Sendika Üyelik Kaydı Gizlenemez – Yargıtay 9. HD 2026/1989

Toplu iş sözleşmesi yetkisine itiraz eden bir işveren, sendikanın gerekli üye sayısına ulaşmadığını ispat etmek ister. Bunun yolu, Bakanlığın yetki tespitine esas aldığı işçi listelerini ve üyelik kayıtlarını görmekten geçer. Ancak mahkemenin yazdığı müzekkereye Bakanlık şifreli yanıt verir; işçi ve üye bilgileri davanın taraflarının erişimine açılmaz. Gerekçe bellidir: sendika üyeliği, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa göre özel nitelikli kişisel veridir. Peki bu gizlilik, yargılamanın taraflarına da karşı ileri sürülebilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 05.03.2026 tarihli ve E.2026/2059, K.2026/1989 sayılı kararıyla, sendika üyelik kayıtlarının yetki itirazı davasında dosyaya eksiksiz konulmasının ve taraflara açılmasının KVKK m.6’ya aykırı olmadığını, aksi uygulamanın hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini belirterek istinaf kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
🏭 İşverenin yetki itirazı
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 41 ve devamı maddeleri kapsamındaki bir yetki tespitine itiraz davasıdır. Bakanlığın Çalışma Genel Müdürlüğü, 04.11.2021 tarihli ve 56967 sayılı yazısıyla metal işkolunda örgütlü bir işçi sendikasının davacı şirketin işletmesinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunu tespit etmiştir.
Davacı işveren bu tespite karşı şu itirazları ileri sürmüştür:
- Üyelik fişleri sendika tarafından işverene verilmemiştir.
- Bakanlık işçi sayısını hatalı belirlemiştir.
- Şirkete ait bazı işyerleri, yetki tespitinde dikkate alınması gerekirken hesaba katılmamıştır.
- Bu nedenlerle gerekli sayısal çoğunluk sağlanmamıştır.
Davalı Bakanlık, işlemde isabetsizlik bulunmadığını ve kayıtların prosedür dosyasında belli olduğunu savunmuştur. Davalı sendika ise yetkinin hem başvuruda hem tespitte işletme düzeyinde olduğunu, işletmeye hangi işyerlerinin dahil edildiğinin tespit yazısında açıkça görüldüğünü ve çoğunluk hesabının metal işkolunda çalışan üye sayısına göre yapıldığını belirtmiştir.
Kanunun 41/1. maddesine göre işçi sendikası, işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi olması şartıyla, işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının üyesi bulunması hâlinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir. Bu oranın doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, ancak hangi işçilerin hesaba katıldığı ve bunlardan kaçının üye olduğu bilindiğinde denetlenebilir.
🧾 İş mahkemesi ve istinaf
İstanbul 4. İş Mahkemesi (2024/409 E., 2025/205 K.), davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi (2025/1539 E., 2025/1914 K.) ilk derece kararını isabetli bularak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Davacı işveren, dava ve istinaf dilekçelerindeki sebepleri tekrarlayarak kararı temyiz etmiştir. 6356 sayılı Kanunun 43/3. maddesine göre bu tür itirazlarda temyiz hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
🔐 Şifreli müzekkere cevabı sorunu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, temyiz itirazlarının esasına girmeden önce yargılamanın işleyişine ilişkin bir uygulamayı ele almıştır. Dosyada Bakanlığa, yetki tespitine esas alınan işçiler ve sendika üyelik kayıtları hakkında müzekkere yazılmış; Bakanlık bu müzekkereye şifreli yanıt vermiştir. Yetki tespitine esas teşkil eden işçi ve sendika üyelerine dair bilgiler, davanın taraflarının erişimine açık tutulmamıştır.
Daire, bu uygulamanın iki ayrı hukuk alanının kesişiminde durduğunu belirlemiştir: bir yanda kişisel verilerin korunması, diğer yanda tarafların iddia ve savunmalarını ispat hakkı. Daire her iki alanı ayrı ayrı inceleyerek sonuca ulaşmıştır.
🛡️ KVKK m.6 ve m.28 ne diyor?
Daire önce işçinin sendika üyelik bilgisinin 6698 sayılı Kanunun 6/1. maddesinde sayılan özel nitelikli kişisel veriler arasında yer aldığını kabul etmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu tür verilerin işlenmesi kural olarak yasaktır ve yalnız fıkrada belirtilen istisnai hâllerde işlenebilir. Bu istisnalardan biri, işlemenin kanunlarda açıkça öngörülmesidir.
Daire bu noktada ispat yüküne ilişkin genel hükümleri devreye sokmuştur:
- TMK m.6’ya göre taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
- HMK m.190/1’e göre ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
- Yetki itirazı davasında sendikanın sayısal çoğunluğu sağlayamadığı iddiası ve buna karşı savunma ispat konusudur.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde Daireye göre işyerinde çalışan işçilerin sendika üyelik kayıtlarının dosyaya ibrazı KVKK m.6’ya aykırılık oluşturmaz. Mahkemenin uyuşmazlığı çözmek amacıyla bu kayıtları Bakanlıktan getirtip dosyaya koyması da aynı şekilde aykırılık teşkil etmez.
Daire ayrıca Kanunun “İstisnalar” başlıklı 28/1-d hükmüne dikkat çekmiştir. Bu hükme göre kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi hâlinde KVKK hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla yetki itirazı davasında mahkemenin üyelik kayıtlarını dosyaya alması zaten bu istisna kapsamında kalmaktadır.
👂 Hukuki dinlenilme hakkı
Kararın ikinci ayağı adil yargılanma hakkıdır. Daire, Anayasa m.36/1, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6/1 ve HMK m.27 hükümlerini aktarmış; kendi 16.06.2022 tarihli ve 2022/7390 Esas, 2022/7935 Karar sayılı kararındaki açıklamalara yer vermiştir. Bu açıklamalara göre hukuki dinlenilme hakkı üç unsurdan oluşur:
- Bilgilenme hakkı: Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlem, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz; bilgilenme şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmalıdır.
- Açıklama ve ispat hakkı: Her iki taraf iddia ve savunmasını eşit biçimde ileri sürüp ispat edebilmelidir; bu, silahların eşitliği ilkesinin gereğidir.
- Çelişmeli yargılama: Taraflar, mahkemenin kararını etkilemek amacıyla sunulan kanıtlar hakkında bilgi sahibi olabilmeli ve görüş bildirebilmelidir.
Daireye göre dosya kapsamına dahil edilen delillere erişimin engellenmesi, taraflar için ispat hakkının da engellenmesi anlamına gelir. İşveren hangi işçinin hesaba katıldığını ve hangisinin üye sayıldığını göremezse, Bakanlık hesabına somut ve gerekçeli bir itiraz da yöneltemez. Bu durum, hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir.
🏛️ Bozma ve yeniden inceleme
Daire, mahkemenin yapması gerekenleri şöyle sıralamıştır:
- Yetki tespitine esas alınan işçi ve sendika üyelerinin açık kimlik bilgilerini de gösterecek şekilde prosedür dosyası eksiksiz olarak fiziken dosyaya alınmalıdır.
- Tarafların bu bilgilere erişmesi sağlanmalıdır.
- Hukuki dinlenilme hakkı bu şekilde temin edildikten sonra, tarafların somut ve gerekçeli itirazları çerçevesinde işin esası incelenmelidir.
Bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı bulunmuştur. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş, bozma sebebine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Karar 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Kararın pratik anlamı, sendikanın gerçekten yeterli üyeye sahip olup olmadığı sorusunun henüz cevaplanmamış olmasıdır. Yargıtay sendikanın yetkisiz olduğuna karar vermemiş; yalnız işverenin bu iddiasını denetleyebileceği verilerin önüne konulmasını istemiştir. Sayısal çoğunluk hesabı yeniden yapılacak incelemede tartışılacaktır.
Sendikal hakların yargı süreciyle ilişkisine dair farklı bir bakış için Anayasa Mahkemesinin beş yıl süren yetki davası kararına; kişisel verinin hangi durumda suç konusu olduğuna ilişkin bir örnek için veri setini indirmek kararına bakılabilir.
💬 Okuyucuların sorduğu sorular
Sendika üyeliği neden özel nitelikli kişisel veri sayılıyor?
Mahkemenin üyelik kayıtlarını istemesi KVKK ihlali sayılır mı?
Bakanlığın şifreli cevap vermesi neden sorun oldu?
Bu karar sendikanın yetkisinin düştüğü anlamına mı geliyor?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında yer almaktadır; iş hukuku ve kişisel veri uyuşmazlıklarına ilişkin diğer kararlar Emsal Kararlar sayfasından izlenebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Karar, belirli bir yetki tespitine yapılan itirazda delillere erişim sorununa ilişkindir; Yargıtay sendikanın sayısal çoğunluğu sağlayıp sağlamadığı konusunda esasa ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; yetki tespitinin düzeyine, işkoluna, işyeri ve işletme kapsamına, Bakanlık kayıtlarının içeriğine ve ileri sürülen itirazların somutluğuna göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




