Konkordatoda Döviz Alacağının Kuru – Yargıtay HGK 2025/725

Döviz cinsinden alacağı bulunan bir şirket, borçlusunun konkordato talep ettiğini öğrendiğinde ilk hesabı genellikle oy gücü ve tahsil edilecek tutar üzerinden yapar. Bu hesabın temelinde ise basit görünen bir soru vardır: Dolar ya da avro alacağı Türk Lirasına hangi günün kuruyla çevrilecektir? Geçici mühlet ile alacak bildirim süresinin sonu arasında geçen birkaç hafta, yüksek enflasyon ve dalgalı kur ortamında alacaklılar arasındaki dengeyi belirgin biçimde değiştirebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.11.2025 tarihli ve E.2025/372, K.2025/725 sayılı kararıyla, yabancı para alacağının geçici mühlet tarihindeki kurla çevrilmesi gerektiğini savunan ilk derece mahkemesinin direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Kurul çoğunluğuna göre yabancı para alacakları, İİK 299’da öngörülen on beş günlük alacak bildirim süresinin son günündeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmelidir.
🧭 Kanunun sustuğu nokta
İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoyu düzenleyen 285 ilâ 309/l maddeleri, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrileceğine ilişkin açık bir hüküm içermemektedir. Hukuk Genel Kurulu kararında bu boşluk açıkça tespit edilmiştir. Oysa çevirme işlemi zorunludur; çünkü konkordato projesinin kabulü için aranan çoğunluk (İİK 302), alacakların aynı para birimiyle ifade edilmesini gerektirir. Komiserin tasdik koşullarına ilişkin raporu, takas hesabı ve rüçhanlı alacaklar için gösterilecek teminat da bu sayılara dayanır.
Kararda, öğretide ve uygulamada dört farklı tarihin önerildiği belirtilmiştir: geçici mühlet, kesin mühlet, tasdik kararı ve alacakların bildirilmesi için öngörülen on beş günlük sürenin bitimi. Uyuşmazlık, bu seçeneklerden ilk ve sonuncusu arasındaki tercihe ilişkindir.
📂 Konkordato dosyasında neler yaşandı?
Konkordato talep eden şirketler, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve ham madde fiyatlarındaki artışlar nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını ileri sürmüştür. Şirketlerin ortakları olan gerçek kişiler de banka kredilerinde müteselsil kefil olmaları nedeniyle başvuruya katılmıştır. Süreç şu aşamalardan geçmiştir:
- 24.05.2022 – İlk Derece Mahkemesi (E.2019/575, K.2022/412): Şirketler ile bir gerçek kişi yönünden İİK 305’teki koşulların gerçekleştiğini kabul etmiş; adi borçların faiz işletilmeksizin ve indirim yapılmaksızın 48 aylık vadede, her yıl borcun %25’i ödenmek ve ilk ödeme 2022 Haziran ayında başlamak üzere aylık taksitlerle ödenmesine ilişkin revize projeyi tasdik etmiştir. Diğer iki gerçek kişinin talebi reddedilmiş, bazı talepler ise sonradan feragat nedeniyle reddedilmiştir.
- 06.12.2023 – İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi (E.2022/1782, K.2023/1760): Mühletin verildiği tarihin, özellikle çoğunluk hesabı bakımından tüm alacaklar için ortak bir zaman kesiti olduğunu belirterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
- 13.05.2024 – Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (E.2024/605, K.2024/1443): İlama bağlı döviz alacağının on beş günlük bildirim süresinin son günündeki Merkez Bankası döviz satış kuruyla çevrilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
- Direnme kararı (E.2024/630, K.2024/771; 09.01.2025 tarihli ek karar): İlk derece mahkemesi, 7101 sayılı Kanun öncesindeki ve sonrasındaki yerleşik uygulamanın mühlet tarihini esas aldığını belirterek önceki kararında direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulu, alacaklı şirketin itirazına konu tespiti de kayda geçirmiştir: Nihai rapora göre bu şirketin ilama bağlı yabancı para alacağı, geçici mühlet tarihi olan 21.10.2019 tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek konkordatoya dahil edilmiştir.
⚖️ Hukuk Genel Kurulunun gerekçesi
Kurul önce Sosyal Güvenlik Kurumunun temyizini ele almıştır. Kurum, ilk derece mahkemesinin ilk kararını temyiz etmediği için direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle bu temyiz, 05.11.2025 tarihli birinci görüşmede oy birliğiyle reddedilmiştir.
Esasa ilişkin değerlendirmede Kurul, konkordatonun işleyişini geçici mühletten tasdike kadar ayrıntılı biçimde açıkladıktan sonra şu sonuçlara ulaşmıştır:
- Yabancı para alacağının Türk Lirasına çevrilmesi; alacaklılar arasında eşitliğin sağlanması, borçlunun bilançosunun net olarak tespiti ve hangi alacaklının ne kadar alacağına kavuşacağının belirlenmesi için gereklidir.
- Alacakların kayıt tarihlerindeki farklılıklardan doğabilecek eşitsizlikleri önlemek için çevirme, tüm alacaklılar için ortak bir tarihte yapılmalıdır.
- Bu ortak tarih olarak İİK 299’daki on beş günlük alacak kayıt süresinin son gününün esas alınması; ülkedeki enflasyonist ortam da dikkate alındığında menfaat dengesine en uygun çözümdür.
- Bu tarih; oy hakkının hangi tutar için kullanılacağının (İİK 302), takas sonrası alacak veya borcun kalıp kalmadığının (İİK 294/4), rüçhanlı alacaklar için gösterilecek teminatın (İİK 305/1-d) ve komiserin gerekçeli raporunun (İİK 304/1) belirlenmesi bakımından da elverişlidir.
Kurula göre yabancı para alacaklısı alacağını komisere yabancı para olarak kaydettirir; komiser, on beş günlük kayıt süresinin bitiminde bütün yabancı para alacaklarını o tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevirir. Somut olayda geçici mühlet tarihindeki kurun esas alınması doğru bulunmamış, direnme kararı 19.11.2025 tarihli ikinci görüşmede oy çokluğuyla bozulmuş ve dosya HMK 373/1 uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Görüşmeler sırasında; Özel Dairenin 7101 sayılı Kanun öncesinde ve sonrasında geçici mühlet tarihini benimsediği, daha sonraki bir tarihin Türk Lirası alacaklıları aleyhine nisap sonucu doğuracağı ve eşitlik ilkesinin zedeleneceği yönünde görüşler de dile getirilmiş, ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
🗣️ Karşı oy: geçici mühlet bir milat mıdır?
Karşı oy yazısı, uyuşmazlığın neden tartışmalı olduğunu ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Muhalif görüşün dayanakları şöyle özetlenebilir:
- Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2009 tarihli kararında yabancı paraların geçici mühlet tarihi itibarıyla çevrilmesi gerektiği kabul edilmiş, 7101 sayılı Kanun sonrasında da uygulama bu yönde sürmüştür.
- İflasta yabancı para alacakları İİK 195 ve 198 birlikte yorumlanarak iflas tarihi esas alınarak çevrilmektedir; konkordatodaki karşılığı olan İİK 294’ün son fıkrası, konusu para olmayan alacakların para alacağına çevrilmesini düzenlemektedir.
- İİK 288/1 uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur ve İİK 294/3 uyarınca rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemesi durur. Türk Lirası alacaklıları enflasyona karşı faizden yararlanamazken yabancı para alacaklısının daha geç bir kurdan yararlanması, karşı oya göre alacaklılar arasındaki eşitliği bozar.
- Karşı oyda, hazırlanan bir Cebri İcra Kanunu Taslağı’nda geçici mühlet tarihindeki efektif satış kurunun esas alınmasının öngörüldüğü de belirtilmiştir.
Karşı oyda anılan düzenleme bir taslaktır. Mevzuat bilgi sistemindeki güncel İİK metninde, konkordatoda yabancı para alacağının çevrileceği tarihi belirleyen bir hüküm bulunmamaktadır.
🧮 Kur tarihi oylamayı ve ödemeyi nasıl etkiler?
Kararın uygulamadaki ağırlığı, rakamların nasıl değiştiğinde ortaya çıkar. Geçici mühlet ile bildirim süresinin sonu arasında kur yükseldiğinde, aynı döviz alacağı daha yüksek bir Türk Lirası tutarına karşılık gelir. Bunun birkaç sonucu vardır:
- Oy gücü: İİK 302’deki çoğunluk hesabında yabancı para alacaklısının alacak tutarı daha yüksek görünür; bu da projenin kabulü bakımından terazinin dengesini değiştirebilir.
- Ödeme planı: Tasdik edilen projede adi alacaklara yapılacak taksitler, çevrilmiş tutar üzerinden belirlenir. Somut olaydaki proje faizsiz ve indirimsiz 48 aylık vade öngördüğünden, başlangıç tutarı ödemenin tamamını belirlemektedir.
- Komiser raporu: İİK 305’teki tasdik koşulları, özellikle iflas hâlinde alacaklıların eline geçebilecek tutarla karşılaştırma, çevrilmiş rakamlar üzerinden denetlenir.
- Teminat: Rüçhanlı alacaklar ve komiserin izniyle yapılan işlemlerden doğan borçlar için gösterilecek teminatın miktarı da aynı tarihe bağlanır.
Döviz cinsinden borçların farklı tarihlerde Türk Lirasına çevrilmesi tartışması iflas takibinde de gündeme gelmiştir; bu konudaki bir başka karar dövizli iflas takibinde depo emri kuru yazısında ele alınmıştır. Konkordato sürecinde mühlet içinde doğan alacakların durumu ise konkordatonun kısmen feshi yazısında incelenmiştir.
📜 İİK 294 ve 299’un güncel metni
Kararın dayandığı iki hüküm, 7101 sayılı Kanun’la 28.02.2018 tarihinde değiştirilmiştir. Mevzuat bilgi sistemindeki güncel metinlere göre:
- İİK 299: Alacaklılar, komiser tarafından 288. madde uyarınca yapılacak ilanla, ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. İlanın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir; alacaklarını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça proje müzakerelerine kabul edilmeyecekleri ihtarı da ilana yazılır.
- İİK 294: Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılanlar dahil takip yapılamaz; tasdik edilen proje aksine hüküm içermedikçe kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemesi durur. Takasta geçici mühletin ilanı tarihi esas alınır. Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir.
Hukuk Genel Kurulu kararı, kanunda açık hüküm bulunmayan bir noktada içtihat yoluyla ortak tarih belirlemektedir. Kararın oy çokluğuyla verilmiş olması, tartışmanın sürdüğünü göstermektedir.
❓ Sık sorulan sorular
Kararda esas alınan kur hangisidir?
Hukuk Genel Kurulu, İİK 299’da öngörülen on beş günlük alacak bildirim süresinin son günündeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kurunu esas almıştır. Bildirim süresi, komiserin İİK 288 uyarınca yaptığı ilan tarihinden itibaren işlemektedir.
Alacaklı, alacağını Türk Lirasına çevirerek mi bildirir?
Kararda, yabancı para alacaklısının alacağını komisere yabancı para alacağı olarak kaydettireceği, çevirme işleminin ise on beş günlük kayıt süresinin bitiminde komiser tarafından bütün yabancı para alacakları için aynı kurla yapılacağı belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumunun temyizi neden incelenmedi?
Kurum, ilk derece mahkemesinin ilk kararını temyiz etmemişti. Bozma kararı başka bir alacaklının temyizi üzerine verildiğinden Kurumun direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığı kabul edilmiş ve temyiz bu gerekçeyle reddedilmiştir.
Bozma kararından sonra konkordato tasdiki ortadan kalktı mı?
Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozmuş ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılacak yargılamada alacakların hangi tutarla dikkate alınacağı ve bunun tasdik koşullarına etkisi değerlendirilecektir; bozma sonrası verilen kararın içeriği bilinmemektedir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer içtihatlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oyda farklı bir çözüm savunulmuştur. Bozma sonrası yargılamanın sonucu bilinmemektedir. Konkordato projesinin içeriği, alacakların niteliği ve ilan tarihleri farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



