Emsal KararlarMarka ve Fikri Mülkiyet Hukuku

Patentte Sonradan Eklenen İstem – Yargıtay 11. HD 2026/4134

Fırından çıkan kızgın klinkeri soğutan bir ızgara sistemi, delil tespitinden temyiz kararına kadar on yılı aşan bir patent uyuşmazlığının konusu olur. Patent sahibi, rakip firmanın kurduğu soğutucunun kendi usulünü kopyaladığını ileri sürer. Bilirkişi ise davalının sisteminde patentte bulunmayan bir mekanizma tespit eder. Bunun üzerine patent sahibi, kök Avrupa patentinden bölünmüş başvurusunun istemlerini değiştirerek Türkiye’de yeni bir numara alır ve davayı bu yeni metne taşımak ister. Yargıtay’ın cevabı nettir: Tecavüz, davanın açıldığı tarihteki patente göre değerlendirilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.07.2026 tarihli ve E.2025/6268, K.2026/4134 sayılı kararıyla, patente tecavüz, maddi tazminat ve patentin hükümsüzlüğü istemli asıl ve birleşen davaların reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle onamıştır. Daire, ıslaha ilişkin istinaf gerekçesini yerinde bulmamış, ancak sonucun doğru olduğunu belirterek bu hususu eleştiri konusu yapmakla yetinmiştir.

Kısa özet: Klinker gibi sıcak yığma malzemenin soğutulmasına ilişkin bir Avrupa patentinin Türkiye uzantısının sahibi, iki şirkete karşı patente tecavüz ve tazminat davaları açmış; davalı imalatçı da bu patentin hükümsüzlüğünü istemiştir. İlk derece mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi tüm davaları reddetmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporundan sonra ilk patentte bulunmayan istemlerle tescil ettirilen patente dayanılarak tecavüzün tespit edilemeyeceğini, dava tarihindeki koşulların esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

🏭 Klinker soğutucusu ve üç dava

Davacı, kuruluşu 1907 yılına dayanan bir grubun parçası olan yabancı bir şirkettir. Dava dilekçesine göre davacının patenti, bir Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli uzantısıdır ve 5 Nisan 2004 tarihinden itibaren koruma altındadır. Buluş, fırında ısıtılan klinker gibi sıcak yığma malzemenin soğutulması usulüne ilişkindir. Soğutma, malzemenin üzerinde ilerlediği bir ızgara ile ızgaranın altında yer alan soğutucu fan bölümünü içeren kapalı bir tertibatta gerçekleşir. Patent, bir bağımsız ve dört bağımlı olmak üzere toplam beş istemden oluşur.

Dosyada üç dava birlikte görülmüştür:

  1. Asıl dava: Patent sahibi, bir sanayi şirketinin patenti doğrudan, soğutucuyu kuran firmanın ise dolaylı yoldan ihlal ettiğini ileri sürmüş; 551 sayılı KHK’nın 136/1-(e) maddesindeki tecavüze iştirak, yardım ve kolaylaştırma hâline dayanmıştır. Tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile 500.000,00 TL manevi tazminat ve kararın ilanı talep edilmiştir.
  2. Birleşen 2017/37 Esas sayılı dava: Patent sahibi, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak asgari 1.369.000,00 TL maddi tazminat istemiştir.
  3. Birleşen 2017/786 Esas sayılı dava: Soğutucuyu kuran firma, patentin yenilik unsuru taşımadığını ve buluşun uygulanmasına imkân verecek açıklıkta olmadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davacı, iddialarını desteklemek için 2015 yılında fikri ve sınai haklar mahkemesinde yaptırılan delil tespitlerine dayanmış, patentin birinci istemini davalının soğutma usulüyle tablo hâlinde karşılaştırmıştır.

🛡️ Davalıların savunmaları

  • Sanayi şirketi, 2014 yılında açtığı ihaleyle yeni nesil soğutma ünitesinin anahtar teslim yapımını yükleniciye verdiğini, davacının da ihaleye teklif verdiğini ve işi 2014’ten beri bildiğini savunmuştur.
  • Bu davalı ayrıca yabancı davacının teminat yatırması gerektiğini ileri sürmüştür; davacı ise taraf olunan uluslararası sözleşmelere dayanarak teminat istenemeyeceğini savunmuştur.
  • Soğutucuyu kuran firma, 1999’dan beri aynı işi yaptığını, kullandığı usulün Danimarka’da 1 Ekim 1999 tarihinde yapılmış ve sonradan hükümden düşerek kamuya açık hâle gelmiş bir patent başvurusuna dayandığını ileri sürmüştür.
  • Teknik savunmanın merkezinde “düşey karıştırma” vardır: Davalıya göre sistemindeki dikey plakalar klinker tabakasını karıştırmaktadır ve bu, davacının patentinde yer alan usulden farklıdır.
  • Davacı ise patent ihlalinin varlığı için istemdeki tüm unsurların veya eşdeğerlerinin mütecaviz usulde bulunmasının yeterli olduğunu, iddia edilen yükseklik farkının karıştırma etkisi yaratamayacağını savunmuş; tecavüzü Mart 2015’te yayımlanan bir dergi makalesiyle öğrendiğini belirterek zamanaşımı itirazının reddini istemiştir.

⚖️ İlk derece mahkemesi: kötüniyetli ıslah

İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 2017/274 Esas ve 2022/172 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davaların tümünü reddetmiştir. Mahkemeye göre:

  • Davacının ıslah dilekçesi, alınan rapordaki tespitleri çekişmeyle uyumlu hâle getirmeye ve davayı uzatmaya yöneliktir; bu nedenle HMK m.182 kapsamında kötüniyetli kabul edilerek dikkate alınmamıştır.
  • Rapor içeriklerine göre patente tecavüz iddiası sübut bulmamıştır.
  • Hükümsüzlük davasında ise yerinde incelemeye dayalı heyet raporuna göre patentin yetersiz ifşa içerdiği, yeni olmadığı ve buluş basamağı içermediği iddiaları haklı görülmemiştir.

🔄 İstinaf: tek ıslah hakkı ve dava konusunun genişletilmesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, 2023/577 Esas ve 2025/1149 Karar sayılı kararıyla sonucu korumuş, ancak gerekçeyi değiştirmiştir. Karara göre davacı, kök Avrupa patentinden bölünmüş ve işlemleri yurt dışında devam eden bir başvurunun sahibidir. Bu başvurunun istemleri değiştirilmiş, değişen istemlerin Türkçe tercümesi Kuruma sunulmuş ve son istem değişikliği için 25.11.2021 tarihinde Kurum tarafından yeni bir numara verilmiştir. Davacı, davasını bu yönden ıslah ettiğini bildirmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi şu tespitleri yapmıştır:

  1. Davacı 25.01.2022 tarihli dilekçeyle ikinci kez ıslah yoluna başvurmuştur; HMK m.176’ya göre aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabilir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin kötüniyet gerekçesi isabetsizdir.
  2. Islahla dava konusu edilen hususlar genişletilebilir veya değiştirilebilir; ancak dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya dâhil edilmesi mümkün değildir. Mahkeme bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/14-2815 Esas, 2021/888 Karar sayılı ilamına atıf yapmıştır.
  3. Raporlar yerinde incelemeye dayalı, ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
  4. Tazminat istemleri tamamen reddedildiğinden vekâlet ücretinin AAÜT m.10/3 ve 13/4 uyarınca maktu belirlenmesi usule uygundur.

Sonuçta davalıların istinaf başvuruları esastan reddedilmiş, davacının istinafı kısmen kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılmış ve asıl ile birleşen davalar düzeltilmiş gerekçeyle reddedilmiştir.

🔎 Yargıtay: gerekçe değişti, sonuç değişmedi

Yargıtay, asıl dava bakımından istinaf gerekçesinin bir bölümüne katılmamıştır. Daireye göre davacının 25.11.2021 tarihli dilekçesinde ıslah bulunmamaktadır; davacı davayı 25.01.2022 tarihli dilekçeyle ıslah etmiştir. Dolayısıyla “ikinci ıslah” gerekçesi yerinde değildir.

Ancak Daire, sonucun doğru olduğunu şu gerekçelerle kabul etmiştir:

  • Davacı, dava tarihi itibarıyla belirli bir patent yönünden tecavüzün tespitini, menini ve refini talep etmiştir.
  • Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalının klinker soğutma usulünde davacının tescilli patentinde bulunmayan bir mekanizmanın bulunduğu ve bu nedenle tecavüz koşullarının oluşmadığı tespit edilmiştir.
  • Davacı bu tespitten sonra, ilk patentinde bulunmayan istemleri ekleyerek sonradan tescil ettirdiği 25.11.2021 tarihli patent yönünden tecavüzün tespitini istemiştir.
  • Davaya konu edilmeyen ve davalının usulünde farklı olan istemlerin dâhil edilmesiyle tescil edilen bu patentle, rapordaki tespitler çekişmeyle uyumlu hâle getirilmeye çalışılmıştır.
  • Davanın açıldığı tarihe kadar tescilli patente tecavüz olup olmadığının tespiti istendiğinden dava tarihindeki koşullar değerlendirilmelidir.

Daire bu nedenle asıl davaya ilişkin kararı, ıslah gerekçesini eleştiri konusu yaparak onamıştır. Birleşen maddi tazminat ve hükümsüzlük davaları bakımından ise HMK m.369/1 ve 371’in uygulanmasını gerektiren bir neden görülmemiş, bu kararlar da onanmıştır. Sonuç olarak taraf vekillerinin temyiz itirazları reddedilmiş, karar HMK m.370/1 uyarınca kesin olarak onanmış ve dosya HMK m.372 uyarınca işlem yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Kararın uygulamadaki anlamı, bilirkişi incelemesi sonrasında patent kapsamının yeniden biçimlendirilmesiyle görülmekte olan bir davanın sonucunun değiştirilememesidir. Patent metnindeki istemler, korumanın sınırını çizer; uyuşmazlık, davaya konu edilen metin üzerinden çözülür. Sitedeki faydalı modelde bağımlı istem kararı da istemlerin tek tek değerlendirilmesinin önemine işaret etmişti; bu kararda ise istemlerin dava sırasında değiştirilmesinin sonucu tartışılmaktadır.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf şirket adları ve patent numaraları kaynakta anonimdir.

📗 551 sayılı KHK’dan SMK’ya ve HMK hükümleri

Asıl dava, kararda belirtildiği üzere 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK kapsamında açılmıştır. Bu KHK, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 191/3. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün patent hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK m.141’de düzenlenmektedir.

  • SMK m.141/1-(c): Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya izinsiz kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde bu usulle doğrudan elde edilen ürünleri ticaret alanına çıkarmak tecavüz sayılır.
  • SMK m.141/2: Patent konusu bir ürünün elde edilmesine ilişkin usul ise mahkeme, aynı ürünü elde etme usulünün patent konusu usulden farklı olduğunu ispat etmesini davalıdan isteyebilir.
  • HMK m.176: Taraflardan her biri yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
  • HMK m.182: Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir.

Bu dosyada üç derece mahkemesi de davacının değiştirilmiş istemlere dayanma çabasını kabul etmemiş, ancak her biri farklı bir gerekçe kullanmıştır: İlk derece kötüniyetli ıslah, Bölge Adliye Mahkemesi ikinci ıslah ve dava konusunun genişletilememesi, Yargıtay ise dava tarihindeki koşulların esas alınması gerekçesine dayanmıştır.

❓ Sorular ve cevaplar

Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin hangi gerekçesine katılmadı?

Bölge Adliye Mahkemesi 25.01.2022 tarihli dilekçeyi ikinci ıslah saymıştı. Yargıtay’a göre 25.11.2021 tarihli dilekçede ıslah bulunmamaktadır; ıslah 25.01.2022 tarihli dilekçeyle yapılmıştır. Daire bu gerekçeyi yerinde görmemiş, ancak sonucu doğru bulduğu için yalnızca eleştiri konusu yapmıştır.

Bilirkişi raporu tecavüz yönünden ne tespit etti?

Karara göre bilirkişi raporunda, davalının sıcak yığma malzemenin soğutulması usulünde davacının tescilli patentinde bulunmayan bir mekanizmanın yer aldığı belirlenmiş ve bu nedenle tecavüz koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Patentin hükümsüzlüğü talebi ne oldu?

Davalı imalatçının açtığı birleşen hükümsüzlük davası da reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi, heyet raporuna göre yetersiz ifşa, yenilik ve buluş basamağı yönünden iddiaları haklı bulmamış; bu karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek onanmıştır.

Maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında ne karar verildi?

Tecavüz ispat edilemediğinden 500.000,00 TL manevi tazminat ve asgari 1.369.000,00 TL maddi tazminat istemleri de reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, tazminat davaları tamamen reddedildiği için davalı lehine maktu vekâlet ücreti belirlenmesini usule uygun bulmuş; Yargıtay da bu kararı onamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Teknik anlatım ve tarafların iddiaları, karar metninde aktarılan dilekçe özetlerine dayanır; şirket adları ve patent numaraları kaynakta anonimdir. Kanun hükümlerine ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Patent istemleri, teknik raporlar ve yargılama süreci farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu