Emsal KararlarSigorta Hukuku

Trafik Sigortasında Değer Kaybı: “Reel Değer Kaybı” Yöntemi ve 2025 Tarihli Hakem Kararı

Aracı kaza sonrası onarılsa bile ikinci el değeri düşer. Bu farkın adı değer kaybıdır ve zorunlu trafik sigortası teminatı kapsamındadır. Ancak nasıl hesaplanacağı, 2022 yılındaki bir iptal kararıyla değişti. Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 25.10.2025 tarihli ve K-2025/532676 sayılı hakem kararı, bugün geçerli olan yöntemi ve sigorta şirketinin yargılama gideri sorumluluğunu birlikte gösteriyor.

Kısa özet: Başvuran, %100 kusurlu aracın karıştığı kaza nedeniyle aracında oluşan değer kaybını belirsiz alacak olarak 10 TL üzerinden talep etmiştir. Bilirkişi, aracın kaza öncesi rayiç değerini 350.000,00 TL, onarım sonrası değerini 348.000,00 TL tespit ederek 2.000 TL reel değer kaybı hesaplamıştır. Sigorta şirketi, tahkim başvurusundan sonra 11.000 TL değer kaybı ödemesi yaptığını belgelemiştir. Hakem, zarar karşılandığından başvurunun konusuz kaldığına, ancak başvuruya sebebiyet veren sigorta şirketinin 1.900 TL yargılama giderinden sorumlu olduğuna karar vermiştir.

🚗 Uyuşmazlık ve Taraf İddiaları

Uyuşmazlığın konusu, başvuru sahibine ait araç ile sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle poliçe teminatından değer kaybı tazminatı tahsilidir. Başvuran vekili, sigortalı araç sürücüsünün 21.07.2025 tarihinde %100 kusuruyla sebep olduğu kaza sonucunda müvekkilinin aracının hasarlandığını, hasara bağlı değer kaybı oluştuğunu, başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 10 TL değer kaybı tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini istemiştir.

Sigorta şirketi vekili ise başvurana 33.820,00 TL hasar onarım bedeli ve 11.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, değer kaybının reel piyasaya göre belirlendiğini, sorumluluğun teminat limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak başvurunun reddini talep etmiştir.

📋 Dava Şartı: Önce Sigorta Şirketine Başvuru

Hakem kararında ilk olarak usul incelenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97 nci maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/13 maddesine göre mahkemeye ya da tahkime başvurudan önce sigorta şirketine başvuru yapılması dava şartıdır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığı ve 15 günlük yasal süre dolduktan sonra tahkime gelindiği tespit edilmiştir.

Kararda ayrıca iki itiraz karşılanmıştır: ilgili Kanun’da belge eksikliğinin dava şartı olduğu yolunda bir hüküm bulunmamaktadır ve başvurunun belirsiz alacak şeklinde yapılmasında da hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık esastan incelemeye alınmıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Sigorta Tahkim Komisyonu karar dergisinde yayımlanmıştır; taraf ve plaka bilgileri kaynakta anonimdir.

⚖️ Formülden Reel Değer Kaybına: 2022 İptal Kararı

Kararın hukuki omurgası, değer kaybı hesabındaki yöntem değişikliğidir. Bu değişimin üç durağı vardır:

  • 09.06.2021 – 7327 sayılı Kanun: Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesinde yapılan değişiklikle değer kaybı tazminatının zorunlu trafik sigortası poliçe teminatına dâhil olduğu kabul edilmiş; tazminatın aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçalar ile hasar tutarı dikkate alınarak saptanacağı belirtilmiş ve idareye ikincil düzenleme yetkisi verilmiştir.
  • 04.12.2021 – Genel Şartlar değişikliği: İdare, bu yetkiye istinaden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yaparak değer kaybı hesaplama yöntemini bir formüle bağlamıştır.
  • 29.12.2022 – Anayasa Mahkemesi’nin 2021/82 E., 2022/167 K. sayılı kararı: KTK’nın 90 ıncı maddesinin değer kaybıyla ilgili hükmü iptal edilmiştir. Hakem kararına göre bu iptalle Yönetmeliğin yasal dayanağı kalmadığından, Genel Şartların eki formülün uygulanabilme kabiliyeti de ortadan kalkmıştır.

Sonuç olarak uygulanacak yöntem reel değer kaybıdır ve başvuranın zararı, Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin genel hükümlerine göre belirlenmektedir.

🧩 Yargıtay’ın Esas Aldığı Kriterler

Hakem kararında, iptal kararı uyarınca araçta meydana gelen değer kaybının Yargıtay’ın esas aldığı kriterlere göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Bu kriterler şunlardır: aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, geçmişi, yapılan onarım işlemleri ve tüm özellikleri. Hesaplanacak tutar ise tek bir farktır: hasardan önceki piyasa değeri ile onarım görmüş hâldeki değeri arasındaki fark.

Kusur yönünden ise dosyadaki kaza tespit tutanağı ve TRAMER kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsü %100 kusurlu olarak kayıtlara geçmiştir.

🔍 Somut Hesap: 350.000 TL – 348.000 TL

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ncı maddesi gereği teknik bilirkişiden rapor alınmıştır. Rapora göre 2010 model araca ilişkin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sorgusunda 7 adet hasar kaydı bulunmakta, ağır hasar kaydı bulunmamaktadır; onarım maliyeti KDV hariç 32.600,00 TL‘dir. Aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri 350.000,00 TL, kaza sonrasında onarım işlemleri ve TRAMER kaydı dikkate alındığında oluşan rayiç değeri ise 348.000,00 TL olarak tespit edilmiş; buna göre 2.000 TL değer kaybı mütalaa edilmiştir.

Başvuran vekili rapora itiraz ederek ek rapor talep etmiş; itiraz ara kararla değerlendirilmiş, rapor ara karara uygun düzenlendiğinden itiraz ve ek rapor talebi reddedilmiştir. Burada dikkat çeken nokta, aracın geçmişindeki mevcut hasar kayıtlarının reel değer kaybını sınırlayan bir etken olmasıdır; aynı onarım maliyetine sahip iki araçta değer kaybı, geçmiş kayıtlara göre farklı çıkabilmektedir.

🆕 Konusuz Kalma ve Yargılama Gideri

Sigorta şirketi vekili, 10.09.2025 tarihinde 11.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını beyan etmiş ve ödeme dekontunu sunmuştur. Bu ödeme, tahkim başvurusundan sonra gerçekleşmiştir. Hakem, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre aracda 2.000 TL değer kaybı meydana geldiğini, sigorta şirketinin başvurudan sonra yaptığı 11.000 TL ödemeyle zararın karşılandığını tespit ederek başvurunun asıl alacak bakımından konusuz kaldığına ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Ancak yargılama gideri ayrı değerlendirilmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesi gereği, başvuru yapılmasına sebebiyet veren sigorta şirketi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş; başvuran tarafından yapılan 400 TL başvuru ücreti, 55 TL tebligat ve 1.445 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.900 TL yargılama giderinin sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. Vekâlet ücreti, 5684 sayılı Kanun’un 30/17 maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilmiştir. Karara karşı, bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açıktır (5684 sayılı Kanun m.30/12).

Kendi dosyanızdaki değer kaybı hesabı hakkında bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Değer kaybı bugün hangi yönteme göre hesaplanıyor?

Bu hakem kararına göre, Anayasa Mahkemesi’nin 29.12.2022 tarihli 2021/82 E., 2022/167 K. sayılı iptal kararının ardından Genel Şartların eki formülün uygulanabilme kabiliyeti kalmamıştır; uygulanacak yöntem reel değer kaybıdır ve zarar, Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin genel hükümlerine göre belirlenir.

Tahkim başvurusundan önce sigorta şirketine başvurmak zorunlu mu?

Evet. Kararda, 2918 sayılı Kanun’un 97 nci maddesi ile 5684 sayılı Kanun’un 30/13 maddesine göre sigorta şirketine başvurunun dava şartı olduğu belirtilmiştir; bu dosyada usulüne uygun başvuru yapıldığı ve 15 günlük sürenin dolduğu tespit edilmiştir.

Sigorta şirketi başvurudan sonra öderse masraflar kimde kalır?

Bu kararda başvuru asıl alacak bakımından konusuz kalmış, ancak HMK 331 uyarınca başvuruya sebebiyet veren sigorta şirketi toplam 1.900 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmuştur.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Hakem kararları, benzer uyuşmazlıklarda uygulamayı göstermesi bakımından yol gösterici olmakla birlikte her dosya kendi delilleriyle ve kendi bilirkişi incelemesiyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili hakem kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu