Emsal KararlarForex Hukukuİdare ve Kamu Personeli Hukuku

SPK İşlem Yasağında Masumiyet – Danıştay 13. D 2025/1757

Bir yatırımcı hakkında Sermaye Piyasası Kurulu iki yıllık borsada işlem yasağı getiriyor ve aynı fiiller için Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Ceza soruşturması henüz sürerken idare mahkemesi, yasağa karşı açılan davayı reddederken gerekçesine “piyasa dolandırıcılığı suçunun işlendiğinin idarece ortaya konduğu” cümlesini yazıyor. Ortada bir ceza mahkemesi kararı yokken idari yargının bir kişinin suç işlediğini tespit etmesi mümkün müdür? Yoksa işlem yasağı gibi bir tedbir için başka bir ölçüt mü aranır? Danıştay 13. Dairesi bu soruya, sonucu değiştirmeden ama gerekçeyi düzelterek cevap vermiştir.

Danıştay 13. Dairesi, 29.04.2025 tarihli ve E.2023/1914, K.2025/1757 sayılı kararıyla, işlem yasağına karşı açılan davanın reddine ilişkin ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını, kendi belirlediği gerekçeyle onamış; karar kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir.

Kısa özet: 20.10.2020-17.12.2020 döneminde bir pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler nedeniyle SPK, davacının da aralarında bulunduğu bir grup hakkında önce 6 ay geçici işlem yasağı uygulamış ve bu süreyi 6 ay uzatmıştır. Denetleme raporu tamamlanınca SPKn 107/1 kapsamında makul şüphe bulunduğu gerekçesiyle davacıya SPKn 101/1-a ve V-101.1 sayılı Tebliğ’in 5/2 ve 6/2 maddeleri uyarınca 2 yıl geçici işlem yasağı getirilmiştir. İdare mahkemesi davayı reddetmiş, istinaf başvurusu reddedilmiştir. Danıştay, ceza kararı yokken “suçun işlendiği” yönündeki gerekçeyi masumiyet karinesine aykırı bulmuş; ancak dosyadaki delillerin işlem yasağı için yeterli “makul şüphe” oluşturduğunu kabul ederek kararı gerekçeli olarak onamıştır.

🎯 Uyuşmazlığın düğüm noktası

Sermaye piyasası hukukunda aynı fiil iki ayrı hukuk alanının konusu olabilir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 107. maddesinin birinci fıkrası, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım satım yapmayı, emir vermeyi veya hesap hareketi gerçekleştirmeyi işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu olarak tanımlar. Bu suçun işlenip işlenmediğine ceza mahkemesi karar verir.

Aynı Kanun’un 101. maddesi ise Kurul’a, bu fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan kişiler hakkında borsalarda geçici veya sürekli işlem yapma yasağı dahil tedbir alma yetkisi tanır. Bu tedbirlere karşı açılan iptal davaları idari yargıda görülür. Kararın konusu da tam olarak bu iki yolun kesiştiği noktadır: İdari yargı, işlem yasağının hukuka uygunluğunu denetlerken kişinin suç işleyip işlemediği konusunda bir kanaat açıklayabilir mi?

⏳ 6 aydan 2 yıla: Tedbirin aşamaları

Karardaki maddi olay bölümüne göre süreç üç adımda ilerlemiştir:

  • İlk tedbir: İlgili pay piyasasında 20.10.2020-17.12.2020 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin Kurulca incelenmesi üzerine, bir grup kişi hakkında V-101.1 sayılı Tebliğ’in 5/1 ve 6/1 maddeleri uyarınca borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmıştır.
  • Uzatma: İnceleme devam ettiğinden, 06.07.2021 tarihinden itibaren geçici işlem yasağı 6 ay daha uzatılmıştır.
  • Dava konusu karar: Denetleme raporunun tamamlanmasından sonra Kurul, davacının da aralarında bulunduğu grubun birlikte hareket ederek SPKn 107/1’deki suçu işlediğine yönelik makul şüphe bulunduğu gerekçesiyle, SPKn 101/1-a ile Tebliğ’in 5/2 ve 6/2 maddelerine dayanarak davacı hakkında 2 yıl geçici işlem yasağı uygulamıştır. Grup hakkında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına da karar verilmiş ve soruşturma başlatılmıştır.

📊 Denetleme raporundaki tespitler

İlk derece mahkemesinin kararında özetlenen denetleme raporu, aralarında akrabalık ilişkisi ile para ve pay transferi bulunan bir grubun birlikte hareket ettiğini değerlendirmiştir. Seans analizi yapılan 13.11.2020, 04.12.2020 ve 11.12.2020 tarihleri için rapordaki başlıca tespitler şunlardır:

  • Sığ olan payın sırasına açılış seansında çok sayıda fiyat kademesine alış emri iletilerek yapay genişlik ve derinlik yaratıldığı ve pay piyasasında hâkimiyet kurulduğu,
  • Kısa zaman aralıklarıyla birbirine zıt, ters yönlü emirler iletildiği ve karşılıklı işlemler gerçekleştirildiği,
  • Tek seferde iletilebilecek alım emirlerinin çok sayıda düşük miktarlı emre bölünerek geniş katılım izlenimi yaratıldığı,
  • Fiyat yükselten aktif alış işlemlerinin inceleme dönemi genelinde her üç işlemden ikisini, bazı tarihlerde ise tamamına yakınını oluşturduğu,
  • Yaratılan aktif piyasa izlenimiyle diğer yatırımcılara satış yapılarak stokun azaltıldığı, gerileyen fiyatın düşük miktarlı alışlarla yeniden eski seviyesine getirildiği.

İdare mahkemesi bu tespitlere ve banka ile aracı kurumlardan alınan bilgilerle ortaya konan para transferleri ve pay virmanlarına dayanarak davayı reddetmiştir. Ancak gerekçesinde, SPKn 107/1’de düzenlenen suçun işlendiğinin davalı idarece ortaya konduğunu ve bu hükmün ihlal edildiğinin “açık olduğunu” belirtmiştir. Bölge idare mahkemesi de istinaf başvurusunu 2577 sayılı Kanun’un 45/3 maddesi uyarınca reddetmiştir.

Temyiz aşamasında davacı; idarenin yargı makamı olmadığını ve yatırımcıyı cezalandıramayacağını, iddiaların ispat edilemediğini, Kurul raporunun mutlak doğru kabul edildiğini, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

🏛️ Danıştay ne dedi?

Daire, hukuki değerlendirmesine bir fiilin hem suç hem de idari yaptırım veya tedbir konusu olabildiği alanlarda adli ve idari yargının etkileşim içinde olduğunu tespit ederek başlamıştır. Yargı yolu ayrılığı gereği her yargı yolunun mevzuatı bağımsız yorumlaması doğaldır; ancak idare mahkemelerinin yorumlarında kişilerin masumiyet karinesine dikkat etmesi gerekir.

Kararda Anayasa’nın 38/4 maddesindeki “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” kuralına, Sözleşme’nin 6/2 maddesine ve AİHM ile Anayasa Mahkemesi içtihatlarına dayanılmıştır. Aktarılan ilkeler özetle şöyledir:

  • Kimse, kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz.
  • Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu yönde çıkarımlarda bulunması karinenin ihlaline yol açabilir.
  • Değerlendirmede kararın gerekçesi bir bütün olarak ele alınır ve karar vericinin kullandığı dil kritik önem taşır.

Bu çerçevede Daire, piyasa dolandırıcılığı suçunun işlenip işlenmediğinin ceza yargılaması sonunda belirleneceğini, ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar idari yargı yerlerinin masumiyet karinesini ihlal eden bir dil kullanmaması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda soruşturma başlatılmış olsa da idare mahkemesinin karar verdiği tarihte davacının suçu işlediğine dair bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığından, “suçun işlendiğinin davalı idarece ortaya konduğu” şeklindeki gerekçe hukuka uygun bulunmamıştır.

📎 Kararın tam metni: Danıştay 13. Dairesinin E.2023/1914, K.2025/1757 sayılı ve 29.04.2025 tarihli kararının resmî metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

🔍 “Suç tespiti” değil “makul şüphe” denetimi

Daire’ye göre, ceza mahkemesi henüz bir karar vermemişken SPKn 101’deki tedbirlerden birine başvurulması tek başına masumiyet karinesini ihlal etmez. Kanun koyucu bir yandan 107. maddede suçu düzenlemiş, diğer yandan suçun işlendiğine dair makul şüphe bulunması hâlinde Kurul’a işlem yasağı getirme ve bunun usul ve esaslarını belirleme yetkisi vermiştir.

Daire bu yapıdan, işlem yasaklarına karşı açılan davalarda yargısal denetimin ölçütünü şöyle belirlemiştir:

  • Denetlenecek olan, kişinin piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyip işlemediği değildir.
  • Denetlenecek olan, uygulanan tedbirin süresi de dikkate alınarak dosyadaki delillerin “makul şüphe” oluşturup oluşturmadığıdır.

Somut olayda Kurul’un denetleme raporunda davacı hakkında yer verilen delillerin, SPKn 101 ve Tebliğ’in 5. ve 6. maddeleri uyarınca 2 yıl geçici işlem yasağı için yeterli makul şüpheyi oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle bölge idare mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiş, karar 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesindeki bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından “yukarıda belirtilen gerekçeyle” onanmıştır.

Kararın pratik anlamı şudur: İşlem yasağı davalarında idare mahkemesinin görevi bir tür ön ceza yargılaması yapmak değil, Kurul’un elindeki verilerin tedbirin ağırlığıyla orantılı bir şüphe eşiğini aşıp aşmadığını incelemektir.

Benzer tedbirlerin farklı yönleri için sitede daha önce ele alınan işlem yasağında geriye yürümezlik ve sosyal medya grubuna işlem yasağı kararlarına, grup hâlinde hareketin nasıl ispatlandığı konusunda ise birlikte hareketin ispatı yazısına bakılabilir.

🆕 SPKn 101’in bugünkü hâli

Danıştay, kararında SPKn 101/1-a hükmünü “uyuşmazlık konusu fiil tarihindeki haliyle”, yani yalnız 106. ve 107. maddelere atıf yapan metinle aktarmıştır. Resmî mevzuat metnine göre maddenin bugünkü birinci fıkrası, makul şüphe bulunan kişiler bakımından 104, 106 ve 107. maddelerde sayılan fiillere atıf yapmakta; borsalarda işlem yasağının yanında takas yöntemlerinin değiştirilmesi, kredili alım, açığa satış ve ödünç işlemlerine sınırlama, teminat yükümlülüğü, farklı pazarda işlem görme, piyasa verilerinin dağıtımının sınırlanması ve işlem veya pozisyon limiti gibi tedbirleri saymaktadır.

Ayrıca 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenen üçüncü fıkra, 104, 106 ve 107. maddeler kapsamındaki inceleme ve denetimlerde Kurul’a internet yayınlarıyla ilgili içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verme yetkisi tanımış; bu kararlar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilmektedir. Bu karar 2020 yılındaki işlemlere ilişkin olduğundan yeni fıkrayı uygulamamıştır.

🙋 Merak edilenler

SPK, ceza mahkemesi kararı olmadan borsada işlem yasağı getirebilir mi?

SPKn 101/1-a, Kurul’a makul şüphe bulunan kişiler hakkında borsalarda geçici veya sürekli işlem yasağı dahil tedbir alma yetkisi verir. Danıştay bu kararda, ceza mahkemesi henüz karar vermemişken bu tedbire başvurulmasının tek başına masumiyet karinesini ihlal etmediğini kabul etmiştir.

İdare mahkemesi gerekçesinde kişinin suç işlediğini yazabilir mi?

Danıştay’a göre hayır. Piyasa dolandırıcılığı suçunun işlenip işlenmediği ceza yargılamasında belirlenir; ceza kararı yokken “suçun işlendiğinin idarece ortaya konduğu” şeklinde gerekçe kurulması hukuka uygun değildir. Bu kararda söz konusu gerekçe düzeltilmiş, ancak sonuç değişmemiştir.

Geçici işlem yasağı neden bu dosyada 2 yıl olarak uygulandı?

Kararda aktarılan V-101.1 sayılı Tebliğ’e göre makul şüpheyle verilen geçici yasak 6 ay olup 6 ay uzatılabilir. Kurul’un suç duyurusunda bulunmasına karar verilmesi hâlinde ise süre 2 yıldır ve aynı fiil nedeniyle yasaklı kalınan süre bundan indirilir. Davacı hakkında suç duyurusu kararı bulunduğundan 2 yıllık yasak uygulanmıştır.

Gerekçesi hatalı bulunan karar neden bozulmadı?

Daire, denetleme raporundaki delillerin 2 yıllık işlem yasağı için yeterli makul şüphe oluşturduğunu tespit etmiştir. Hatalı olan sonuç değil gerekçe olduğundan, bölge idare mahkemesi kararı 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi kapsamında bozma nedeni taşımadığı gerekçesiyle Danıştay’ın kendi gerekçesiyle onanmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan gerekçeli onama kararından derlenmiştir. Kararda taraf, şirket ve mahkeme bilgileri kaynakta anonimleştirilmiştir; içtihat atıflarındaki başvuru adları yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Denetleme raporundaki tespitler ilgili dosyaya özgüdür ve ceza soruşturmasının sonucu hakkında bir değerlendirme içermez. Mevzuata ilişkin açıklamalar resmî mevzuat metninden bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu