır. Böylece ortak IP adresi, ortak e-posta uzantısı, para transferleri ve şirketler arası bağlantıların birlikte değerlendirilmesiyle kurulan makul şüphe, işlem yasağı için yeterli görülmüştür.
📈 Pay piyasasındaki tablo
Kurulun dayandığı inceleme raporuna göre, ilgili payın ağırlıklı ortalama fiyatı (AOF) 27.09.2017 tarihinden itibaren endeksten ayrışarak yükselmeye başlamıştır. İdare mahkemesinin aktardığı rakamlar dikkat çekicidir:
- 26.09.2017’de 7,13 TL olan pay AOF’si, 08.01.2018’e kadar %1.126,37 artışla 87,44 TL‘ye çıkmıştır. Aynı dönemde endeksteki yükseliş yalnızca %13,69’dur.
- Günlük ortalama işlem miktarı 6.358,73 adetten 85.682,04 adede, yani %1.241,77 oranında artmıştır.
- İnceleme döneminde Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi 5 kez, devre kesici 46 kez devreye girmiş; 27.12.2017’de brüt takas uygulanmıştır.
- Devre kesicilere, tedbir sistemine ve tek fiyat yöntemine geçilmesine rağmen olağan dışı fiyat ve miktar hareketleri sürmüştür.
Bu tablo, Kurulun ilgili dönemdeki işlemleri SPKn m.107/1 kapsamında incelemeye almasının temel nedeni olmuştur. Söz konusu hüküm, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım-satım yapanları, emir verenleri, emir iptal edenleri veya değiştirenleri ve hesap hareketi gerçekleştirenleri piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında cezalandırır.
👥 Grubun işlemleri ve davacının yeri
Kurul, piyasadaki hareketlerin tek bir yatırımcıdan değil, birlikte hareket ettiği değerlendirilen bir gruptan kaynaklandığını tespit etmiştir. Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu ve şirket adına işlem yapmaya yetkili bulunduğu şirket de bu grubun içinde gösterilmiştir.
İdare mahkemesi kararında yer alan tespitlere göre:
- Grup, inceleme döneminde 1.613.544 adet alış ve 1.283.635 adet satış olmak üzere toplam 2.897.179 adet işlem yapmış; bu, piyasadaki toplam işlemlerin %23,16’sına karşılık gelmiştir.
- Grup tarafından 249.452 adet fiyat yükseltici işlem yapılmış, bu işlemler piyasadaki toplam fiyat yükseltici işlemlerin %28,34’ünü oluşturmuştur.
- Alıcı ve satıcı tarafında grup üyelerinin bulunduğu 515.579 adet çapraz/karşılıklı işlem gerçekleştirilmiştir.
- Grup 81 kez yön değiştiren emir iletmiş, bu emirler 12 farklı bir dakikalık zaman dilimine yayılmış ve alış-satış emirleri eşleşecek şekilde verilmiştir.
- Grubun elindeki fiili dolaşımdaki payların, şirketin fiili dolaşımdaki toplam paylarına oranı yaklaşık %80’dir.
Davacının yetkili olduğu şirket bakımından ise 1.172.438 adet net işlem bulunduğu, şirketin en fazla işlem yapan yatırımcı olduğu ve fiyat yükseltici işlemlerin %23,37’sini gerçekleştirdiği belirtilmiştir.
🔗 Birlikte hareketi gösteren bağlantılar
Kararın en öğretici bölümü, grup üyeliğinin hangi somut verilere dayandırıldığıdır. İdare mahkemesi, işlem hacmi tek başına değil, kişiler arasındaki ilişkiyi gösteren şu bulgularla birlikte değerlendirmiştir:
- Para transferleri: Grubun diğer üyeleri ile davacının yöneticisi olduğu şirket arasında doğrudan veya dolaylı para transferleri bulunmaktadır.
- Ortak internet bağlantısı: Bir grup üyesi, şirkete ait internet bağlantısını kullanarak 5 kez emir iletmiştir.
- Aynı IP ve e-posta uzantısı: İki grup üyesi, Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde aracı kurumlarda iletişim e-postası olarak aynı alan adı uzantılı adresler bildirmiş ve emirlerini aynı IP adreslerinden iletmiştir.
- Şirketler arası bağ: Şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamı, grupla ilişkili başka bir şirketin yönetim kurulunda da yer almaktadır; şirketin 08.03.2016 tarihli özel durum açıklaması da personel temini yönünden dava dışı bir şirketle ilişkiyi ortaya koymaktadır.
- Önceki rapor: 07.12.2016 tarihli inceleme raporunda da şirket ile grubun diğer iki üyesi arasında ilişki bulunduğuna dair şüpheye yer verilmiştir.
Mahkeme, işlem hareketlerini gerçekleştiren kişilerin IP bağlantıları, para hareketleri ve birbirleriyle ilişkilerinin bir arada değerlendirilmesi sonucunda davacının bu kişilerle birlikte hareket ettiği ve piyasa dolandırıcılığı suçunu işlediği yönünde makul şüphe bulunduğu sonucuna varmıştır.
🗣️ Yöneticinin itirazları
Davacı temyiz aşamasında, işlem yasağının gerçek dışı bir grup kurgusuna dayandığını ileri sürmüştür. Karar metnine yansıyan itirazlar şunlardır:
- Şirketin pay alımındaki amacı, ilgili paydaki hisse oranını artırmaktır; alınan paylar inceleme döneminden önce veya sonra satılmamıştır.
- Şirketin pay aldığı iki güne ilişkin bilgi, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda pay alım-satım bildirimiyle ilan edilmiştir; bu iki gün dışında alım ya da satım emri verilmemiştir.
- Şirketin başka alım yapmamasına rağmen paydaki değer artışı 22.03.2018’e kadar sürmüştür.
- Payda işlem yapan bazı yatırımcılarla şirket arasında geçmişten gelen ve devam eden ticari ilişkiler vardır; bu ilişkiler incelenmeden grup varsayılmıştır.
- Bilirkişi incelemesi yapılmamış, eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Kurul ise işlemin ve bölge idare mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
✅ Danıştay’ın sonucu
Danıştay 13. Dairesi, bölge idare mahkemesi kararlarının ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden birinin varlığı hâlinde bozulabileceğini hatırlatmış; temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirtmiştir.
Daire bu gerekçeyle davacının temyiz istemini reddetmiş ve kararı onamıştır. Karar kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir. Böylece, davacının bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve ticari ilişkilerin araştırılmadığı yönündeki itirazları, ilk derece mahkemesinin somut bulgulara dayanan değerlendirmesini sarsacak nitelikte görülmemiştir.
⚖️ Bozulan kararlardan farkı
Danıştay 13. Dairesi, grup üyeliğinin somut verilerle kurulmadığı dosyalarda Kurul kararlarını hukuka aykırı bulmuştur. Örneğin Piyasa Bozucu Eylemde İspat – Danıştay 13. D 2026/22 kararında, inceleme döneminden sonra yapılan küçük bir para transferi ve müşteri temsilcisinin grup üyesi olması, birlikte hareketi ispata elverişli görülmemiştir.
Bu kararda ise sonuç farklıdır ve farkın kaynağı delillerin niteliğidir:
- Teknik izler: Aynı IP adresleri ve şirketin internet bağlantısından iletilen emirler, kişiler arasındaki fiilî bağlantıyı doğrudan gösteren verilerdir.
- Kurumsal bağ: Yönetim kurullarının örtüşmesi ve aynı alan adlı e-posta adresleri, tesadüfi bir ilişkiden öte yapısal bir bağ izlenimi vermektedir.
- İşlem yapısı: Karşılıklı işlemler, yön değiştiren emirler ve fiyat yükseltici işlemlerdeki yüksek pay, grubun ortak bir etki yarattığını gösteren piyasa verileridir.
- Tedbirin niteliği: Dava konusu işlem bir idari para cezası değil, SPKn m.101/1-(a) kapsamındaki işlem yasağıdır; bu tedbir için aranan ölçüt, suçun işlendiğine dair makul şüphedir.
Makul şüphe ölçütü ile masumiyet karinesinin ilişkisine dair değerlendirme için SPK İşlem Yasağında Masumiyet – Danıştay 13. D 2025/1757 yazısına da bakılabilir. Kararın genel mesajı şudur: Birlikte hareket iddiası, tek bir işaretle değil, piyasa verileri ile kişiler arası teknik ve kurumsal bağların birbirini destekleyen bütünüyle kurulduğunda yargı denetiminden geçebilmektedir.
❓ Sık sorulan sorular
Aynı IP adresinden emir iletilmesi tek başına birlikte hareket sayılır mı?
Daha önce uygulanan 6 aylık yasak ne oldu?
Pay alımının KAP'ta bildirilmesi şüpheyi ortadan kaldırır mı?
Bu kararda Danıştay bilirkişi incelemesini neden gerekli görmedi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; borsa işlemleri ve SPK tedbirlerine ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Danıştay kararı kısa gerekçeli bir onama kararıdır; olaya ilişkin tespitler ilk derece mahkemesi kararının karar metnindeki özetinden aktarılmıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; denetleme raporundaki tespitlere, kişiler arasındaki bağlantıların niteliğine, işlem verilerine ve uygulanan tedbirin türüne göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




