Emsal KararlarForex Hukuku

Altın Hesabı Davasında Görev – Erzurum BAM 3. HD 2025/116

Bankadaki altın mevduat hesabında duran 2.100 gram altın, hesap sahibinin bilgisi dışında mobil şube üzerinden bozdurulup Türk lirasına çevrilirse ve hesap sahibi dokuz gün sonra aynı parayla daha az altın alabilirse, bu kur ve makas farkını kim karşılar? Erzurum’da açılan davada ilk derece mahkemesi bankayı sorumlu tutmuş ve 120.000 TL tazminata hükmetmiştir. Ne var ki Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, işin esasına girmeden önce daha temel bir soruyu sormuştur: Altın hesabında birikim yapan kişi, bankaya karşı açtığı bu davada tüketici midir?

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, 27.03.2026 tarihli ve E.2025/116, K.2026/518 sayılı kararıyla, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinin kabul kararını görev yönünden re’sen kaldırmış ve davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiğine hükmetmiştir. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Kısa özet: Davacının altın mevduat hesabındaki 2.100 gram altın, mobil şube üzerinden bozdurulmuş ve 2.261.939,20 TL vadesiz hesaba aktarılmıştır. Banka olağan dışı işlemi tespit ederek hesabı bloke etmiş, para hesaptan çıkmamıştır. Davacı dokuz gün sonra daha yüksek kurdan 1.967,21 gram altın alabilmiş ve kur ile alış-satış makası farkı için tazminat istemiştir. Asliye ticaret mahkemesi bankayı sorumlu tutmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi ise davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair iddia ve delil bulunmadığını, her kâr amaçlı işlemin ticari sayılamayacağını belirterek davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir.

🪙 Altın hesabında ne oldu?

Karar metninde iki tarafın anlatımı yan yana yer almaktadır. Davacı tarafına göre altın mevduat hesabına, hesap sahibinin bilgisi dışında üçüncü kişiler tarafından bloke konulmuş, hesaptaki miktar rızası dışında bozdurulmuş; dolandırılma riskine karşı hesaptaki para, davacının vekâlet verdiği kişi tarafından çekilmiştir. Davacı, bankanın mobil uygulamasını yeterince güvenli hâle getirmediğini ve gerekli özeni göstermediğini ileri sürmüştür.

Banka tarafının ve ilk derece mahkemesinin kayıtlarına yansıyan tarih ve rakamlar şöyledir:

Tarihİşlem
09.08.2022Davacının internet bankacılığına giriş tercihinin mobil onay olarak değiştirildiği belirtilmiştir
26.12.20222.100 gram vadesiz altın mevduatı mobil şube üzerinden bozdurulmuş, 2.261.939,20 TL vadesiz hesaba aktarılmıştır
Aynı süreçteBankanın takip mekanizması devreye girmiş, internet bankacılığı bloke edilmiş, para vadesiz hesaptan çıkmamıştır
04.01.2023Hesaptaki 2.261.945,40 TL ile o günkü kurdan 1.967,21 gram altın alınmıştır

Tablodan görüldüğü gibi para hesaptan dışarı çıkmamış, ancak altın Türk lirasına çevrilip dokuz gün sonra yeniden altına dönüştürüldüğünde yaklaşık 133 gramlık bir fark oluşmuştur. Davacının talebi bu kur ve alış-satış makası farkına yöneliktir; dava değeri 120.000 TL olarak gösterilmiştir.

🛡️ Bankanın savunması: iki faktörlü onay ve bloke

Davalı banka sorumluluğu reddetmiş ve savunmasını teknik kayıtlara dayandırmıştır:

  • Bozdurma işlemi, bankanın mobil onay uygulamasıyla onaylanmıştır; yüz yüze yapılmayan işlemler için iki faktörlü kimlik doğrulama uygulanmaktadır.
  • İşlemler, davacının devamlı kullandığı cihazdan ve sık kullandığı IP adresinden gerçekleştirilmiştir.
  • Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik uyarınca kurulan 7/24 takip sistemi olağan dışı hareketi tespit etmiş ve hesabı bloke ederek paranın çıkmasını önlemiştir.
  • Davacının dokuz gün sonra daha yüksek kurdan altın alması kendi tercihidir; bundan doğan kur zararı bankanın güvenlik politikasıyla ilgili değildir.
  • İstinaf aşamasında ayrıca davacının tacir olduğu, basiretli bir iş insanı gibi davranması gerektiği ve bankacılık ile bilişim alanında bilirkişi heyetinden rapor alınmadığı ileri sürülmüştür.

Bu savunma, bankaların dolandırıcılık girişimi içeren dosyalarda sıkça başvurduğu iki argümanı bir araya getirmektedir: İşlem müşterinin kendi cihazından yapılmıştır ve banka güvenlik sistemi zararı büyümeden durdurmuştur.

🏛️ İlk derece mahkemesinin bankayı sorumlu tutması

Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi (E.2023/657, K.2024/488), 20.11.2024 tarihli kararıyla davayı kabul etmiştir. Gerekçenin ana hatları şunlardır:

  1. Bankacılık hizmet sözleşmeleri vekâlet veya vekâlete benzer isimsiz sözleşme niteliğindedir; TBK 506/2 uyarınca banka, üstlendiği hizmeti müşterinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
  2. Devletten aldıkları izinle faaliyet gösteren bankalardan ortalama bir vekilden daha yüksek özen beklenir; bankalar hafif kusurlarından dahi sorumludur.
  3. Altının davacının rızası dışında üçüncü kişilerce Türk lirasına çevrildiği tarafların kabulündedir; nitekim banka da işlemi olağan dışı bulup bloke koyduğunu belirtmiştir.
  4. Hesap bilirkişisi raporunda davacının zararı 157.514,39 TL, denkleştirici adalet ilkesine göre 184.036,73 TL olarak hesaplanmıştır.
  5. Taleple bağlılık ilkesi gereğince 120.000 TL’nin 26.12.2022’den itibaren yasal faiziyle bankadan tahsiline karar verilmiştir.

🔎 Bölge Adliye Mahkemesi: “Her kâr amacı ticari değildir”

Banka vekilinin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, banka itirazlarına hiç girmeden görev meselesini kamu düzeni gereği re’sen ele almıştır. Daire davayı, “davacı tüketicinin, davalı banka hesabından rızası dışında yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemi” olarak nitelendirmiştir.

Gerekçenin dayandığı hükümler şunlardır:

  • 6502 sayılı Kanun m.3: Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir; bankacılık sözleşmeleri de tüketici işlemi tanımına açıkça dahildir.
  • 6502 sayılı Kanun m.73/1: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
  • 6502 sayılı Kanun m.83/2: Taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler hakkında başka kanunlarda düzenleme bulunması, işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve Kanun’un görev hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
  • HMK m.1 ve m.355: Görev kamu düzenine ilişkindir ve istinaf incelemesinde re’sen gözetilir.

Kararın en önemli cümlesi, yatırım amaçlı hesaplar bakımından sıkça karşılaşılan bir tartışmaya doğrudan cevap vermektedir: “Her kâr amacıyla yapılan işlem ticari amaçla yapılmış kabul edilemez.” Daireye göre hukuki anlamda ticari iş, bir kimsenin ticari işletmesiyle ilgili iş ve işlemleridir. Ticari işletmeyle ilgisi olmayan işlemler, getiri beklentisi taşısa bile ticari amaçla yapılmış sayılmaz.

Somut olayda davacının geçimini sağlamak amacıyla veya ticari işletmesiyle bağlantılı olarak bankacılık ve yatırım işlemleri yaptığına, ya da bu işlemleri mesleki amaçla yürüttüğüne dair bir iddia ve delil bulunmadığı vurgulanmıştır. Bankanın istinaf dilekçesinde davacının tacir olduğunu ileri sürmesi bu sonucu değiştirmemiştir; Daire, davacıyı tüketici, altın ve mevduat hesaplarına ilişkin işlemleri de tüketici işlemi olarak kabul etmiştir.

📎 Karar metni: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararı, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf adları resmî metinde anonimdir.

📌 Kaldırma kararının dosyaya etkisi

Daire, HMK 353/1-a-3 uyarınca hükmü esası incelemeksizin kaldırmış ve dosyanın kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Gerekçede, devir kararı verildikten sonra ticaret mahkemesince gönderme kararı verilmeden işin esasına girildiği ve davanın ilgili ilçede tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu sonucun pratik anlamı şudur: Bankanın kusuru, kur ve makas farkının hesabı, iki faktörlü onay kayıtlarının değerlendirilmesi gibi esasa ilişkin bütün tartışmalar henüz kesin bir cevaba kavuşmamıştır. Kararın kaldırılma şekli nedeniyle banka vekilinin bilirkişi heyeti ve kusur dağılımına ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Harç iadesi ve yargılama giderleri de nihai karara bırakılmıştır.

Kısacası Erzurum kararı, bankanın sorumlu olup olmadığına değil, bu sorunun hangi mahkemede cevaplanacağına ilişkindir. Uyuşmazlığın esası, tüketici mahkemesi sıfatıyla yapılacak yeni yargılamada değerlendirilecektir.

🧭 Yatırımcı ve tüketici kavramı üzerine

Altın hesabı, döviz hesabı veya kripto varlık gibi getiri beklentisiyle tutulan varlıklarda, hesap sahibinin tüketici sayılıp sayılmayacağı mahkemeler arasında farklı yaklaşımlarla tartışılan bir meseledir. Kâr elde etme amacının tek başına tüketici sıfatını ortadan kaldırdığını kabul eden yaklaşım ile ticari işletme bağlantısını arayan yaklaşım arasındaki fark, görevli mahkemeyi ve dolayısıyla davanın seyrini doğrudan etkilemektedir.

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ikinci yaklaşımı benimsemiştir: Belirleyici olan getiri beklentisi değil, işlemin bir ticari işletmeyle veya meslekle bağlantılı olup olmadığıdır. Benzer bir değerlendirme, farklı bir yatırım aracı bakımından kripto borsası davasında görev yazısında ele alınan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararında da görülmektedir. Altın hesabının başka bir hukuki boyutu ise altın hesabı rehninde özel satış yazısında incelenmiştir.

Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda ayrıca 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması, kanunda sayılan istisnalar dışında dava şartıdır. Eldeki kararda bu konuda bir değerlendirme yer almamakla birlikte, görev değişikliği usule ilişkin bu tür sonuçları da gündeme getirebilmektedir.

❓ Okuyucunun aklına gelebilecek sorular

Bölge Adliye Mahkemesi bankayı sorumlu buldu mu?

Hayır, bu konuda bir değerlendirme yapmamıştır. Daire, görev yönünden kararı re’sen kaldırmış ve banka vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bankanın sorumluluğu, yeniden yapılacak yargılamada ele alınacaktır.

Para hesaptan hiç çıkmadıysa zarar nereden doğmuş?

Dosyaya yansıyan anlatıma göre 2.100 gram altın Türk lirasına çevrilmiş, dokuz gün sonra aynı tutarla 1.967,21 gram altın alınabilmiştir. Talep, aradaki kur farkı ile alış-satış makası farkına ilişkindir. İlk derece mahkemesinin aldığı hesap bilirkişisi raporunda bu zarar 157.514,39 TL olarak hesaplanmıştır.

Altın hesabı açan herkes tüketici sayılır mı?

Karar bu soruya genel bir cevap vermemektedir. Daire, somut olayda davacının ticari işletmesiyle veya mesleğiyle bağlantılı olarak bankacılık ve yatırım işlemi yaptığına dair iddia ve delil bulunmadığını tespit etmiş ve bu nedenle tüketici sıfatını kabul etmiştir. Ticari veya mesleki bağlantının ispatlandığı dosyalarda değerlendirme farklı olabilir.

Bu karara karşı temyiz yoluna gidilebilir mi?

Karar metninde, HMK 353/1-a uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle verildiği belirtilmiştir. Görev nedeniyle verilen kaldırma kararlarında kanun bu sonucu öngörmektedir; dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine dönmüştür.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin Bedesten sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar, uyuşmazlığın esasına değil görevli mahkemenin belirlenmesine ilişkindir ve bankanın sorumluluğu hakkında bir sonuç içermez. Hesap türü, hesap sahibinin mesleki veya ticari faaliyeti ve işlem kayıtları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu