Okuyucularımızın sorularını Av. Veli Savun yanıtlıyorSorularınızı Av. Veli Savun yanıtlıyorÜcretsiz sorun →
Emsal KararlarForex Hukuku

Talimatsız İşlemde Zarar Hesabı – Yargıtay 11. HD 2023/5100

52.181,74 TL olarak hüküm altına alınan bir tazminat, yıllar süren yargılamanın sonunda 525,00 TL’ye inmiştir. Aradaki farkı yaratan, aracı kurumun talimatsız işlem yaptığının kabul edilip edilmemesi değil, zararın nasıl hesaplandığıdır. Yatırımcının portföyü hiç dokunulmasaydı bugün ne değerde olurdu sorusu mu esas alınmalıdır, yoksa talimatsız yapılan her bir işlemin tek tek yarattığı kayıp mı? Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı bu dosya, sermaye piyasasında talimatsız işlem davalarında hesap yönteminin sonucu ne kadar değiştirebileceğini somut biçimde göstermektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.09.2023 tarihli ve E.2022/5378, K.2023/5100 sayılı kararıyla, daha önce verdiği bozma kararına uyularak işlem bazında hesap yapan ve davayı kısmen kabul eden ticaret mahkemesi kararını oybirliğiyle onamıştır. Daire, hükmün bozma kararı doğrultusunda kurulduğunu ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir.

Kısa özet: Aracılık çerçeve sözleşmesiyle hesap açan yatırımcı, 17.08.2009 tarihinde aracı kuruma telefonla “işlem yapılmaması” talimatı vermiş, buna rağmen hesabında işlem yapıldığını ileri sürerek tazminat istemiştir. İlk kararda, portföyün korunması hâlinde dava tarihine kadar ulaşacağı değer esas alınarak 52.181,74 TL’ye hükmedilmiştir. Yargıtay bu hesap yöntemini doğru bulmayarak kararı bozmuş; talimatsız her işlemin ayrı ayrı tespit edilip zarar doğurup doğurmadığının belirlenmesini istemiştir. Bozmaya uyan mahkeme, 6 talimatsız işlemden 2’sinde toplam 525,00 TL zarar saptamış; Yargıtay bu kararı onamıştır.

📉 İki hesap yöntemi, iki farklı sonuç

Dosyanın özü, zarar hesabında birbirinden çok farklı iki yaklaşımın çatışmasıdır:

Yöntem Nasıl hesaplandı? Sonuç
Portföy değeri yöntemi (25.03.2011 raporu) 22.05.2009 tarihli ekstredeki hisse portföyünün aynen korunması hâlinde dava tarihine kadar ulaşacağı değer ile ekstre tarihindeki değer arasındaki fark 52.181,74 TL
İşlem bazlı yöntem (12.04.2022 raporu) 22.05.2009 ile 02.09.2009 arasında talimatsız yapılan her işlemin ayrı ayrı tespiti ve her biri için zarar olup olmadığının belirlenmesi 525,00 TL

Yargıtay ilk yöntemi doğru bulmamış, ikinci yöntemi işaret etmiştir. Davanın kaderini belirleyen de bu tercih olmuştur.

📞 Çerçeve sözleşme ve telefonla verilen talimat

Karar metnine göre taraflar arasında “Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi” imzalanmıştır. Sözleşmeyle davalı aracı kurum; hisse senetleri, hazine bonoları ve banka bonoları gibi sermaye piyasası araçlarının borsada ve borsa dışında alım satımına aracılık etmeyi üstlenmiştir.

Sözleşmenin 17. maddesinde telefonla veya şifahi olarak verilen talimatların işleme konulacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm dosyada yatırımcı lehine sonuç doğurmuştur: Yatırımcının 17.08.2009 tarihinde telefonla verdiği “işlem yapılmaması” talimatı, sözleşme gereği geçerli bir talimat olarak kabul edilmiştir. Yazılı bir talimat bulunmaması, bu talimatın hükümsüz sayılmasına yol açmamıştır.

Yatırımcı, aracı kurumun talimatı olmadan yaptığı borsa işlemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek önce 10.000,00 TL talep etmiş, 01.04.2011 tarihli dilekçeyle talebini 52.181,74 TL’ye çıkarmıştır. Aracı kurum ise talimatlara aykırı bir işlem yapılmadığını savunmuştur.

Ticaret mahkemesi 10.09.2015 tarihli ilk kararında talimata aykırı işlem yapıldığını kabul etmiş ve 52.181,74 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline hükmetmiştir. Bu karar aracı kurum tarafından temyiz edilmiştir.

🔍 2017 bozma kararı: portföy değeri değil, işlem

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.01.2017 tarihli ve E.2016/12103, K.2017/452 sayılı kararıyla hükmü davalı aracı kurum yararına bozmuştur. Bozmanın gerekçesi, talimatsız işlem yapılıp yapılmadığından çok zararın belirlenme biçimine yöneliktir:

  • Hükme esas alınan bilirkişi raporu, yatırımcının imzasını taşıyan 22.05.2009 tarihli hesap ekstresindeki hisse portföyünü başlangıç almıştır.
  • Rapor, bu portföyün aynen korunması hâlinde dava tarihine kadar ulaşabileceği değeri öngörmüş ve aradaki farkı zarar olarak kabul etmiştir. Daire bu yöntemi doğru bulmamıştır.
  • Dosyada, aracı kurumun işlemlerine ilişkin düzenlenmiş bir Sermaye Piyasası Kurulu raporu bulunmakta ve bu raporda yatırımcının talimatı olmaksızın yapılan işlemler belirlenmiştir.
  • Mahkemenin, mutabakat tarihi olan 22.05.2009 ile portföyün başka bir aracı kuruma devredildiği tarih arasında talimat ve onay olmadan yapılan işlemleri belirlemesi, her bir işlem nedeniyle zarar doğup doğmadığını tespit etmesi ve hesabı buna göre yapması gerektiği belirtilmiştir.

Bu yaklaşımın mantığı açıktır: Hesap tarihinin başlangıcı, yatırımcının ekstreyi imzalayarak hesabındaki durumu kabul ettiği mutabakat tarihidir; bitişi ise portföyün aracı kurumun kontrolünden çıktığı tarihtir. Bu aralıkta aracı kurumun yatırımcı adına yetkisiz yaptığı işlemler sorumluluğun konusunu oluşturur; portföyün dava tarihine kadar varsayımsal seyri ise hesaba katılmaz.

🧾 Bozmadan sonra yapılan hesap

Ticaret mahkemesi bozma kararına uymuş ve yeni bir bilirkişi raporu almıştır. 12.04.2022 tarihli rapor doğrultusunda şu tespitler yapılmıştır:

  • Mutabakat tarihi olan 22.05.2009 ile portföyün başka bir aracı kuruma devredildiği 02.09.2009 arasında yatırımcının bilgi ve talimatı olmadan 6 adet işlem gerçekleştirilmiştir.
  • Bu işlemlerin 2 tanesinde yatırımcı toplam 525,00 TL zarar etmiştir.
  • Diğer işlemlerde zarar tespit edilmemiştir.

Mahkeme davayı kısmen kabul ederek 525,00 TL’nin 01.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle aracı kurumdan tahsiline hükmetmiştir. Böylece talimatsız işlem yapıldığı olgusu yerinde dururken, tazminatın kapsamı işlem bazında belirlenen gerçek kayıpla sınırlanmıştır.

📎 Kararın tam metni: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2023 tarihli, E.2022/5378, K.2023/5100 sayılı onama kararına PDF olarak buradan ulaşılabilir.

🗂️ Yatırımcının temyiz itirazları ve onama

Yatırımcı vekili, bozmadan sonraki kararı çeşitli yönlerden temyiz etmiştir. İtirazların başlıcaları şunlardır:

  • Bozmanın yanlış yorumlandığı: İki tarih arasındaki aralığın yalnızca usulsüz işlemlerin tespiti bakımından önemli olduğu, zararın ise bu tarihlerle sınırlı olmadığı; eylemden sonra devam eden zararın da gerçek zarar sayılması gerektiği.
  • Kaybedilen temettü: Bir telekomünikasyon şirketinin hisselerinin bu aralıkta usulsüz olarak elden çıkarıldığı; satış yapılmasaydı dağıtılan temettüye hak kazanılacağı.
  • Varsayımsal portföy değeri: İşlem bazında kâr-zarar hesabının hatalı olduğu; usulsüz işlemler olmasaydı dava tarihindeki portföy değerinin ne olacağının hesaplanması gerektiği.
  • Eksik işlem tespiti: Bilirkişilerin SPK raporunda hiç onay verilmediği belirtilen 5 işlem için hesap yaptığı, asgari emir unsurlarını taşımadığı için yok sayılması gereken onlarca emri ise gözetmediği.
  • Raporun imza eksikliği: Hükme esas alınan raporun bilirkişilerden biri tarafından imzalanmadığı.

Daire, uyuşmazlığın davacının talimatı dışında aracı kurum tarafından yapılan işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğunu belirtmiş; ilgili hukuk olarak HMK’nın 370 ve 371. maddeleri ile olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 55. maddesini göstermiştir. Değerlendirme kısmında, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verildiği ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacının bütün temyiz itirazları reddedilmiş ve karar onanmıştır.

Onama kararında temettü kaybı ve imza eksikliği itirazlarına ayrıca yanıt verilmemiştir. Bu itirazlar, “bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir” ifadesiyle toplu olarak karşılanmıştır. Bu nedenle kararın, varsayımsal temettü kaybının talimatsız işlem zararına dahil edilip edilemeyeceği konusunda ayrıntılı bir ilke ortaya koyduğu söylenemez; ancak sonuç itibarıyla işlem bazlı hesabın yeterli görüldüğü açıktır.

📌 Talimatsız işlem davaları için notlar

Karar, benzer uyuşmazlıklarda dikkat çeken birkaç noktayı görünür kılmaktadır:

Mutabakat tarihi bir başlangıç çizgisidir. Yatırımcının imzaladığı hesap ekstresi, o tarihe kadarki hesap durumunun kabulü anlamında değerlendirilmiş ve hesap dönemi bu tarihten başlatılmıştır.

SPK raporu ana delillerden biridir. Bozma kararı, talimatsız işlemlerin belirlenmesinde dosyadaki SPK raporuna açıkça atıf yapmıştır. Kurul denetimiyle ortaya konulan işlem listeleri, hukuk davasında zararın kapsamını çizmede belirleyici rol oynayabilmektedir.

Bozmaya uyulduktan sonra yöntem tartışması daralır. Mahkeme bozmaya uyduğunda, sonraki temyiz incelemesi büyük ölçüde hükmün bozma kararına uygunluğu ekseninde yürür. Yatırımcının portföy değeri yöntemine dönülmesi yönündeki itirazı bu nedenle sonuç doğurmamıştır.

Gerçek zarar ile varsayımsal değer farklıdır. Bugün yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nın 50. maddesi, zarar görenin zararını ispat yükü altında olduğunu ve zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin olayların olağan akışını gözeterek hakkaniyete uygun bir miktar belirleyeceğini düzenler. Bu dosyada ise zarar işlem bazında hesaplanabildiği için takdire dayalı bir belirleme yapılmamıştır.

Talimatsız işlem ekseninde farklı soruların ele alındığı kararlar için, blokajlı hisseler nedeniyle zararın belirlenemediği durumda TBK m.50’nin uygulanmasına ilişkin blokeli hissede zarar ve TBK 50 yazısı ile talimatsız hisse işleminde zamanaşımı meselesini inceleyen talimatsız işlemde zamanaşımı yazısı birlikte okunabilir.

❔ Sorular ve cevaplar

Telefonla verilen talimat geçerli sayıldı mı?

Evet. Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmenin 17. maddesi, telefonla veya şifahi olarak verilen talimatların işleme konulacağını öngörmekteydi. Mahkeme, yatırımcının 17.08.2009 tarihinde telefonla verdiği “işlem yapılmaması” talimatını bu hükme dayanarak geçerli kabul etmiştir.

Tazminat neden 52.181,74 TL'den 525,00 TL'ye düştü?

İlk hesap, portföyün aynen korunması hâlinde dava tarihine kadar ulaşacağı varsayımsal değere dayanıyordu. Yargıtay bu yöntemi doğru bulmayarak talimatsız her işlemin ayrı ayrı tespitini ve her biri için zarar olup olmadığının belirlenmesini istedi. Yeni hesapta 6 talimatsız işlemden yalnız 2’sinde toplam 525,00 TL zarar tespit edildi.

Hesap hangi tarih aralığında yapıldı?

Bozma kararı doğrultusunda başlangıç olarak yatırımcının imzaladığı hesap ekstresinin tarihi olan 22.05.2009, bitiş olarak portföyün başka bir aracı kuruma devredildiği 02.09.2009 tarihi esas alındı. Bu aralıkta yatırımcının bilgi ve talimatı olmadan yapılan işlemler incelendi.

Kaybedilen temettü talebi değerlendirildi mi?

Yatırımcı, usulsüz satılan hisseler elde tutulsaydı dağıtılan temettüye hak kazanacağını ileri sürdü. Yargıtay bu itirazı ayrıca tartışmadı; bozmaya uyularak hüküm kurulduğunu ve delillerin takdirinde isabetsizlik olmadığını belirterek tüm temyiz itirazlarını reddetti.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, aracı kurum ve yatırımcı uyuşmazlıklarına ilişkin diğer değerlendirmeler Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan önceki bozma kararı ile ilk derece mahkemesi kararlarından derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri anonimdir. Karar, 2009 yılındaki olaylara ve o tarihte yürürlükte olan mevzuata dayanır; benzer görünen bir talimatsız işlem uyuşmazlığında sonuç, sözleşme hükümlerine, talimat delillerine ve bilirkişi incelemesine göre farklılaşabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Av. Veli Savun

Soru & Cevap · İstanbul Barosu 75235

Bu konuda sorunuz mu var?

Sorunuzu yazın, Av. Veli Savun bu sayfada yanıtlasın. Adınızı yazmanız gerekmez.

Örnek sorular — birine dokunun, kendi durumunuza göre düzenleyin:

Kişisel verileriniz hakkında

Savun Hukuk & Danışmanlık, soru ve yorumunuzu sitede yayımlamak ve yanıtlamak; "beni arasın" seçeneğini işaretlerseniz telefon numaranızı yalnız sizi aramak için işler (6698 s. KVKK m.5/2-c ve f). Rumuzunuz ve metniniz yayımlanır; telefonunuz, IP adresiniz ve metnin temizlenmeden önceki hali yayımlanmaz. Telefon kaydı talebiniz sonuçlandıktan sonra en geç 12 ay içinde silinir. Haklarınız (m.11) için büromuza başvurabilirsiniz.

Yanıtlar genel bilgilendirme niteliğindedir; avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz ve somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Tüm soru ve cevaplar →

Başa dön tuşu
🌐 English — international victims of online investment fraud