Ceza HukukuEmsal Kararlar

Kaçarken Yakalanan Yağmacı – Yargıtay CGK 2026/273

Kasadaki para tehdit altında teslim edilmiş, fail kapıya yönelmiş, ancak dükkândan çıkamadan çevredekilerce yakalanmıştır. Para hiçbir an işyerinin dışına çıkmamıştır. Böyle bir olayda suç tamamlanmış mıdır, yoksa yalnızca teşebbüs aşamasında mı kalmıştır? Soru, cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirilip indirilmeyeceğini belirlediği için uygulamada büyük önem taşır. Yargıtay’ın özel dairesi ile yerel mahkeme bu soruya farklı cevap verince uyuşmazlık Ceza Genel Kurulu önüne gelmiş ve Kurul, belirleyici ölçütün failin malı “ele geçirip geçirmediği” değil, mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkânını yitirip yitirmediği olduğunu açıkça ifade etmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 29.04.2026 tarihli ve E.2024/577, K.2026/273 sayılı kararıyla, silah gösterilerek kasadaki paranın teslim alınmasıyla yağma suçunun tamamlandığını, failin parayla birlikte işyerinden çıkmak üzereyken yakalanmasının eylemi teşebbüs aşamasına çekmeyeceğini kabul etmiş; yerel mahkemenin direnme gerekçesini isabetli bulmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiş, yedi üye teşebbüs görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Kısa özet: Akşam saatlerinde yüzleri maskeli iki suça sürüklenen çocuk, kuru sıkı silahla bir markete girmiş; biri kasa görevlisine silah doğrultarak paraları istemiş, görevli kasadaki 105 TL’yi teslim etmiştir. Çocuklar parayla dışarı çıkmak üzereyken görevlinin bağırması üzerine gelen vatandaşlarca yakalanmış, dışarıda bekleyen üçüncü çocuk kaçmıştır. Çocuk ağır ceza mahkemesi tamamlanmış nitelikli yağmadan mahkûmiyet kurmuş, Yargıtay 6. Ceza Dairesi paranın mağdurun hâkimiyet alanından çıkmadığını belirterek teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Yerel mahkemenin direnmesi üzerine Ceza Genel Kurulu, suçun tamamlandığına karar vermiştir.

🛒 Marketteki olay ve yakalanma anı

Karar metnindeki olgulara göre olay günü saat 21.00 sıralarında üç suça sürüklenen çocuktan biri marketin dışında beklemiş, diğer ikisi yüzleri maskeli hâlde içeri girmiştir. Bunlardan birinin elinde kuru sıkı silah bulunmaktadır. Kasaya yaklaşan çocuk, işyeri çalışanı olan katılana silahı doğrultarak “Sana zarar vermeyeceğiz, kasadaki paraları ver.” demiştir.

Tehdit karşısında katılan, kasada bulunan 105 TL‘yi teslim etmiştir. Çocuklar aldıkları parayla kapıdan çıkmak isterken katılan bağırmış, sese gelen vatandaşlar ikisini parayla birlikte yakalamıştır. Dışarıda bekleyen üçüncü çocuk ise olay yerinden kaçmıştır.

Olayın kritik ayrıntısı, paranın failin elinde olmasına rağmen işyerinin fiziksel sınırlarından hiç çıkmamış olmasıdır. Uyuşmazlığın bütün düğümü bu ayrıntının hukuki anlamında toplanmaktadır.

⚔️ Özel Daire ile yerel mahkeme neden ayrıştı?

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 26.04.2018 tarihli hükümleriyle çocukları TCK m.149/1-a-b-c-d-h kapsamında tamamlanmış nitelikli yağmadan mahkûm etmiştir. Uygulanan bentler silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koyması suretiyle, birden fazla kişiyle birlikte, işyerinde ve gece vaktinde işlenmeye karşılık gelmektedir. Yaş küçüklüğü nedeniyle çocuklardan biri hakkında TCK m.31/3, diğer ikisi hakkında TCK m.31/2 uygulanmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesi ise 24.05.2023 tarihli kararıyla hükümleri bozmuştur. Daireye göre yakalama tutanağı ve görüntü inceleme tutanaklarından, vatandaşların çocukları paranın yanında yakaladığı anlaşılmaktadır; para mağdurun hâkimiyet alanından çıkmadığından teşebbüs hükümleri uygulanmalıydı.

Yerel mahkeme 16.10.2023 tarihli kararıyla bu bozmaya direnmiş, paranın alınmasıyla suçun tamamlandığı görüşünü korumuştur. CMK m.307 uyarınca dosyayı yeniden inceleyen 6. Ceza Dairesi direnmeyi yerinde görmeyince dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. Kurulun çözdüğü tek soru, nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığıdır.

🧭 Ceza Genel Kurulunun ölçütü: mağdur merkezli bakış

Kurul, 03.12.2025 tarihli bir başka kararında ayrıntılı biçimde açıkladığı görüşe atıf yaparak şu ilkeleri ortaya koymuştur:

  • TCK m.148’in gerekçesinde vurgulandığı üzere yağmanın tamamlanması için, cebir veya tehdidin etkisiyle mağdurun malı teslim etmesi ya da malın alınmasına karşı koyamaması gerekir.
  • Suçun tamamlanıp tamamlanmadığı, korunan hukuki değerden hareketle sanık değil, mağdur merkezli olarak belirlenir.
  • Belirleyici kriter, malın failin hâkimiyet alanına sokulup sokulmaması değil, mağdurun mal üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelip gelmemesidir.
  • Cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde ya da alındığında suç tamamlanır; bu nedenle failin malı alıp kaçarken yakalanması teşebbüs değil, tamamlanmış suç oluşturur.

Kurul, somut olayda silah gösterilerek 105 TL’nin alınmasıyla tipe uygun hareketin ve malın alınması unsurunun gerçekleştiğini, katılanın para üzerindeki tasarruf olanağının ortadan kalktığını belirtmiştir. Çocukların sonrasında marketten çıkmak isterken yakalanması ise eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını göstermeyecektir.

Bu gerekçelerle Kurul, yerel mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin gerekçesinin isabetli olduğuna ve dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir. Yani Kurul hükümleri bütünüyle onaylamamış; uyuşmazlık konusunu çözmüş, cezanın uygulanmasına ilişkin diğer denetimi Özel Daireye bırakmıştır.

📎 Kararın tam metni: Metin, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan hâliyle aktarılmıştır; suça sürüklenen çocukların ve katılanın adları kaynakta anonimdir.

🔍 Hırsızlıktaki “egemenlik alanı” ölçütü neden aktarılmadı?

Özel Dairenin bozma gerekçesi, hırsızlık suçunda yerleşik olan bir yaklaşıma yakındır. Hırsızlık, zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır malın, yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması olarak tanımlanır. Uygulamada hırsızlığın tamamlanması, “yarar sağlama” saikinden hareketle failin malı kendi egemenlik alanına sokması şartına bağlanmıştır. Bu nedenle hırsızlıkta mal henüz mağdurun alanından çıkmadan yakalanan fail bakımından teşebbüs tartışması sıkça gündeme gelir.

Ceza Genel Kurulu bu ölçütün hırsızlığa özgü ve istisnai olduğunu vurgulamıştır. Kurula göre:

  1. Egemenlik alanı kriterinin kıyasen yağma suçuna uygulanmasının hukuki dayanağı yoktur.
  2. Yağmada yerleşik uygulamanın değiştirilmesini gerektiren haklı bir neden de bulunmamaktadır.
  3. Yağmanın tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir.

Kurul ayrıca madde gerekçesindeki örneğe de değinmiştir: Evin içindeki eşyayı alıp kapıdan çıkarken mal sahibiyle karşılaşan hırsız, ona karşı cebir veya tehdit kullanırsa yağma suçu oluşur. Bu örnek de yağmanın ağırlık merkezinin, malın failin güvenli alanına ulaşması değil, mağdurun iradesinin cebir veya tehditle bükülmesi olduğunu göstermektedir.

Benzer bir “nitelendirme” sorununun başka bir görünümü için serideki fotoğrafı silmek için telefonun alınmasına ilişkin Ceza Genel Kurulu kararı incelenebilir; orada sorun suçun tamamlanması değil, yağmanın unsurlarının oluşup oluşmadığıdır.

📏 Tamamlanma ile teşebbüs arasındaki ceza farkı

Uyuşmazlığın sanık bakımından somut karşılığı oldukça büyüktür. TCK m.35/1‘e göre kişi, işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu tutulur. TCK m.35/2 ise teşebbüs hâlinde, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceğini düzenler.

Nitelikli yağmanın cezası TCK m.149/1‘e göre on yıldan on beş yıla kadar hapistir. Teşebbüs kabul edilseydi bu ceza üzerinden ayrıca indirim yapılacak, ardından yaş küçüklüğüne ilişkin TCK m.31 indirimleri uygulanacaktı. Ceza Genel Kurulunun tamamlanma kabulü, teşebbüs indiriminin uygulanmasının önünü kapatmıştır.

Karar, uygulama açısından şu sonuçları doğurmaktadır:

  • Mal teslim edildiyse: Failin olay yerinde, mal henüz işyerinden çıkmadan yakalanması tek başına teşebbüs sonucunu doğurmaz.
  • Tehdit edildi ama mal teslim edilmediyse: Mağdurun tasarruf imkânı ortadan kalkmadığı için teşebbüs tartışması hâlâ mümkündür; bu ayrım her dosyada olgulara göre yapılır.
  • Kurul içi görüş ayrılığı: Yedi üyenin teşebbüs yönünde karşı oy kullanması, konunun öğretide ve uygulamada tartışmalı olmaya devam ettiğini göstermektedir.

❓ Sık sorulan sorular

Para işyerinden hiç çıkmadıysa yağma nasıl tamamlanmış sayıldı?

Ceza Genel Kuruluna göre yağmada belirleyici olan, malın fiziksel olarak nerede bulunduğu değil, mağdurun mal üzerindeki tasarruf imkânını yitirip yitirmediğidir. Kasa görevlisi parayı tehdit altında teslim ettiği anda bu imkân ortadan kalkmış, suç tamamlanmıştır.

Hırsızlıkta aynı olay farklı mı değerlendirilir?

Karar metninde, hırsızlığın tamamlanmasının uygulamada failin malı kendi egemenlik alanına sokması şartına bağlandığı ve bunun hırsızlığa özgü istisnai bir ölçüt olduğu belirtilmiştir. Kurul bu ölçütün yağmaya kıyasen uygulanamayacağını açıklamıştır.

Kuru sıkı silah “silah” sayıldı mı?

İlk derece mahkemesi hükümleri TCK m.149/1-a dahil bentlere dayanarak kurmuştur. Ceza Genel Kurulunun incelemesi ise yalnızca suçun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığıyla sınırlı tutulmuş, uygulamanın diğer yönlerinin denetimi için dosya Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere tevdi edilmiştir.

Karar oy birliğiyle mi verildi?

Hayır. Karar 29.04.2026 tarihli müzakerede oy çokluğuyla verilmiştir. Yedi Ceza Genel Kurulu üyesi, nitelikli yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan Ceza Genel Kurulu kararından derlenmiştir. Karar, Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki direnme uyuşmazlığını çözen ve oy çokluğuyla verilmiş bir karardır; cezanın uygulanmasına ilişkin diğer hususların denetimi Özel Daireye bırakılmıştır. Yağma suçunun tamamlanıp tamamlanmadığı; malın teslim edilip edilmediğine, cebir veya tehdidin niteliğine, yakalanmanın zamanına ve olay yerindeki diğer olgulara göre her dosyada farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu