Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorSoru sorun →
Ceza HukukuEmsal Kararlar

13 Yıl Süren Elkoyma: Mülkiyet İhlali – AYM 2020/35203

Ceza soruşturması kapsamında bir taşınmaza konulan şerh, dava düştükten sonra da tapuda durmaya devam ederse ne olur? Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 14.01.2026 tarihli, 2020/35203 başvuru numaralı kararı bu soruya net bir cevap veriyor: tedbirin süresi ve gerekçesi, mülkiyet hakkının ölçülülük denetiminden geçmek zorundadır.

Kısa özet: Zimmet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliden başvurucuya devredilen taşınmaza 24.05.2011 tarihinde tedbir şerhi konulmuştur. Sanığın hükümden sonra vefatı üzerine kamu davası düşmüş ve karar 15.01.2020’de kesinleşmiş; buna rağmen tedbir kaldırılmamıştır. Başvurucunun talebi, “düşme kararı suçu ortadan kaldırmaz” ve “tedbirin kaldırılmasını hukuk mahkemelerinden isteyin” gerekçeleriyle reddedilmiştir. AYM, yaklaşık 13 yıldır süren tedbirin devamına ilişkin ek kararda ilgili ve yeterli gerekçe bulunmadığını, başvurucuya aşırı külfet yüklendiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

🏚️ Başvuruya Konu Olaylar

Başvurucunun murisi hakkında, başkanlığını yaptığı kooperatife ait taşınmazları satarak elde ettiği bedeli 2007-2008 yılları arasında zimmetine geçirdiği iddiasıyla zimmet suçundan soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında 24.05.2011 tarihinde, muris adına kayıtlı iken başvurucuya satılan bağımsız bölümün de aralarında bulunduğu bir kısım taşınmaza tedbir şerhi konulmasına karar verilmiştir. 06.02.2012 tarihli iddianame ile kamu davası açılmıştır.

Mahkeme 04.03.2013 tarihinde mahkûmiyete karar vermiş, ancak taşınmazlara konulan tedbir hakkında herhangi bir karar vermemiştir. Temyiz incelemesinde sanığın hükümden sonra 17.02.2017 tarihinde vefat ettiği tespit edilerek karar bozulmuş; bozmaya uyularak 18.12.2019 tarihinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ve bu karar da temyiz edilmeden 15.01.2020’de kesinleşmiştir. Tedbir yine kaldırılmamıştır.

Başvurucu vekili 11.08.2020 tarihinde tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiş; mahkeme 26.08.2020 tarihli ek kararıyla talebi reddetmiştir. Ek karara göre muris zimmet suçundan mahkûm edilmiştir, vefat nedeniyle düşme kararı verilmesi suçu ortadan kaldırmaz, tedbir suçla bağlantılıdır ve tedbirin kaldırılması hukuk mahkemelerinden talep edilmelidir. İtiraz da 14.09.2020 tarihinde reddedilmiştir.

📜 Dayanak: CMK 128 ve Anayasa m.35

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma” başlıklı 128 inci maddesi, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hâllerde taşınmazlara elkonulabileceğini düzenler. Maddenin kapsadığı katalog suçlar arasında zimmet (TCK 247) de yer alır. Somut olarak belirlenen taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerleri şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunsa dahi elkoyma işlemi yapılabilir; taşınmaza elkoyma kararı tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir.

Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 35 inci maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkının ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı hakkını kapsadığını; suç isnadına bağlı elkoyma tedbirinin mülkten geçici süreyle de olsa yoksun bırakma sonucu doğurduğundan mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini hatırlatmıştır. Müdahale, muhtemel bir müsadereyi güvence altına almak amacı taşıdığından mülkiyetin kamu yararına kullanımının düzenlenmesi kuralı çerçevesinde incelenmiştir.

📎 Kararın tam metni: Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankasında yayımlanmıştır (R.G. 16.03.2026 – 33198).

⚖️ Ölçülülük Denetimi: Elverişlilik, Gereklilik, Orantılılık

Karar, müdahalenin kanuna dayandığını (CMK 128) ve meşru amacı bulunduğunu (suçla mücadele, yeni suçların önlenmesi, caydırıcılık ve muhtemel müsaderenin güvence altına alınması) tereddütsüz kabul etmiştir. Tartışma ölçülülük başlığında yoğunlaşmıştır.

  • Elverişlilik ve gereklilik: Daire, elkoyma tedbirinin suçtan gelir veya malvarlığı elde edilmemesi amacını gerçekleştirmek için elverişli ve gerekli bir araç olduğunda tereddüt bulunmadığını belirtmiştir.
  • Orantılılık: Asıl denetim buradadır. Kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır; başvurucunun şahsen aşırı bir yüke katlandığı tespit edilirse denge bozulmuş olur.
  • Süre ve özen: Karara göre tedbir, kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı uygulanmalı; kamu makamlarından makul derecede ivedilik ve özen beklenir.
  • İyi niyetli malik: Kararda, suça konu eşyanın malikinin davranışı ile kanunun ihlali arasında uygun bir illiyet bağı bulunması ve iyi niyetli malike eşyasını geri kazanabilme olanağı tanınması ya da zararının tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

🧩 İki Gerekçe Neden Yetersiz Bulundu?

Mahkeme ek kararında iki gerekçeye dayanmıştı. Birincisi, murisin vefatı nedeniyle düşme kararı verilmesinin suçu ortadan kaldırmayacağıdır. AYM, başvurucunun “yargılama sonuçlanmadan vefat gerçekleştiğine göre mahkûmiyet kararı kesinleşmemiştir” itirazını hatırlatarak, tedbirin devamı yönündeki ek kararın gerekçesinin başvurucunun itirazlarına yönelik bir açıklama içerdiğinden söz edilemeyeceğini belirtmiştir.

İkincisi, tedbirin kaldırılmasının hukuk mahkemelerinden istenebileceğidir. AYM, tedbirin murisi hakkında zimmet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında ve suçla ilişkili olarak uygulandığı dikkate alındığında, bu yönlendirmeyi içeren ek karar gerekçesinin konuyla ilgili ve yeterli olmadığını tespit etmiştir.

Kararda ayrıca sürenin kendisi ayrı bir ağırlık taşımıştır: tedbir soruşturma boyunca devam etmiş, kovuşturma aşamasında ve hükmün kesinleşmesinden sonra da kaldırılmamış, toplamda yaklaşık 13 yıl sürmüştür. Başvurucu, taşınmazı üzerindeki “satılamaz, devredilemez” şerhi nedeniyle tasarrufta bulunamadığından yakınmıştır.

🔍 İhlal ve Giderim

AYM, uzun süredir uygulanan tedbirin hükmün kesinleşmesinden sonra da devam etmesine ilişkin ek kararda başvurucunun iddia ve itirazlarına dair ilgili ve yeterli gerekçe bulunmadığını, mülkiyet hakkının korunması için gerekli usuli güvencelerin sağlanmadığını tespit etmiştir. Müdahalenin, kamu yararı amacıyla karşılaştırıldığında başvurucuya şahsen aşırı ve olağan dışı külfet yüklediği, adil dengeyi bozduğu ve ölçülü olmadığı sonucuna varılarak Anayasa’nın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Giderim yönünden, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu belirtilerek kararın bir örneğinin ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilmesine; ayrıca 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine hükmedilmiştir. Karar 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.

Kararda ayrıca önemli bir uyarı yer alır: ihlal kararından, Anayasa Mahkemesi’nin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. İhlal kararı, uyuşmazlığın sonucundan bağımsızdır; delillerin değerlendirilmesi yetkisi ilgili mahkemelere aittir.

🆕 Yatırım Dolandırıcılığı Dosyalarıyla Bağlantısı

Bu karar, doğrudan zimmet soruşturmasına ilişkin olsa da elkoyma tedbirinin uygulandığı tüm dosyalar için geçerli bir ölçüt ortaya koymaktadır. Yatırım ve forex dolandırıcılığı soruşturmalarında da malvarlığına elkoyma sıkça başvurulan bir tedbirdir; 7571 sayılı Kanun’la Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 128/A maddesi, TCK 158/1-f ve l kapsamındaki şüphede hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına ve suça konu paraya elkonulmasına imkân tanımakta, el konulan paranın mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma aşamasında iade edilmesini öngörmektedir.

AYM’nin bu kararı, tedbirin konulması kadar kaldırılmasının da usuli bir güvence olduğunu göstermektedir: tedbirin devamına ilişkin kararlar, ilgilinin itirazlarını karşılayan gerekçe taşımak ve süre bakımından ölçülü kalmak zorundadır. Aynı çerçevenin ceza yargılamasındaki görünümü için Instagram üzerinden forex dolandırıcılığına ilişkin Yargıtay kararı yazımıza bakabilirsiniz. Kendi dosyanızdaki tedbir süreci hakkında bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Şüpheli olmayan bir kişinin taşınmazına elkonulabilir mi?

CMK 128 uyarınca, somut olarak belirlenen taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması hâlinde dahi elkoyma işlemi yapılabilir. Ancak AYM, tedbirin süresi ve gerekçesi bakımından ölçülülük denetimi yapmaktadır.

Dava düşerse tedbir kendiliğinden kalkar mı?

Bu başvuruda düşme kararı kesinleşmesine rağmen tedbir kaldırılmamış, kaldırma talebi de reddedilmiştir. AYM, tedbirin devamına ilişkin ek kararda ilgili ve yeterli gerekçe bulunmamasını ihlal sebebi saymıştır.

İhlal kararı taşınmazın şerhini doğrudan kaldırır mı?

Karar, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir. AYM, kararında davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilemediğini ayrıca vurgulamıştır.

Bu karar benim dosyama doğrudan uygulanır mı?

Anayasa Mahkemesi kararları benzer başvurularda yol gösterici niteliktedir; ancak her başvuru kendi olay ve delilleriyle değerlendirilir. Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, şikâyet ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

Avukat Veli Savun

İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (sicil no 75235) ve arabulucu (sicil no 50392). Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2013 mezunu. Savun Hukuk & Danışmanlık'ın kurucu avukatı. Çalışma alanları: forex ve kripto para dolandırıcılığından doğan ceza ve alacak davaları, bilişim, icra ve aile hukuku.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud