Emsal Kararlarİş Hukuku

Beş Yıl Süren Yetki Davası – AYM 2023/27453

Kanun koyucu, bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yapacak sendikanın belirlenmesine ilişkin itirazları günlerle ve aylarla ölçülen sürelere bağlamıştır. Anayasa Mahkemesinin önüne gelen dosyada ise bu süreler yerine bir başka ölçü belirleyici olmuştur: yaklaşık beş yıl. İki sendika, sonunda yetkili olduklarını mahkeme kararıyla ispatlamış, fakat bu beş yıl boyunca üyeleri adına tek bir toplu iş sözleşmesi imzalayamamıştır.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 3.9.2026 tarihli ve 2023/27453 başvuru numaralı kararıyla, yetki tespitine itiraz davalarının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiş ve başvurucu sendikaların her birine ayrı ayrı net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Kısa özet: Öz Gıda İş Sendikası ve Birleşik Metal İşçileri Sendikası, toplu iş sözleşmesi yapabilmek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki tespiti başvurusunda bulunmuştur. Bakanlık sendikalardan birinin yeterli çoğunluğu sağlamadığını, diğerinin sağladığını tespit etmiş; bu tespitlere karşı açılan yetki itirazı davaları yaklaşık beş yıl sürmüş ve sonunda her iki sendikanın da yetkili olduğuna karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, daha önce Genel Kurul kararıyla yapısal sorun olarak nitelediği bu gecikmenin sendika hakkını ihlal ettiğini kabul etmiş, yeniden yargılamada hukuki yarar görmemiş ve manevi tazminata hükmetmiştir.

🏭 Bakanlık tespitinden mahkemeye uzanan süreç

Başvuruya konu olaylar, Türkiye’deki toplu iş sözleşmesi düzeninin ilk basamağı olan yetki tespitiyle başlamaktadır. Bir işçi sendikasının belirli bir işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapabilmesi, kanunda öngörülen çoğunluğu sağladığının Bakanlıkça tespit edilmesine bağlıdır. Karara göre başvurucu sendikalar, işyerlerinde toplu iş sözleşmesi akdedebilmek için yetkili olduklarının tespiti talebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurmuştur.

Bakanlığın tespitleri iki sendika için farklı sonuçlanmıştır:

  1. Öz Gıda İş Sendikası yönünden Bakanlık, başvuruda yeterli çoğunluğun sağlanmadığını tespit etmiştir. Sendika bunun üzerine yeterli çoğunluğu sağladığını ileri sürerek yetki tespitine itiraz davası açmıştır.
  2. Birleşik Metal İşçileri Sendikası yönünden ise Bakanlık yeterli çoğunluğun sağlandığını tespit etmiştir. Bu kez sendikanın aleyhine, çoğunluğun sağlanmadığı iddiasıyla yetki tespitine itiraz davası açılmıştır.

Karar, davaların görüldüğü mahkemeler ve işyerleri hakkında ayrıntı vermemektedir. Anayasa Mahkemesinin vurguladığı nokta, davaların açılmasıyla 6356 sayılı Kanun uyarınca toplu iş sözleşmesi sürecinin dava sonuçlanana kadar durması ve mahkemenin hangi sendikanın yetkili olduğunu belirlemesinin beklenmesidir. Davalar yaklaşık beş yıl sürmüş, sonunda her iki sendikanın da yetkili olduğuna karar verilmiştir.

Aralarında bağlantı bulunduğu için 2023/33493 numaralı başvuru, 2023/27453 numaralı başvuruyla birleştirilmiş; kabul edilebilirlik ve esas incelemesi Bölüm tarafından birlikte yapılmıştır.

⏳ 6356 sayılı Kanun’un yetki itirazına biçtiği süreler

Başvurucuların temel şikâyeti, Kanun’da kısa süreler öngörülmesine rağmen davaların uzun sürmesidir. Bu şikâyetin ağırlığını görmek için ilgili hükümlere bakmak yararlıdır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun yürürlükteki metnine göre:

  • m.41/1 (yetki şartı): Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunan işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
  • m.43/1 (itiraz süresi): Tespit yazısını alan sendikalar veya sendika üyesi olmayan işveren, itirazını yazının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
  • m.43/3 (karar süreleri): İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazlar altı iş günü içinde duruşmasız ve kesin olarak karara bağlanır. Diğer itirazlarda mahkeme duruşma yaparak karar verir; istinaf hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde, temyiz hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. Bu son iki cümle 7036 sayılı Kanun’la değiştirilmiş ve eklenmiştir.
  • m.43/4: Kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası altı iş günü içinde dava açabilir ve mahkeme bu davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
  • m.43/5: İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.

Son fıkra, meselenin anayasal boyutunu açıklayan hükümdür. Yetki itirazı yapıldığı anda toplu pazarlık süreci kendiliğinden askıya alınır. Yargılama birkaç haftada bitiyorsa bu bekleme sınırlı kalır; yıllar sürüyorsa, sendikanın varlık nedeni olan toplu sözleşme hakkı fiilen kullanılamaz hâle gelir.

🔎 Anayasa Mahkemesinin gerekçesi ve Genel Kurul ilkeleri

Başvurucular hem makul sürede yargılanma hakkının hem de sendika hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Adalet Bakanlığı görüşünde, konuya ilişkin yargısal içtihadın, mevzuatın ve somut olayın koşullarının değerlendirmede dikkate alınması gerektiğini belirtmiş; başvurucular bu görüşe karşı beyanda bulunmamıştır. Mahkeme iddiaları bir bütün olarak sendika hakkı kapsamında incelemiştir. Yani gecikme, yalnızca bir yargılama süresi sorunu olarak değil, doğrudan sendikal faaliyetin özüne dokunan bir müdahale olarak ele alınmıştır.

Kararın dayanağı, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 15.2.2024 tarihli Türkiye Devrimci Kara, Hava ve Demiryolu Taşımacılığı İşçileri Sendikası (B. No: 2020/34550) kararıdır. Bölüm, bu kararda belirlenen üç tespiti özetlemiştir:

  1. Mevzuatın öngördüğü şekilde süratle sonuçlandırılması gereken dava sürecinin sürüncemede bırakılması, sendikanın ve işyerindeki işçilerin toplu iş sözleşmesi kapsamında sendikal faaliyette bulunma olanağını ve sözleşmenin getirdiği haklara erişimini yargılama boyunca imkânsız kılmaktadır.
  2. Uygulamada aynı şikâyetlere ilişkin davalar makul sürede sonuçlandırılmamakta, ihlal iddiaları yaygınlık arz etmekte ve bu durum yapısal bir soruna yol açmaktadır.
  3. Toplu sözleşme hakkının etkili kullanılabilmesi için bir sözleşmenin bitmesinden sonra yenisinin yürürlüğe girmesini sağlayacak bir yasal sistem bulunmamaktadır.

Bölüm, eldeki başvuruda sendikaların yetkili olduğu tespit edilmesine karşın uzun süren dava boyunca toplu iş sözleşmesi imzalanamadığını ve üye işçilerin sözleşmenin sağladığı sendikal haklardan yararlanamadığını belirtmiştir. Genel Kurul ilkelerinden ayrılmayı gerektiren bir durum görülmemiş ve Anayasa’nın 51. maddesindeki sendika hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Sitede yer alan sendikal fesihte gerekçe eksikliği kararı, bireysel işçinin sendikal nedenle feshe karşı korunmasını konu alıyordu. Bu kararda ise korunan değer, sendikanın kolektif olarak toplu pazarlık yapabilmesidir.

📎 Karar metni: Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan karar, başvuru numarası üzerinden doğrulanmış; heyet, raportör ve vekil adları derlemeye alınmamıştır.

💰 Giderim: neden yeniden yargılama yok?

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarında sık rastlanan sonuç, dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesidir. Bu kararda farklı bir yol izlenmiştir. Mahkeme iki gerekçeye dayanmıştır:

  • Gecikme, kanundan kaynaklanan ve idari ile hukuki düzenleme yapılmasını gerektiren yapısal bir sorundur; tek bir dosyanın yeniden görülmesi bu sorunu çözmez.
  • Davalar uzun sürse de sonunda başvurucu sendikaların yetkili olduğuna karar verilmiştir; yeniden yargılamada elde edilebilecek ek bir hukuki yarar bulunmamaktadır.

Talepler ve hüküm altına alınan tutarlar şöyledir: Öz Gıda İş Sendikası sendika hakkının ihlali için 6.483.240 TL, adil yargılanma hakkının ihlali için 250.000 TL tazminat istemiş; Birleşik Metal İşçileri Sendikası ise uygun görülecek miktarda tazminat talep etmiştir. Mahkeme, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek manevi zararlar karşılığında her bir sendikaya ayrı ayrı net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine, diğer taleplerin reddine karar vermiştir. Ayrıca 1.480,40 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 41.480,40 TL yargılama giderinin başvuruculara ayrı ayrı ödenmesine hükmedilmiştir. Ödemeler, kararın tebliğini takiben Hazine ve Maliye Bakanlığına yapılacak başvurudan itibaren dört ay içinde yapılacak; gecikme hâlinde yasal faiz işleyecektir.

⚖️ Kararın hukuki nitelendirmesi

  • İncelenen hak: Anayasa m.51 sendika hakkı. Makul süre şikâyeti ayrıca değerlendirilmemiş, sendika hakkının içinde ele alınmıştır.
  • Müdahalenin kaynağı: Mahkeme kararının içeriği değil, yargılamanın süresi ve 6356 sayılı Kanun m.43/5 uyarınca itirazın yetki işlemlerini durdurması.
  • Karar türü: Genel Kurul ilkelerinin uygulandığı, kısa gerekçeli bir Bölüm kararı. Bu yapı, aynı sorunun çok sayıda başvuruya konu olduğunu göstermektedir.
  • Sonuç: İhlal, yeniden yargılamaya yer olmaksızın manevi tazminat; diğer tazminat talepleri ret.
  • Oy durumu: Oybirliği.

🧭 Kararın uygulamaya yansıyabilecek yönleri

Karar, bir yönüyle Anayasa Mahkemesinin yerleşik yaklaşımını tekrar etmektedir; diğer yönüyle sorunun sürdüğünü kayda geçirmektedir. Genel Kurul 2024 yılında yapısal sorun tespiti yapmış olmasına rağmen, 2023 yılında yapılan bu başvurular 2026 yılında aynı gerekçeyle sonuçlanmıştır.

İşçi tarafı açısından karar, yetkili olduğu sonradan anlaşılan bir sendikanın üyelerinin, yargılama boyunca toplu sözleşme kapsamına giremediğini açıkça tespit etmektedir. İşveren tarafı açısından ise yetki itirazı, kanunun tanıdığı meşru bir yoldur; kararda itirazın kendisi değil, yargılamanın süresi eleştirilmiştir. Mahkemenin dikkat çektiği eksiklik, bir sözleşmenin sona ermesinden sonra yenisinin yürürlüğe girmesini sağlayacak bir yasal mekanizmanın bulunmamasıdır.

mevzuat.gov.tr’deki güncel metinde m.43’te görülen son değişiklikler 7036 sayılı Kanun’la yapılanlardır; kararda da Genel Kurul kararından sonra yapılmış bir yasal düzenlemeden söz edilmemektedir. Sendika hakkının farklı bir boyutu için emeklilerin sendika kurma hakkına ilişkin karar da incelenebilir.

❓ Sık sorulan sorular

Sendikalar davayı kazandığı hâlde neden ihlal kararı verildi?

Anayasa Mahkemesine göre sorun davanın sonucu değil süresidir. Yetki itirazı karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurduğundan, yaklaşık beş yıl boyunca toplu iş sözleşmesi imzalanamamış ve üye işçiler sözleşmenin sağladığı haklardan yararlanamamıştır.

Makul sürede yargılanma hakkı ayrıca incelendi mi?

Hayır. Başvurucular her iki hakkın da ihlal edildiğini ileri sürmüş, ancak Mahkeme iddiaları bir bütün olarak sendika hakkı kapsamında incelemiş ve ihlali Anayasa’nın 51. maddesi yönünden tespit etmiştir.

“Yapısal sorun” tespiti ne anlama geliyor?

Mahkeme, yetki itirazı davalarının makul sürede bitirilememesinin tek bir mahkemenin gecikmesinden değil, kanundan kaynaklanan bir sorundan doğduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle çözüm için idari ve hukuki düzenleme gerektiğini belirtmiş, yeniden yargılamayı gerekli görmemiştir.

Tazminat taleplerinin tamamı karşılandı mı?

Hayır. Bir sendika 6.483.240 TL ve 250.000 TL, diğeri ise uygun görülecek miktarda tazminat istemiştir. Mahkeme her bir sendikaya ayrı ayrı net 100.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiş, diğer tazminat taleplerini reddetmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanan 2023/27453 başvuru numaralı karardan derlenmiştir. Karar metni, yetki itirazı davalarının görüldüğü mahkemeler ve işyerleri hakkında ayrıntı içermediğinden yazıda bu bilgilere yer verilmemiştir. 6356 sayılı Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar mevzuat.gov.tr’deki güncel metne dayanır ve bilgi amacıyla eklenmiştir. Yargılama süresi, taraf sayısı ve itiraz türü farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu