Marinada Patlayan Tekne ve Araç – Hakem K. 2025/573874

Yat limanının yanındaki akaryakıt istasyonunda yakıt alan bir sürat teknesi patlar; tekneden kopan parçalar, hemen yakında park hâlindeki bir otomobilin dört paneline isabet eder. Araç onarılır, ancak sahibi ikinci el piyasasında oluşan değer kaybını teknenin sigortacısından ister. Sigorta şirketinin cevabı kısadır: Yat poliçesinde değer kaybı teminatı yoktur. Uyuşmazlık, deniz aracı için düzenlenen bir poliçenin karada park hâlindeki bir araca verilen zararı karşılayıp karşılamayacağı sorusuyla Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınmıştır.
Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, 18.12.2025 tarihli ve K-2025/573874 sayılı kararıyla, yat sigortası poliçesindeki Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk (TŞMM) teminatı kapsamında sigortacının değer kaybından sorumlu olduğuna hükmetmiş; poliçedeki muafiyet tenzil edildikten sonra 19.900,00 TL değer kaybı bedelinin avans faiziyle ödenmesine karar vermiştir.
⛽ Akaryakıt istasyonunda patlama
Hakem kararında olay şöyle özetlenmiştir: Başvurana ait araç, yat limanının yanındaki benzin istasyonunda park hâlindeyken, istasyonda yakıt dolumu yapılan sürat teknesi patlamış ve tekneden uçan parçalar araca isabet etmiştir. Bilirkişi incelemesinde aracın sağ ön çamurluk, sol arka çamurluk, sol ön kapı ve motor kaputunda onarım ve boya işlemleri yapıldığı belirlenmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin tarih çizelgesi kararda yer alan bilgilere göre şu şekildedir:
- 17.05.2025 – 17.05.2026: Sürat teknesine ilişkin yat sigortası poliçesinin vadesi.
- 04.06.2025: Teknenin patlaması ve araçta hasar oluşması.
- 30.07.2025: Başvuranın zararın tazmini için sigorta şirketine başvurusu.
- 15.09.2025: Hakemin tespit ettiği temerrüt tarihi.
- 06.11.2025: Bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar.
- 19.11.2025: Başvuranın talebini 20.000,00 TL’ye artırması.
- 18.12.2025: Hakem kararı.
Başvuran, başlangıçta belirsiz alacak olarak 100,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsilini istemiştir.
🛡️ Sigortacının üç savunması
Sigorta şirketi vekili poliçeyi teyit etmekle birlikte başvurunun reddini istemiştir. Cevap dilekçesinde öne sürülen başlıca itirazlar şunlardır:
- Başvurunun zamanaşımına uğradığı,
- Poliçede ZMM ile değer kaybı teminatının bulunmadığı,
- Faiz talebinin yerinde olmadığı ve vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre beşte bir oranında belirlenmesi gerektiği.
Şirket delil olarak hasar dosyasını sunmuş, bilirkişi raporundan sonra da cevap dilekçesini yineleyerek rapora itiraz etmiştir. Kararın gerekçe bölümünde zamanaşımı itirazına ilişkin ayrı bir değerlendirme yer almamaktadır; hakem doğrudan teminat kapsamı ve zarar miktarı üzerinden sonuca ulaşmıştır.
📑 Tekne poliçesinde sorumluluk teminatı
Hakem, değerlendirmesine Tekne Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinden başlamıştır. Kararda aktarıldığı şekliyle bu hüküm, tekne sigortasının rizikonun gerçekleşmesi sonucu gemi veya diğer deniz ve göl araçlarının uğrayacağı ziya ve hasarı, teminata dâhil edilmişse sorumluluk tazminatını ve bunlarla ilgili masrafları kapsadığını; kapsamın poliçeye eklenen özel şartlarla belirlendiğini öngörmektedir.
Bu çerçevede kararda şu tespitler yapılmıştır:
- Başvuran, poliçenin tarafı değil, zarar gören üçüncü kişi konumundadır; sigorta şirketi ise olay tarihinde yat poliçesinin sigortacısıdır. Bu nedenle aktif ve pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
- Poliçede üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatı vardır ve kararda bu teminatın limiti 1.500.000,00 olarak gösterilmiştir (karar metninde para birimi “TL Euro” şeklinde yazılmıştır).
- Poliçedeki özel şartlar zarar gören üçüncü şahıslara karşı ileri sürülemez; araçtaki değer kaybı zararı bu teminat limitinden karşılanabilir.
Sigortacının “değer kaybı teminatı yok” savunması bu noktada karşılık bulmamıştır. Bilirkişi de raporunda, şirketin cevap yazısında değer kaybı teminatı bulunmadığı gerekçesiyle hasarı reddettiğini, ancak poliçede TŞMM teminatı bulunduğunu ve üçüncü kişilere verilen zararların bu teminattan karşılanabileceğini belirtmiştir. Kısacası tartışma, değer kaybının poliçede ayrı bir kalem olarak sayılıp sayılmadığı değil, sigortalı teknenin işletilmesi sırasında üçüncü kişiye verilen zararın sorumluluk teminatına girip girmediği üzerinden çözülmüştür.
Mevzuat bilgi sistemindeki metne göre Türk Ticaret Kanunu’nun 1478. maddesi, sorumluluk sigortalarında zarar görenin, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini, sigorta sözleşmesi için geçerli zamanaşımı süresi içinde kalmak şartıyla doğrudan sigortacıdan isteyebileceğini düzenlemektedir. Hakem kararında bu maddeye ayrıca atıf yapılmamış; sorumluluk “BK, TTK, SK, poliçe şartları ve yüksek yargı içtihatları” uyarınca kabul edilmiştir.
Üçüncü kişinin aracına başka bir kaynaktan sıçrayan zarar ve sorumluluk teminatı ilişkisi, farklı bir poliçe türü üzerinden yangının komşu araca sıçraması yazısında ele alınmıştır.
🔧 Değer kaybının tespiti
Hakem, 06.11.2025 tarihli ara kararla bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi, aracın evraklarını, fotoğraflarını ve TRAMER sistemindeki hasar kaydını incelemiş; olayın trafik kazalarından farklı, deniz aracı kaynaklı bir zarar olduğunu vurgulamıştır. Rapordaki temel tespitler şunlardır:
- Hasar, dört ayrı panelde değer kaybına yol açabilecek nitelikte gerçekleşmiştir.
- Hasarlı parçalar onarılarak eski hâline getirilmiş olsa da aracın ikinci el piyasa değerinde reel bir düşüş yaşaması kaçınılmazdır.
- Reel değer kaybı zararı 20.000,00 TL‘dir.
- Sigorta şirketi tarafından yapılmış bir ödemeye ilişkin banka dekontu dosyada bulunmamaktadır.
Rapor tarafların e-posta adreslerine tebliğ edilmiştir. Başvuran vekili 19.11.2025 tarihinde talebini 20.000,00 TL’ye artırmış, sigorta şirketi ise rapora itiraz etmiştir. Hakem, itirazları değerlendirerek raporu hükme esas almıştır. Trafik sigortası bakımından reel değer kaybı yönteminin nasıl uygulandığına ilişkin bir başka hakem kararı, trafik sigortasında reel değer kaybı yazısında incelenmiştir.
➗ Yüzde 0,5 muafiyet ve sonuç tutarı
Sigorta şirketinin itirazları değerlendirilirken poliçe özel şartlarındaki bir hüküm dikkate alınmıştır. Karara göre özel şartlarda, “Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Teminatı kapsamında meydana gelen beher hasar ve zıyada 3. Şahıs sorumluluk limiti üzerinden % 0.5 oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır” ifadesi yer almaktadır.
Hakem bu hükmü uygulayarak bilirkişinin belirlediği 20.000,00 TL’den yüzde 0,5 oranında indirim yapmış ve ödenebilir tazminatı 19.900,00 TL olarak belirlemiştir. Böylece 100,00 TL’lik kısım esastan reddedilmiş, başvuru kısmen kabul edilmiştir.
Kararın bu bölümünde iki noktanın birlikte okunması gerekir. Hakem bir yandan özel şartların zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini belirtmiş, diğer yandan özel şartlardaki muafiyet hükmünü tazminattan indirim için uygulamıştır. Ayrıca hükümde muafiyetin “sorumluluk limiti üzerinden” hesaplanacağı yazılı olduğu hâlde, kararda indirim bilirkişinin belirlediği zarar tutarı üzerinden yapılmıştır. Karar metni bu iki konuda ayrıca bir açıklama içermemektedir.
📅 Temerrüt, faiz ve yargılama giderleri
Hakem, başvuranın 30.07.2025 tarihinde sigorta şirketine başvurduğunu tespit etmiş ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1427. maddesi uyarınca şirketin 15.09.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü kabul etmiştir. Mevzuat bilgi sistemindeki metne göre bu madde, sigorta tazminatının rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden ve araştırmaların bitmesinden sonra, her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını; borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceğini düzenler. Tazminata avans faizi uygulanmıştır.
Hüküm fıkrasının diğer bölümleri şöyledir:
- Başvuranın yaptığı 1.200,00 TL başvuru ücreti, 55,00 TL tebligat ücreti ve 1.443,80 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.698,80 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 2.685,30 TL’lik kısmı sigorta şirketine yükletilmiştir.
- Vekâlet harcı ve benzeri giderler, HMK 323 kapsamında yargılama gideri sayılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
- Başvuran lehine kabul edilen tutar üzerinden 19.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
- Sigorta şirketi lehine, reddedilen tutar üzerinden beşte bir oranında hesaplanan 20,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
Karar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereği kesin olarak verilmiştir.
🧭 Kararın gösterdikleri
Bu dosya, sigorta tahkim uygulamasında az görülen bir poliçe türünü ve karada oluşan bir zararı bir araya getirmektedir. Karardan çıkan başlıca sonuçlar şöyle özetlenebilir:
- Bir teknenin yat sigortası poliçesi yalnızca teknenin kendi hasarını değil, teminata dâhil edilmişse üçüncü kişilere verilen zararları da kapsayabilir; zarar görenin aracı karada olsa da sonuç değişmemiştir.
- “Poliçede değer kaybı teminatı yok” savunması, zarar gören üçüncü kişi bakımından sorumluluk teminatının varlığı karşısında sonuç doğurmamıştır.
- Değer kaybı, onarımın tam yapılmış olmasına rağmen ikinci el piyasa değerindeki düşüş olarak bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
- Poliçe özel şartlarındaki muafiyet, hakem tarafından tazminattan indirilmiştir; muafiyetin hesap tabanı kararda zarar tutarı olarak alınmıştır.
Hakem kararları tek bir dosyanın belgelerine dayanır ve emsal niteliği mahkeme içtihatlarıyla aynı değildir. Teminat limitleri, özel şartlar ve olayın oluş biçimi farklı olan uyuşmazlıklarda değerlendirme de farklılaşabilir.
❓ Soru ve cevaplar
Zarar gören araç sahibi poliçenin tarafı olmadığı hâlde tahkime nasıl başvurdu?
Hakem, başvuranın üçüncü kişi konumunda olduğunu, sigorta şirketinin ise olay tarihinde yat poliçesinin sigortacısı olduğunu belirterek tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu kabul etmiş ve esasa geçmiştir.
Kararda araçtaki onarım masrafı da tazmin edildi mi?
Hayır. Başvuru yalnızca değer kaybı bedeline ilişkindir. Bilirkişi aracın onarılarak eski hâline getirildiğini tespit etmiş, hesaplama onarım sonrası ikinci el piyasa değerindeki düşüş üzerinden yapılmıştır.
Neden 20.000 TL yerine 19.900 TL’ye hükmedildi?
Poliçe özel şartlarında üçüncü şahıs sorumluluk teminatı kapsamındaki her hasarda yüzde 0,5 tenzili muafiyet öngörülmüştür. Hakem bu oranı bilirkişinin belirlediği 20.000,00 TL’ye uygulamış, 100,00 TL’lik kısmı reddetmiştir.
Faiz hangi tarihten başlatıldı?
Başvuranın sigorta şirketine 30.07.2025 tarihinde başvurduğu tespit edilmiş, TTK 1427 uyarınca şirketin 15.09.2025 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, diğer içtihatlar Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Sigorta Tahkim Komisyonunun Hakem Karar Dergisi 64. sayısında yayımlanan hakem kararından derlenmiştir. Kararda sorumluluk ve tazminat miktarı, poliçe şartları ile dosyaya alınan bilirkişi raporu esas alınarak belirlenmiştir. Hakem kararları yalnızca ilgili dosyanın tarafları bakımından sonuç doğurur. Poliçe teminatları, özel şartlar ve olayın oluş biçimi farklı olan uyuşmazlıklarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



