Değerlemede Geçiş Hükmü Eksikliği – Danıştay 13. D 2024/4343

Sermaye piyasasında gayrimenkul değerleme raporu imzalayabilmek için sınavı geçmek tek başına yetmez; Kurul düzenlemeleri ayrıca üç yıllık mesleki tecrübe arar. 2014’ten 2019’a kadar bu tecrübe, bir haftalık uygulamalı eğitim programıyla da tamamlanabiliyordu. Sermaye Piyasası Kurulu bu yolu bir gece içinde kapattığında, sınavı yeni geçmiş ve eğitime kayıt sırası bekleyen adaylar ne olacaktı? Danıştay’ın bu dosyada verdiği cevap, düzenleyici kurumların kural değiştirme yetkisinin sınırını “geçiş hükmü” kavramı üzerinden çiziyor.
Danıştay 13. Dairesi, 31.10.2024 tarihli ve E.2020/487, K.2024/4343 sayılı kararıyla, Sermaye Piyasası Kurulunun 18.04.2019 tarihli ve 23/532 sayılı İlke Kararını oybirliğiyle iptal etmiştir. Daire, Kurulun eğitim yolunu kaldırma yetkisini tanımış; ancak eski düzenleme yürürlükteyken sınavı geçenlerin haklı beklentisini koruyan bir geçiş hükmü konulmamasını hukuka aykırı bulmuştur.
🧭 Tecrübe şartına giden iki yol
Sermaye piyasasında faaliyet gösteren gayrimenkul değerleme kuruluşlarının çalışma esasları III-62.3 sayılı Tebliğ ile düzenlenmiştir. Bu Tebliğe göre bir kuruluşun değerleme kadrosunda rapor imzalayabilecek kişinin en az dört yıllık üniversite mezunu olması, Kurulca verilen gayrimenkul değerleme yeterlilik belgesine sahip olması ve gayrimenkul değerlemesi alanında en az üç yıllık tecrübesinin bulunması gerekir. Konut değerlemesinde ise iki yıllık yükseköğretim ve bir yıllık tecrübe aranır. Belgeyi alıp tecrübesini henüz tamamlamayanlar, kuruluşta yardımcı sıfatıyla ve belge sahibi bir meslek mensubunun gözetiminde çalışabilir.
Belge ve sınav düzeninin çerçevesi ise VII-128.7 sayılı Tebliğ’dedir. Tebliğ’in 6. maddesinin dördüncü fıkrası, belge sahiplerinin ilgili görevlerde çalışabilmesi için Kurulca tecrübe ve/veya belli eğitim programlarına katılım şartı getirilebileceğini öngörür. Kurul bu yetkiye dayanarak 17.07.2014 tarihli ve 22/735 sayılı İlke Kararını çıkarmış, kararın “Ortak Düzenlemeler” bölümüne şu imkânı eklemiştir:
- Üç yıllık tecrübeyi belgeleyen rapor sunamayan veya diğer şartları taşımadığı için başvurusu kabul edilmeyen adaylar,
- SPL tarafından düzenlenen ve içeriği Kurulca onaylanan mesleki uygulamalı eğitim programına katılıp başarılı olurlarsa,
- tecrübe şartını sağlamış sayılacaktır.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre program 7 gün ve 56 saatten oluşuyordu. 2017’de 415 kişi bu eğitime katılmış, 2018’de 21 sınıf açılarak 932 kişiye eğitim verilmişti. 2014’ten 2019’a kadar fiilen çalışmadan, yalnız bu eğitimle tecrübe şartını sağlamış sayılan kişi sayısı 2.385‘e ulaşmıştı.
📉 Kurul neden eğitim yolunu kapattı?
Kurul, 18.04.2019 tarihli ve 23/532 sayılı İlke Kararıyla yukarıdaki cümleyi 2014 tarihli karardan çıkarmış ve eğitimle tecrübe kazanılması uygulamasına 19.04.2019 tarihi itibarıyla, yani ertesi gün son vermiştir. Savunmada öne sürülen gerekçeler şöyle özetlenebilir:
- Eğitim yolu, 2014’te sektörün hızla büyümesi ve kredili konut satışları nedeniyle değerleme talebinin artmasına karşı geçici bir alternatif olarak getirilmişti; 2.385 kişiye ulaşılmasıyla amaç gerçekleşmişti.
- Uygulama, sahada üç yıl boyunca çok sayıda rapor hazırlayarak tecrübe kazananlarla bir haftalık eğitimle aynı sonuca ulaşanlar arasında ikili bir profil yaratmış, hakkaniyet dengesini bozmuştu.
- Eğitim yolunun kaldırılması yönünde piyasadan çok sayıda talep, ihbar ve şikâyet gelmiş; ikili yapı başka kurumların uygulamalarında da aksaklıklara yol açmıştı.
- Tecrübe, Şubat 2019 itibarıyla sayısı 136 olan değerleme kuruluşlarında çalışarak hâlâ kazanılabiliyordu.
- Sınav modülleri bir seferde geçilmek zorunda olmadığından sınava girmeye devam eden çok sayıda aday vardı; geçiş süreci tanımak fiilen güçtü ve sonlandırılmak istenen durumu istisnalarla sürdürmek anlamına gelecekti.
Kurul ayrıca haklı beklentinin kazanılmış haklar kadar mutlak bir güvence sağlamadığını savunmuştur.
🪪 Kontenjan bekleyen adayın itirazı
Davacı, 2014 tarihli İlke Kararı yürürlükteyken 2018’de girdiği sınavı geçmiş ve 26.04.2019 tarihli gayrimenkul değerleme belgesini almaya hak kazanmıştır. SPL’ye eğitim programına katılmak için başvurmuş, ancak kontenjan bulunmadığı ve ileride açılacak programlara katılabileceği belirtilerek eğitime alınmamıştır. Bu arada Kurul dava konusu kararı almış ve eğitim yolu bir anda kapanmıştır.
Davacıya göre idareler mevzuat değiştirirken hakkaniyet gereği geçiş düzenlemesine yer vermeli, haklı beklentiler korunmalıdır; başvurular yeterli salon bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmişken kursların geçişsiz kaldırılması hak kaybına yol açmıştır.
Dosyada Danıştay Tetkik Hâkimi ve Danıştay Savcısı da kararın iptali gerektiği görüşünü bildirmiştir.
🏛️ Danıştay: yetki var, geçiş hükmü yok
Daire önce Kurulun yetkisini tespit etmiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 1. maddesi Kanun’un amacını piyasanın güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve yatırımcıların korunması olarak tanımlar. 128. maddenin birinci fıkrasının (f) bendi Kurula, sermaye piyasası kurumlarının yönetici ve çalışanlarının mesleki eğitimi, yeterliliği ve ehliyetini gösteren sertifikalara ilişkin esasları belirleme görevi verir; ikinci fıkra ise Kurulun yetkilerini düzenleyici işlemler ve özel nitelikli kararlarla kullanacağını öngörür.
Daireye göre gayrimenkul değerleme kuruluşlarında güven ve itibar önemlidir; değerleme raporlarının güvenilirliği, standartlara uyumu ve gerçeği yansıtma düzeyi, rapor hazırlayanın bilgi ve tecrübesiyle doğru orantılıdır. Bağımsız idari otoritelerin düzenleme yapma ve mevcut düzenlemeyi değiştirme yetkisi, düzenlenen piyasanın dinamik ve teknik yapısı gereği diğer idarelere göre daha kapsamlıdır. Bu nedenle Kurulun, amacın gerçekleşmesi, değişen ihtiyaçlar ve tespit edilen aksaklıklar karşısında eğitim yolunu kaldırmasında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak Daire, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığını vurgulamıştır. Düzenleyici kuruluşlar kural koyarken ve değiştirirken Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin parçası olan hukuk güvenliği ve onun uzantısı olan haklı beklentilerin korunması ilkelerini gözetmek zorundadır; aksi hâlde keyfi uygulamalara yol açılır. Daire, zorunlu hâller dışında bu ilkenin geçiş hükümleri şeklinde somutlaştığını belirtmiş; Fransız Danıştayının 2006 tarihli bir kararına da atıf yapmıştır.
Somut olayda davacının, tecrübe şartını SPL eğitimiyle sağlayacağı yönünde haklı bir beklentisi bulunduğu, dava konusu İlke Kararıyla ise bu uygulamanın geçiş düzenlemesi öngörülmeksizin kaldırıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak 2014 tarihli İlke Kararı yürürlükteyken sınavı geçenlerin haklı beklentilerini koruyan bir geçiş hükmüne yer verilmemesi nedeniyle dava konusu kararda hukuka uygunluk görülmemiş ve 18.04.2019 tarihli, 23/532 sayılı İlke Kararının İPTALİNE karar verilmiştir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davalı idareye yüklenmiş, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık tutulmuştur.
⚖️ Haklı beklentinin iki şartı
Kararın en öğretici kısmı, haklı beklentinin hangi koşullarda korunacağını açıkça sıralamasıdır. Daireye göre ilkenin uygulanabilmesi için iki şart birlikte aranır:
- Temellendirilmiş bir beklenti: Bir düzenlemenin süreceğine veya değişmeyeceğine inanmak için yeterli nedenlerin bulunması. Davacı, sınavı eğitim yolu açıkken geçmiş ve SPL’ye başvurmuştu.
- Önemli ve öngörülemeyen bir değişiklik: Beklentinin, hukuki durumda öngörülemeyen bir değişiklikle etkilenmesi. Eğitim yolu, kararın alındığı günün ertesinden itibaren, herhangi bir süre veya takvim tanınmadan sona erdirilmişti.
Kararda ayrıca kazanılmış hak ile haklı beklenti arasındaki fark belirginleşmektedir. Davacının eğitime katılmaya yönelik kazanılmış bir hakkı bulunmadığı kabul edilmiş, dolayısıyla Kurulun eğitim yolunu tamamen kaldırma kararı özü itibarıyla korunmuştur. İptal gerekçesi kuralın kendisi değil, geçişin nasıl yapıldığıdır.
Kurulun “geçiş süreci tanımak fiilen zordur” savunması da sonucu değiştirmemiştir.
🔍 Kararın piyasa düzenlemelerine yansıması
Karar, dar bir meslek grubunu ilgilendiriyor gibi görünse de sermaye piyasası düzenlemelerinin değiştirilme biçimine genel bir ölçü koymaktadır:
- Kurulun bir imkânı kaldırması kendi başına hukuka aykırı değildir; amaç, ihtiyaç ve aksaklık gerekçeleriyle desteklenen bir değişiklik yargısal denetimde kabul görebilir.
- Değişiklik, eski kurala güvenerek süreci başlatmış kişileri etkiliyorsa, geçiş hükmü yokluğu ayrı bir iptal sebebi olarak incelenmektedir.
Haklı beklenti ilkesinin farklı bir idari alanda nasıl tartışıldığını görmek için dikey geçişte haklı beklenti kararına bakılabilir. Değerleme raporlarının içeriğine yönelik denetim için uluslararası standartlara aykırı değerleme raporuna verilen SPK cezası kararına, kaldırılan bir yükümlülüğün geçmişe etkisi için ise kaldırılan özel durum yükümlülüğünde lehe uygulama kararına bakılabilir.
Karar ilk derece kararı niteliğinde olup İdari Dava Daireleri Kurulu önünde temyiz incelemesine açıktır; temyiz aşamasının sonucu bu yazıda yer almamaktadır.
💬 Sık sorulan sorular
Danıştay, eğitim yoluyla tecrübe kazanma imkânını geri mi getirdi?
Bu dava neden doğrudan Danıştay'da görüldü?
Haklı beklenti ile kazanılmış hak aynı şey mi?
Kurulun 'geçiş süreci tanımak fiilen zor' savunması neden kabul görmedi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; sermaye piyasası düzenlemelerine ve SPK işlemlerine ilişkin diğer yargı kararları Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Danıştay 13. Dairesinin UYAP Emsal Karar sisteminde yayımlanan ilk derece iptal kararından derlenmiştir. Karar, 2019 yılında alınan bir Kurul İlke Kararına ve o tarihteki tebliğ düzenine dayanır; temyiz aşamasında sonuç değişebilir ve sonraki mevzuat değişiklikleri farklı bir tablo ortaya koyabilir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; sınavın geçildiği tarihe, başvuru ve kontenjan durumuna, uygulanan düzenlemenin yürürlük tarihine ve dava açma süresine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




