Emsal KararlarSigorta HukukuTrafik Kazası

Bakıcı Gideri Hangi Teminattan? – Yargıtay 4. HD 2026/1328

Trafik kazasında ağır yaralanan bir kişinin zararı tek bir kalemden ibaret değildir. Çalışma gücündeki kayıp bir tazminatı, hayatını başkasının yardımıyla sürdürmek zorunda kalması ise ayrı bir gideri doğurur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçelerinde ise kişi başına “sakatlanma ve ölüm” ile “sağlık giderleri” için birbirinden bağımsız iki ayrı limit bulunur. Sürekli bakıcı giderinin bu iki limitten hangisine yazılacağı, sigortacının ödeyeceği toplam tutarı doğrudan belirler. Yaya geçidinde yaralanan bir kişinin davasında derece mahkemeleri iki kalemi aynı limite sığdırmış, Yargıtay ise bu yaklaşımı yerinde görmemiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.02.2026 tarihli ve E.2025/13716, K.2026/1328 sayılı kararıyla, sürekli bakıcı giderinin ZMSS poliçesindeki sağlık gideri teminatından, sürekli iş göremezlik tazminatının ise sakatlık teminatından karşılanması gerektiğine hükmetmiş; ayrıca müteselsil sorumlu kurum hakkında ayrı dosyada verilen kararla tahsilde tekerrürün önlenmesi ve çelişkili kusur raporlarının giderilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Yaya geçidinden karşıya geçerken bir aracın çarptığı davacı, %70 oranında kalıcı iş göremezliğe uğramış ve sürekli bakıma muhtaç hâle gelmiştir. Poliçede sakatlanma-ölüm ve sağlık gideri için ayrı ayrı 310.000,00 TL teminat bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi 1.049.444,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.804.041,00 TL sürekli bakıcı giderini toplayarak sigortacının sorumluluğunu tek bir 310.000,00 TL limitle sınırlamıştır. Yargıtay; AYM’nin 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı iptal kararından sonra zararın KTK ve TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre belirleneceğini, sürekli bakıcı giderinin sakatlık teminatına dahil edilemeyeceğini ve sağlık gideri teminatından karşılanacağını belirterek kararı bozmuştur.

🚶 Kaza ve hesaplanan zarar kalemleri

Davacı, 2017 yılında ışık kontrollü bir kavşakta yaya geçidinden karşıya geçmek isterken bir aracın çarpması sonucu yaralandı. Dava; sürücüye (yargılama sırasında vefat ettiği için mirasçılarına) ve aracın ZMSS sigortacısına karşı açıldı. Başlangıçta belirsiz alacak davası olarak küçük tutarlarla açılan talepler, aktüerya raporları doğrultusunda yapılan artırım ve ıslahla yükseltildi; sürücü yönünden ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminat istendi.

Yargılamada elde edilen başlıca raporlar şunlardır:

  • Kusur: Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre sürücü %80 oranında kusurlu, yaya kusursuzdur. Kavşakta sürücülere yönelik ışık sistemi bulunduğu hâlde yaya geçidine yönelik ışık ve levha bulunmaması nedeniyle yol yapım ve bakımından sorumlu kurum %20 oranında kusurlu bulunmuştur.
  • Maluliyet: Bir üniversite adli tıp anabilim dalı raporuna göre kalıcı iş göremezlik oranı %70, tıbbi iyileşme süresi 9 aydır ve davacı sürekli bakıma muhtaçtır.
  • Aktüerya: TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle 1.049.444,09 TL sürekli iş göremezlik, 1.804.041,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 12.257,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır.

Kazanın gerçekleştiği dönemde düzenlenen poliçede kişi başına sakatlanma ve ölüm için 310.000,00 TL, sağlık gideri için de ayrıca 310.000,00 TL teminat yer almaktadır.

🏛️ İlk derece mahkemesi neden tek limit uyguladı?

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, ZMSS Genel Şartlarındaki teminat türlerini esas aldı. Mahkemeye göre sağlık giderleri teminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğundaydı ve sigortacının bu teminattaki sorumluluğu sona ermişti. Bakıcı giderleri ise sürekli sakatlık teminatı kapsamındaydı. Mahkeme, hesap bilirkişisinin “sürekli bakıcı gideri sağlık gideri teminatı kapsamındadır” yönündeki görüşünden bu gerekçeyle ayrıldı.

Sonuçta sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri toplamı olan 2.853.485,09 TL’ye hükmedildi; ancak sigortacının sorumluluğu 310.000,00 TL’lik tek poliçe limitiyle sınırlandırıldı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetti. Davacı vekili temyizde bakıcı giderinin sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini; sigortacı vekili ise iki kalemin tek teminat kapsamında olduğunu savundu.

📜 AYM iptal kararının etkisi

Yargıtay, meseleyi Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararı üzerinden ele aldı. Bu kararla KTK’nın 90. maddesindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların “genel şartlarda” öngörülen usul ve esaslara tabi olduğuna ilişkin ibareler ile 92. maddesinin (i) bendi iptal edilmişti.

Daire, Anayasa’nın 153. maddesinin altıncı fıkrası gereğince AYM kararlarının herkesi bağladığını ve Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görülmekte olan davaların çözümlenmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceğini hatırlattı. Bu nedenle davacının zararının ve kapsamının, Genel Şartlara göre değil, KTK ile TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümleri ve Yargıtay uygulamasına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

🩺 Yargıtay: iki kalem, iki ayrı teminat

Kararın merkezindeki tespit, iki zarar kaleminin niteliğine ilişkindir. Daireye göre:

  • Sakatlık tazminatı, zarar görenin meslekte kazanma gücü kaybı oranına göre gelirindeki azalmayı karşılar.
  • Bakıcı giderleri ise zarar görenin bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları ve gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı veya yardımcının ücretleridir.

Sürekli iş göremezlik tazminatı ile sürekli bakıcı gideri farklı tazminat kalemleridir ve sürekli bakıcı giderinin sakatlık teminatı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Daire, kökleşmiş içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirtmiştir. TBK’nın 54. maddesi de bedensel zararları sayarken “tedavi giderleri” ile “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları” ayrı bentlerde düzenler.

Somut olayda derece mahkemeleri, sürekli bakıcı giderinin ZMSS poliçesindeki sağlık gideri teminatından, sürekli iş göremezlik tazminatının da sakatlık teminatından karşılanacağını gözetmeden iki kalemi tek limitle sınırlandırmıştı. Bu yaklaşım bozma sebebi sayıldı.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmış ve künyesi resmî kayıtla teyit edilmiştir; taraf adları kaynakta anonimdir.

🔗 Müteselsil sorumlulukta tahsilde tekerrür

Sigortacının temyiz itirazları üzerine Daire ikinci bir sorunu daha tespit etti. Dava başlangıçta yol yapım ve bakımından sorumlu Karayolları Genel Müdürlüğüne karşı da açılmış, bu kuruma yönelik dava dosyadan ayrılmış ve görevsizlik kararı sonrasında İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüştü. O dosyada kurumun %20 kusur oranına göre davanın kabulüne karar verilmiş ve karar 23.01.2024 tarihinde kesinleşmişti.

Daire, TBK’nın müteselsil sorumluluğa ilişkin 61, 162, 163, 166 ve 168. maddelerini hatırlattı: Alacaklı, borçlulardan birinden, bir kısmından veya hepsinden borcun tamamını isteyebilir; ancak borçlulardan birinin yaptığı ödeme oranında diğerlerinin sorumluluğu da azalır. KTK’nın 85 ve 91. maddeleri çerçevesinde ZMSS’nin, işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu limitler dahilinde karşılayan bir zarar sigortası olduğunu da vurguladı.

Somut olayda davalılar ile dava dışı kurum davacıya karşı müteselsilen sorumluydu. Eldeki davada hüküm altına alınan tazminatın, diğer dosyayla tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesine karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmemişti.

🧭 Çelişkili kusur raporları

Üçüncü bozma sebebi kusur tespitine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında sürücünün KTK 52/1-a maddesini, yayanın ise KTK 68/1-b-3 maddesini ihlal ettiği belirtilerek yaya da kusurlu gösterilmişti. Adli Tıp Kurumu raporu ise yayayı kusursuz bulmuştu. Mahkeme, iki belge arasındaki bu farkı gidermeden ikinci rapora itibar etmişti.

Daireye göre yargılama makamları, çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiğini ve diğerinin neden tercih edilmediğini gerekçelendirmeli veya çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor almalıdır. Bu doğrultuda, varsa ceza soruşturma dosyası da getirtilerek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğündeki fen heyetinden seçilecek uzmanlardan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli bir kusur raporu alınması gerektiği belirtildi.

Benzer bedensel zarar uyuşmazlıkları serideki çocuk yolcunun maluliyet raporu ve ferdi kaza ödemesinin tazminattan düşülmemesi yazılarında da incelenmiştir.

📋 Bozma sebepleri bir bakışta

Temyiz edenBozma sebebiYargıtay’ın tespiti
DavacıTeminat ayrımıSürekli bakıcı gideri sağlık gideri teminatından, sürekli iş göremezlik sakatlık teminatından karşılanır.
SigortacıTahsilde tekerrürMüteselsil sorumlu kurum hakkındaki kesinleşmiş kararla tekerrür önlenmelidir.
SigortacıKusur raporlarıTutanak ile ATK raporu arasındaki çelişki giderilmelidir.

Tarafların bu bentler dışında kalan temyiz itirazları reddedildi. Duruşmada vekille temsil edilen davacı yararına 40.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedildi.

❓ Sık sorulan sorular

Teminat ayrımı ödenecek tutarı neden değiştirir?

Kararda anılan poliçede sakatlanma-ölüm ve sağlık gideri için ayrı ayrı 310.000,00 TL limit bulunmaktadır. İki kalem tek limitte toplandığında sigortacının sorumluluğu 310.000,00 TL ile sınırlı kalır; ayrı limitlere yazıldığında her kalem kendi limiti içinde değerlendirilir.

Sağlık giderleri SGK’nın sorumluluğunda değil mi?

İlk derece mahkemesi bu görüşle sağlık gideri teminatını devre dışı bırakmıştı. Yargıtay ise zararın kapsamının AYM iptal kararı sonrasında KTK ve TBK’nın haksız fiil hükümlerine göre belirleneceğini belirterek sürekli bakıcı giderinin sigortacının sağlık gideri teminatından karşılanacağını kabul etmiştir.

Yolun yapımından sorumlu kurum hakkında ayrı dava açılmış olması ne sonuç doğurur?

Kurum, sürücü ve sigortacıyla birlikte zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Karara göre aynı zarar için iki ayrı dosyada hüküm kurulmuşsa, zarar görenin aynı zararı iki kez tahsil etmesini önlemek için hükümde “tahsilde tekerrür olmamak üzere” kaydına yer verilmelidir.

Kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu farklıysa hangisi esas alınır?

Kararda, mahkemenin çelişkili belgelerden birini neden tercih ettiğini gerekçelendirmesi ya da çelişkiyi gideren üçüncü bir uzman raporu alması gerektiği belirtilmiştir. Hangisinin esas alınacağı, bu inceleme sonucunda ortaya çıkacaktır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yayımlanmış bozma kararından derlenmiştir. Bozma kararı tazminat miktarını kesin olarak belirlememiş, kusur ve teminat değerlendirmesinin yeniden yapılmasını istemiştir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında poliçe dönemi, teminat limitleri, kusur oranları, maluliyet ve hesap yöntemi her dosyanın özelliklerine göre farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu