Destek Tazminatında Garame Hesabı – Yargıtay 4. HD 2026/6170

Tek bir trafik kazası, aynı kişinin ölümü ve aynı kurum önüne gelen birden fazla tazminat başvurusu. Hak sahiplerinden biri bir dosyada, ölenin çocukları ise ayrı bir dosyada destekten yoksun kalma tazminatı ister. Her dosya kendi içinde hesaplanır ve sonuçlanır; ancak bütün taleplerin tek bir kaza başı teminat limitinden karşılanacağı çoğu zaman gözden kaçar. Garame denilen oransal paylaştırma tam olarak bu noktada devreye girer.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 20.05.2026 tarihli ve E.2024/12810, K.2026/6170 sayılı kararıyla, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin kararını iki ayrı gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur: Araçtan fırlayan yolcunun emniyet kemeri takmadığı kabul edilerek müterafik kusur indirimi yapılmalı; aynı kaza için ölenin çocuklarının açtığı tahkim dosyası getirtilerek Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m.96 uyarınca garame hesabı gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.
🚗 Kaza ve tahkim başvurusu
Dosyadaki anlatıma göre kaza 23.04.2021 tarihinde meydana gelmiştir. Kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmamaktadır. Hayatını kaybeden kişi bu araçta yolcu konumundadır. Başvuruyu yapan kişi, ölenin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek tazminat istemiştir.
Başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılmıştır. Başvuran önce fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 100,00 TL istemiş, ardından ıslahla talebini 309.662,00 TL‘ye yükseltmiştir. Karar metninde davalının adı “… Hesabı” şeklinde anonimleştirilmiştir; sigortasız araçların verdiği zararlarda başvurulan kurumun Güvence Hesabı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ilk cevabında başvurunun zamanaşımı nedeniyle reddini savunmuştur.
Sigortasız araç kazalarında Güvence Hesabının sorumluluğuna ilişkin başka bir örnek için plakası belirsiz aracın çarptığı yaya kararına bakılabilir.
⚖️ Hakem heyetlerinin kararı
Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu kabul etmiş ve 309.662,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan, 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar vermiştir. Davalının süresinde yaptığı itiraz, İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiştir.
Bu aşamaya kadar dosyada iki önemli olgu tartışılmamış görünmektedir: Ölen yolcunun kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığı ve aynı kazadan doğan başka hak sahiplerinin taleplerinin teminat limitine etkisi. Temyiz incelemesinde Yargıtay’ın bozma gerekçeleri tam da bu iki boşluğa odaklanmıştır.
📝 Temyizde ileri sürülenler
Davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz ederken şu noktaları ileri sürmüştür:
- Aynı kazaya ilişkin olarak ölenin oğlu ve kızının, 13.09.2021 tarihinde aynı kurum nezdinde ayrı bir destekten yoksun kalma tazminatı başvurusu bulunduğu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunulduğu.
- Tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği.
- Çocuklara yapılan ödemelerin teminattan düşülmesi gerektiği.
- Hesaplamada %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiği.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kararında iki konuyu ayrı bentlerde ele almış; bu bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarını ise yerinde görmemiştir. Bu nedenle derdestlik ve teknik faize ilişkin itirazlar bozma sebebi yapılmamış, inceleme müterafik kusur ve garame meselelerinde yoğunlaşmıştır.
🔒 Birinci bozma sebebi: emniyet kemeri
Daire önce müterafik kusurun hukuki dayanağını hatırlatmıştır. Türk Borçlar Kanunu m.52 uyarınca zarar gören, zarar doğuran eyleme razı olmuş ya da kendisinin sebep olduğu hâl ve şartlar zararın doğmasına veya artmasına etki etmişse hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Kararda, indirim oranının olayın meydana geliş biçimi ve zarar görenin davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek belirleneceği vurgulanmıştır.
Somut olayda kaza tespit tutanağında, ölen yolcunun emniyet kemeri takıp takmadığı “belirsiz” olarak işaretlenmiştir. Ancak dosyadan, kaza sırasında yolcunun araçtan fırladığı anlaşılmaktadır. Daire bu olgudan emniyet kemerinin takılı olmadığı sonucuna varmıştır. Buna göre Dairenin yerleşik uygulaması uyarınca %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davalının sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi gerekirken, indirimsiz hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kararın bu kısmı, tutanaktaki “belirsiz” kaydının tek başına belirleyici olmadığını göstermektedir. Daire, kazanın oluş biçimine ilişkin dosyadaki diğer bilgiden hareketle kemer kullanılmadığı sonucuna ulaşmıştır. Emniyet kemeri tartışmasının sigorta tahkimindeki başka bir yansıması için yüzde kalan iz ve emniyet kemeri yazısına bakılabilir.
🧮 İkinci bozma sebebi: KTK m.96 ve garame
Kararın asıl dikkat çeken kısmı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.96 üzerine kurulan ikinci bozma sebebidir. “Zarar görenlerin çokluğu” başlıklı bu maddenin birinci fıkrası şöyledir:
“Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.”
Daire, garameten ödeme ilkesini şöyle açıklamıştır: Bir rizikonun gerçekleşmesiyle zarar görenler birden fazlaysa ve tazminat alacaklarının toplamı sigorta bedelini aşıyorsa, her bir zarar görenin talebi, sigorta bedelinin alacaklar toplamına oranı ölçüsünde indirilir. Amaç, sigortacının poliçedeki limitle sorumlu olduğu da gözetilerek zarar görenler arasında eşitliği sağlayan ve limiti aşmayan bir paylaştırma yapılmasıdır.
Daire aynı maddenin ikinci fıkrasına da yer vermiştir: Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerden birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan fazla ödeme yapan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.
Somut olayda ölenin çocuklarının da tahkim yoluna başvurduğu ve tazminat talep ettiği anlaşılmakla birlikte, hakem heyetince KTK m.96 kapsamında bir araştırma yapılmamıştır. Daire bu nedenle, çocukların açtığı tahkim dosyasının getirtilmesini; çocuklara ödeme yapılmışsa kaza başı poliçe teminat limiti yönünden garame hesabı yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesini istemiştir.
📐 Garame hesabı nasıl işler?
KTK m.96’nın formülü basittir; uygulamadaki güçlük, bütün alacakların aynı anda görünür olmamasından kaynaklanır. Maddenin mantığı şu adımlarla özetlenebilir:
- Tek kaza, tek limit: Aynı kazadan doğan ölüm ve yaralanma talepleri, poliçede kişi başına ve kaza başına öngörülen limitlerle sınırlıdır. Kararda özellikle “kaza başı poliçe teminat limiti” vurgulanmıştır.
- Alacaklar toplamı: Her hak sahibinin tazminat alacağı ayrı ayrı hesaplanır ve toplanır.
- Oran: Toplam, limiti aşıyorsa limitin toplama oranı bulunur.
- Oransal indirim: Her hak sahibinin alacağı bu orana göre indirilir; böylece kimse limitin tamamını tek başına tüketemez.
- İyiniyetli ödeme: Diğer talepleri bilmeden fazla ödeme yapan sigortacı, ödediği kadarıyla diğerlerine karşı da borçtan kurtulur.
Bu karar açısından önemli olan nokta, hak sahiplerinin taleplerinin farklı dosyalarda görülmesidir. Bir hak sahibinin dosyasındaki hesap, çocukların dosyasındaki ödemeden habersiz yapılırsa limit aşılabilir ya da hak sahipleri arasındaki eşitlik bozulabilir. Daire bu riski, diğer dosyanın getirtilmesini isteyerek gidermeye çalışmıştır. Kararda garame hesabının mutlaka yapılacağı söylenmemiş; ödeme varsa bunun “yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi” istenmiştir. Dolayısıyla sonuç, getirtilecek dosyadaki ödeme tutarına ve toplam alacakların limitle ilişkisine bağlıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatında hak sahibi sıfatının tartışıldığı farklı örnekler için yeniden evlenen eşin destek hakkı ve sulhün diğer sorumlulara etkisine ilişkin sulh sonrası Güvence Hesabı payı yazılarına bakılabilir.
🔍 Kararın işaret ettikleri
- Ayrı dosyalar, ortak limit: Aynı kazadan doğan talepler farklı başvurularda görülse bile, kaza başı limit hepsi için ortaktır; diğer dosyadaki ödemeler hesaba etki edebilir.
- Re’sen araştırma beklentisi: Daire, diğer hak sahiplerinin başvurusu dosyadan anlaşıldığı hâlde KTK m.96 yönünden araştırma yapılmamasını bozma sebebi saymıştır.
- Kemer için dolaylı ispat: Tutanakta “belirsiz” yazılması, kazanın oluşundan kemer takılmadığının anlaşılmasına engel olmamıştır; araçtan fırlama olgusu belirleyici görülmüştür.
- %20 oranı: Kemer takmamaya bağlı müterafik kusur indirimi için Daire yerleşik uygulamasındaki %20 oranını esas almıştır.
- Diğer itirazlar: Derdestlik ve teknik faize ilişkin itirazlar, ayrı bentlerin kapsamı dışında kaldığından yerinde görülmemiştir.
Bozma kararı, tazminat miktarını kendisi belirlememiştir. Dosya yeniden incelenecek; müterafik kusur indirimi uygulanacak ve çocukların dosyası getirtilerek garame değerlendirmesi yapılacaktır. Yeni hesaplamanın sonucu, kaza başı limitin tutarı ile çocuklara ödenen miktara bağlı olacaktır.
❓ Sık sorulan sorular
Garame hesabı her destekten yoksun kalma davasında yapılır mı?
Çocukların ayrı dosyada tazminat istemesi diğer hak sahibinin dosyasını nasıl etkiledi?
Tutanakta emniyet kemeri belirsiz yazılmışsa indirim yapılabilir mi?
Sigortacı diğer hak sahibine fazla ödeme yaptıysa ne olur?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; trafik kazası ve sigorta uyuşmazlıklarına ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar sayfasında yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararından derlenmiştir. Kaynakta taraf ve hak sahibi kimlikleri anonimdir; bu bilgiler yazıya ve PDF’e alınmamıştır. Karar bir bozma kararıdır; nihai tazminat tutarı, bozmadan sonra yapılacak inceleme ve hesaplamayla belirlenecektir. Benzer görünen bir uyuşmazlıkta sonuç; poliçe limitlerine, hak sahiplerinin sayısına ve yapılan ödemelere, kazanın oluş biçimine ve kusur durumuna göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




