Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Konusuz Kalan Boşanma Davası – Yargıtay 2. HD 2026/6761

Yurt dışında yaşayan eşler arasında boşanma süreçleri çoğu zaman iki ülkede birden yürür. Eşlerden biri Türkiye’de boşanma davası açarken, aynı evlilik yabancı bir mahkemede sona erdirilebilir; ardından bu yabancı karar Türkiye’de tanınır. Tanıma kararı kesinleştiğinde Türk mahkemesindeki boşanma davası konusuz kalır. Peki geriye kalan maddi ve manevi tazminat talepleri, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ne olacaktır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yabancı boşanma kararında kusura ilişkin hiçbir tespit bulunmamasının bu soruların tamamını nasıl etkilediğini değerlendirmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.06.2026 tarihli ve E.2026/233, K.2026/6761 sayılı kararıyla, kadının tazminat taleplerinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını onamış; buna karşılık yargılama giderlerinin erkeğe yükletilmesini ve hükmün tamamlanması yoluyla sonradan vekâlet ücretine hükmedilmesini oy birliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Kadın, Türkiye’de TMK 166/1 uyarınca boşanma davası açmıştır. Dava sürerken, tarafları yurt dışında boşayan mahkeme kararı Türkiye’de tanınmış ve tanıma kararı 04.02.2025 tarihinde kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesi boşanma ve velayet yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, ancak erkeği tam kusurlu sayarak kadın lehine 150.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminata karar vermiş, sonradan da bir ek kararla 30.000 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, yabancı kararda kusur belirlemesi bulunmadığı gerekçesiyle tazminatları reddetmiştir. Yargıtay tazminatların reddini yerinde görmüş, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiğine ve ek kararla vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğine karar vermiştir.

🌍 İki ülkede yürüyen boşanma

Karar metnine göre kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasıyla Türkiye’de bir asliye hukuk (aile) mahkemesinde boşanma davası açmış; maddi ve manevi tazminat da istemiştir. Erkek de kendi tazminat taleplerini ileri sürmüştür.

Tarafların evliliği ise yurt dışında, Aarhus Adliyesinde yürütülen bir dosyada 02.12.2021 tarihli kararla sona erdirilmiştir. Bu yabancı kararın Türkiye’de tanınması için ayrı bir dava açılmış, tanıma/tenfiz kararı verilmiş ve bu karar Türkiye’deki boşanma davası sürerken, 04.02.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Böylece Türk mahkemesindeki boşanma davasının asıl konusu ortadan kalkmıştır.

Uyuşmazlığın merkezindeki olgu şudur: tarafların boşanmasına ilişkin yabancı mahkeme ilamında, taraflardan hangisinin kusurlu olduğuna dair herhangi bir belirleme yapılmamıştır.

🏛️ İlk derece ve istinaf aşaması

Yerel mahkeme ile bölge adliye mahkemesi, aynı olgudan farklı sonuçlar çıkarmıştır:

AşamaVerilen karar
İlk derece, asıl kararBoşanma ve velayet yönünden konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı; erkek tam kusurlu kabul edilerek kadına 150.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminat; erkeğin tazminat taleplerinin reddi; 5.216,50 TL harç ve yargılama giderinin erkekten alınması
İlk derece, 28.08.2025 ek kararıHMK 305/A uyarınca hükmün tamamlanması; davacının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin erkekten alınması
Bölge adliye mahkemesi, 30.10.2025Yabancı ilamda kusur belirlemesi bulunmadığından kadının tazminat taleplerinin reddi; giderlerin hatalı hesaplandığı gerekçesiyle 1.431,45 TL yargılama giderinin erkekten alınması
Bölge adliye mahkemesi, 05.12.2025 ek kararıVekâlet ücreti ek kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 uyarınca esastan reddi

Kadın vekili tazminatların reddini ve yargılama giderlerini; erkek vekili ise yargılama giderlerini ve vekâlet ücretine ilişkin 05.12.2025 tarihli ek kararı temyiz etmiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

⚖️ Kusur tespiti olmadan tazminat olur mu?

Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat talepleri Türk hukukunda kusur esasına dayanır: TMK 174 uyarınca maddi tazminatta talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması, tazminat ödeyecek tarafın ise kusurlu olması aranır; manevi tazminat da kişilik haklarına saldırı oluşturan olaylara bağlıdır. Bu nedenle tazminat taleplerinin incelenebilmesi için tarafların kusur durumunun ortaya konulması gerekir.

Bölge adliye mahkemesi, tanınan yabancı ilamın Türk mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücü kazandığını vurgulamıştır. Nitekim 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 59. maddesi de yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisinin, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade edeceğini düzenlemektedir. Boşanmayı hükme bağlayan yabancı karar kusura ilişkin bir tespit içermediğinden, bölge adliye mahkemesi kadının tazminat taleplerini reddetmiştir.

Yargıtay, kadın vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve tazminat taleplerinin reddini onamıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin, boşanma davası konusuz kalmasına rağmen erkeği tam kusurlu sayarak tazminata hükmetmesi yaklaşımı istinaf ve temyiz aşamasında benimsenmemiştir.

📝 Hükmün tamamlanması ile vekâlet ücreti

Kararın usul hukuku bakımından öne çıkan ikinci yönü, ilk derece mahkemesinin asıl hükümden sonra verdiği ek karardır. Kadın vekili, asıl hükümde vekâlet ücreti bulunmadığını belirterek hükmün tamamlanmasını istemiş; mahkeme de HMK 305/A’ya dayanarak 30.000 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir.

Daire, ilgili hükümleri birlikte değerlendirmiştir:

  • HMK 304 (tashih): hükümdeki yazı ve hesap hataları ile benzeri açık hatalar düzeltilebilir.
  • HMK 305 (tavzih): hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa açıklanması istenebilir; ancak hüküm fıkrasında tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
  • HMK 305/A (hükmün tamamlanması): taraflar, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekmesine rağmen hakkında karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir.

Daireye göre somut olayda HMK 305/A’nın uygulanma koşulları bulunmamaktadır ve tavzih kurumu ile de hüküm fıkrası genişletilemez. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ek kararla kadın lehine vekâlet ücretine hükmetmesi doğru görülmemiş; bölge adliye mahkemesinin bu ek karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece ek kararı erkek yararına bozulmuştur.

💰 Konusuz kalan davada yargılama giderleri

Daire, genel kuralı da hatırlatmıştır: boşanma davasının konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği durumlarda yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücreti, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu nazara alınarak belirlenir.

Ancak bu dosyada haklılık durumunu belirlemeye yarayacak bir dayanak kalmamıştır. Yabancı mahkeme ilamı taraflara ilişkin bir kusur belirlemesi içermemekte ve Türk mahkemesi bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücü taşımaktadır. Daireye göre bu nedenle boşanma davasında tarafların haklılık durumunun tespiti olanağı ortadan kalkmıştır.

Sonuç olarak yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerekirken, kadının yaptığı yargılama giderlerinden ve dolayısıyla vekâlet ücretinden erkeğin sorumlu tutulması doğru bulunmamış; bölge adliye mahkemesinin asıl kararı yargılama gideri yönünden erkek yararına bozulmuştur.

📌 Dairenin hüküm fıkrası

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle şu sonuçlara ulaşmıştır:

  • bölge adliye mahkemesinin 05.12.2025 tarihli ek kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesinin 28.08.2025 tarihli hükmün tamamlanması ek kararı erkek yararına bozulmuştur;
  • bölge adliye mahkemesinin asıl kararı yargılama gideri yönünden erkek yararına bozulmuştur;
  • kadın vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, bozma kapsamı dışındaki bölümler HMK 370/1 uyarınca onanmıştır.

Yabancı boşanma kararlarının Türkiye’deki etkisine ilişkin farklı bir görünüm için yabancı boşanmayı mirasçının tanıtması yazısına bakılabilir.

🔎 Karardan notlar

Kararın en dikkat çekici yanı, tanıma kararının etkisinin yalnızca boşanma hükmüyle sınırlı kalmamasıdır. Yabancı ilam, Türk mahkemesindeki davanın asıl konusunu ortadan kaldırmakla birlikte, kusur konusunda bir tespit içermediği için ona bağlı fer’i talepleri de etkilemiştir: tazminat talepleri reddedilmiş, yargılama giderleri ise haklılık durumu belirlenemediğinden taraflar üzerinde bırakılmıştır.

Usul açısından ise karar, hükmün tamamlanması kurumunun sınırını çizmektedir. HMK 305/A, karar verilmesi gerekirken unutulan hususlar için bir ay içinde ek karar istenmesine imkân tanır; fakat Daire somut olayda bu kurumun koşullarının oluşmadığını, tavzih yoluyla da hüküm fıkrasının genişletilemeyeceğini belirtmiştir. Konusuz kalan bir boşanma davasında kusur ve haklılık tespiti yapılamıyorsa, sonradan ek kararla bir tarafın lehine vekâlet ücreti kurulması da bu sonuçla bağdaşmamaktadır.

Karar, Türk mahkemesindeki yargılama ile yabancı mahkemedeki yargılamanın paralel yürüdüğü dosyalarda, yabancı ilamın içeriğinin Türkiye’deki fer’i taleplerin akıbetini doğrudan belirleyebileceğini göstermektedir.

💬 Soru ve cevaplar

Yabancı boşanma kararı tanınınca Türkiye’deki boşanma davası ne olur?

Bu dosyada ilk derece mahkemesi, tanıma kararının kesinleşmesiyle boşanma davasının boşanma ve velayet yönünden konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Yargıtay’daki uyuşmazlık bu sonuca değil, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkindir.

Kadının tazminat talepleri neden reddedildi?

Bölge adliye mahkemesi, tanınan yabancı ilamın kesin delil ve kesin hüküm gücü taşıdığını ve bu ilamda taraflara ilişkin kusur belirlemesi yapılmadığını esas almıştır. Yargıtay, kadın vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek reddi onamıştır.

Asıl hükümde yer almayan vekâlet ücreti sonradan ek kararla eklenebilir mi?

Bu dosyada eklenemeyeceği kabul edilmiştir. Daire, HMK 305/A’daki hükmün tamamlanması koşullarının bulunmadığını ve HMK 305/2 uyarınca hüküm fıkrasındaki hak ve borçların tavzih yoluyla genişletilemeyeceğini belirterek 30.000 TL vekâlet ücretine ilişkin ek kararı bozmuştur.

Konusuz kalan davada giderler kime yüklenir?

Kural olarak davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenir. Ancak bu kararda haklılık durumu tespit edilemediği için Daire, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması gerektiğine hükmetmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, kusur tespiti içermeyen yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması üzerine konusuz kalan somut bir boşanma dosyasına ilişkindir; yabancı ilamın kusura ilişkin belirleme içerdiği veya tanımanın farklı aşamada gerçekleştiği dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu