Altın Hesabında Kusur İndirimi – Yargıtay 11. HD 2026/4461

Kıymetli maden hesabında gram altın biriktiren bir yatırımcı, bir öğleden sonra kendisini bankanın güvenlik birimi olarak tanıtan bir kişiden telefon alır. Arayan kişi hesaba “siber saldırı” yapıldığını, usulsüz talimatları iptal etmek için yardımcı olacağını söyler; görüşme saatlerce sürer. Akşam olduğunda hesaptaki altınların büyük kısmı bozdurulmuş, EFT ve havale limitleri yükseltilmiş, bedeller tanınmayan kişilere aktarılmıştır. Böyle bir olayda bankanın sorumluluğu ile yatırımcının telefonuna gelen şifreleri paylaşmış olmasının ağırlığı nasıl tartılır?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.09.2026 tarihli ve E.2025/7239, K.2026/4461 sayılı kararıyla, bankayı kusurlu bulan ancak yatırımcının şifre paylaşımını müterafik kusur sayarak %20 indirim yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Daire aynı kararda, temyiz dilekçelerini karar tarihindeki parasal sınıra göre miktardan reddeden bölge adliye mahkemesi ek kararlarını da kaldırmıştır: kesinlik sınırında esas alınacak tarih, davanın açıldığı tarihtir.
📞 Üç saatlik telefon görüşmesi ve boşalan altın hesabı
Davacı, davalı bankada açılmış ve kararda “altın çağı” olarak anılan bir kıymetli maden hesabında, 995/1000 saflıkta 444,40 gram altın mevduatına sahiptir. Hesap, kararın “Dava ve Hukuki Nitelendirme” bölümünde açıkça yatırım hesabı olarak nitelendirilmiştir.
Dava dilekçesine göre olaylar 03.12.2021 günü şöyle gelişmiştir:
- Saat 15:18’de bankada kayıtlı telefon numarası aranmış; arayan kişi kendisini banka yetkilisi olarak tanıtmış, hesaptan havale emri verilip verilmediğini sormuştur.
- Davacı böyle bir emir vermediğini söyleyince görüşme “banka güvenlik birimi” adına sürdürülmüş; bankaya siber saldırı yapıldığı, birçok hesaba girildiği ve usulsüz talimatların iptali için yardım edileceği anlatılmıştır.
- Davacıya, arayan kişinin adının geçtiği ve banka logosu taşıyan bir e-posta da gönderilmiştir. Davacı, telefonuna gelen ve “eski tarihli” olduğu söylenen şifreyi iptal ettirmek amacıyla sözlü olarak iletmiştir.
- Saat 15:42, 16:05, 16:52 ve 18:02’de hesaptaki altınlar parça parça satılarak mevduat hesabına geçirilmiş; düşük tutulan EFT ve havale limitleri 150.000,00 TL ve 200.000,00 TL seviyelerine yükseltilmiştir.
- Aynı gün bir kişiye beş ayrı EFT ve başka bir kişiye iki ayrı havale yapılmış, hesaptan toplam 344.500,00 TL çıkmıştır.
Davacı olayı öğrenince hesaplarına bloke koydurmuş, konu Cumhuriyet başsavcılığınca soruşturulmuştur. Dava 09.02.2022 tarihinde açılmış ve İzmir 8. Tüketici Mahkemesinde (2024/222 E.) görülmüştür.
⚖️ Yatırımcının iddiası, bankanın savunması
Davacı; şifrelerini kimseyle paylaşmadığını, limitleri düşük tutarak gereken önlemi aldığını, bankanın yüksek tutarlı EFT ve havale emirlerinde kendisini haberdar etmediğini ve mobil bankacılık işlemlerinin kayıtlı cihaz dışında bir cihazdan yapılamaması gerektiğini ileri sürmüştür. Ona göre altın mevduatını saklayan banka, hesaptaki eksilmeyi noksansız gidermek zorundadır. Talebi, 444,40 gram altının aynen iadesi, bu mümkün olmazsa ödeme tarihindeki Türk lirası karşılığının ödenmesidir.
Banka ise şu savunmalara dayanmıştır:
- Davacı şifrelerini, kart ve SMS bilgilerini koruyamamış; mobil cihazına uzaktan erişim sağlanmıştır.
- Davacı, kendisini banka çalışanı olarak tanıtanlarla kimlik ve finansal bilgilerini, ayrıca uzaktan erişime imkân veren şifreyi paylaşmıştır.
- Bir müşteri temsilcisiyle üç saate yakın görüşme yapılması hayatın olağan akışına aykırıdır.
- İşlem bildirim mesajları ve işlem öncesi SMS doğrulama kodları davacının telefonuna gönderilmiş, mevzuatın gerektirdiği güvenlik önlemleri sunulmuştur.
🧾 Tüketici mahkemesi: banka tam kusurlu
İzmir 8. Tüketici Mahkemesi (2024/222 E., 2025/268 K.) davayı kabul etmiştir. Gerekçede öne çıkan tespitler şunlardır:
- Bankanın mobil uygulamasında, müşterinin iki bileşenli doğrulama ayarlarını tanımlayabileceği bir arayüz bulunmamaktadır.
- Başka bir telefondan davacının mobil uygulamasına girilmesinde güvenlik süreci işletilmemiştir.
- Daha önce para gönderilmemiş, kayıtlı görünmeyen bir hesaba yapılan transfer bankayı teyakkuza geçirmemiş; işlem anında kayıtlı numaraya şüpheli işlem teyidi mesajı gönderilmemiştir.
- Tüketicinin, bankanın yarattığı güvenlik açığından yararlanan üçüncü kişilere müdahale edememesi kusur sayılamaz.
Mahkeme davacının ortak kusurunun bulunmadığını kabul ederek 444,40 gram altının aynen iadesine, mümkün olmazsa ödeme tarihindeki gram altın satış kuru üzerinden hesaplanacak bedelin tahsiline hükmetmiştir.
🔍 Bölge adliye mahkemesi: %20 müterafik kusur
Bankanın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (2025/1095 E., 2025/1340 K.), bankanın kusuruna ilişkin tespitlerin tamamını korumuştur. Daire ayrıca soruşturma dosyasında incelenen telefonda zararlı yazılım tespit edilmediğini ve başka bir telefona yönlendirme yapılmadığını da not etmiştir.
Belirleyici fark, davacının kendi beyanları ve tanık anlatımıdır. Daireye göre davacı, dolandırıcılarla telefon görüşmesi sırasında telefonuna gelen bir kısım şifreleri paylaşmıştır. Bu davranış bankanın kusurunu ortadan kaldırmamakta, ancak zararın artmasına yol açan bir sebep oluşturmaktadır. Daire bu nedenle olayın gerçekleşme biçimini gözeterek takdiren %20 müterafik kusur indirimi uygulamış; ilk derece kararını kaldırıp davayı kısmen kabul etmiştir.
Yeni hüküm, 355,52 gram altının (995/1000 saflıkta) aynen iadesi, bu mümkün olmazsa ödeme tarihindeki gram altın satış kuru üzerinden bedelin tahsilidir; fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir (355,52 gram, 444,40 gramın %80’idir). Müterafik kusur indirimi, Türk Borçlar Kanunu m.52’de zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâli için öngörülen indirim imkânına dayanır.
🏛️ Yargıtay: ek kararlar kaldırıldı, hüküm onandı
Her iki taraf da kararı temyiz etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, 03.11.2025 ve Kasım 2025’te verdiği ek kararlarla temyiz dilekçelerini, 2025 yılı karar tarihindeki 544.000,00 TL’lik temyiz sınırına göre miktardan reddetmiştir. Taraflar bu ek kararları da temyiz etmiştir.
Yargıtay incelemesini iki aşamada yapmıştır:
- Ek kararlar: 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değişik HMK ek madde 1/2 uyarınca, 341, 362 ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Dava tarihi olan 09.02.2022’de temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL’dir; kabul edilen miktar 344.500,00 TL olduğundan ek kararlar kaldırılmıştır.
- Esas: Bölge adliye mahkemesinin esastan verdiği nihai kararda, uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı ve HMK m.369/1 ile 371’in uygulanmasını gerektiren bir neden olmadığı belirtilerek karar HMK m.370/1 uyarınca onanmıştır.
Karar 09.09.2026 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/2 gereğince tüketici mahkemelerinde tüketicinin açtığı davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine hükmedilmiştir.
📅 Kesinlik sınırında dava tarihi kuralı
Kararın usul yönü, yatırım hesabı uyuşmazlıklarında sıkça karşılaşılan bir soruya yanıt verir. Dava açıldıktan sonra yargılama yıllar sürebilir; bu sürede parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında artar. 7550 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme, sınırın hangi yılın rakamına göre belirleneceğini netleştirmiştir:
- HMK m.200 ve 201’deki senetle ispat sınırlarında hukuki işlemin yapıldığı tarih,
- HMK m.341 (istinaf), 362 (temyiz) ve 369’daki (duruşma) parasal sınırlarda davanın açıldığı tarih esas alınır.
Bu dosyada karar tarihi esas alınsaydı sınır 544.000,00 TL olacak ve taraflar temyiz incelemesinden yararlanamayacaktı. Dava tarihindeki 107.090,00 TL’lik sınır uygulanınca temyiz yolu açılmış, ancak esasa ilişkin sonuç değişmemiştir.
Esas yönünden ise kararın taşıdığı mesaj iki katmanlıdır. Birincisi, bankanın yüksek tutarlı ve olağan dışı işlemlerde müşteriyi teyit amacıyla aramaması, yeni cihazdan girişte ek doğrulama işletmemesi ve daha önce işlem yapılmamış hesaplara aktarımı izlememesi kusur olarak değerlendirilmiştir. İkincisi, müşterinin telefonuna gelen şifreleri arayan kişilerle paylaşması bankayı sorumluluktan kurtarmamış, yalnız tazminatta indirim sebebi sayılmıştır. Benzer olaylarda kusur dağılımının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini vurgulayan internet bankacılığında kusur oranı kararı ile bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü ele alan internet bankacılığı dolandırıcılığında banka sorumluluğu kararı birlikte okunabilir. Altın hesabının izinsiz bozdurulmasında görevli mahkeme sorunu ise altın hesabı davasında görev kararında incelenmiştir.
Kararın bir başka dikkat çekici yanı, hükmün aynen iade biçiminde kurulmasıdır. Davacı Türk lirası karşılığı değil, hesabındaki altının gram olarak geri verilmesini istemiş; hem ilk derece hem bölge adliye mahkemesi hükmü gram altın üzerinden kurmuş, Türk lirası karşılığını yalnız aynen iadenin mümkün olmaması hâli için ikincil olarak öngörmüştür.
❓ Sık sorulan sorular
Şifresini paylaşan yatırımcı bankadan hiçbir şey talep edemez mi?
Bankanın kusuru hangi eksikliklere dayandırıldı?
Hüküm neden Türk lirası yerine gram altın üzerinden kuruldu?
Temyiz sınırı karar tarihine göre mi, dava tarihine göre mi belirlenir?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; yatırım hesabı ve bankacılık uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasında derlenmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin esasa ilişkin kararını ayrı bir ilke cümlesi kurmadan onamıştır; kusur dağılımına ilişkin değerlendirmeler bölge adliye mahkemesine aittir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; işlemlerin yapılış biçimine, paylaşılan bilgilerin niteliğine, bankanın güvenlik altyapısına, soruşturma bulgularına ve bilirkişi incelemesine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




