Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Boşanma HukukuEmsal Kararlar

Eski Eşin Soyadını Kullanma İzni – Yargıtay 2. HD 2026/3862

Otuz, kırk yıl boyunca aynı soyadıyla anılan bir kadın düşünün: Çocuklarının okul kayıtlarında, torunlarının doğum gününde, mahalledeki esnafın defterinde, iş yerindeki kartvizitinde hep o ad yazılıdır. Boşanma kararı kesinleştiği anda kanun, kural olarak bu kadının evlenmeden önceki soyadına döneceğini söyler. Ancak Türk Medeni Kanunu bu kurala bir kapı da aralamıştır: Kadın, boşandığı kocasının soyadını kullanmaya devam etmekte menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşine zarar vermeyeceğini ispatlarsa hâkim izin verir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu iki şartın nasıl okunacağını gösteren kısa ama yön verici bir bozma kararı vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.04.2026 tarihli ve E.2026/1727, K.2026/3862 sayılı kararıyla, uzun süre evli kalmış, ortak çocukları ve torunları bulunan, evlilik boyunca eşinin soyadıyla tanınmış kadının talebini “menfaat ispat edilmedi” gerekçesiyle reddeden bölge adliye mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. Daireye göre bu olgular karşısında hem menfaat hem de eski eşe zarar verilmeyeceği ispatlanmış sayılır.

Kısa özet: Boşanan kadın, Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesinde boşandığı kocasının soyadını kullanmaya izin verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesine taşınmış ve talep, menfaatin ispat edilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Kadın vekilinin duruşmalı temyiz istemi HMK m.369/2 uyarınca duruşmasız incelenmiş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, uzun evlilik süresi, ortak çocuk ve torunların varlığı ile kadının evlilik boyunca bu soyadıyla tanınması karşısında TMK m.173/2’deki şartların gerçekleştiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

🪪 Boşanmada soyadının akıbeti: kural ve istisna

Türk Medeni Kanunu’nun “Boşanan kadının kişisel durumu” başlıklı 173. maddesi üç fıkradan oluşur. Birinci fıkraya göre boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini de isteyebilir.

İkinci fıkra istisnayı düzenler: “Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.” Üçüncü fıkra ise eski eşe bir güvence tanır: Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.

Maddenin yapısı dikkat çekicidir. Kanun koyucu iki ayrı unsur aramaktadır: kadının menfaati ve eski eşin zarar görmemesi. İspat yükü talepte bulunan kadındadır. Şartlar ispatlandığında hâkimin takdir yetkisi daralır; metin “izin verebilir” değil, “izin verir” demektedir. Bu nedenle uygulamadaki asıl tartışma, hangi olguların bu iki şartı ispatlamaya yeteceği noktasında toplanır.

🗂️ Dosyanın izlediği yol

Yargıtay kararının başlığından ve kısa gerekçesinden izlenebilen süreç şöyledir:

  • İlk derece: Dava, Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesinin 2023/1189 Esas, 2024/513 Karar sayılı dosyasında görülmüştür. Dava türü “Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Kullanmaya İzin” olarak kayıtlıdır.
  • İstinaf: Uyuşmazlık, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesinin 2024/948 Esas, 2025/1645 Karar sayılı kararıyla sonuçlanmıştır. Yargıtay’ın aktardığına göre bu aşamada kadının talebi, menfaatin ispat edilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
  • Temyiz: Kararı davacı kadın vekili duruşma istemli olarak temyiz etmiştir. Daire, bu tür işlerin HMK m.369/2 uyarınca duruşmalı incelenen işlerden olmadığını belirterek duruşma talebini reddetmiş ve incelemeyi dosya üzerinden yapmıştır.
  • Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı oybirliğiyle bozulmuş, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.

Karar metni, ilk derece mahkemesinin vardığı sonucu ayrıca aktarmamaktadır. Yargıtay’ın denetimi, bölge adliye mahkemesinin “menfaat ispat edilmedi” şeklindeki gerekçesi üzerinde yoğunlaşmıştır.

🔍 Daire hangi olgulara ağırlık verdi?

Bozma gerekçesi tek paragraftır, ama hangi olguların belirleyici sayıldığını açıkça sıralar. Daireye göre yapılan yargılama ve toplanan delillerden şunlar anlaşılmaktadır:

  • Taraflar uzun süre evli kalmıştır.
  • Tarafların ortak çocukları ve torunları bulunmaktadır.
  • Kadın, evlilik süresi boyunca erkeğin soyadıyla tanınmıştır.

Daire bu üç olguyu bir arada değerlendirerek iki sonuca ulaşmıştır: Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati vardır ve bu kullanımın kocaya bir zarar vermeyeceği ispat edilmiştir. Böyle olunca talebin kabulü gerekirken, bu hususlar gözetilmeden ret kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.

Gerekçenin önemli yanı, Daire’nin menfaati soyut bir “ihtiyaç” ya da belgeyle kanıtlanacak ekonomik bir kayıp olarak değil, sosyal kimliğin sürekliliği üzerinden değerlendirmesidir. Uzun bir evlilik boyunca kazanılmış bir ad, kadının çevresinde tanınma biçiminin parçası hâline gelmiştir; çocuklar ve torunlarla aynı soyadını paylaşmak da aile bağlarının görünür kalmasını sağlar. Daire, bu olguların varlığı hâlinde ayrıca mesleki ya da ticari bir zorunluluk aranmasını gerekli görmemiştir.

📎 Karar metni: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.04.2026 tarihli, E.2026/1727, K.2026/3862 sayılı bozma kararının tam metnine PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

⚖️ “Menfaat” ve “zarar yokluğu” nasıl okunmalı?

TMK m.173/2’deki iki şart birbirinden bağımsız görünse de bu kararda birlikte ele alınmıştır. Kararın mantığı şu şekilde özetlenebilir:

  • Menfaat yalnızca maddi olmak zorunda değildir. Gerekçede iş hayatı, ticari unvan ya da mesleki tanınırlık gibi bir olgudan söz edilmemektedir. Belirleyici sayılan, uzun evlilik ve kadının bu soyadıyla tanınmasıdır.
  • Aile bağı menfaatin parçasıdır. Ortak çocukların ve torunların varlığı, kadının aynı soyadını taşımaya devam etmesinin anlamını güçlendiren bir olgu olarak sayılmıştır.
  • Zarar yokluğu olgulardan çıkarılabilir. Daire, kocaya zarar verilmeyeceğinin de “ispat edildiğini” belirtmiştir. Karar metninde erkeğin somut bir zarar iddiası ya da bunu destekleyen bir olgu aktarılmamaktadır.
  • Takdir yetkisinin sınırı: Kanun metni “izin verir” dediği için, şartların gerçekleştiği kabul edildiğinde talebin reddi için ayrıca bir gerekçe bulunması gerekir. Somut olayda bölge adliye mahkemesinin gerekçesi bu eşiği karşılamamıştır.

Bu yaklaşım, her uzun evliliğin kendiliğinden izin sonucunu doğuracağı anlamına gelmez. Karar, belirli olguların bir arada bulunduğu bir dosyada verilmiştir. Evliliğin kısa sürmesi, ortak çocuk bulunmaması, kadının çevresinde bu soyadıyla tanınmadığının anlaşılması ya da eski eşin somut ve ciddi bir zarar ortaya koyması gibi durumlarda değerlendirme farklı olabilir. Ayrıca kararda boşanmanın nedenine ya da tarafların kusur durumuna ilişkin bir tespit yer almamaktadır; Daire’nin değerlendirmesi yalnızca TMK m.173/2’nin iki unsuruyla sınırlıdır.

Soyadına ilişkin uyuşmazlıklarda çocuğun ve yetişkinin iradesinin nasıl değerlendirildiğini merak edenler, ergin olan çocuğun soyadı davası yazısına da göz atabilir. İki karar farklı hükümlere dayansa da soyadının kişinin sosyal kimliğiyle bağı konusunda benzer bir hassasiyet taşımaktadır.

🔄 İzin kalıcı mıdır? TMK 173/3 ve değişen koşullar

Hâkimin verdiği izin, kanun gereği değiştirilemez bir hak yaratmaz. TMK m.173/3’e göre koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. Bu hüküm, izin verilirken yapılan menfaat-zarar dengesinin zamanla bozulabileceğini kabul eder.

Kanun hangi değişikliklerin yeterli olacağını saymamıştır. Bu nedenle izin davasında belirleyici olan olgular, kaldırma davasında da dikkate alınacak başlıca ölçütlerdir: Kadının bu soyadıyla tanınmasının sürüp sürmediği, aile bağlarının devam edip etmediği ve kullanımın eski eşe somut bir zarar verip vermediği. İzin kararı verilirken mahkemenin hangi olgulara dayandığının gerekçede açıkça yer alması, ileride ortaya çıkabilecek bir kaldırma talebinin değerlendirilmesini de kolaylaştırır.

Uygulamada izin talebinin boşanma davası içinde ya da boşanmadan sonra ayrı bir davayla ileri sürülebildiği görülmektedir. Somut dosya, ayrı açılmış bir izin davasıdır; dava türü, Yargıtay kararının başlığında “Boşanan Kadının Kocasının Soyadını Kullanmaya İzin” olarak belirtilmiştir.

📌 Usule dair iki not

Duruşmalı temyiz istemi: Davacı vekili temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını istemiştir. Daire, HMK m.369/2’ye göre bu işin duruşmalı incelenen işlerden olmadığını belirterek talebi reddetmiş ve temyiz dilekçesini kabul ederek incelemeyi dosya üzerinden yürütmüştür. Duruşma talebinin reddi, temyiz incelemesinin esasına etki etmemiştir.

Bozmanın yönü: Daire, kararı “düzelterek onama” yoluna gitmemiş, bölge adliye mahkemesi kararını bozarak dosyayı oraya göndermiştir. Bu durumda yeni karar, bozma gerekçesi ışığında bölge adliye mahkemesince verilecektir. Karar metni, istinaf aşamasında yeniden delil toplanıp toplanmayacağına ilişkin bir yönlendirme içermemektedir; Daire’nin tespitine göre mevcut deliller şartların gerçekleştiğini göstermektedir.

Aile hukukuna ilişkin bir başka yakın tarihli kararda, Hukuk Genel Kurulunun yoksulluk nafakasında kusur ve ekonomik durumu nasıl değerlendirdiğini varlıklı eşten yoksulluk nafakası yazısında incelemiştik. Boşanmanın sonuçları farklı başlıklarda düzenlense de mahkemelerin somut olguları gerekçede tek tek göstermesi beklentisi ortaktır.

❔ Sorular ve cevaplar

Boşanan kadın eski eşinin soyadını kendiliğinden kullanmaya devam edebilir mi?

Hayır. TMK m.173/1’e göre boşanma hâlinde kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eski eşin soyadının kullanılmaya devam edilmesi, ancak hâkimin TMK m.173/2 uyarınca vereceği izinle mümkündür.

Bu kararda menfaatin ispatı için hangi olgular yeterli görüldü?

Daire; tarafların uzun süre evli kalmasını, ortak çocukları ve torunlarının bulunmasını ve kadının evlilik boyunca eşinin soyadıyla tanınmasını birlikte değerlendirmiş, bu olgular karşısında hem menfaatin hem de eski eşe zarar verilmeyeceğinin ispatlandığını kabul etmiştir.

Kadının çalışıyor olması ya da mesleki tanınırlığı şart mı?

Karar metninde böyle bir koşuldan söz edilmemektedir. Somut olayda belirleyici sayılan olgular uzun evlilik, ortak çocuk ve torunlar ile soyadıyla tanınmadır. Mesleki veya ticari tanınırlık başka dosyalarda ek bir olgu olarak değerlendirilebilir; ancak bu kararda menfaatin ön koşulu olarak aranmamıştır.

Verilen izin daha sonra kaldırılabilir mi?

TMK m.173/3’e göre koca, koşulların değişmesi hâlinde iznin kaldırılmasını isteyebilir. Hangi değişikliklerin yeterli olacağı, izin kararına esas alınan olgular ve somut dosyanın koşulları dikkate alınarak değerlendirilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, aile hukukuna ilişkin diğer karar değerlendirmelerine Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan bozma kararına ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 173. maddesinin yürürlükteki metnine dayanmaktadır. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir; yazıda kişisel bilgiye yer verilmemiştir. Karar kendi dosyasındaki olgulara dayanır; soyadı kullanma izni taleplerinde sonuç, evliliğin süresi, aile bağları, kişinin çevresinde tanınma biçimi ve eski eşin ileri sürdüğü olgulara göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud