Emsal Kararlarİş Hukuku

Haklı Fesihte Kalan Süre Tazminatı – Yargıtay 9. HD 2026/454

Ücreti ödenmediği için belirli süreli sözleşmesini vadesinden önce sona erdiren çalışan, çoğu zaman yalnızca birikmiş maaşlarını talep edebileceğini düşünür. Oysa sözleşme sürseydi kazanacağı gelir de hukuken bir zarar kalemidir. Bu zararın hangi hükme dayandırılacağı, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesine ilişkin iki komşu maddesi arasındaki farka bağlıdır: 437. madde haklı fesihte, 438. madde ise haklı sebebe dayanmayan fesihte ortaya çıkan tazminatı düzenler. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, bu iki hükmü birbirine karıştırarak çalışanın kalan süreye ilişkin talebini reddetmişti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 21.01.2026 tarihli ve E.2025/9327, K.2026/454 sayılı kararıyla, işverenin ücret borcunu ifa etmemesi nedeniyle belirli süreli sözleşmeyi haklı nedenle fesheden çalışan lehine TBK m.437 uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur.

Kısa özet: Davacı ile davalı kulüp arasında 18.08.2020-31.05.2021 dönemi için belirli süreli bir sözleşme ve ek protokol imzalanmıştı. Aylık ücretler ve peşinatın bir kısmı ödenmeyince davacı, 08.10.2020 tarihinde noter ihtarıyla sözleşmeyi haklı nedenle feshetti. Mahkemeler ödenmeyen ücret ve peşinatı kabul etti; kalan süreye ilişkin tazminatı ise “TBK 438 yalnızca işverenin haksız feshinde uygulanır” gerekçesiyle reddetti. Yargıtay; haklı feshi karşı tarafın sözleşmeye aykırılığı doğurmuşsa o tarafın zararı tamamen gidermek zorunda olduğunu (TBK 437), bu tazminatın ifa menfaatini kapsadığını ve indirimin TBK 438/2’ye kıyasla değil, TBK 114/2 yollamasıyla TBK 52’ye göre yapılacağını belirterek kararı bozdu.

📝 Sözleşme, ödenmeyen ücretler ve fesih

Dava dilekçesine göre taraflar 18.08.2020 ile 31.05.2021 arasındaki dönem için bir sözleşme imzalamıştı. Bu sözleşmeye göre davacıya on ay boyunca aylık net 5.000,00 TL ödenecekti. Ardından imzalanan ek protokolle buna ek olarak on ay boyunca aylık net 12.500,00 TL ile 31.08.2020 vadeli net 175.000,00 TL peşinat ödenmesi kararlaştırıldı. Böylece aylık net ücret 17.500,00 TL’ye ulaşıyordu.

Davacının iddiasına göre peşinatın 125.000,00 TL’lik kısmı ile Ağustos ve Eylül 2020 ücretleri ödenmedi. Davacı, 08.10.2020 tarihli noter ihtarnamesiyle kulübün mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmeyi ve ek protokolü haklı nedenle feshetti. Davada toplam 164.666,00 TL ödenmemiş ücret ve peşinat alacağı ile sözleşme süresi sonuna kadar kazanılacak ücretlere karşılık gelen tazminat istendi. Davalı kulüp davaya cevap vermedi.

⚖️ TBK 437 ile TBK 438 arasındaki fark

Uyuşmazlığın düğüm noktası, birbirini izleyen iki maddenin uygulama alanıdır:

HükümUygulandığı durumÖngörülen sonuç
TBK m.437/1Haklı fesih sebebi taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsaO taraf, sebep olduğu zararı hizmet ilişkisine dayanan bütün haklar göz önünde tutularak tamamen gidermekle yükümlüdür.
TBK m.438/1İşveren haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi derhâl feshederseBelirli süreli sözleşmede, süreye uyulsaydı kazanılacak miktar tazminat olarak istenebilir.
TBK m.438/2Aynı haksız fesih hâliİşçinin tasarruf ettiği miktar ile başka işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir tazminattan indirilir.

Kısacası 438. madde, sözleşmeyi işverenin haksız yere sona erdirdiği durumu; 437. madde ise sözleşmeyi haklı nedenle fesheden tarafın, feshe yol açan taraftan zararını istediği durumu düzenler. Bu davada fesih işçiden gelmişti; dolayısıyla doğru dayanak 437. maddeydi.

🏛️ Derece mahkemelerinin yaklaşımı

İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi, sözleşme ve banka kayıtlarına göre ödenmeyen ücret ve peşinat alacaklarının varlığını kabul etti. Kalan süreye ilişkin tazminat talebini ise TBK 438. maddesinin ancak işverenin haklı sebep olmaksızın feshinde uygulanabileceği, somut olayda feshin davacı tarafından yapıldığı gerekçesiyle reddetti.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi, ilk derece kararının gerekçesini yeterli bularak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetti. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, haklı feshin kabul edilmesine rağmen yalnızca 438. madde üzerinden değerlendirme yapıldığını, oysa talebin 437. maddeye dayandığını ileri sürdü.

🔍 Yargıtay’ın gerekçesi ve bozma

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önce genel çerçeveyi çizdi: İş sözleşmesinin feshi geçmişe etkili değildir; fesih anına kadar doğmuş hükümler fesihten etkilenmez. Sözleşmeyi haklı nedenle fesheden taraf tazminat ödemez; aksine İş Kanunu’nun 24/II ve 25/II bentleri ile 26. maddesi, TBK’da ise 437. madde, haklı nedenle fesheden tarafa karşı taraftan tazminat isteme imkânı tanır.

Dairenin vurguladığı noktalar şunlardır:

  1. 437. maddedeki tazminatın özü, kendi kusurlu davranışıyla sözleşmenin sürdürülmesini beklenemez hâle getiren tarafın bu nedenle doğan zararı gidermesidir.
  2. Bu zarar müspet zarar niteliğindedir; yani sözleşme devam etseydi talepte bulunanın içinde bulunacağı duruma getirilmesini, başka bir deyişle ifa menfaatini ifade eder.
  3. Her haklı fesih bu tazminatı doğurmaz. Haklı nedene dayanak bir sözleşme ihlali, bu ihlalin kusura dayanması, sözleşmenin bu nedenle feshi ve fesih nedeniyle doğmuş bir zarar birlikte aranır. Daire, bu hakkın TBK 112. maddesinin özel bir görünümü olduğunu belirtmiştir.
  4. Belirli süreli sözleşmelerde işçi açısından ifa menfaati, sözleşme süresinin sonuna kadar olan menfaatlerdir. Sözleşme fesihle sona erdiği için burada “bakiye süre ücret alacağından” değil, bakiye süre ücretleri de dikkate alınarak belirlenecek bir tazminattan söz edilmelidir.

Somut olayda davacının muaccel ücretlerinin verilen süreye rağmen ödenmediği anlaşıldığından Daire, feshin TBK 435. maddesi uyarınca haklı nedene dayandığını ve haklı fesih sebebinin davalının sözleşmeye uymamasından doğduğunu tespit etti. Buna göre davacı lehine uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi bozma sebebi sayıldı.

📎 Karar metni: Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sisteminden alınmış, karar künyesi resmî kayıtla karşılaştırılarak teyit edilmiştir. Metinde geçen öğreti atıflarındaki yazar adları derlemeye alınmamıştır.

🧮 Tazminattan indirim hangi hükme göre yapılır?

Kararın en dikkat çekici bölümü, tazminattan indirim konusudur. 438. maddenin ikinci fıkrası, haksız fesihte tasarruf edilen miktarın ve başka işten elde edilen gelirin tazminattan indirileceğini açıkça düzenlerken 437. maddede benzer bir hüküm yoktur. Bu durumda 438/2’nin kıyasen uygulanıp uygulanamayacağı sorusu doğar.

Daire bu soruya olumsuz cevap vermiştir. Gerekçe, kıyasın ancak bir kanun boşluğu varsa mümkün olmasıdır. TBK’nın genel hükümler kısmındaki 114/2 hükmü, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin sözleşmeye aykırılık hâllerine de kıyasen uygulanacağını öngörür. Kanun koyucunun 437. maddede ayrıca bir indirim kuralı koymamasının nedeni, genel hükümlerin zaten uygulanacak olmasıdır. Bu nedenle ortada bir boşluk yoktur ve 438. madde 437. maddedeki tazminata kıyasen uygulanamaz.

İndirimde uygulanacak hüküm, TBK 52. maddedir. Bu maddeye göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Daire, 52. maddenin hâkime 438. maddeden daha geniş bir takdir yetkisi tanıdığını belirtmiştir.

✅ Karardan çıkan ilkeler

  • Belirli süreli sözleşmeyi işverenin ücret borcuna aykırılığı nedeniyle haklı olarak fesheden çalışanın kalan süreye ilişkin talebi TBK 437’ye dayanır; TBK 438’in “haksız fesih” şartının gerçekleşmemesi bu talebi tek başına düşürmez.
  • TBK 437 kapsamındaki tazminat müspet zarar niteliğindedir ve sözleşme süresi sonuna kadar olan ifa menfaatini kapsar.
  • Tazminat için sözleşme ihlali, kusur, bu nedenle fesih ve zarar unsurları birlikte bulunmalıdır.
  • Kalan sürenin ücretleri, tazminatın belirlenmesinde dikkate alınan bir veridir; doğrudan “ücret alacağı” olarak hüküm altına alınmaz.
  • İndirim, TBK 438/2’ye kıyasla değil, TBK 114/2 yollamasıyla TBK 52’ye göre yapılır.

📊 Hesap ve ispatta öne çıkan unsurlar

Bozma kararı, tazminatın miktarını belirlemeyi ilk derece mahkemesine bırakmıştır. Daire, hem tazminat belirlenirken hem de TBK 52 kapsamındaki takdir yetkisi kullanılırken şu unsurların dikkate alınması gerektiğini sıralamıştır:

  • Çalışanın başka iş aramak için gereken çabayı gösterip göstermediği,
  • Sözleşmenin feshi nedeniyle tasarruf ettiği bir miktar bulunup bulunmadığı,
  • Belirli süreli sözleşmenin kalan süresi içinde başka bir işe başlayıp başlamadığı,
  • Bu süre içinde başka bir gelir elde edip etmediği.

Karara göre çalışanın hiçbir iş arayışında bulunmaksızın tazminat talep etmesi, zararın artmasına sebebiyet verme olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle uygulamada ödenmeyen ücretlerin belgelenmesi kadar, fesihten sonraki dönemde elde edilen gelir ve iş arama süreci de tazminat miktarını etkileyen olgular arasındadır.

Ücretin ödenmemesinin haklı fesih sebebi oluşturduğu kabul edildikten sonra tartışmanın tazminat kapsamına taşındığı bu karar, haklı fesih serisindeki diğer kararlarla birlikte okunabilir. Esaslı değişiklik nedeniyle fesih il dışına nakil ve haklı fesih yazısında, işverenin haklı fesih ölçütleri ise otuz günlük ücreti aşan zarar yazısında ele alınmıştır.

❓ Sık sorulan sorular

Sözleşmeyi işçi feshettiğine göre neden işveren tazminat ödüyor?

Çünkü feshe yol açan, işverenin sözleşmeye aykırı davranışıdır. TBK 437’ye göre haklı fesih sebebi taraflardan birinin sözleşmeye uymamasından doğmuşsa, o taraf sebep olduğu zararı tamamen gidermekle yükümlüdür. Feshi kimin yaptığı değil, feshi kimin kusurlu davranışının zorunlu kıldığı belirleyicidir.

Kalan sürenin bütün ücretleri otomatik olarak ödenir mi?

Karara göre hayır. Kalan sürenin ücretleri, tazminatın belirlenmesinde dikkate alınacak bir veridir. Hâkim; tasarruf edilen miktar, başka işten elde edilen gelir ve iş arama çabası gibi unsurları değerlendirerek TBK 52 çerçevesinde indirim yapabilir.

Bu tazminat belirsiz süreli sözleşmelerde de istenebilir mi?

Kararda, işçinin feshinde ifa menfaatinin belirsiz süreli sözleşmelerde bildirim süresi sonuna, belirli süreli sözleşmelerde ise sözleşme süresi sonuna kadar olan menfaatler olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlık belirli süreli bir sözleşmeye ilişkindir.

Ödenmeyen ücret ve peşinat talepleri bozmadan etkilendi mi?

Daire, davacı vekilinin kalan süre tazminatı dışındaki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Bozma, haklı fesih nedeniyle TBK 437 kapsamında uygun bir tazminata hükmedilmemesine ilişkindir; ilk derece mahkemesi bu yönden yeniden karar verecektir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası üzerinden ulaşım bilgilerine, Emsal Kararlar arşivinden serinin diğer yazılarına erişilebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; özet, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yayımlanmış bozma kararından derlenmiştir. Bozma kararı tazminat miktarını belirlememiş, değerlendirmeyi ilk derece mahkemesine bırakmıştır. Hizmet sözleşmesinin feshinden doğan taleplerde sözleşmenin türü ve süresi, fesih sebebi, kusur, zarar ve indirim unsurları her dosyanın kendi özelliklerine göre farklı sonuç doğurabilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu