Emsal KararlarForex Hukuku

Örtülü Kazanç İadesinde Süre – Yargıtay 11. HD 2026/1113

Halka açık bir şirketin hissesini borsadan alan küçük yatırımcı, şirketin parasının yönetimle bağlantılı başka şirketlere aktarılıp aktarılmadığını kendi imkânlarıyla göremez. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu bu boşluğu doldurmak için Sermaye Piyasası Kurulu’na, “örtülü kazanç aktarımı” tespit ettiğinde aktarılan tutarın şirkete geri kazandırılması amacıyla dava açma yetkisi vermiştir. Ancak bu yetkinin bir saati vardır. Dosyamızdaki uyuşmazlıkta Kurul, yaklaşık 217 milyon TL’lik bir aktarımın iadesini istemiş; dava, zararın büyüklüğü tartışılmadan, sürenin kaçırıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.02.2026 tarihli ve E.2025/4308, K.2026/1113 sayılı kararıyla, örtülü kazanç aktarımına konu tutarın şirkete iadesi için Kurul tarafından açılan ek davanın, 6362 sayılı Kanun’un 94/2. maddesinin yollamasıyla uygulanan 92/1-b hükmündeki üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararı kesin olarak onamıştır.

Kısa özet: Payları 06.06.2013’te borsada işlem görmeye başlayan ve 31.12.2014–31.12.2017 döneminde %35,8’i halka açık olan bir şirketin, yönetim kurulu başkanının kontrolündeki ilişkili şirketlerle yaptığı işlemler Kurul denetimine konu olmuştur. 09.01.2020 tarihli denetleme raporunun ardından Kurul Karar Organı 13.08.2020 tarihli toplantısında örtülü kazanç aktarımı yapıldığını tespit etmiştir. Kurul önce 217.000 TL üzerinden kısmi dava açmış, saklı tuttuğu 216.783.000 TL için ise 05.10.2023’te ek dava açmıştır. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi süreyi hak düşürücü saymış ve davayı reddetmiş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay kararı oy birliğiyle onamıştır.

🔍 Örtülü kazanç aktarımı neyi yasaklar?

6362 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan ya da dolaylı ilişkide bulundukları kişilerle emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı fiyat, bedel veya şartlar içeren işlemler yaparak kârlarını ya da malvarlıklarını azaltamaz. Kanun, şirketin kârını artırmak için yapması beklenen faaliyetleri yapmayarak ilişkili kişilerin malvarlığını büyütmesini de aynı kapsamda sayar.

Yaptırım tarafında iki ayrı mekanizma bulunur:

  • Şirketin kendi talebi (m.21/4): Aktarım Kurulca tespit edilirse şirket, Kurulun belirleyeceği süre içinde aktarılan tutarın kanuni faiziyle iadesini talep eder.
  • Kurulun dava yetkisi (m.94/1): Kurul, belirlediği tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için bizzat dava açmaya yetkilidir.

Uyuşmazlığın düğümü, 94. maddenin ikinci fıkrasıdır: “92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır.” 92/1-b ise Kurula, hukuka aykırılığın Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde işlemin vukuundan itibaren üç yıl içinde iptal davası, beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açma yetkisi tanır.

📉 Borsadan gözaltı pazarına: dosyanın kronolojisi

Karar metninde aktarılan dava dilekçesine göre olaylar şu sırayla gelişmiştir:

  • 06.06.2013: 16.500.000 TL nominal değerli paylar halka arz yoluyla ulusal pazarda işlem görmeye başlamıştır; payların yaklaşık %36’sı 2013 yılında kote edilmiştir.
  • Ekim 2015: Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan özel durum açıklamalarında, bankalar ve bir faktoring şirketi tarafından başlatılan milyonlarca liralık icra takipleri duyurulmuştur.
  • 20.10.2015: Paylar gözaltı pazarına alınmıştır; şirketin çıkardığı tahviller de 31.01.2018’den itibaren gözaltı pazarına aktarılmıştır.
  • 15.05.2019: İlişkili davalı şirketlerden biri hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince iflas kararı verilmiştir.
  • 09.01.2020: Kurul denetleme raporunu düzenlemiştir. Raporda ilişkili tarafların banka hesaplarından nakit çekilen paralar, hatır çekleri ve dönem sonlarında şirkete yapılan para transferleri gibi tespitler yer almıştır.
  • 13.08.2020: Kurul Karar Organı 51/1001 sayılı toplantıda örtülü kazanç aktarımı yapıldığını tespit etmiş ve suç duyurusunda bulunulmasına karar vermiştir.
  • Kısmi dava: Kurul, 31.12.2017 itibarıyla yaklaşık 217.000.000 TL olarak hesaplanan zararın şimdilik 217.000 TL’lik kısmının şirkete iadesi için dava açmış; bu dava İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli, 2020/646 E., 2023/502 K. sayılı kararına konu olmuştur.
  • 05.10.2023: Saklı tutulan 216.783.000 TL için eldeki ek dava açılmıştır.

🛡️ Davalıların süre itirazı

Davalıların savunması, esastan önce süreye yoğunlaşmıştır. Davalı yönetici ve şirket vekiline göre ilk dava henüz kesinleşmemiştir ve bekletici mesele yapılmalıdır; ancak asıl itiraz, 94/2’deki atfın 92/1-b’deki süreleri iade davalarına da taşıdığıdır. Bu görüşe göre Kurul, hukuka aykırılığı tespit ettiği tarihi izleyen üç ay içinde dava açmak zorundadır. Aynı cevapta, şahsen davalı gösterilen kişi lehine bir kazandırma yapılmadığı ve işlemlerin örtülü kazanç aktarımı sayılamayacağı da savunulmuştur.

İflas etmiş davalı şirketin iflas idaresi ise farklı bir noktaya dikkat çekmiştir: Örtülü kazanç aktarımından kaynaklanan alacak için iflas masasına herhangi bir kayıt talebinde bulunulmamıştır.

⚖️ Üç derecenin değerlendirmesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi (2023/623 E., 2024/723 K.), 6362 sayılı Kanun’un iade davası için Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’ndan ayrı bir düzen kurduğunu belirtmiştir. Mahkemeye göre 92/1-b’deki sürenin niteliği kanunda açıkça yazılmamıştır; ancak Kurumun yapısı, görev ve yetkileri, 92. maddenin içeriği ve kanun koyucunun bir süreyi zamanaşımı olarak düzenlediğinde bunu açıkça belirtme eğilimi birlikte değerlendirildiğinde, bu süre hak düşürücü süredir. Süre, Kurul Karar Organının 13.08.2020 tarihli tespitiyle başlamıştır; 05.10.2023’te açılan dava süresinden sonradır ve reddedilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (2025/11 E., 2025/568 K.) aynı sonuca daha sistematik bir yoldan varmıştır. Daireye göre 94. maddede iade davası için açıkça bir süre öngörülmemiştir; ancak 94/2’nin 92/1’e yaptığı atıf, maddedeki tüm düzenlemeleri kapsar ve bir istisna içermez. Sermaye Piyasası Kanunu’nun sistematiğinde Kurulun yapacağı tüm işlemler süreye bağlanmıştır. Bu nedenle iade davası da 92/1-b’deki süre içinde açılmalıdır ve bu süreler hak düşürücü niteliktedir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.02.2026’da davacı vekilinin katılımıyla duruşma yaptıktan sonra, ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b(1) uyarınca esastan reddinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararı HMK m.370/1 uyarınca kesin olarak ve oy birliğiyle onamıştır.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

⏳ Neden hak düşürücü süre?

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark, bu tür davalarda sonucu doğrudan belirler:

  • Zamanaşımı hakkı ortadan kaldırmaz, yalnızca dava yoluyla istenebilirliğini engeller ve karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesine bağlıdır.
  • Hak düşürücü süre geçtiğinde hakkın kendisi sona erer; mahkeme bu durumu kendiliğinden gözetir.
  • Derece mahkemeleri, 6362 sayılı Kanun’un 92/1-b hükmünde bir sürenin niteliğinin açıkça yazılmamasını, kanun koyucunun zamanaşımını genellikle açıkça adlandırdığı gözlemiyle birlikte okumuş ve süreyi hak düşürücü kabul etmiştir.
  • Başlangıç anı olarak Kurul Karar Organının tespit tarihi esas alınmış, denetleme raporunun düzenlendiği 09.01.2020 değil, 13.08.2020 tarihli tespit kararı dikkate alınmıştır.

Dosyanın ilginç yanı, Kurulun süre içinde bir kısmi dava açmış olmasıdır. Buna rağmen saklı tutulan kısım için yıllar sonra açılan ek dava, ilk davanın varlığına dayanılarak kurtarılamamıştır. Karar metninde, ilk davanın süreyi ek dava bakımından da koruyup korumadığına ilişkin ayrı bir değerlendirme yer almamaktadır; derece mahkemeleri ek davanın açıldığı tarihi esas almıştır.

🧭 Süresinde açılan davayla karşılaştırma

Aynı Daire, birkaç ay önce, süre bakımından farklı sonuçlanan bir örtülü kazanç iade davasını da onamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.10.2025 tarihli, E.2025/1494, K.2025/6313 sayılı kararına konu dosyada, denetleme raporu Kurulca 07.11.2019’da öğrenilmiş, dava 30.03.2020’de açılmış ve ilk derece mahkemesi Kurulun üç aylık hak düşürücü süre içinde iade talebinde bulunduğunu kabul etmiştir; şirketin zararı olan 1.150.000 TL’nin 115.000 TL’lik kısmı yönünden verilen kabul kararı onanmıştır.

İki dosya birlikte okunduğunda ortak nokta belirgindir: Örtülü kazanç iadesinde tartışma çoğu zaman aktarımın varlığından önce davanın ne zaman açıldığı sorusuyla başlamaktadır. Örtülü kazanç aktarımının zarar unsuruna ilişkin farklı bir karar için serideki örtülü kazanç aktarımında zarar şartı kararı incelenebilir.

👥 Halka açık şirket pay sahibi açısından anlamı

Kararın doğrudan muhatabı Kurul olsa da sonucu en çok hissedenler, payları gözaltı pazarına düşmüş şirketin küçük yatırımcılarıdır. Dava kabul edilseydi tutar şirkete iade edilecek ve şirketin malvarlığına geri dönecekti. Kararın okunuşu bakımından şu noktalar öne çıkmaktadır:

  • Kamusal koruma da süreye bağlıdır: Kurulun iade davası yetkisi, 92/1-b’deki süre sınırlamasıyla birlikte uygulanmıştır.
  • Kısmi dava ek davayı otomatik korumamıştır: Saklı tutulan kısım için açılan dava, kendi açılış tarihine göre değerlendirilmiştir.
  • Esasa girilmemiştir: 217 milyon TL’lik aktarım iddiasının doğru olup olmadığı bu dosyada tartışılmamış, ret hak düşürücü süreye dayanmıştır.
  • Ceza boyutu ayrıdır: Kurul, tespit kararıyla birlikte suç duyurusunda bulunulmasına da karar vermiştir; hukuk davasındaki süre sonucu bu süreci ortadan kaldırmaz.

Sermaye piyasasında yatırımcı haklarının kayıt ve tazmin sistemi üzerinden korunmasına ilişkin bir başka örnek için kaydileşmeyen hisse ve Yatırımcı Tazmin Merkezi kararı okunabilir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, serideki diğer kararlara Emsal Kararlar bölümünden ulaşılabilir.

❓ Merak edilenler

94. maddede süre yazmadığı hâlde dava neden süreden reddedildi?

Bölge Adliye Mahkemesine göre 94/2’nin 92/1’e yaptığı atıf maddedeki tüm düzenlemeleri kapsar ve istisna içermez. Kanunun sistematiğinde Kurulun tüm işlemleri süreye bağlandığından, iade davası da 92/1-b’deki süre içinde açılmalıdır.

Üç aylık süre hangi tarihten başlatıldı?

İlk derece mahkemesi süreyi, Kurul Karar Organının örtülü kazanç aktarımı yapıldığını tespit ettiği 13.08.2020 tarihli toplantıdan başlatmıştır. Ek dava 05.10.2023’te açıldığından süre geçmiş kabul edilmiştir.

Daha önce açılan kısmi davanın bu sonuca etkisi oldu mu?

Karar metninde kısmi davanın ek dava bakımından süreyi koruduğuna dair bir değerlendirme bulunmamaktadır. Derece mahkemeleri ek davanın açılış tarihini esas almış ve Yargıtay bu kararı onamıştır.

Karar, örtülü kazanç aktarımının yaşanmadığı anlamına mı geliyor?

Hayır. Dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğinden aktarımın varlığı ve tutarı bu dosyada esastan incelenmemiştir. Kurulun tespit kararı ve suç duyurusu kararı karar metninde ayrıca yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yayımlanmış onama kararı ile bu kararda aktarılan ilk derece ve istinaf gerekçelerinden derlenmiştir. Sermaye piyasası uyuşmazlıklarında sürelerin başlangıcı ve niteliği, somut dosyadaki tespit ve işlem tarihlerine göre farklı sonuç doğurabilir. Yazıya dayanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu