Emsal KararlarForex Hukuku

Kur Korumalı Mevduatta Bütçe Hakkı – AYM 2025/67

AAralık 2021’de döviz kurlarındaki sert yükselişin ardından gerçek kişilere, Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarında tuttukları birikimin kur artışı karşısında desteklenmesi vaat edildi. Kamuoyunda “kur korumalı mevduat” olarak bilinen bu uygulama önce Merkez Bankası tebliğiyle başladı, birkaç hafta sonra da 7351 sayılı Kanun’la 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a eklenen geçici 35. maddeyle yasal dayanağa kavuştu. Bu maddeye karşı açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesinin sorduğu soru, desteğin ekonomik açıdan isabetli olup olmadığı değildi. Mahkeme, desteğin hangi organın kararıyla, hangi bütçeden ve hangi çerçevede ödenebileceğini inceledi.

Anayasa Mahkemesi, 06.03.2025 tarihli ve E.2022/32, K.2025/67 sayılı kararıyla, desteğin kendisini Anayasa’ya uygun buldu. Buna karşılık Hazine ve Maliye Bakanına bütçede tertiplere ödenek ekleme yetkisi veren bölümü ve destek tutarı, kapsam, limit ve vade gibi esasları belirleme yetkisini Cumhurbaşkanına bırakan ibareyi iptal etti. Bankaların veri paylaşımında “diğer kanunlardaki yasaklayıcı hükümler uygulanmaz” diyen bölüm de iptal edildi. Karar, 04.06.2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kısa özet: 4749 sayılı Kanun’un geçici 35. maddesi, 21.12.2021 ile 31.12.2022 arasında açılan Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına aktarılmak üzere Merkez Bankasına kaynak aktarma yetkisini Bakana veriyordu. Bakan bu aktarım için bütçede tertiplere ödenek de ekleyebiliyordu. AYM, kaynak aktarma yetkisini piyasaların düzenli işlemesine yönelik kamu yararına dayalı bir tedbir olarak gördü. Bütçe kanununda öngörülmeyen bir gideri mümkün kılan ödenek ekleme yetkisini ise TBMM’nin bütçe hakkına aykırı buldu (Anayasa m.87, 161). Destek esaslarının çerçevesi çizilmeden Cumhurbaşkanına bırakılması yasama yetkisinin devri sayıldı (m.7). Hesap açma tarihini öne çekme ya da uzatma yetkisi ise Anayasa’ya uygun bulundu. Bu iki iptal hükmü dokuz ay ertelendi.

🏛️ Uygulamanın yasal dayanağı nasıl kuruldu?

Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere destek mekanizmasına ilişkin ilk düzenleme, Merkez Bankasının 21.12.2021 tarihli ve 31696 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğiyle yapıldı. Ardından 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Kanun’un 12. maddesi, 4749 sayılı Kanun’a geçici 35. maddeyi ekledi. Aynı Kanun’un 17. maddesinin (1)/(a) bendi, bu maddenin 21.12.2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmesini öngördü.

Geçici 35. madde beş fıkradan oluşur:

  • Birinci fıkra: Finansal istikrara katkı sağlamak ve gerçek kişilerin mevduat ve katılma hesaplarının getirilerini kur artışlarına karşı desteklemek amacıyla Bakana iki yetki verir. Bunlar Merkez Bankasına nakit kaynak aktarma ve bu aktarım için Bakanlık bütçesinde tertiplere ödenek ekleme yetkileridir.
  • İkinci fıkra: Destek tutarını, hesaplama yöntemini, yararlanacak kişileri, hesap türlerini, vadeleri, limitleri ve erken kapamadaki kesintileri belirleme yetkisini Cumhurbaşkanına verir.
  • Üçüncü fıkra: Nihai hesap açma tarihini öne çekme veya 31.12.2023’e kadar uzatma yetkisini Cumhurbaşkanına tanır.
  • Dördüncü fıkra: Bakanlığın Merkez Bankası ve bankalardan veri talep edebilmesini düzenler.
  • Beşinci fıkra: Hak sahipliğinin tespiti ve hesaplamadan bankayı sorumlu tutar. Haksız ödenen desteğin gecikme zammıyla 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edileceğini öngörür. Bu fıkra dava konusu edilmemiştir.

📊 Hangi hüküm ayakta kaldı, hangisi iptal edildi?

KuralSonuçDayanak
1. fıkra – Merkez Bankasına kaynak aktarma yetkisiRet (oybirliği)Anayasa m.2, 167
1. fıkra – “bütçede tertiplere ödenek ekleme” bölümüİptal (oybirliği), 9 ay ertelemeliAnayasa m.87, 161
2. fıkra – “Cumhurbaşkanı” ibaresiİptal (oyçokluğu), fıkranın kalanı da iptal, 9 ay ertelemeliAnayasa m.7; 6216 s.K. m.43/4
3. fıkra – hesap açma tarihini değiştirme yetkisiRet (oybirliği)Anayasa m.2, 7
4. fıkra – veri talebi ve verme yükümlülüğüRet (oybirliği)Anayasa m.13, 20
4. fıkra – “diğer kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler uygulanmaz”İptal (oybirliği)Anayasa m.13, 20
7351 s.K. m.17/1-a – 21.12.2021’den geçerli yürürlükRet (oybirliği)Anayasa m.2

Aynı kararda 7351 sayılı Kanun’un kamu ihale sözleşmelerinde ek fiyat farkına ilişkin hükümleri de incelenmiş ve Cumhurbaşkanına ya da idarelere çerçevesiz düzenleme yetkisi veren ibareler iptal edilmiştir. Bu yazı mevduat desteğine ilişkin bölümle sınırlıdır.

💰 Ödenek ekleme yetkisi ve TBMM’nin bütçe hakkı

Mahkeme birinci fıkrayı iki parçaya ayırarak inceledi.

Kaynak aktarma yetkisi: Anayasa’nın 167. maddesi, para, kredi ve sermaye piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlayıcı tedbirleri almayı Devlete ödev olarak yükler. Kanun gerekçesine göre düzenlemenin amacı Türk lirası araçlara talebi artırmak, finansal piyasalarda derinliği ve ürün çeşitliliğini geliştirmektir. Mahkeme bu amaçla, kur artışlarına karşı Türk lirası aleyhine bozulan piyasa dengesinin yeniden kurulmasının hedeflendiğini tespit etti. Yetkinin finansal istikrar ve mevduat getirilerinin desteklenmesi amacıyla sınırlı olduğunu da belirterek bu kısmı hukuk devleti ilkesine aykırı bulmadı.

Ödenek ekleme yetkisi: Sonuç burada farklıdır. Kararda Anayasa’nın 87. ve 161. maddeleri birlikte değerlendirilmiştir. Bu maddelere göre kamu idarelerinin harcamaları yıllık bütçelerle yapılır, bütçeyle verilen ödenek harcanabilecek tutarın sınırını gösterir ve bu sınırın aşılabileceğine dair bütçe kanununa dahi hüküm konulamaz. Mahkemeye göre Bakana bütçede mevcut ya da yeni açılacak tertiplere ödenek ekleme yetkisi veren bölüm, bütçe kanununda öngörülmeyen bir kamu giderinin yapılmasını mümkün kılmaktadır. Bu da yasama organının halk adına harcama yapma yetkisinin Bakana devri anlamına gelir. Bu bölüm oybirliğiyle iptal edildi.

⚖️ Destek esaslarının Cumhurbaşkanına bırakılması

İkinci fıkra, uygulamanın ne kadar ödeneceğini ve kime ödeneceğini belirleyen esaslı unsurların tamamını Cumhurbaşkanının düzenlemesine bırakıyordu. Bu unsurlar destek tutarı ve hesaplama yöntemi, yararlanacak kişiler, hesap türleri, vadeler, limitler ve erken kapamada kesintilerdi. Mahkeme, bu esaslı konularda kanunda genel bir çerçeve çizilmediğini ve Cumhurbaşkanına çok geniş bir takdir alanı bırakıldığını belirtti. Temel ilke ve esaslar kanunda düzenlenmeden bu yetkinin doğrudan yürütmeye bırakılmasını yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle (Anayasa m.7) bağdaşmaz buldu. İbare dört üyenin karşıoyuyla iptal edildi. Fıkranın kalan kısmı da uygulanma imkânı kalmadığı için 6216 sayılı Kanun’un 43/4. maddesi uyarınca iptal edildi.

Üçüncü fıkradaki yetki için ise farklı bir sonuca ulaşıldı. Kanun, nihai hesap açma tarihini açıkça belirlemiş ve uzatma süresini 31.12.2023 ile sınırlamıştı. Mahkeme, ekonomik koşullara göre hızlı karar alma ihtiyacını ve amaca ulaşıldığında uygulamadan erken vazgeçebilme imkânını dikkate aldı. Bu nedenle Cumhurbaşkanına tarihi öne çekme veya bir yıl uzatma yetkisi verilmesini belirlilik ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkelerine aykırı görmedi.

Ödenek ve Cumhurbaşkanı yetkisine ilişkin iptal hükümlerinin oluşturacağı hukuki boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldü. Bu nedenle iki iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

📎 Karar metni: Kararın mevduat desteğine (4749 s.K. geçici 35. madde) ve yürürlük maddesine ilişkin bölümleri ile hüküm fıkrasının tamamı, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası ve 04.06.2025 tarihli, 32920 sayılı Resmî Gazete kaydı esas alınarak derlenmiştir. Dava açan milletvekilleri, heyet ve raportör adları derlemeye alınmamıştır.

🔐 Bankalardan veri talebi ve banka sırrı

Dördüncü fıkra, Bakanlığın uygulama kapsamında Merkez Bankası ve bankalardan veri isteyebilmesini ve bu verilerin Bakanlığın belirleyeceği şekil ve sürede verilmesini öngörüyordu. Mahkeme, bu verilerin kişisel veri içerebileceğini ve kuralın Anayasa’nın 20. maddesindeki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını sınırladığını kabul etti. Ancak 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun güvencelerinin bu veriler bakımından da uygulanacağını belirtti. Bu güvenceler aydınlatma, erişim, veri güvenliği, Kurula şikâyet ve yaptırımlardır. Mahkeme bu nedenle veri talebini ve verme yükümlülüğünü ölçülü buldu.

Aynı cümlenin son bölümü ise iptal edildi. Bu bölüme göre verilerin Bakanlığa verilmesinde “diğer kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler uygulanmaz” idi. Mahkemeye göre bu ifade bankalar ve Merkez Bankası için kategorik ve istisnasız bir bilgi verme zorunluluğu getiriyordu. Mahremiyet ve güven ilkesine dayanan bankacılık sırları ile ticari sırların diğer kanunlar gözetilmeden Bakanlığa verilmesini zorunlu kılıyor, buna karşılık hiçbir güvence içermiyordu. Bu bölüm Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak oybirliğiyle iptal edildi. Mahkeme kamu otoritelerinin veri talebi yetkisine ilişkin benzer bir değerlendirmeyi Finansal İstikrar Komitesinin veri talebi kararında da yapmıştır.

🗓️ Geriye yürüyen yürürlük tarihi

Dava dilekçesinde, 7351 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 21.12.2021’den geçerli kılınmasının kanunların geriye yürümezliği ilkesini çiğnediği ileri sürülmüştü. Dilekçeye göre bu düzenleme, kanuni dayanağı olmadan yürürlüğe konulan tebliğe sonradan dayanak sağlıyordu. Mahkeme kuralın gerçekten geriye yürüdüğünü kabul etti. Ancak kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirdiği istisnai durumlarda geriye yürümenin mümkün olduğunu hatırlattı. Düzenlemenin Türk lirası araçlara talebi artırmak ve finansal sektörün sağlıklı gelişimine katkı amacı taşıdığını belirterek hukuki güvenlik ilkesine aykırılık görmedi.

🧾 Mevduat sahibi açısından ne değişir?

Karar bir norm denetimi kararıdır ve belirli bir hesap sahibinin destek alacağını doğrudan düzenlemez. Bununla birlikte çıkan sonuçlar şöyle özetlenebilir:

  • Devletin kur artışına karşı mevduat getirisini desteklemesi, Anayasa’nın 167. maddesindeki piyasa düzenleme ödevi kapsamında meşru kabul edilmiştir. Desteğin kendisi iptal edilmemiştir.
  • İptal edilen, desteğin finansman yöntemi ve düzenleme organıdır. Bütçe dışı ödenek ekleme ve esasların çerçevesiz biçimde yürütmeye bırakılması Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.
  • İptal hükümleri dokuz ay ertelendiğinden, iptal edilen kurallar bu süre boyunca yürürlükte kalmıştır. Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca iptal kararları geriye yürümez.
  • Haksız ödenen desteğin gecikme zammıyla tahsiline ilişkin beşinci fıkra dava konusu edilmediğinden yürürlüktedir.
  • Bankaların müşteri verilerini Bakanlığa aktarması kişisel verilerin korunması mevzuatına tabidir. Banka sırrını koruyan diğer kanun hükümlerini toptan devre dışı bırakan ifade iptal edilmiştir.

Döviz ve sermaye hareketlerine ilişkin yetkilerin kanunla sınırlanması konusundaki diğer bir norm denetimi kararı için serideki döviz ve hisse yetkisinde kanun şartı yazısına bakılabilir.

❓ Sık sorulan sorular

AYM kur korumalı mevduat uygulamasını Anayasa’ya aykırı mı buldu?

Hayır. Merkez Bankasına kaynak aktararak gerçek kişilerin Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarının getirilerini kur artışlarına karşı destekleme yetkisi Anayasa’ya uygun bulunmuştur. İptal edilenler; bu iş için bütçede tertiplere ödenek ekleme yetkisi, destek esaslarını Cumhurbaşkanına bırakan ikinci fıkra ve veri paylaşımında diğer kanunları devre dışı bırakan ifadedir.

Bütçe hakkı neden ihlal edilmiş sayıldı?

Anayasa’nın 87. ve 161. maddelerine göre kamu harcamaları TBMM’nin kabul ettiği yıllık bütçelerle yapılır ve ödenek harcama sınırını gösterir. Bakana bütçede ödenek ekleme yetkisi tanınması, bütçe kanununda öngörülmeyen bir giderin yapılmasına imkân verdiği için yasama organının harcama yetkisinin Bakana devri olarak değerlendirilmiştir.

Hesap açma tarihini uzatma yetkisi neden iptal edilmedi?

Mahkemeye göre nihai tarih kanunla açıkça belirlenmiş, uzatma da 31.12.2023 ile sınırlandırılmıştır. Ekonomik gelişmelere göre hızlı karar alma ihtiyacı ve amaca ulaşıldığında uygulamanın erken sonlandırılabilmesi kamu yararına hizmet ettiğinden, bu yetkinin belirlilik ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkelerine aykırı olmadığı kabul edilmiştir.

İptal kararı daha önce ödenmiş destekleri etkiler mi?

Anayasa’nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez. Ayrıca bu kararda ödenek ve Cumhurbaşkanı yetkisine ilişkin iptal hükümlerinin yürürlüğe girmesi, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren dokuz ay ertelenmiştir. Somut bir hesapla ilgili sonuç, ilgili dönemdeki mevzuat ve hesabın koşullarına göre değerlendirilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Özet, Anayasa Mahkemesinin Resmî Gazete’de yayımlanan norm denetimi kararının mevduat desteğine ilişkin bölümlerinden derlenmiştir. Karar, kanun hükümlerinin Anayasa’ya uygunluğunu soyut olarak denetleyen bir iptal davasına ilişkindir ve belirli bir hesap sahibinin, bankanın veya kamu idaresinin uyuşmazlığını doğrudan çözmez. Destek, kesinti, iade ve veri işleme konularında sonuç her dosyanın özelliklerine ve uygulama dönemindeki mevzuata göre farklılaşabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu