Yatırım Vaadinde Basit Yalan – Yargıtay 11. CD 2026/4544

Sermaye Piyasası Kurulu, yetkili aracı kurumların listesini yıllardır kendi internet sitesinde yayımlıyor; kamu spotları da yetkisiz platformlara para gönderilmemesi yönünde sık sık uyarıyor. Peki bu listeye bakmadan, hiç görmediği “finans uzmanlarının” telefon yönlendirmesiyle yüz binlerce lira gönderen bir kişi, dolandırıcılık suçunun mağduru sayılabilir mi? Yoksa kendi dikkatsizliği, karşı tarafın sözlerini “basit yalan” düzeyine indirip suçu ortadan kaldırır mı? Kayseri’de yürütülen bir soruşturmada Cumhuriyet savcılığı ikinci yolu seçti; Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise bu gerekçeyi kanun yararına bozma yoluyla hatalı buldu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 27.04.2026 tarihli ve E.2025/5760, K.2026/4544 sayılı kararıyla, yatırım vaadiyle toplam 730.000,00 TL gönderen şikâyetçinin, Sermaye Piyasası Kurulunun yetkili kuruluşlar listesini araştırmamasını “basit yalan” sayarak hilenin bulunmadığını kabul eden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddedilmesini hukuka aykırı bulmuş ve Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin ret kararını oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.
📞 Telefondaki “uzmanlar” ve 730 bin liralık hesap
Karar metnine yansıyan olay örgüsü, son yıllarda sıkça rastlanan bir kalıbı izler. Şikâyetçinin kolluk ifadesine ve Dairenin özetine göre süreç şu aşamalardan geçmiştir:
- Şikâyetçi farklı numaralardan aranmış; arayanlar kendilerini finans uzmanı ve yatırım danışmanı olarak tanıtmıştır.
- Kendisine, bir uygulamadaki yatırım hesabına para yatırırsa yüksek kâr elde edeceği söylenmiştir.
- Para, uygulamadaki hesaba “eklenmek üzere” bildirilen ve farklı kişi ile şirketlere ait görünen banka hesaplarına, farklı tarihlerde parça parça gönderilmiştir.
- Bir süre sonra “hesabın kötüye gittiği”, kalan paranın kurtarılması için yeniden para yatırılması gerektiği söylenmiş; şikâyetçi bu yönlendirmeye de uymuştur.
- Paranın tamamının iadesini istediğinde talebin karşılanmayacağı bildirilmiş, şikâyetçi toplam 730.000,00 TL zararı olduğunu ve hiçbir kâr elde etmediğini beyan etmiştir.
Karar metninde ayrıca, şikâyetçinin havale yaptığını bildirdiği ve unvanları anonimleştirilmiş üç şirketten söz edilmektedir; bunlardan ikisinin unvanında “danışmanlık” ibaresi geçmektedir. Uygulamanın ve şirketlerin adları kararda yer almamaktadır.
📋 Savcılığın gerekçesi: Kurulun listesi herkese açık
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı, 17.09.2024 tarihli ve 2024/29487 karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Karar metninde aktarılan gerekçe, yatırım dolandırıcılığı dosyalarında zaman zaman karşılaşılan bir yaklaşımı açıkça ortaya koyar:
- Şikâyetçi, arayan kişilerle yüz yüze gelmemiş, görüştüğü kişilerin gerçekten var olup olmadığından emin olmadan ve hiçbir araştırma yapmadan yüklü miktarda para göndermiştir.
- Yasal olarak yatırım yapılabilecek ve yatırımlara aracılık edebilecek kurum ve kuruluşlar Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tek tek belirlenmekte ve Kurulun resmî internet sayfasında ilan edilmektedir.
- Resmî kurumlar kamu spotlarıyla vatandaşları yetkisiz kişi ve kurumlara yatırım yapılmaması konusunda sürekli uyarmaktadır; şikâyetçi internette gördüğü lisansın doğruluğunu Kuruldan öğrenebilirdi.
- Bu nedenle ortada nitelikli dolandırıcılığın unsuru olan hile değil, “basit yalan” vardır; suçun yasal unsurları oluşmamıştır.
Şikâyetçinin itirazı, Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.11.2024 tarihli ve 2024/8576 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. CMK m.271/4 uyarınca bu karar kesin nitelikte olduğundan, 07.11.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya, Adalet Bakanlığının 19.11.2025 tarihli istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2025 tarihli tebliğnamesiyle Yargıtay’a taşınmıştır.
🏛️ Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, önce CMK m.160, 172 ve 173’ün çizdiği çerçeveyi hatırlatmıştır: Cumhuriyet savcısı suç izlenimi veren bir hâli öğrendiğinde hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplar. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği ise itirazı reddedebilir, kabul edebilir ya da eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilir.
Daire, somut dosyada savcılık kararının dayandığı değerlendirmeyi karar metninde aynen alıntılamış ve bu değerlendirmeyi “hatalı gerekçe” olarak nitelemiştir. Kararın sonuç cümlesine göre; hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddedilmesi Kanun’a aykırıdır.
Bu gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi kabul edilmiş, Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı CMK m.309/3 uyarınca oy birliğiyle kanun yararına bozulmuş, gerekli işlemlerin CMK m.309/4-a uyarınca yapılması için dosya mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmiştir.
🧩 Mağdurun dikkatsizliği hileyi ortadan kaldırır mı?
Dolandırıcılık suçunun temel unsuru, TCK m.157’de ifade edilen hileli davranışlarla bir kimseyi aldatmaktır. Uygulamada, sıradan ve kolayca anlaşılabilecek bir yalanın hile sayılmayacağı, hilenin belirli bir yoğunluğa ulaşması gerektiği kabul edilir. Savcılık kararı bu ayrımı, şikâyetçinin araştırma yapma imkânı bulunduğu düşüncesine bağlamıştır.
Yargıtay kararının bu noktadaki önemi şu başlıklarda toplanabilir:
- Kamuya açık bilgi, tek başına hileyi dışlamaz: Daire, yetkili kuruluş listesinin Kurulun sitesinde yayımlanmasını ve kamu spotlarını gerekçe gösteren değerlendirmeyi “hatalı gerekçe” saymıştır. Kararın ortaya koyduğu sonuç, mağdurun bu listeyi kontrol etmemesinin hile tartışmasını kendiliğinden kapatmadığıdır.
- Çok aşamalı kurgu dikkate alınmalıdır: Olayda birden fazla kişi, değişik numaralar, “uzman” ve “danışman” sıfatları, bir uygulama ekranı ve “kalan parayı kurtarma” gerekçesiyle tekrarlanan ödeme talepleri bir arada yer almaktadır. Dairenin istediği araştırmalar da bu kurgunun bütün hâlinde aydınlatılmasına yöneliktir.
- Nitelendirme soruşturmanın sonunda yapılır: Daire, basit yalan–hile ayrımını şikâyetçinin ifadesinden hareketle, hesap ve hat sahipleri tespit edilmeden yapmanın mümkün olmadığını ortaya koymuştur. Şüphelilerin hukuki durumu, deliller toplandıktan sonra takdir edilecektir.
Kararın, “mağdurun her türlü dikkatsizliği önemsizdir” şeklinde genel bir kural koyduğu söylenemez. Yargıtay, savcılık gerekçesini eksik soruşturma ile birlikte değerlendirmiş ve hukuki nitelendirmenin toplanacak delillere göre yapılmasını istemiştir. Hilenin varlığı her dosyada somut olgulara göre tartışılmaya devam edecektir.
Seride daha önce ele alınan sosyal medya yatırım reklamında “hukuki ihtilaf” gerekçesi ile kripto yatırım sitesinde KYC izinin araştırılması kararları aynı gün verilmiştir. Bu dosyada ise takipsizliğe dayanak yapılan gerekçe farklıdır: Hukuki ihtilaf değil, mağdurun araştırma yapmamasından hareketle kurulan “basit yalan” değerlendirmesi.
🔎 Dairenin saydığı eksik araştırmalar
Karar, soruşturma evresinde hangi delillerin toplanması gerektiğini ayrıntılı biçimde sıralaması bakımından da yol göstericidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi ve Dairenin değerlendirmesi birlikte okunduğunda şu araştırmalar öne çıkar:
- Şikâyetçinin olayla ilgili olarak ayrıntılı beyanının alınması.
- Dosyaya alınmamış para transferi kayıtlarının ilgili bankalardan istenmesi; paranın gönderildiği hesapların sahiplerinin, hesap şirkete aitse şirketi temsile yetkili kişilerin tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması.
- Kolluk araştırmasında sahibi belirlenemeyen GSM hatları için ilgili kurumlarla yeniden yazışma yapılması.
- Paranın gönderildiği şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının dosyaya alınması, faaliyet alanlarının ve faaliyetlerini sürdürüp sürdürmediklerinin araştırılması.
- Bu şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma yetkinliğine sahip olup olmadığının belirlenmesi.
- Aynı uygulama kullanılarak gerçekleştirilen benzer dolandırıcılık eylemlerine ilişkin başka soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması.
Listenin dikkat çekici yanı, savcılığın takipsizlik gerekçesinde kullandığı Kurul yetkisi bilgisinin, Yargıtay kararında bu kez soruşturma konusu olarak karşımıza çıkmasıdır. Savcılık, yetkili kuruluş listesinin varlığını mağdur aleyhine bir olgu olarak değerlendirmişken; Daire, şirketlerin sermaye piyasası mevzuatı bakımından yetkili olup olmadığının araştırılmasını, şüphelilerin durumunun belirlenmesinde kullanılacak bir delil olarak görmüştür.
Benzer bir yaklaşım, izinsiz faaliyet boyutunun araştırılmasını isteyen izinsiz sermaye piyasası faaliyeti kararında da görülmüştü.
🆕 7589 sayılı Kanun ve hesap sahiplerinin durumu
Dairenin istediği araştırmaların önemli bir kısmı, paranın gönderildiği banka hesaplarının sahiplerine yöneliktir. Bu kişilerin cezai sorumluluğu bakımından yakın tarihli bir kanun değişikliği bulunmaktadır.
16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkraya göre, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin; haksız menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
İncelenen karar bu fıkraya değinmemektedir; zira kanun yararına bozma kararı 27.04.2026 tarihinde, yani değişiklikten önce verilmiştir ve dosya henüz soruşturma evresindedir. Bununla birlikte, soruşturmanın genişletilmesiyle hesap sahipleri tespit edilirse, bunların eylemlerinin iştirak kapsamında kalıp kalmadığı ve kalıyorsa yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı olup olmadığı, yeni düzenleme ışığında ayrıca değerlendirilecek sorulardır.
CMK m.309/4-a’ya göre, davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin bozmada kararı veren hâkim, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. Dolayısıyla bozmanın somut sonucu, itirazın sulh ceza hâkimliğince yeniden ele alınmasıdır.
💬 Sık sorulan sorular
“Basit yalan” ile hile arasındaki fark bu kararda nasıl ele alındı?
Savcılık, şikâyetçinin araştırma yapmadan para göndermesini ve yetkili kuruluş listesinin kamuya açık olmasını gerekçe göstererek karşı tarafın sözlerini basit yalan saymıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi bu değerlendirmeyi hatalı gerekçe olarak nitelemiş ve nitelendirmenin, hesap ve hat sahipleri ile şirket yetkilileri belirlenip deliller toplandıktan sonra yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.
Kanun yararına bozma kararı şüphelilerin yargılanacağı anlamına mı gelir?
Hayır. Bu kararla yalnızca itirazın reddine ilişkin sulh ceza hâkimliği kararı bozulmuştur. CMK m.309/4-a uyarınca hâkimlik gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak yeniden karar verecektir. Kamu davası açılıp açılmayacağı, genişletilecek soruşturmada toplanacak delillere bağlıdır.
Kararda Sermaye Piyasası Kanunu neden anılıyor?
Daire, paranın gönderildiği şirketlerin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yatırım danışmanlığı yapma yetkinliğine sahip olup olmadığının belirlenmesini, eksik kalan araştırmalar arasında saymıştır. Bu bilgi, şüphelilerin sunduğu “uzman” ve “danışman” sıfatlarının gerçekliğini ve eylemin niteliğini değerlendirmede kullanılacak bir delil niteliğindedir.
Sulh ceza hâkimliği itirazı incelerken hangi seçeneklere sahiptir?
Kararda aktarılan CMK m.173 düzenlemesine göre hâkimlik; kamu davası açılması için yeterli neden yoksa itirazı gerekçeli olarak reddeder, istemi yerinde bulursa kabul eder, kararını verebilmek için gerek görürse soruşturmanın genişletilmesini Cumhuriyet başsavcılığından talep edebilir. Bu dosyada Yargıtay, eksik soruşturma karşısında genişletme yoluna gidilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, serideki diğer kararlar ise Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti Yargıtay 11. Ceza Dairesinin yayımlanmış kanun yararına bozma kararından ve karar metninde aktarılan savcılık gerekçesinden derlenmiştir. Kanun yararına bozma kararı soruşturma evresine ilişkindir; şüphelilerin suçlu olduğu ya da her yatırım zararında dolandırıcılık suçunun oluştuğu anlamına gelmez. Her dosya kendi delilleri ve somut olgularıyla değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



