Ceza HukukuEmsal Kararlar

Ertelenen Ceza ve Aleyhe Değiştirme – Yargıtay CGK 2026/272

Yalnızca sanık tarafının başvurduğu bir istinaf incelemesinde suçun vasfı ağırlaşırsa ne olur? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 283. maddesi cevabın bir kısmını açıkça verir: Yeniden kurulan hüküm, önceki hükümdeki cezadan daha ağır olamaz. Ancak ilk hükümde verilen hapis cezası ertelenmişse, bölge adliye mahkemesi cezanın süresini koruyup ertelemeyi kaldırabilir mi? Erteleme “cezanın türü ve miktarı” kapsamında mı sayılır, yoksa koruma alanının dışında kalan bir sonuç mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu, suça sürüklenen bir çocuğa ilişkin dosyada bu soruyu oy çokluğuyla cevaplamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 29.04.2026 tarihli ve E.2025/374, K.2026/272 sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul etmiş, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin düzelterek onama kararını kaldırmış ve bölge adliye mahkemesi hükmünü, aleyhe değiştirme yasağı gereğince hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozmuştur.

Kısa özet: İlk derece mahkemesi suça sürüklenen çocuğu kasten yaralama suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına mahkûm etmiş ve cezayı ertelemiştir. Hükmü yalnızca çocuğun müdafii istinaf etmiştir. Bölge adliye mahkemesi eylemi teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme olarak nitelendirip 5 yıl hapis cezası belirlemiş, CMK 283 nedeniyle sonuç cezayı 2 yıl 9 ay 10 güne indirmiş, fakat ertelemeye yer vermemiştir. Ceza Genel Kurulu, hapis cezasının ertelenmesinin CMK 283 ile sağlanan teminatın kapsamında olduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.

🧭 Dosyanın yolculuğu: çocuk mahkemesinden Ceza Genel Kuruluna

Karar metninden anlaşıldığı kadarıyla yargılama, suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış bir kişi hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasıyla başlamıştır. Dosya, kanun yolu incelemeleri ve bir görevsizlik kararıyla birlikte yaklaşık sekiz yıl süren bir süreçten geçmiştir:

Tarih ve merciVerilen karar
10.04.2018 – Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi (850-380)TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 31/3, 62/1 ve 51 uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis; cezanın ertelenmesi
06.11.2018 – Ankara BAM 2. Ceza Dairesi (1561-2239)Eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olup olmadığının ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden, görevsizlik kararı verilmesi için bozma
05.03.2019 – Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi (554-155)Görevsizlik
01.07.2019 – Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi (171-308)Yine kasten yaralama; 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve erteleme
17.12.2021 – Ankara BAM 2. Ceza Dairesi (223-3285), duruşmalıCMK 280/2 ile hükmün kaldırılması; teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürmeden 5 yıl hapis; aleyhe istinaf olmadığından CMK 283 gereği sonuç ceza 2 yıl 9 ay 10 gün; erteleme yok
03.03.2025 – Yargıtay 1. Ceza Dairesi (6418-1571)Oy çokluğuyla düzelterek onama; iki üye “kazanılmış hak nedeniyle cezanın ertelenmesi gerektiği” görüşüyle karşı oy
25.04.2025 – Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTCK 51/1 uyarınca erteleme yapılmamasının kazanılmış hakkı ihlal ettiği gerekçesiyle itiraz
30.06.2025 – Yargıtay 1. Ceza Dairesi (2504-5278)Oy çokluğuyla itirazı yerinde görmeyerek dosyayı Ceza Genel Kuruluna gönderme
29.04.2026 – Ceza Genel Kurulu (E.2025/374, K.2026/272)İtirazın kabulü, onama kararının kaldırılması, BAM hükmünün bozulması (oy çokluğu)

❔ Kurulun önüne gelen tek soru

Ceza Genel Kurulu uyuşmazlığı dar bir çerçevede tanımlamıştır. Tartışılan şey, eylemin kasten yaralama mı yoksa öldürmeye teşebbüs mü olduğu değildir. Uyuşmazlık, yalnızca çocuğun müdafii tarafından istinaf edilen ve ertelemeli 2 yıl 9 ay 10 gün hapis içeren hükmün kaldırılarak 5 yıl hapis cezasının aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle 2 yıl 9 ay 10 gün olarak infazına karar verilirken cezanın ertelenmemesinin CMK 283’e aykırı olup olmadığıdır.

Bu sorunun neden önemli olduğunu anlamak için TCK’nın 51. maddesine bakmak gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir; bu sınır, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıldır. Somut dosyada sonuç ceza 2 yıl 9 ay 10 gün olduğundan, erteleme ancak çocuklara tanınan üç yıllık üst sınır sayesinde mümkündür. Cezası ertelenen hükümlü bakımından denetim süresi iyi hâlle geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır (TCK 51/8). Ertelemenin kaldırılması, aynı süreli cezanın fiilen infaz kurumunda çektirilmesi ihtimalini doğurur.

🛡️ Aleyhe değiştirme yasağı neyi korur?

Kurul, gerekçesine ilkenin yasal dayanaklarını sıralayarak başlamıştır. Mülga 1412 sayılı Kanun’un hâlen uygulanan 326. maddesinin son fıkrası, CMK’nın temyiz bakımından 307/4. maddesi ve istinaf bakımından 283. maddesi aynı güvenceyi tekrar eder: Kanun yoluna yalnızca sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz.

Kurulun önceki kararlarına atıfla vurgulanan noktalar şunlardır:

  • Amaç: Hükmün aleyhine değişebileceğinden çekinen sanığın kanun yoluna başvurmaktan kaçınmasını önlemek ve başvuru hakkının özgürce kullanılmasını sağlamak.
  • Kapsam: Güvence, aleyhe kanun yolu başvurusu bulunmayan hâllerde münhasıran cezanın türü (nev’i) ve miktarıyla sınırlıdır.
  • Suç vasfı korunmaz: CMK 307/4’ün gerekçesine göre kural, cezanın türü ve süresi bakımından geçerlidir; suç niteliği yönünden uygulanmaz. Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin suç vasfını ağırlaştırmasına engel yoktur.
  • Güvenlik tedbirleri dışarıda: TCK 45’e göre cezalar hapis ve adli para cezasından ibarettir; güvenlik tedbirleri ceza sayılmadığından koruma alanı dışında tutulur.
  • Seçenek yaptırımlar içeride: TCK 50 uyarınca kısa süreli hapis cezası yerine hükmolunan seçenek tedbirler ise Kurulun 25.10.2023 tarihli ve 91-547 sayılı kararına göre güvencenin kapsamındadır.

Bu dosyada bölge adliye mahkemesi ilk iki adımda Kurulun anlayışıyla uyumlu davranmıştır: Suç vasfını değiştirmiş, ancak sonuç cezayı ilk hükümdeki süreyle sınırlamıştır. Sorun, üçüncü adımda, yani ertelemenin akıbetinde ortaya çıkmıştır.

📎 Karar metni: Ceza Genel Kurulu kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle derlenmiştir; taraf ve üye adları kaynakta anonimdir.

⚖️ Erteleme neden koruma alanında sayıldı?

Kurulun belirleyici değerlendirmesi, hapis cezasının ertelenmesinin hukuki niteliğine ilişkindir. Karara göre TCK 51’de düzenlenen erteleme, madde gerekçesinde de belirtildiği üzere niteliği itibarıyla bir ceza infaz kurumudur ve 5275 sayılı Kanun’un 16-17. maddelerindeki “cezaların infazının ertelenmesi” kurumundan tamamen farklıdır. Kurul bu sonuca üç dayanakla ulaşmıştır:

  1. Erteleme koşullu af olmamakla birlikte, denetim süresi sonunda ceza infaz edilmiş sayılır (TCK 51/8).
  2. Erteleme infaz aşamasında değil, doğrudan hükümle birlikte uygulanmak zorundadır (CMK 230/1-d).
  3. Bu özellikleriyle maddi ceza hukukuna da dokunan kurum, hapis cezasının infazını ve işlevini doğrudan etkiler.

Bu nedenlerle Kurul, ertelemenin CMK’nın 307/5 ve 283. maddelerinde öngörülen teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve aynı doğrultudaki önceki kararlarını (23.02.2010 tarihli ve 230-32 sayılı, 11.10.2023 tarihli ve 528-520 sayılı kararlar) hatırlatmıştır.

Gerekçede ayrıca, gerçek hukuki durumuna uyan daha ağır ceza uygulanamayan sanığın, teminat sınırları dışında kalan sonuçlar bakımından “ikinci bir atıfetten” yararlanamayacağına ilişkin müstakar içtihatlara da yer verilmiştir. Ancak Kurul, somut olayda ertelemeyi bu ikinci atıfet kapsamında görmemiş; hapis cezasının ertelenmemesinin CMK 283’e aykırılık oluşturduğunu kabul etmiştir. Başka bir anlatımla erteleme, sanığa tanınan ek bir ayrıcalık olarak değil, ilk hükümde zaten var olan ve cezanın ağırlığını belirleyen bir unsur olarak ele alınmıştır.

Aleyhe kanun yolu başvurusunun bulunmadığı başka bir Kurul dosyasında, bozma yerine eleştiri ile yetinilmesi meselesi için gece vakti nitelikli hâlinin uygulanmamasına ilişkin CGK 2026/196 yazısına bakılabilir.

📜 Hüküm fıkrası ve karşı oy

Ceza Genel Kurulu, kararın sonuç kısmında şu hükümleri kurmuştur:

  • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü,
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesinin temyiz taleplerinin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararının kaldırılması,
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.12.2021 tarihli ve 223-3285 sayılı hükmünün, cezayı aleyhe değiştirememe kuralı gereğince hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulması,
  • Dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii.

Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Altı Ceza Genel Kurulu üyesi, Başsavcılık itirazının reddi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır; karşı oyun ayrıntılı gerekçesi yayımlanan metinde yer almamaktadır. Özel Daire aşamasında ise tablo tersineydi: Daire çoğunluğu düzelterek onama yönünde karar vermiş, iki üye kazanılmış hak nedeniyle ertelemenin korunması gerektiğini savunmuştu. Kurul çoğunluğu, Özel Dairedeki bu azınlık görüşüyle aynı sonuca ulaşmıştır.

🔍 Kararın uygulamaya yansıması

Karar, istinaf ve temyiz aşamalarında sıkça karşılaşılan bir durumu netleştirmektedir. Ceza Genel Kurulunun yaklaşımına göre:

  • Yalnızca sanık lehine başvurulan kanun yolunda üst mahkeme suç vasfını ağırlaştırabilir; bu değişiklik aleyhe değiştirme yasağına takılmaz.
  • Ağırlaşan vasfa rağmen sonuç ceza, ilk hükümdeki ceza miktarını aşamaz.
  • İlk hükümde hapis cezası ertelenmişse, erteleme de korunan sonucun bir parçasıdır; süreyi aynen bırakıp ertelemeyi kaldırmak, hükmü sanık aleyhine ağırlaştırmak anlamına gelir.
  • Güvenlik tedbirleri ise ceza sayılmadığından bu korumanın dışında kalmaya devam eder.

Kurul kararı, bölge adliye mahkemesine yeni bir değerlendirme yapma görevi vermektedir; dosyanın nihai sonucu, yeniden yapılacak inceleme ile belli olacaktır.

💡 Merak edilenler

Ceza Genel Kurulu eylemin kasten yaralama olduğunu mu kabul etti?

Hayır. Kurul suç vasfına ilişkin bir değerlendirme yapmamış, uyuşmazlığı yalnızca ertelemenin akıbetiyle sınırlı tutmuştur. Bölge adliye mahkemesinin eylemi teşebbüs aşamasında kalan kasten öldürme olarak nitelendirmesi tartışma konusu yapılmamıştır; bozma, ertelemenin gözetilmemesine dayanmaktadır.

İki yılı aşan bir ceza nasıl ertelenebildi?

TCK 51/1’e göre ertelenebilecek cezanın üst sınırı kural olarak iki yıldır; ancak fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından bu sınır üç yıldır. Dosyadaki kişi suç tarihinde çocuk olduğundan 2 yıl 9 ay 10 günlük cezanın ertelenmesi mümkün olmuştur.

Aleyhe değiştirme yasağı güvenlik tedbirlerini de kapsar mı?

Kararda aktarılan Ceza Genel Kurulu içtihadına göre kapsamaz. TCK 45’e göre cezalar hapis ve adli para cezasından ibaret olduğundan güvenlik tedbirleri koruma alanı dışında tutulmaktadır. Buna karşılık TCK 50 uyarınca hapis yerine verilen seçenek yaptırımlar ve TCK 51’deki erteleme, Kurulca güvencenin kapsamında kabul edilmiştir.

Kararın ardından dosya nereye gönderildi?

Dosya, yeniden incelenmek üzere hükmü veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir. Kurul ayrıca Özel Dairenin düzelterek onama kararını kaldırmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serinin diğer yazıları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, yalnızca sanık lehine istinaf edilen ve ertelemeli hapis cezası içeren bir hükmün suç vasfı değiştirilerek yeniden kurulduğu tek bir dosyaya dayanır; başvuranın sıfatı, cezanın türü ve süresi ile failin yaşı farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu