Emsal KararlarForex Hukuku

Birleşmede İntifa Senedi – İstanbul BAM 12. HD 2025/2079

Halka açık bir şirket başka bir şirketle birleşirken yalnızca pay sahiplerinin değil, kurucu intifa senedi taşıyanların da hakları gündeme gelir. Kâr payından pay alma hakkı veren bu senetler, birleşmeyle birlikte devralan şirkete nasıl taşınacak? Şirket senetleri “gerçek değer” üzerinden satın alıp ortadan kaldırabilir mi, yoksa senet sahibinin onayı şart mı? Ve senet sahibi, birleşmeyi onaylayan genel kurul kararına karşı iptal davası açabilir mi?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 17.12.2025 tarihli ve E.2021/2089, K.2025/2079 sayılı kararıyla bu sorulara açık bir cevap vermiştir: Devralan şirket, TTK m.140/5 uyarınca intifa senetlerini birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın alabilir; bu durumda senet sahibinin ayrıca onayı aranmaz. Genel kurula katılıp olumsuz oy kullanmayan ve bunu tutanağa geçirtmeyen davacının TTK m.192 kapsamındaki iptal davası açma hakkı da bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin ret kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Kısa özet: Halka açık bir şirketle birleşerek sicilden terkin edilen şirketin hem pay sahibi hem de kurucu intifa senedi sahibi olan davacı, 26.08.2020 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan birleşme kararlarının iptalini istemiştir. Genel kurul, 4.709 adet kurucu intifa senedinin değerleme raporundaki gerçek değer üzerinden, senet başına 24.750 TL bedelle satın alınmasına karar vermişti. Bölge adliye mahkemesi; intifa senedinin ortaklık hakkı tanımadığını, davacının genel kurula katılıp ret oyunu tutanağa geçirtmediğini, TTK m.140/5 ile şirkete gerçek değerden satın alma imkânı tanındığını ve bu durumda senet sahibinin onayına gerek olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

📜 Kurucu intifa senedi neyi temsil eder?

Kurucu intifa senedi, anonim şirketin kuruluşunda ya da sonradan, çoğunlukla şirkete katkı sağlayan kişilere verilen ve sahibine net kârdan veya tasfiye bakiyesinden pay alma gibi malvarlığı hakları tanıyan bir belgedir. Pay senedinden farkı, sahibine ortaklık sıfatı kazandırmamasıdır:

Somut dosyada davacı, birleşmeyle devrolunan şirkette aynı anda iki sıfata sahipti: Hem pay sahibiydi hem de kurucu intifa senedi taşıyordu. Kararın ağırlık noktası, bu iki sıfatın birbirinden ayrı değerlendirilmesidir. Bölge adliye mahkemesi gerekçesinde bunu şöyle ifade etmiştir: “İntifa senedi, sahibine pay sahipliğine dayalı ortaklık hakları tanımamaktadır. İntifa senedi sahibinin genel kurulda oy hakkı bulunmadığı gibi alınan kararlara da itiraz hakkı bulunmamaktadır.”

🏭 Birleşme genel kurulunda neler kararlaştırıldı?

Devrolunan şirket ile devralan halka açık şirketin yönetim kurulları 27.04.2020 tarihinde bir birleşme sözleşmesi imzalamıştır. Devrolunan şirketin 26.08.2020 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların özü şöyledir:

GündemKarar
BirleşmeŞirketin devralan halka açık şirket bünyesinde birleşmesi
Ayrılma hakkıSPKn m.24 uyarınca olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin ayrılma hakkı kullanım bedelleri
Kurucu intifa senetleri4.709 adet senedin değerleme raporundaki gerçek değer üzerinden, her biri için 24.750 TL bedelle satın alınması ve iptali
Birleşmenin reddi hâliBirleşme genel kurulda reddedilirse ayrılma hakkının doğmayacağı

Nisap bakımından tablo nettir: Devrolunan şirketin 75.000.000.000 adet payından 63.547.130.302 oy toplantıda temsil edilmiş, yalnızca 3.000.011 ret oyu çıkmıştır. Birleşmenin ardından devrolunan şirket 5 Ekim 2020 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi ilanıyla sicilden terkin edilmiş; dava bu nedenle devralan şirkete yöneltilmiştir.

🗣️ Davacı ve şirket neyi savundu?

Davacıya göre kurucu intifa senetleri, senet sahiplerinin onayı olmadan ortadan kaldırılamazdı. Senet başına 24.750 TL’lik bedelin nasıl hesaplandığı anlaşılamıyordu ve gerçek değer çok düşük gösterilmişti. Birleşme reddedilirse ayrılma hakkının doğmayacağına ilişkin gündem maddesi, pay sahiplerinin iradesine “ipotek” koymak anlamına geliyordu. İstinaf aşamasında davacı ayrıca, SPKn’nin TTK’ya göre özel kanun olduğunu, SPKn m.24/1 uyarınca senet sahiplerine ya adil bedel ödenmesi ya da devralan şirkette eş değer kurucu intifa senedi verilmesi gerektiğini ve kararın mülkiyet hakkına müdahale oluşturduğunu ileri sürmüştür.

Şirkete göre ise TTK m.192, iptal davası açabilmeyi genel kurula katılma, olumlu oy vermeme ve bunu tutanağa geçirtme koşullarına bağlamaktaydı; hazirun listesi ve toplantı tutanağına göre davacı toplantıya hiç katılmamıştı. TTK m.140/5, devralan şirkete eş değer hak tanıma ile gerçek değerden satın alma arasında seçim imkânı veriyordu ve senet sahiplerine seçimlik hak sunulması zorunlu değildi. Bedel, lisanslı bağımsız denetim kuruluşunca hazırlanan ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda incelemeye sunulan değerleme raporuna dayanıyordu.

⚖️ İlk derece mahkemesinin yaklaşımı

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 24.05.2021 tarihli kararıyla davayı dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Mahkemeye göre:

  • Davalının halka açık şirket olması nedeniyle birleşme protokolü SPKn m.23 çerçevesinde onaylanmış, intifa senetleri bedeli ödenerek iptal edilmiştir.
  • İptal TTK m.140 uyarınca, bedel tespit edilmek suretiyle usulüne uygun yapılmıştır.
  • Birleşmeden kaynaklanan iptal davası ancak TTK m.134-190 arasındaki hükümlerin ihlali hâlinde ve m.192’deki koşullarla açılabilir.
  • İntifa senedi bedelleri ödenip senet sahipliği sona erdiğinden davacının dava açma ehliyeti kalmamıştır.
  • Davacının pay değerine yönelik itirazları bakımından ayrı bir dava İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde derdesttir.

🔎 Bölge adliye mahkemesinin üç dayanağı

Daire, ret sonucunu paylaşmış ve gerekçesini üç ayrı ayak üzerine kurmuştur.

1. Pay sahibi sıfatıyla TTK m.192 koşulları gerçekleşmemiştir. TTK m.192/1’e göre TTK m.134-190 hükümlerinin ihlali hâlinde birleşme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş ortaklar, kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilir. Davacı genel kurula katılıp ret oyu kullanmadığı ve tutanağa geçirtmediği için bu yol kapanmıştır.

2. İntifa senedi sahibi sıfatıyla genel kurul kararının iptali istenemez. Senet ortaklık hakkı tanımadığından, sahibinin genel kurulda oy hakkı da alınan kararlara itiraz hakkı da yoktur; dolayısıyla genel kurul kararının iptali davası açma hakkı da bulunmamaktadır.

3. Gerçek değerden satın alma için senet sahibinin onayı gerekmez. TTK m.140/5, devralan şirketi intifa senedi sahiplerine eş değerli haklar tanımak veya senetleri birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın almakla yükümlü kılar. Daireye göre bu seçim birleşen şirketlere aittir; senet sahiplerine iki seçenek arasında tercih hakkı sunulması zorunlu değildir ve birleşme sözleşmesinde yalnızca gerçek değerin ödenmesi öngörülebilir. Özel hakkın yerine gerçek değerinin verilmesi hâlinde ilgili hak sahibinin ayrıca onayına gerek yoktur. TTK’nın birleşme hükümlerinde intifa senedi sahipleri için ayrı bir özel kurul toplantısı da öngörülmemiştir.

Daire ayrıca alınan kararlarda hükümsüzlük hâli bulunmadığını, SPKn m.29/6’daki nisapların da karşılandığını belirtmiştir.

📎 Karar metni: İstinaf kararının tam metni, Bedesten (mevzuat.adalet.gov.tr) üzerinden yayımlanan hâliyle derlenmiştir; kaynakta taraf adları anonimdir, gerekçedeki doktrin atfı metinden çıkarılmıştır.

🚪 SPKn m.24 ayrılma hakkı neden uygulanmadı?

Davacının istinaftaki en dikkat çekici argümanı, sermaye piyasası mevzuatının özel kanun niteliğidir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.23/1, halka açık ortaklıkların birleşme ve bölünme işlemlerine taraf olmasını “önemli nitelikte işlem” sayar. Aynı Kanun’un m.24/1 hükmü ise bu işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılıp olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerine, paylarını halka açık ortaklığa adil bir bedel üzerinden satarak ayrılma hakkı tanır.

Daire bu itirazı da aynı noktadan karşılamıştır: Davacının dayandığı hüküm de genel kurula katılma, olumsuz oy kullanma ve muhalefeti tutanağa geçirtme koşullarını içermektedir; davacı bu koşulları da sağlamamıştır. Böylece kararda, ayrılma hakkının pay sahibine tanınmış bir hak olduğu ve genel kurul sürecine katılımla bağlantılı olarak doğduğu görülmektedir. SPKn m.24/2, pay sahibinin toplantıya katılmasına haksız olarak izin verilmemesi, çağrının usulüne göre yapılmaması veya gündemin gereği gibi ilan edilmemesi hâllerinde muhalefet şartını aramasa da dosyada bu yönde bir tespit yer almamaktadır.

Halka açık şirketlerde önemli nitelikteki işlemlere farklı açılardan bakan kararlar serideki borsa şirketinde varlık satışı ve nisap ile genel kurula alınmayan hissedar yazılarında incelenmiştir.

🧩 Yargıtay 11. HD’nin 2016 tarihli kararıyla ilişki

Davacı, dava dilekçesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.06.2016 tarihli, E.2015/14641, K.2016/6636 sayılı kararına dayanmıştır. Bölge adliye mahkemesinin aktardığına göre bu kararda, kurucu intifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki ilişkinin ortaksal değil sözleşmesel nitelikte olduğu; bu nedenle senet sahiplerinin onayı olmaksızın ortaklığın ortaksal bir işlemiyle kurucu intifa senetlerinin ortadan kaldırılamayacağı, itfa edilemeyeceği veya sınırlanamayacağı belirtilmişti.

Daire, bu içtihadı somut olaya uygulanabilir bulmamıştır. Gerekçeye göre anılan karar, intifa senedi sahibinin kâr payı alacağına ilişkindir. Eldeki dosyada ise senetlerin akıbeti, birleşmeye özgü ve kanunda açıkça düzenlenmiş olan TTK m.140/5 çerçevesinde belirlenmiştir.

🧭 Kararın sınırları ve açık kalan sorular

Kararın kapsamını doğru okumak için birkaç noktanın altını çizmek gerekir:

  • Bedelin yeterliliği incelenmemiştir. Davacı 24.750 TL’lik bedelin düşük olduğunu ileri sürmüş, ancak dava genel kurul kararlarının iptaline yönelik olduğu ve dava açma hakkı bulunmadığı sonucuna varıldığı için bedelin gerçek değeri yansıtıp yansıtmadığı esastan tartışılmamıştır. İlk derece kararında pay değerine ilişkin itirazlar için ayrı bir davanın derdest olduğu belirtilmiştir.
  • Karar bir istinaf kararıdır. Hükümde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
  • Sonuç, katılım ve muhalefet eksikliğine dayanmaktadır. Pay sahibi sıfatıyla açılacak bir davada genel kurula katılıp ret oyunu tutanağa geçirtmiş bir ortağın durumu, bu kararla doğrudan karşılanmış değildir.
  • Eş değer hak – satın alma seçimi şirkete bırakılmıştır. Daireye göre TTK m.140/5’teki iki seçenekten hangisinin uygulanacağına birleşen şirketler karar verir.

❓ Sık sorulanlar

Kurucu intifa senedi sahibi birleşmeye ilişkin genel kurul kararını iptal ettirebilir mi?

Bu kararda hayır cevabı verilmiştir. Daireye göre intifa senedi sahipliği ortaklık hakkı tanımadığından senet sahibinin genel kurulda oy hakkı ve alınan kararlara itiraz hakkı bulunmamakta, bu sıfatla genel kurul kararının iptali davası açılamamaktadır.

Devralan şirket intifa senetlerini sahibinin rızası olmadan satın alabilir mi?

TTK m.140/5, devralan şirkete eş değerli hak tanıma veya senetleri birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın alma imkânı verir. Daire, gerçek değerin ödenmesi hâlinde hak sahibinin ayrıca onayına gerek olmadığını ve senet sahibine seçimlik hak sunulmasının zorunlu bulunmadığını kabul etmiştir.

Davacı aynı zamanda pay sahibiyken neden ayrılma hakkından yararlanamadı?

SPKn m.24/1 ve TTK m.192/1, haklarını genel kurula katılıp olumsuz oy kullanan ve bu muhalefeti tutanağa geçirten pay sahiplerine tanır. Hazirun listesi ve toplantı tutanağına göre davacı toplantıya katılmadığından ve ret oyunu kayda geçirtmediğinden bu koşullar gerçekleşmemiştir.

Ödenen 24.750 TL’lik bedelin düşük olduğu iddiası değerlendirildi mi?

Hayır. Dava, dava açma hakkının bulunmaması nedeniyle reddedildiğinden bedelin gerçek değeri yansıtıp yansıtmadığı bu kararda esastan incelenmemiştir. İlk derece mahkemesi, pay değerine yönelik itirazların başka bir asliye ticaret mahkemesinde derdest olduğunu belirtmiştir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Bedesten üzerinden yayımlanan istinaf kararından derlenmiştir. Değerlendirme, genel kurula katılmamış bir pay sahibinin ve gerçek değeri ödenerek senetleri satın alınan bir kurucu intifa senedi sahibinin açtığı somut iptal davasına dayanmaktadır; genel kurul sürecine katılım, muhalefetin kayda geçirilmesi, bedelin belirlenme biçimi ve temyiz aşaması farklı olan dosyalarda sonuç değişebilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu