Kiraya Verilen Araçta Kasko Klozu – Yargıtay 4. HD 2026/2074

İnşaat ve hafriyat işlerinde kullanılmak üzere kasko yaptırılan bir araç, poliçe süresinin son günlerinde trafik kazasına karışır. Araç sahibi hasar bedelini ister, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi talebi kabul eder. Temyiz aşamasında ise tablonun önemli bir parçası ortaya çıkar: Araç kaza tarihinde başka bir şirkete kiraya verilmiştir ve aracı kullanan sürücü de bu kiracı şirketin çalışanıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kiralık araçları teminat dışında bırakan beyana aykırılık klozu karşısında sigortacının hasardan sorumlu olmadığını kabul etmiş ve dosyada ilk kez temyizde sunulan kira sözleşmesinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.02.2026 tarihli ve E.2023/4875, K.2026/2074 sayılı kararıyla, 324.391,52 TL hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesi kararını ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararını sigorta şirketi yararına bozmuştur.
🚜 Hafriyat aracı, kasko ve kaza
Dava dilekçesine göre davacıya ait ve davalı sigorta şirketince kasko poliçesi düzenlenen araç, 28.06.2020 tarihinde bir trafik kazasına karışarak hasarlanmıştır. Davacı, hasarın giderilmesi için sigorta şirketine başvurmuş, olumlu bir cevap alamayınca dava açmıştır. Başlangıçta fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000,00 TL hasar bedeli istenmiş, talep daha sonra ıslahla 324.391,52 TL’ye çıkarılmıştır.
Poliçenin vadesi 30.04.2020 ile 30.06.2020 arasıdır; kaza, poliçenin sona ermesinden iki gün önce meydana gelmiştir. Poliçede aracın kullanım şekli “inşaat/hafriyat/maden vb işler” olarak gösterilmiştir. Uyuşmazlığın düğümü ise poliçenin “beyana aykırılık klozu” başlıklı bölümündedir. Bu klozda sigorta şirketinin sigortalamadığı araçlar uzun bir liste hâlinde sayılmıştır. Listenin başında kısa veya uzun süreli, şoförlü ya da şoförsüz kiralık araçlar yer almaktadır. Klozun devamında, poliçe düzenlenirken veya poliçe süresi boyunca sigortalı aracın beyan edilmediği hâlde bu tür kullanımlarda olduğunun anlaşılması durumunda, TTK hükümleri uyarınca tazminatın reddedileceği ve sözleşmenin feshedileceği ya da feshedilmiş sayılacağı yazılıdır.
📑 Kabul kararı ve istinaf
Dosyanın dikkat çekici bir yönü, davalı sigorta şirketinin ilk derece yargılamasında cevap dilekçesi sunmamış olmasıdır.
- İlk derece mahkemesi: Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2021/194, K.2022/127. Davanın kabulüne ve 324.391,52 TL hasar bedelinin 22.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
- İstinaf: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E.2022/839, K.2023/299. Davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Böylece hasar bedelinin tamamı iki derece mahkemesinde de sigorta şirketine yüklenmiştir. Karar sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
📝 Sigortacının temyizde ileri sürdükleri
Sigorta şirketi vekili temyiz dilekçesinde birden fazla itiraz ileri sürmüştür:
- Kaza tarihinde aracın 1,5 yıllık bir kira sözleşmesiyle kiraya verildiği ve davacının işleten sıfatını kaybettiği,
- Kasko poliçesinin kiracı şirketle değil araç sahibiyle yapıldığı, işleten olmayan davacının tazminat isteyemeyeceği,
- Kiralık araçların kasko sigortasının yapılmadığı ve bunun poliçede açıkça yazıldığı, hasarın teminat dışı hâllerden olduğu,
- Kusur oranının Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiği, yedek parça fiyatlarının fahiş hesaplandığı,
- Faiz başlangıcının hatalı belirlendiği ve ancak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceği.
Yargıtay, bu itirazlardan kiralık araç klozuna ilişkin olanı belirleyici bulmuş; kusur, parça fiyatı ve faiz itirazlarını ayrıca incelemeye gerek görmeden davanın tümden reddi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.
⚖️ Bozma gerekçesi
Daire önce uyuşmazlığı, kasko poliçesi düzenlenen araçta trafik kazası sonucu oluşan hasarın tazmini talebi olarak tanımlamıştır. Gerekçenin adımları şöyledir:
- Kloz: Poliçedeki beyana aykırılık klozu, kısa veya uzun süreli kiralık kullanımdayken oluşan hasarlardan sigortacının sorumlu olmayacağını kararlaştırmaktadır.
- Yeni belgeler: Aracın davacı tarafından dava dışı bir limited şirkete kiraya verildiğine ilişkin kira sözleşmesi ve kazayı yapan sürücünün bu şirkette çalıştığını gösteren sigorta kayıtları temyiz aşamasında sunulmuştur.
- Belgelere ulaşma imkânı: Kira sözleşmesinin tarafı olmayan sigorta şirketinin bu belgeleri ancak temyiz aşamasında elde edip sunduğunun kabulü gerekir.
- Gerçek zarar: Mahkemece yapılacak iş gerçek zararın tespitidir; bu nedenle belgeler dikkate alınmalıdır.
- Sonuç: Kira sözleşmesi, sürücünün kiracı şirkette çalışması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde kiralık aracın uğradığı zarardan sigorta şirketi sorumlu değildir; davanın tümden reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Bu gerekçeyle bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
🔎 Temyizde sunulan belge neden dikkate alındı?
Kararın usul bakımından en öğretici yanı, temyiz aşamasında sunulan belgelerin değerlendirmeye alınmasıdır. Temyiz incelemesi kural olarak dosyada mevcut olan malzeme üzerinden yapılır ve derece mahkemelerinde ileri sürülmeyen olguların son aşamada dosyaya girmesi sınırlıdır. Daire, bu dosyada iki gerekçeye dayanmıştır.
Birincisi, belgeye erişimin kimde olduğudur. Kira sözleşmesi, araç sahibi ile kiracı şirket arasında yapılmıştır. Sigorta şirketi bu sözleşmenin tarafı değildir. Daire, bu nedenle sigortacının belgeyi ancak temyiz aşamasında elde ettiğinin kabulü gerektiğini açıkça belirtmiştir. Böylece sigortacıya belgeyi daha önce sunmama bakımından bir kusur yüklenmemiştir.
İkincisi, gerçek zarar ilkesidir. Kasko bir mal sigortasıdır ve Daire, mahkemenin görevinin gerçek zararı tespit etmek olduğunu vurgulamıştır. Aracın teminat dışı bir kullanım sırasında hasarlandığını gösteren belgeler, bu tespit için gerekli görülmüştür.
Bu yaklaşımın sınırları da vardır: Kararda, temyizde belge sunulmasına genel bir kapı açıldığına ilişkin bir ifade yer almamaktadır. Değerlendirme, belgenin karşı tarafın hâkimiyet alanında bulunması ve sigortacının sözleşmeye taraf olmaması olgularına dayanmaktadır.
📘 Beyan yükümlülüğü ve TTK çerçevesi
Poliçedeki kloz, doğrudan Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta sözleşmelerine ilişkin hükümlerine atıf yapmaktadır. Kararın arka planını anlamak için bu hükümlerin içeriği yararlıdır:
- TTK m.1435: Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bildirilmeyen veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikteyse önemli kabul edilir.
- TTK m.1439: Beyan yükümlülüğünün ihlaline bağlı yaptırımları düzenler; rizikonun gerçekleşmesinden sonra ihlalin anlaşılması hâlinde kusurun derecesine göre tazminattan indirim yapılması veya kast hâlinde ve illiyet bağı varsa sigortacının ödeme borcunun ortadan kalkması öngörülür.
- TTK m.1444: Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştıran işlemlerde bulunamaz ve bu durumları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.
Yargıtay kararında bu maddelerin her biri ayrı ayrı tartışılmamıştır. Daire, klozun kiralık kullanımı teminat dışında bıraktığını ve somut olayda aracın kiralık kullanımda olduğunun delillerle anlaşıldığını esas alarak sigortacının sorumlu olmadığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle karar, beyan yükümlülüğü ihlalinde indirim oranı tartışmasından çok, poliçede açıkça teminat dışı bırakılan bir kullanım biçimine ilişkin bir değerlendirme olarak okunmaya daha uygundur.
Sigortalının bildirim yükümlülüğünün farklı bir sigorta türündeki görünümü için serideki hayat sigortasında sağlık beyanı kararı, kasko tazminatının kapsamına ilişkin bir başka örnek için ise kaskoda pert aracın bakiye bedeli kararı incelenebilir.
❔ Sık sorulanlar
Kiraya verilen araçta oluşan hasar kaskodan karşılanır mı?
Bu, poliçe şartlarına bağlıdır. İncelenen dosyada poliçenin beyana aykırılık klozu kısa veya uzun süreli kiralık araçları teminat dışında bırakmıştır. Yargıtay, aracın kaza sırasında kiralık kullanımda olduğunun anlaşılması üzerine sigortacının hasardan sorumlu olmadığını kabul etmiştir.
Sigortacı cevap dilekçesi vermemişken temyizde yeni belge sunabildi mi?
Bu dosyada evet. Sigorta şirketi ilk derece yargılamasında cevap dilekçesi sunmamıştır. Buna rağmen Daire, kira sözleşmesinin tarafı olmayan sigortacının belgeleri ancak temyizde elde ettiğinin kabulü gerektiğini ve gerçek zararın tespiti için bu belgelerin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Sürücünün kiracı şirkette çalışması neden önemliydi?
Kira sözleşmesi tek başına aracın kiraya verildiğini gösterse de kaza anında aracın fiilen kimin kullanımında olduğu ayrıca önem taşır. Kazayı yapan sürücünün kiracı şirkette çalıştığını gösteren sigorta kayıtları, aracın kaza sırasında kiralık kullanımda olduğunu destekleyen delil olarak değerlendirilmiştir.
Bozmadan sonra dosya nasıl ilerler?
Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Bozma gerekçesi davanın tümden reddi gerektiği yönündedir; yeniden yapılacak yargılamanın sonucu ise ilk derece mahkemesinin vereceği karara bağlıdır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer kararları Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan karar metninden derlenmiştir. Karar bir bozma kararıdır ve dosyanın nihai sonucu ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamaya bağlıdır. Kasko teminatının kapsamı ve teminat dışı hâller, her poliçenin kendi şartlarına, aracın fiili kullanım biçimine ve dosyadaki delillere göre farklı değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



