Emsal Kararlarİcra Hukuku

Sahte Pasaportla Açılan Hesap – İst. BAM 14. HD 2026/101

İran’a tıbbi cihaz tedarik eden bir şirket, İtalyan satıcıya yapacağı ödemenin ambargo nedeniyle takıldığını düşünürken e-posta yazışmalarına sızan dolandırıcıların yönlendirmesine kapılıyor. Kendi adına açıldığını sandığı bir hesaba 849.250 Avro gönderiyor. Oysa hesap, birkaç gün önce Birleşik Krallık pasaportu ibraz eden bir yabancı adına açılmıştır ve para dört gün içinde neredeyse tamamen çekilir. Daha önce aynı transferi başka bir banka şüpheli bulup iade etmiştir. Dava, parayı kabul eden bankaya karşı açılıyor ve bir soru öne çıkıyor: Hesap açılışında kimliği yeterince doğrulamayan banka mı, yoksa kendi adına başkasının hesap açtığına inanan tacir mi zarara katlanacak?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 22.01.2026 tarihli ve E.2022/1475, K.2026/101 sayılı kararıyla, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli, 2018/936 Esas, 2022/342 Karar sayılı kısmen kabul kararına karşı her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar oy birliğiyle verilmiş, temyiz yolu açık bırakılmıştır.

Kısa özet: Dolandırıcılar, davacı şirketi sahte yazışmalarla kandırarak, sahte olduğu sonradan anlaşılan bir pasaportla davalı bankada açtırdıkları hesaba 849.250 Avro gönderttirmiştir. Para 07.07.2017 ve 11.07.2017 tarihlerinde çekilmiş, faillerden biri ağır ceza mahkemesinde mahkûm olmuştur. Daire, bankanın yabancı uyruklu kişinin kimliğini geçerli bir belgeyle tespit etmediğini, yeni açılan hesaba tek kalemde gelen yüklü paranın çekilmesine şüphelenmeden izin verdiğini ve şüpheli işlem bildirimi yapmadığını kabul etmiştir. Davacı şirketin de basiretli tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle kusur %50-%50 paylaştırılmış; belirsiz alacak davası, zamanaşımı ve TL üzerinden hüküm kurulması yönündeki itirazlar da reddedilmiştir.

📧 Ambargo bahanesi ve sahte yazışmalar

Dava dilekçesinde anlatılana göre davacı, İran’daki şirketlere gönderilmek üzere tıbbi ekipman alım satımı yapan bir şirkettir. İran’daki şirketin cihaz üretimi için gereken ekipmanı bir İtalyan şirketinden sipariş eden davacı, sipariş süreci boyunca İtalyan şirketiyle değil, araya giren dolandırıcılarla yazıştığını sonradan fark etmiştir. Dolandırıcılar, İran’a uygulanan ambargoyu gerekçe göstererek ödemenin olağan yoldan yapılamayacağına davacıyı ikna etmiş, iletişimi İtalyan şirket yetkilisi adına açılmış gibi görünen bir hesap üzerinden sürdürmüştür.

Davacı ilk olarak başka bir bankadaki bir hesaba transfer yapmaya çalışmıştır. O banka, gönderenin bir şirket, alıcının ise gerçek kişi olduğunu fark ederek işlemi şüpheli bulmuş ve parayı iade etmiştir. Dolandırıcılar zaman kaybetmeden yeni bir hesap numarası bildirmiş; davacı 849.250 Avro’yu, kendi adına açıldığını düşündüğü davalı bankadaki bu hesaba göndermiştir.

Olay İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına konu olmuş, faillerden biri yakalanarak ağır ceza mahkemesinde mahkûm edilmiş ve ceza kesinleşmiştir. Dava dilekçesine göre parayı çeken diğer kişi yurt dışına kaçmış, zarar karşılanmamıştır.

🛂 Dört gün önce açılan hesap

Davalı bankanın savunmasına göre hesap, 04.07.2017 tarihinde bir yabancı gerçek kişi adına açılmıştır. Kimlik teyidi için bir Birleşik Krallık pasaportu ile Cebelitarık’ta düzenlenmiş bir kimlik belgesi ibraz edilmiş, kişi adına vergi dairesince yabancılar için vergi kimlik numarası tahsis edilmiştir. Banka, SWIFT mesajında amir ve lehdar unvanının kısaltılmış biçimde aynı göründüğünü, IBAN ile lehdar bilgisinin eşleştiğini, hesap açılışının mevzuata uygun olduğunu ve zararın davacının kendi ihmalinden doğduğunu savunmuştur.

Daire kararında aktarılan tespitlere göre para şu şekilde çekilmiştir:

  • 07.07.2017: Hesaptan 500 USD ve 57.000 USD olmak üzere toplam 57.500 USD çekilmiştir.
  • 11.07.2017: Hesapta kalan 795.800 Avro nakden çekilmiştir.

Davacı vekili istinafta ayrıca pasaport fotoğrafı ile parayı çeken kişinin farklı göründüğünü, imzaların uyuşmadığını ve MASAK’ın bu olay nedeniyle bankaya idari yaptırım uyguladığını ileri sürmüştür; son husus karar metninde yalnızca davacı iddiası olarak yer almaktadır.

🏛️ İlk derece hükmü

Dava 10.10.2018 tarihinde 100.000 TL değerle belirsiz alacak davası olarak açılmış, davacı talep artırım dilekçesiyle bankanın 2/3 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek değeri 3.975.905,37 TL’ye yükseltmiştir. Mahkeme, bilirkişi kurulunun 20.01.2021 tarihli kök ve 22.09.2021 tarihli ek raporlarını değerlendirerek tarafları %50’şer oranda kusurlu bulmuştur. Hüküm şöyledir:

  • 11.07.2017’de çekilen 795.800 Avro’nun yarısı olan 397.900 Avro’nun dava tarihindeki efektif satış kuru karşılığı 2.794.252,75 TL, 11.07.2017’den itibaren,
  • 07.07.2017 tarihli ödeme için mahkemece esas alınan 53.450 Avro’nun yarısı olan 26.725 Avro’nun karşılığı 187.676,31 TL, 07.07.2017’den itibaren,
  • reeskont faiziyle davalıdan tahsil edilmiş; yargılama giderlerinin %75’i davalıya yüklenmiştir.

⚖️ Kusur neden yarı yarıya bölündü?

Her iki taraf da kusur oranına itiraz etmiştir. Daire, bilirkişi tespitlerini dosya kapsamı ve olayın oluşuyla uyumlu bulmuş ve bankanın kusurunu şu noktalarda görmüştür:

  • Banka yalnızca tercüme ettirilen belgeye itibar etmiş, noter onaylı pasaport örneğine başvurmamıştır; hesap sahibinin kimliği geçerli bir belgeyle tevsik edilmemiştir.
  • Yeni açılan bir hesaba ilk kez ve tek kalemde gelen 849.250 Avro’nun, bankanın devamlı müşterisi olmayan bir kişi tarafından çekilmesine izin verilmiştir; bu işlem şüpheli olmasına rağmen MASAK’a şüpheli işlem bildirimi yapılmamıştır.
  • Başka bir bankanın şüpheli bulup gerçekleştirmediği bir işlemin davalı banka şubesince yapılması özensizliğe işaret etmektedir.
  • Parayı gönderen şirketin unvanı ile hesap sahibinin adı arasındaki benzerlik üzerinde durulmamıştır.

Daire, bankaların mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumakla yükümlü güven kurumları olduğunu, sorumluluklarının bu nedenle ağırlaştırıldığını vurgulamıştır.

Öte yandan davacının da kusurlu olduğu kabul edilmiştir. TTK 18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacı şirket, kendi adına bir başkasının hesap açamayacağını bilmesi gerekirken bunu sorgulamamış, transfer talimatını üçüncü bir kişinin yazmasına rıza göstermiş ve ilk transferin başka bir bankada şüpheli bulunmasına rağmen aynı işlemi davalı bankada tekrarlamıştır. Daire, her iki tarafın yükümlülüklerini yerine getirmesi hâlinde zararın doğmayacağını belirterek %50 oranını isabetli bulmuştur.

📎 Karar metni: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kararı, Yargıtay Karar Arama sisteminde doğrulanan hâliyle derlenmiştir; taraf, banka ve kişi adları kaynakta anonimdir, gerekçedeki doktrin atıfları çıkarılmıştır.

🧮 Belirsiz alacak, zamanaşımı ve Avro–TL tartışması

Belirsiz alacak: Davalı, zarar miktarı belli olduğu için davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını savunmuştur. Daire, zarar tutarı belli olsa da kusur oranlarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini ve mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının bu oranı kendisinin belirlemesinin beklenemeyeceğini kabul etmiştir.

Zamanaşımı: Daire, TBK 72’deki iki yıllık sürenin uygulanacağını, davanın dolandırıcılık tarihinden itibaren iki yıl içinde belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve bu davanın tüm alacak bakımından zamanaşımını kestiğini belirterek artırılan kısma ilişkin zamanaşımı itirazını reddetmiştir.

Avro mu TL mi: Davacı, alacağın döviz olarak hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Daire, TBK 99’daki seçimlik hakkın yenilik doğurucu nitelikte olduğunu, alacağını dava dilekçesinde TL olarak isteyen davacının bu tercihle alacağı TL alacağına dönüştürdüğünü ve artık ıslah gibi bir usul işlemiyle dövize dönemeyeceğini kabul etmiştir.

📚 İlgili hükümler

  • 5549 sayılı Kanun m.3/1: Yükümlüler, kendileri nezdinde yapılan işlemlerde işlem yapılmadan önce işlem yapanların ve nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek ve gerekli diğer tedbirleri almak zorundadır.
  • TBK m.52/1: Zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
  • TTK m.18/2: Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmelidir.
  • TBK m.72/1: Tazminat istemi, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın, her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; ceza kanunlarında daha uzun süre öngörülmüşse o süre uygulanır.
  • TBK m.99/3: Yabancı para borcu ödeme gününde ödenmezse alacaklı, alacağın aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parasıyla ödenmesini isteyebilir. (Kararda bu hüküm “99/2” olarak anılmıştır.)

Benzer uyuşmazlıklarda alıcı bankanın özen borcu farklı açılardan ele alınmıştır: IBAN–isim uyumsuzluğunda banka yazısı alıcı adı ile hesap sahibinin uyuşmamasını, kapalı hesaba gelen havale yazısı ise kapatılmış hesaba yapılan ödemeyi konu alır. İstanbul BAM 14. HD kararının ağırlık merkezi ise hesabın açılışındaki kimlik tespiti ve yüksek tutarlı ilk işlemin şüpheli işlem olarak değerlendirilmemesidir.

🆕 7589 sayılı Kanun’la belirsiz alacak davasının kaldırılması

Bu karardaki dava, HMK’nın 107. maddesindeki belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 19. maddesiyle HMK m.107 yürürlükten kaldırılmıştır. Kanun’un 26. maddesine göre bu hüküm yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Aynı Kanun’un 20. maddesiyle kısmi davayı düzenleyen HMK m.109’a dördüncü fıkra eklenmiştir: Alacağın yalnız bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Kararda zamanaşımı itirazı belirsiz alacak davasının bu kesici etkisiyle reddedildiğinden, yeni düzenleme kısmi davada benzer bir sonucu kanun metnine taşımaktadır.

❓ Sık sorulanlar

Parayı gönderen ile banka arasında sözleşme yokken banka neden sorumlu tutuldu?

Dava, bankacılık mevzuatına aykırı işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini olarak görülmüştür. Daire, hesabın açılışında kimlik tespitinin geçerli belgeyle yapılmamasını ve şüpheli işlem bildiriminde bulunulmamasını bankanın kusuru saymış, zarar ile bu kusur arasında nedensellik bağı kurmuştur.

Başka bir bankanın transferi iade etmesi kimin aleyhine değerlendirildi?

İki taraf aleyhine de. Daire, başka bir bankanın şüpheli bulup yapmadığı işlemi davalı bankanın gerçekleştirmesini özensizlik olarak görmüş; aynı olguyu, uyarıyı fark etmeyip işlemi tekrarlayan davacının müterafik kusuru olarak da değerlendirmiştir.

Zarar Avro olduğu hâlde neden TL’ye hükmedildi?

Davacı dava dilekçesinde alacağını TL olarak istemiştir. Daire, TBK 99’daki seçimlik hakkın bu tercihle kullanıldığını ve sonradan dövize dönülemeyeceğini kabul etmiş; Avro tutarları dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilmiştir.

Karar kesinleşti mi?

Hüküm fıkrasına göre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolu açıktır. Karar metninde kesinleşme şerhi yer almamaktadır.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgileri iletişim sayfasında, benzer kararlar ise Emsal Kararlar arşivinde yer almaktadır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Olaylara ilişkin anlatım, karar metninde aktarılan taraf iddiaları, bilirkişi tespitleri ve ilk derece kararının özetine dayanır; MASAK yaptırımına ilişkin bilgi yalnızca davacı iddiası olarak yer almaktadır. Karar istinaf aşamasında verilmiş olup temyiz yolu açıktır. Kimlik tespitinin yapılış biçimi, işlemlerin tutarı ve tarafların davranışları farklı olan dosyalarda farklı kusur oranlarına ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu