Emsal KararlarSigorta HukukuTrafik Kazası

Yüzde Kalan İz ve Emniyet Kemeri – Hakem K. 2026/300148

Trafik kazasından sonra yüzde kalan küçük bir iz, ilk bakışta tazminat hukukunun ilgi alanına girmeyecek kadar önemsiz görünebilir. Oysa sigorta uyuşmazlıklarında bu tür izler, kalıcı maluliyet oranını ve dolayısıyla sürekli iş göremezlik tazminatını doğrudan etkileyebilir. Sigorta şirketinin “iz çok küçük, maluliyet doğmaz” ve “yolcu emniyet kemeri takmamıştı” savunmalarına karşı hakem hangi ölçütleri esas almıştır? Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, bir yolcunun zorunlu trafik sigortacısına yönelttiği talepte bu iki itirazı da değerlendirmiştir.

Sigorta Tahkim Komisyonu hakeminin 21.05.2026 tarihli ve K-2026/300148 sayılı kararıyla, kazada yüzünden yaralanan yolcu için bilirkişi tarafından takdiren %1 engel oranı belirlenmiş, bu orana göre hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının bakiyesi kabul edilmiş, emniyet kemeri takılmadığı iddiasına dayanan müterafik kusur indirimi ise kaza tespit tutanağında bu husus tespit edilemediği için reddedilmiştir. Başvuru kısmen kabul edilmiştir.

Kısa özet: 05.08.2018 tarihinde iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçlardan birinde yolcu olarak bulunan başvuru sahibi yüz bölgesinden yaralanmıştır. Başvuru sahibi, %25 kusurlu bulunan aracın zorunlu trafik sigortacısından sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talep etmiştir. Sigorta şirketi; yara izinin yönetmelikteki eşiği karşılamadığını ve yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığını savunmuştur. Hakem, bilirkişinin %1 engel oranı ile aktüer hesabına itibar ederek 5.451,60 TL sürekli iş göremezlik ve 10 TL tedavi giderinin yasal faiziyle ödenmesine karar vermiş, fazlaya ilişkin 29.548,40 TL talebi reddetmiştir.

🚗 Kaza, yolcu ve talep edilen tazminat

Karar metnine göre uyuşmazlık, 05.08.2018 tarihinde iki aracın çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazasına dayanmaktadır. Başvuru sahibi, araçlardan birinde yolcu konumundadır ve kazada yüz bölgesinden yaralanmıştır. Başvuru, kazaya karışan araçlardan birinin zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortacısına yöneltilmiştir.

Başvuru sahibi vekili, şimdilik 35.000 TL sürekli iş göremezlik ve 10 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 35.010 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Delil olarak savcılık evrakı, ifade tutanakları, hastane kayıtları ve kurul raporu sunulmuştur.

Dosyanın Komisyonda görülen bağlantılı bir dosyayla ilişkili olması nedeniyle hakem, usul ekonomisi gereği bilirkişi raporlarını bağlantılı dosyadan almıştır. Uyuşmazlık duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karara bağlanmıştır.

🛡️ Sigortacının iki itirazı

Sigorta şirketi, başvurunun öncelikle Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca ilk başvuruda sunulması gereken belgeler olmadan yapıldığını ileri sürmüştür. Esasa ilişkin savunması ise iki ana noktada toplanmıştır:

  • Yara izinin büyüklüğü: Sigortacıya göre ilgili yönetmelikte kazaya bağlı yara izleri (skarlar) için maluliyet, izin vücut yüzeyinin en az %1’ini kaplaması şartına bağlanmıştır. Başvuru sahibindeki toplam 1,65 cm’lik izler ise vücut yüzeyinin ancak %0,009’una karşılık gelmektedir; bu nedenle sürekli maluliyet oluşmaz.
  • Emniyet kemeri: Kaza tespit tutanağında kask takılıp takılmadığı “tespit edilemedi” olarak işaretlenmiştir. Sigortacı, yüzdeki yaralanmanın her hâlükârda emniyet kemeri takılmamasına bağlı olarak geliştiğini ve bunun başvuru sahibinin kolluktaki ifadesinden de anlaşıldığını savunmuştur.

Sigortacı ayrıca, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, haksız fiile dayanan talep nedeniyle faizin yasal faiz olması ve aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin tarifenin beşte biri oranında belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

🩺 Dört bilirkişi raporu ve %1 engel oranı

Dosyada maluliyet ve tazminat miktarı aşamalı olarak dört ayrı raporla belirlenmiştir:

  1. 06.04.2026 tarihli ön rapor: Yüz bölgesinde ilk bakışta özel çaba sarf etmeksizin fark edilebilen bir iz bulunup bulunmadığının ve bunun kazayla ilişkisinin anlaşılabilmesi için, uygun ışıkta ve bir metre mesafeden çekilmiş önden ve yanlardan fotoğraflar ile yavaş çekim video istenmiştir.
  2. 13.04.2026 tarihli ek rapor: 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’in Özür Oranı Cetveli, Kulak Burun Boğaz bölümü “D-Yüz” başlığı altındaki Sınıf 4 (%30) maddesine kıyasen engel oranı takdiren %1 olarak belirlenmiştir.
  3. 29.04.2026 tarihli aktüer raporu: TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle %100 kusur üzerinden 41.859,32 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış; kusur oranlarına göre davalı sigortacının payı 10.464,83 TL bulunmuştur.
  4. 12.05.2026 tarihli ek rapor: Bağlantılı dosyadaki kusur raporuna göre sürücülerin kusur oranları %75 ve %25 olarak esas alınmış, toplam tazminat 41.913,47 TL, davalının payı 10.478,37 TL olarak güncellenmiş; 15.12.2025 tarihinde yapılan 4.584 TL ödemenin bugünkü değeri düşülerek bakiye 5.451,60 TL hesaplanmıştır.

Burada dikkat çeken nokta, bilirkişinin yüzdeki izi değerlendirirken yüz anatomisine ilişkin cetvel maddesine kıyas yapması ve oranı takdiren belirlemesidir. Sigortacının dayandığı “vücut yüzeyinin %1’i” eşiği, hakem kararında ayrıca tartışılmamış; hakem, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirterek hesaplamaya itibar etmiştir.

⚖️ Hakemin kararı ve hesap

Hakem, uyuşmazlığı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesindeki haksız fiil sorumluluğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. ve 91. maddeleri ile Trafik Sigortası Genel Şartları’nın A.3 maddesi çerçevesinde değerlendirmiştir. Davalı sigortacının kaza tarihinde zarara sebep olduğu ileri sürülen aracın trafik sigortacısı olduğu ve dava şartları bakımından bir eksiklik bulunmadığı belirlenerek esasa girilmiştir.

Hakemin vardığı sonuçlar şöyledir:

  • 12.05.2026 tarihli ek raporla belirlenen 5.451,60 TL sürekli iş göremezlik bakiyesi kabul edilmiş, 35.000 TL’lik talebin fazlasına ilişkin 29.548,40 TL reddedilmiştir.
  • Bir üniversite adli tıp anabilim dalı kurul raporunda SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderleri 2.000 TL olarak belirlenmiş; davalının %25 kusur oranında sorumlu olduğu gözetilerek talep edilen 10 TL tedavi gideri kabul edilmiştir.
  • Toplam 5.461,60 TL tazminatın 26.11.2025 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödenmesine karar verilmiştir.
📎 Karar metni: Hakem kararının tam metni Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nin 66. sayısından derlenmiştir; taraf, sigortalı ve şirket adları kaynakta anonimleştirilmiştir.

🔒 Emniyet kemeri ve müterafik kusur

Kararın uygulamaya en çok yansıyacak kısmı, emniyet kemerine dayanan indirim talebinin akıbetidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Uygulamada yolcunun emniyet kemeri takmaması, bu hükme dayanan “müterafik kusur” indiriminin en sık ileri sürülen gerekçelerinden biridir.

Somut dosyada hakem, sigortacının bu talebini incelemeye almış; ancak kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediğini belirterek indirimi reddetmiştir. Başka bir ifadeyle, yaralanmanın yüz bölgesinde olması ve sigortacının kolluk ifadesine atıf yapması, tutanaktaki bu belirsizliği gidermeye yetmemiştir.

Bu yaklaşım, indirim talebinin olgusal temelinin dosyada somut olarak ortaya konulması gerektiğine işaret etmektedir. Tazminattan indirim sonucunu doğuran bir olguyu ileri süren tarafın, bunu dosyadaki delillerle desteklemesi beklenmiştir. Taşıma sırasında yolcunun durumuna bağlı indirimlerin başka bir görünümü için serideki hatır taşıması indirimi ve ispatına ilişkin karar, yolcunun maluliyet raporunda uygulanacak mevzuat için ise çocuk yolcunun maluliyet raporuna ilişkin karar incelenebilir.

📅 Faiz başlangıcı ve yargılama giderleri

Hakem, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın B.2 maddesine dayanarak sigortacının, hak sahibinin gerekli belgeleri ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapması gerektiğini, haklı bir neden olmaksızın ödeme yapılmazsa bu sürenin bittiği tarihte temerrüde düşüleceğini belirtmiştir. Talep tarihi 13.11.2025 olduğundan faiz başlangıcı sekiz iş günü sonrası olan 26.11.2025 olarak belirlenmiştir. Sigortalı aracın kullanım amacı hususi olduğundan faiz türü yasal faiz olarak uygulanmıştır.

Yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri bakımından hüküm şöyledir:

  • Başvuru sahibinin ödediği toplam 1.773 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 276,59 TL’si sigortacıdan alınmıştır.
  • Başvuru sahibi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.461,60 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
  • Reddedilen kısım üzerinden, tarifenin 17/2. bendi ve Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. fıkrası uyarınca beşte bir oranında hesaplanan 1.090,32 TL vekâlet ücreti sigortacı lehine hükmedilmiştir.

Karar, Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. fıkrası uyarınca bildirimden itibaren 10 gün içinde Komisyon nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere verilmiştir.

❓ Soru ve cevaplar

Yüzde kalan küçük bir iz maluliyet oranına yansıyabilir mi?

Bu dosyada bilirkişi, yüz bölgesindeki izi engellilik yönetmeliğinin yüze ilişkin cetvel maddesine kıyasen değerlendirmiş ve engel oranını takdiren %1 olarak belirlemiştir. Hakem de bu rapora dayanılarak hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatını kabul etmiştir.

Emniyet kemeri iddiası neden indirim sebebi sayılmadı?

Hakem, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediğini belirtmiş ve bu nedenle sigortacının müterafik kusur indirimi talebini reddetmiştir.

Sigortacının daha önce yaptığı ödeme nasıl hesaba katıldı?

12.05.2026 tarihli ek raporda, 15.12.2025 tarihinde yapılan 4.584 TL ödemenin rapor tarihindeki değeri hesaplanan tazminattan düşülmüş ve davalı sigortacı yönünden bakiye 5.451,60 TL olarak bulunmuştur.

Karar kesin midir?

Karar metnine göre hakem kararına karşı, bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açıktır. Dergide yayımlanan metinde itiraz aşamasına ilişkin bilgi yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar bölümünden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nde anonim olarak yayımlanan hakem kararından derlenmiştir. Hakem kararları Yargıtay içtihadı niteliğinde değildir ve itiraz hakem heyeti tarafından farklı değerlendirilebilir. Maluliyet oranı, kusur dağılımı ve müterafik kusur indirimi; tıbbi raporlara, kaza tespit tutanağının içeriğine, uygulanacak yönetmeliğe ve dosyadaki diğer delillere göre her uyuşmazlıkta farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu