Emsal KararlarForex Hukukuİcra Hukuku

Mevduat Haczinde Hisse Satışı – Yargıtay 11. HD 2026/2588

İcra dairesinin bankaya gönderdiği müzekkerede yalnızca mevduat, havale ve POS hesaplarından söz ediliyor. Borçlunun aynı bankadaki yatırım hesabında ise nakit yok, yalnızca 33.500 adet hisse senedi var. Banka, hesapta 1.158,12 TL “bulunduğunu” bildiriyor; icra müdürlüğü bu paranın gönderilmesini isteyince de hisseleri satıp bedeli icra dosyasına aktarıyor. Hisseleri elinden çıkan yatırımcı, bankaya karşı dava açıyor. On yılı aşan yargılamanın sonunda Yargıtay, bankanın sorumluluğunu kabul eden kararı onuyor.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.05.2026 tarihli ve E.2026/1307, K.2026/2588 sayılı kararıyla, bozma ilamına uyularak davayı kısmen kabul eden asliye hukuk mahkemesi kararına karşı davalı bankanın temyiz dilekçesini miktar yönünden reddetmiş, davacının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onamıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

Kısa özet: Borçlunun bankadaki mevduatına haciz konulmuş, banka yatırım hesabında yalnızca hisse senedi bulunmasına rağmen hisselerin değeri olan 1.158,12 TL’yi nakit gibi bildirmiş ve icra müdürlüğünün talebi üzerine hisseleri satarak bedeli göndermiştir. İlk derece mahkemesi; hisselerin haczi istenmediği, satış talebi de bulunmadığı hâlde hisselerin bankaca re’sen paraya çevrilmesi nedeniyle doğan zarardan bankanın sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay, bankanın 845,00 TL’lik temyizini kesinlik sınırı altında kaldığı için reddetmiş, davacının itirazlarını da yerinde görmeyerek hükmü onamıştır.

📈 Yatırım hesabındaki hisseler ve mevduat haczi

Dava dilekçesine göre davacıya ait 33.500 adet hisse senedi davalı bankada bulunmaktadır. Davacının borçlu olduğu bir icra takibinde, alacaklı tarafın talebiyle davalı bankadaki mevduat hesabına haciz konulmuştur. Karar metnine göre haciz; borçlunun bankadaki tüm vadeli ve vadesiz, TL ve döviz mevduatını, adına gelen havaleleri ve POS hesaplarını kapsamaktadır.

Uyuşmazlığın çıkış noktası, haczin kapsamı ile bankanın yaptığı işlem arasındaki farktır. İlk derece mahkemesinin tespitine göre davacının yatırım hesabında nakit para bulunmamakta, yalnızca hisse senedi bulunmaktadır. Banka ise icra müdürlüğüne bu hesapta hisse senetlerinin değeri olan 1.158,12 TL bulunduğunu bildirmiştir. Bu bildirim üzerine icra müdürlüğü haciz konulan yatırım hesabındaki “paranın” gönderilmesini istemiş, banka da hisse senetlerini bozdurarak elde edilen tutarı icra dosyasına aktarmıştır.

🗣️ Tarafların iddiaları

Davacı, hisse senetlerinin haczinin söz konusu olmadığını, buna rağmen bankanın hisseleri hacze çevirerek icra dosyasına ödeme yaptığını ileri sürmüştür. Davacıya göre doğru usul şudur:

  1. Alacaklının hisse senetlerinin haczini ayrıca talep etmesi,
  2. İcra dairesinin hisseler üzerine kayden haciz işlemi yapması,
  3. Hisselerin açık artırma yoluyla satılması.

Davacı, 33.500 adet hisse senedinin aynen teslimini, bu mümkün olmazsa şimdilik 10.000,00 TL’nin paraya çevrilme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı banka ise icra dairesinin müzekkeresiyle davacının hesaplarına haciz şerhi işlendiğini, yine müzekkere üzerine hesaptaki paranın müdürlük hesabına gönderilmesinin istendiğini ve bankanın yalnızca icra dairesinin müzekkeresinin gereğini yerine getirdiğini savunmuştur.

🏛️ İlk derece mahkemesinin kabulü

Dosya daha önce Yargıtay’dan bozularak dönmüştür. Asliye hukuk mahkemesi (E.2024/496, K.2025/62) bozma ilamına uymuş ve 27.02.2025 tarihinde davayı kısmen kabul etmiştir. Gerekçede bankanın sorumluluğu üç olgu üzerine kurulmuştur:

  • Davacının yatırım hesabında nakit bulunmamasına rağmen icra müdürlüğüne nakit bulunduğu bildirilmiştir.
  • Hisse senetlerinin satışı istenmemiştir.
  • Buna rağmen hisseler banka tarafından re’sen satılarak paraya çevrilmiştir.

Mahkeme, bu nedenlerle davacının uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Karar metninde hükmedilen tutar ayrıca yer almamakla birlikte, davalının temyize konu ettiği miktarın 845,00 TL olduğu belirtilmiştir.

⚖️ Yargıtay incelemesi

Yargıtay, uyuşmazlığı “bankacılık işlemi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemi” olarak nitelendirmiştir. Karar iki ayrı temyiz bakımından farklı sonuçlar içerir.

Bankanın temyizi: Daire, davalı bankanın temyiz dilekçesini esasa girmeden, miktar yönünden reddetmiştir. Temyize konu 845,00 TL, dikkate alınması gereken ilk karar tarihindeki (08.04.2015) kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle bankanın hisselerin satışına ilişkin itirazları Yargıtay’ca incelenmemiştir.

Davacının temyizi: Davacının temyiz dilekçesi şartları taşıdığından kabul edilmiş, ancak itirazlar yerinde görülmemiştir. Daire, dosyadaki yazılara ve temyiz edenin sıfatına göre bozma ilamında belirtilen hesabın hatalı olmasının sonuca etkili olmadığını belirtmiştir. Bu ifade, temyize gelen tarafın yalnızca davacı olması karşısında, olası bir hesap hatasının davacı aleyhine sonuç doğuracak şekilde düzeltilemeyeceğini çağrıştırmaktadır; Daire bu noktayı ayrıca açmamıştır.

Sonuç olarak bankanın temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiş, kısmen kabul kararı onanmıştır. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine de karar verilmiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf, banka ve hisse adları kaynakta anonimdir.

🧮 Kesinlik sınırı: neden 2015 rakamı?

Kararın usul bakımından öğretici yanı, 2025 tarihli bir hükme karşı yapılan temyizde 2015 yılının kesinlik sınırının uygulanmasıdır. Daire, HMK’nın 14.11.2024 – 03.06.2025 tarihleri arasında yürürlükte olan Ek Madde 1/(3) hükmüne dayanmıştır. Karar metnindeki aktarıma göre bu hüküm, parasal sınırların uygulanmasında bozma kararları üzerine verilen kararlar bakımından ilk karar tarihindeki miktarın esas alınacağını öngörmektedir.

Somut olayda temyize konu karar 27.02.2025 tarihlidir; ancak dosyadaki ilk karar 08.04.2015 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle temyiz sınırı, 2015 yılı için geçerli 2.080,00 TL olarak alınmış; bankanın 845,00 TL’lik temyizi bu sınırın altında kaldığı için reddedilmiştir. Daire, HMK 362 ve HMK 366 atfıyla HMK 352/1-b hükmünü de anarak miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen kararların temyiz edilemeyeceğini hatırlatmıştır.

📚 Dayanılan ve ilgili hükümler

  • İİK m.89/1: Borçlunun bir alacağı veya üçüncü şahıs elindeki taşınır malı haczedilirse icra memuru, malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, borçluya vermemesini bildirir (haciz ihbarnamesi).
  • İİK m.89/7: Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği tüzel kişinin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilebilir; merkez tüm şubeleri kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür.
  • HMK m.362/1-a: Miktar veya değeri kanunda belirtilen sınırı geçmeyen davalara ilişkin kararlar temyiz edilemez; Daire bu kuralı HMK 366 ve 352/1-b ile birlikte uygulamıştır.
  • HMK Ek Madde 1/(3) (14.11.2024 – 03.06.2025 metni): Bozma kararları üzerine verilen kararlarda parasal sınır, ilk karar tarihindeki miktara göre belirlenir.

Karar metninde bankanın sorumluluğu belirli bir madde numarasına bağlanmamış, bankacılık işleminden doğan zarar olarak nitelendirilmiştir. Hisse senetlerinin icra yoluyla paraya çevrilmesine ilişkin usul, karar metninde davacının iddiası olarak (kayden haciz ve açık artırma) yer almaktadır.

💼 Kararın yatırım hesabı sahipleri bakımından anlamı

Bankalar çoğu zaman hem mevduat hem de yatırım hesabı tutar. Bu dosyada ilk derece mahkemesi, mevduatı kapsayan haciz müzekkeresinin yatırım hesabındaki hisse senetlerini kendiliğinden kapsamadığını ve hisselerin satışını da içermediğini kabul etmiştir. Bankanın icra müdürlüğüne verdiği yanıtta hisse değerini “nakit” gibi göstermesi ve ardından hisseleri bozdurarak para göndermesi, zararın kaynağı olarak görülmüştür.

Yargıtay’ın bankanın temyizini miktardan reddetmesi, bu tespitlerin Yüksek Mahkemece esastan tartışılmadığı anlamına gelir. Bununla birlikte karar, bozma ilamına uyulduktan sonra verilen ve bankayı sorumlu tutan hükmün kesinleşmesini sağlamıştır. Bu yönüyle karar, haciz müzekkeresinin kapsamı ile bankanın gerçekleştirdiği işlem arasındaki uyumun tazminat sorumluluğu bakımından belirleyici olabileceğini gösteren bir örnektir.

Sitede daha önce ele alınan aracı kuruma haciz ihbarnamesi kararı, haciz ihbarnamesine muhatap aracı kurumun açtığı menfi tespit davasında görevli mahkemeyi konu alıyordu. Blokeli hissenin rehin sayılmaması kararında ise kredili işlem borcu için blokede tutulan payların ihtiyati haczi tartışılmıştı. 2026/2588 sayılı kararda ise mesele, mevduat haczi gerekçesiyle hisselerin banka tarafından satılmasıdır.

❓ Sık sorulanlar

Mevduat haczi yatırım hesabındaki hisseleri de kapsar mı?

Bu dosyada haciz müzekkeresi vadeli ve vadesiz mevduat, havaleler ve POS hesaplarını kapsıyordu. İlk derece mahkemesi, hesapta nakit bulunmadığını, hisselerin satışının istenmediğini ve bankanın hisseleri re’sen paraya çevirdiğini tespit ederek bankayı sorumlu tutmuştur. Yargıtay bu değerlendirmeyi esastan incelemeden, bankanın temyizini miktardan reddetmiştir.

Banka “icra müzekkeresine uydum” savunmasıyla sorumluluktan kurtulabildi mi?

Hayır. Banka, icra dairesinin müzekkeresinin gereğini yerine getirdiğini savunmuştur. Ancak mahkeme, icra müdürlüğünün para gönderilmesini istemesinin bankanın, hesapta nakit olmamasına rağmen nakit bulunduğu yönündeki bildirimine dayandığını kabul etmiş ve kısmen kabul kararı vermiştir.

Davacı hisselerin aynen iadesini alabildi mi?

Davacı öncelikle 33.500 adet hisse senedinin aynen teslimini, bu mümkün olmazsa şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini istemişti. Karar metninde ilk derece hükmünün içeriği ayrıntılı olarak yer almamakta, yalnızca davanın kısmen kabul edildiği ve davalının temyize konu ettiği miktarın 845,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.

Bozmadan sonra verilen kararda kesinlik sınırı nasıl belirlendi?

Daire, HMK Ek Madde 1/(3)’ün 14.11.2024 – 03.06.2025 arasında yürürlükte olan metnine göre bozma üzerine verilen kararlarda ilk karar tarihindeki sınırın esas alınacağını belirtmiş ve 08.04.2015 tarihli ilk karar için geçerli 2.080,00 TL’yi uygulamıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, diğer karar incelemeleri ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan taraf iddiaları ve ilk derece mahkemesi kararının özetine dayanır; bankanın temyizi miktar yönünden reddedildiğinden sorumluluğa ilişkin tespitler Yargıtay’ca esastan incelenmemiştir. Haciz müzekkeresinin kapsamı, hesaptaki varlığın türü ve bankanın bildirimi farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu