Emsal Kararlarİş Hukuku

İşçiye Gönderilen “İş Avansı” Geri İstenebilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2026 Kararı

İş ilişkisi sona erince iki dava birden açılır: işçi kıdem ve ihbar tazminatı ister, işveren de yıllar içinde hesabına yatırdığı “iş avansı”nın iadesini talep eder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2026 tarihli, 2026/1443 E. ve 2026/4046 K. sayılı kararı, bu ikinci talebin nasıl ispat edileceğini ve temyiz yolunun nerede kapandığını birlikte gösteriyor.

Kısa özet: Asıl davada işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarını istemiştir. Birleşen davada işveren, işçiye ödenen ve iade edilmeyen iş avansının tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, haklı feshi ispat yükünün işverende olduğunu belirterek asıl davayı kısmen kabul etmiş; iş avansı talebini ise bilirkişi tespitine dayanarak reddetmiştir. Yargıtay, asıl davaya yönelik temyiz dilekçesini kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş, birleşen dava yönünden kararı onamıştır.

👷 İki Dava, İki Talep

Asıl davada işçi vekili; müvekkilinin 01.08.2015 – 01.07.2021 tarihleri arasında yalıtım işçisi olarak asgari ücretle çalıştığını, kayıtlarda 08.00–17.00 görünmesine rağmen fiilen her akşam 20.00’ye, haftanın en az iki günü 21.00’e kadar çalıştığını, ayda yalnızca bir hafta tatili yaptığını, dinî bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, son dönemde ücretin düzenli ödenmediğini ve 01.08.2021 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını talep etmiştir.

Birleşen davada işveren; işçinin yeğeni olduğunu, “kötü günleri için” iş avansı aldığını, bu avansla icra dosyalarını kapattığını ve harici borçlarını ödediğini, tüm ödemelerin banka üzerinden ve açıklama kısmına “iş avansı” yazılarak gönderildiğini, buna rağmen dava tarihine kadar iade yapılmadığını belirterek iade edilmeyen iş avansının tahsilini istemiştir.

⚖️ Haklı Feshi Kim İspat Eder?

İlk derece mahkemesi, dosya kapsamı ve tanık beyanlarını değerlendirerek, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat ile yükümlü olan davalı işverenin haklı fesih olgusunu ispatlayamadığı sonucuna varmıştır. Buna göre işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmıştır.

Mahkeme ayrıca yıllık izin kullanılmadığından çalışma süresine göre 70 günlük izin hakkı bulunduğunu kabul etmiş; tanık beyanlarına göre fazla çalışma yapıldığı ve ayda üç hafta tatilinde çalışıldığı ispat edildiğinden bu alacakları %30 hakkaniyet indirimiyle hüküm altına almıştır. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma ise ispat edilemediğinden reddedilmiştir. İspat yükü ve haksız feshin sonuçları hakkında haksız fesih ve işçinin hakları yazımıza bakabilirsiniz.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmış, yayımlanmış metni aynen aktarılmıştır.

💼 İş Avansı: 222 Kayıt, 30 İade

Birleşen davanın kaderini, muhasebeci bilirkişi raporundaki hesap dökümü belirlemiştir. Bölge adliye mahkemesinin tespitine göre işveren, işçinin hesabına “iş avansı” adıyla 222 kayıtta toplam 213.078,34 TL yatırmış; işçi tarafından 30 kayıtta toplam 86.047,00 TL iade yapılmıştır. Hesap hareketlerine göre işçi uhdesinde 127.031,34 TL iş avansı kalmış görünmektedir.

Ne var ki mahkemeler bu farkı tek başına borç olarak kabul etmemiştir. Gerekçeye göre işçi şehir dışı işlere gitmekte, bu işler nedeniyle hem işe hem kendi giderlerine ilişkin avans hesabına yatırılmakta; taraflar iş ilişkisi sürdüğü dönemde avansı harcama–iade şeklinde kapatmaktadır. Yazışmalarda bu durum iş gideri, mazot, yemek gibi kalemler hâlinde kısım kısım geçmektedir.

🧩 Mahkemelerin Avans Değerlendirmesi

İlk derece mahkemesi, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle iş avansının hangi amaçla gönderildiğinin belli olmadığını belirtmiş; 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespite dayanmıştır. Rapora göre taraflar arasında müşterilere yapılan işler için masraf bildirimi ve iş avansı yöntemi günlük olarak uygulanmakta, işçi tarafından bildirilen tüm masraflar için onay ve ödeme istenmekte, ödeme iş avansı olarak yapılmakta, hesaplaşma günlük yapılmakta, dekontlar işverene gönderilmekte, işveren harcamalardan bilgi sahibi olmakta ve harcanmayan avanslar iade edilmektedir. Bu işleyiş karşısında taraflar arasında iş avansı kaynaklı bir borç–alacak ilişkisi bulunmadığı değerlendirilmiştir.

İşveren temyizinde, bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, iş avansına ilişkin iadelerin fatura ve makbuzla yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi ise işçinin tüm harcamalara dair dökümü sunmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı “aralarında akrabalık ilişkisi bulunan taraflar arasında iş avansının harcama belgeleri ve diğer kayıtlara göre usulünce kapatılıp kapatılmadığı” olarak nitelendirmiş ve kararı 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle onamıştır.

🔍 Temyiz Kesinlik Sınırı: 107.090 TL

Kararın ikinci önemli yönü usule ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca, miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar temyiz edilemez. Temyize konu miktar sınırın altında kalıyorsa, aynı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilir.

Somut olayda asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, bölge adliye mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 20 nci maddesiyle değiştirilen 6100 sayılı Kanun’un ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL‘nin altında kalmıştır. Bu nedenle asıl davaya yönelik temyiz dilekçesi miktardan reddedilmiştir. Birleşen dava yönünden ise gerekli şartların taşındığı kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

🆕 Uygulamaya Yansıyan Sonuç

Karardan üç başlık öne çıkmaktadır. Birincisi, haklı fesih savunmasının ispat yükü işverendedir; bu ispat edilemediğinde kıdem ve ihbar tazminatı doğar. İkincisi, banka dekontunun açıklama kısmına “iş avansı” yazılması, o tutarın kendiliğinden geri ödenecek bir borç olduğu anlamına gelmez; tarafların fiilen uyguladığı harcama–iade düzeni, yazışmalar ve bilirkişi incelemesi belirleyici olmaktadır. Üçüncüsü, asıl dava ile birleşen dava temyiz bakımından ayrı ayrı değerlendirilir; birinin kesinlik sınırının altında kalması diğerinin incelenmesine engel değildir.

İşçi alacaklarının tahsil aşamasındaki sınırlar için kıdem tazminatının haczi yazımızı da inceleyebilirsiniz. Kendi dosyanızdaki ispat durumu hakkında bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İşveren, işçiye ödediği iş avansını her zaman geri isteyebilir mi?

Bu kararda avansın günlük harcama–iade düzeni içinde kullanıldığı ve bu düzenin yazışmalarla ve bilirkişi raporuyla ortaya konduğu kabul edilerek talep reddedilmiştir. Sonuç, her dosyada tarafların fiilî uygulamasına ve sunulan belgelere göre değişmektedir.

Avans iadeleri mutlaka fatura veya makbuzla mı belgelenmeli?

İşveren temyizinde bunu ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, işçinin tüm harcamalara dair dökümü sunmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiş; Yargıtay kararı onamıştır.

Fazla çalışma alacağında indirim neden uygulanıyor?

Bu dosyada fazla çalışma ve hafta tatili alacakları tanık beyanlarıyla ispat edilmiş ve %30 oranında indirim uygulanarak hüküm altına alınmıştır. İndirim, tanık beyanına dayalı hesaplamalarda uygulamada başvurulan bir yöntemdir.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Yargıtay kararları benzer olaylarda güçlü bir yol göstericidir; ancak her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu