Malul Sürücüde Tercüme ve Uçak Gideri – Hakem K. 2026/319432

Trafik kazasında yaralanan kişi, tazminat dosyasını hazırlarken yaptığı her harcamayı karşı tarafın trafik sigortacısından isteyebilir mi? Maaş bordrolarını tercüme ettirmek için ödenen ücret ile aracı gümrüğe teslim edildiği için eve uçakla dönmenin bedeli aynı kefeye konulabilir mi? Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde görülen bir uyuşmazlıkta hakem heyeti, yalnızca %2 oranında sürekli maluliyet tespit edilen bir sürücü için 1,1 milyon TL’yi aşan tazminata hükmederken bu iki gideri birbirinden ayırdı. Karar, aynı zamanda geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin kimin yükümlülüğünde olduğu ile trafik sigortasında faiz türü konusunda da açık tespitler içeriyor.
Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesinde oluşturulan hakem heyeti, 08.06.2026 tarihli ve K-2026/319432 sayılı kararıyla, karşı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigortacısını 1.109.563,88 TL tazminatı 18.12.2025 tarihinden itibaren yasal faiziyle ödemeye mahkûm etti; 5.000 TL tercüme ücretini yargılama giderine ekledi, uçak bileti bedelini ise reddetti. Karar oy çokluğuyla verildi ve Hakem Karar Dergisinin 66. sayısında yayımlandı.
🚗 Kaza, rapor ve talepler
Uyuşmazlık, 01.08.2024 tarihinde iki aracın karıştığı bir trafik kazasından doğmuştur. Kazaya karışan araçlardan biri, aleyhine başvurulan şirket tarafından 20.02.2024–20.02.2025 dönemi için trafik sigortasıyla teminat altına alınmıştır. Başvuran, diğer aracın sürücüsüdür. Dosyadaki savcılık bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü kazada asli ve tam kusurludur.
Başvuran vekilinin anlatımına göre başvuran hastanede yattığı süre boyunca çalışamamış ve maaşını alamamıştır. Kazada hasar gören aracı gümrüğe teslim edilmiş, başvuran da uçakla dönmek zorunda kalmıştır. Başvuran 05.12.2025 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş, ödeme yapılmayınca Sigorta Tahkim Komisyonuna gitmiştir. Talep, belirsiz alacak olarak şimdilik 10’ar TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatıyla başlamış; ayrıca uçak bileti bedelinin yargılama giderlerine eklenmesi istenmiştir.
Maluliyete ilişkin belirleyici belge, bir üniversite tıp fakültesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığınca 08.08.2025 tarihinde düzenlenen rapordur. Raporda tüm vücut fonksiyon kaybı %2, geçici iş göremezlik süresi 1 ay, geçici bakıcı ihtiyacı 5 gün olarak belirlenmiştir.
🛡️ Sigortacının itirazları
Sigorta şirketi başvurunun reddini istemiş ve özetle şu savunmaları ileri sürmüştür:
- Şirkete gerekli evraklarla başvuru yapılmamıştır.
- Şirketin yaptırdığı medikal inceleme sonucunda başvuranda maluliyet oluşmamıştır.
- Geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri bakımından şirketin sorumluluğu yoktur.
- Hesaplama, Genel Şartlarda belirlenen TRH 2010 tablosu ve %1,65 teknik faizle yapılmalıdır.
- Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığı için ancak yasal faiz uygulanabilir.
- Vekâlet ücreti her iki taraf için beşte bir oranında belirlenmelidir.
Heyet, maluliyet itirazını üniversite raporunun niteliği üzerinden karşılamıştır. Kararda, raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlendiği, başvuranın muayene edildiği, heyet teşkil edildiği ve maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı kurulduğu vurgulanmış, bu nedenle raporun yargılamaya esas alınmasına karar verilmiştir.
🧮 %2 maluliyetten 1,1 milyon TL’ye: hesabın kalemleri
Hakem heyeti 15.05.2026 tarihli ara kararla aktüer bilirkişi görevlendirmiş ve hesabın üniversite raporundaki oranlar esas alınarak TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemiyle yapılmasını istemiştir. Bilirkişi raporunda ulaşılan tutarlar şöyledir:
| Kalem | Tutar (TL) |
|---|---|
| Geçici iş göremezlik (30 gün) | 110.787,93 |
| Sürekli sakatlık (%2) | 995.442,20 |
| Geçici bakıcı gideri (5 gün) | 3.333,75 |
| Toplam | 1.109.563,88 |
Başvuran vekili talebini bu tutarlara göre ıslah etmiş, ıslah sonrası talep tek hakem sınırını aştığı için dosyada heyet oluşturulmuştur. Sigortacı rapora itirazlarını yinelemiş, ancak heyet raporu gerekçeli ve denetime elverişli bularak hükme esas almıştır.
Hesap yöntemi konusunda heyet, Anayasa Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan E.2021/82, K.2022/167 sayılı kararına dayanmıştır. Bu kararla Karayolları Trafik Kanunu’nun tazminat hesabına ilişkin bazı hükümleri iptal edilmiştir. Heyete göre Anayasa’nın 153. maddesindeki “iptal kararları geriye yürümez” kuralı kesinleşmiş kararlarla ilgilidir; iptal kararı derdest davalara uygulanmalıdır. Bu nedenle gerçek zararın tespiti için TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmıştır. Yaşam tablosu tartışmasının Yargıtay’daki görünümü için TRH 2010 mu PMF 1931 mi? yazısına bakılabilir.
🏥 Geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri kimin borcu?
Sigortacının en önemli itirazlarından biri, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığıdır. Heyet bu itirazı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesinin kapsamını belirleyerek reddetmiştir.
KTK 98, 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmeti bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemektedir. Heyete göre bu hüküm sağlık hizmetini 5510 sayılı Kanun’a yollama yaparak tanımlamakta, 5510 sayılı Kanun’un 63 ve devamı maddelerinde ise sağlık hizmeti tedaviyle sınırlı tutulmaktadır. Geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu kalemlerin SGK’ya devredilen yükümlülük içinde değil, trafik sigortacısının yükümlülüğünde kaldığı sonucuna varılmıştır.
Bakıcı giderinin hangi teminattan karşılanacağı tartışması Yargıtay önüne de gelmiş, farklı bir olayda verilen karar Bakıcı Gideri Hangi Teminattan? yazısında incelenmiştir. Somut hakem kararındaki bakıcı ihtiyacının 5 günlük ve geçici olduğu, tutarın da 3.333,75 TL’de kaldığı göz önünde tutulmalıdır.
🧳 Tercüme ücreti kabul, uçak bileti ret
Kararı benzerlerinden ayıran bölüm, başvuranın iki ayrı harcamasının farklı sonuçlara bağlanmasıdır.
Tercüme ücreti: Başvuran vekili maaş bordrolarını tercümeleriyle birlikte sunmuş ve 5.000 TL tercüme ücretini yargılama gideri olarak talep etmiştir. Heyet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1426. maddesinin birinci fıkrasına dayanmıştır. Bu hükme göre sigortacı; rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile ödemek zorundadır. Uyuşmazlık başvurusundan önce delillerin tespitine yönelik harcanan tercüme ücreti, miktarı itibarıyla makul gider kabul edilmiş ve yargılama giderine eklenmiştir.
Uçak bileti: Aracın gümrüğe teslim edilmesi nedeniyle uçakla dönüş bedeli ise reddedilmiştir. Gerekçe üç unsurdan oluşur: bu harcama bedensel zarar nedeniyle hesaplanan tazminatın tespitine yönelik zorunlu bir gider değildir, trafik sigortası teminatı kapsamında bir zarar kalemi niteliği taşımaz ve yargılama gideri olarak da değerlendirilemez.
Bu ayrım, TTK 1426’nın sınırını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Ölçüt, giderin zararın veya tazminatın belirlenmesine hizmet edip etmediğidir. Zararı belgelemek için yapılan tercüme bu ölçüte uymakta, kazanın ardından eve dönüş masrafı ise tazminatın tespitiyle ilgili görülmemektedir.
📅 Temerrüt tarihi ve faiz türü
Başvuran avans faizi istemiştir. Heyet önce temerrüt tarihini KTK 99’a göre belirlemiştir. Bu maddeye göre sigortacı, hak sahibinin Genel Şartlarla belirlenen belgeleri iletmesinden itibaren sekiz iş günü içinde ödeme yapmak zorundadır. Başvuru 05.12.2025’te yapıldığından sigortacı 18.12.2025’te temerrüde düşmüş sayılmıştır.
Faiz türü bakımından heyet, KTK 90’ın tazminat taleplerini Türk Borçlar Kanunu hükümlerine bağladığını, sözleşmeye dayanmayan ve haksız fiilden doğan alacakta yasal faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Heyete göre sigortacı, sigortalısından istenebilecek faizden başka bir faizle sorumlu tutulamaz. Bu nedenle tazminata yasal faiz işletilmiştir.
Hüküm fıkrasında ayrıca 19.972,15 TL başvuru harcı, 75 TL tebligat gideri, 5.000 TL tercüme ücreti ve 3.590 TL bilirkişi ücretinden oluşan 28.637,15 TL yargılama giderinin ve 45.000 TL vekâlet ücretinin sigortacıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı, 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi uyarınca bildirimden itibaren 10 gün içinde itiraz yolu açık bırakılmıştır.
❓ Merak edilen noktalar
%2 gibi düşük bir maluliyet oranı nasıl bu kadar yüksek tazminata dönüştü?
Kararda sürekli sakatlık kalemi tek başına 995.442,20 TL olarak hesaplanmıştır. Tutar, aktüer bilirkişinin TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemiyle yaptığı hesaba dayanmaktadır. Hesabın ayrıntılı parametreleri dergide yayımlanan karar metninde yer almamakta, yalnızca sonuç tablosu aktarılmaktadır.
Sigortacının kendi yaptırdığı medikal inceleme neden dikkate alınmadı?
Heyet, üniversite adli tıp anabilim dalı raporunu kaza tarihindeki engellilik yönetmeliğine uygun düzenlenmiş, muayeneye ve heyet değerlendirmesine dayanan ve illiyet bağını kuran bir rapor olarak hükme esas almıştır. Sigortacının maluliyet oluşmadığı yönündeki savunması bu rapor karşısında kabul görmemiştir.
Tercüme ücreti tazminata mı eklendi, yargılama giderine mi?
Tercüme ücreti, TTK 1426/1 kapsamında makul gider kabul edilmiş ve 28.637,15 TL tutarındaki yargılama giderinin bir kalemi olarak sigortacıdan tahsiline hükmedilmiştir. Ayrı bir tazminat kalemi olarak eklenmemiştir.
Karar oybirliğiyle mi verildi?
Hayır. Dergide yayımlanan metne göre karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyun gerekçesi yayımlanan metinde yer almamaktadır. Benzer bir maluliyet uyuşmazlığında emniyet kemerinin etkisinin tartışıldığı hakem kararı Yüzde Kalan İz ve Emniyet Kemeri yazısında ele alınmıştır.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Ulaşım bilgileri iletişim sayfasında, diğer sigorta ve trafik kararları Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Karar Dergisi’nde yayımlanan bir hakem heyeti kararından derlenmiştir. Hakem kararları yalnızca taraflarını bağlar ve itiraz yolu açık olabilir. Değerlendirme, belirli bir maluliyet raporu ve aktüer hesabına dayanan tek bir dosyaya ilişkindir; maluliyet oranı, gelir durumu, kusur dağılımı ve sunulan belgeler farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve işlemlerden Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



