Emsal KararlarForex Hukuku

Sahte İmzalı Havale Talimatı – Yargıtay 11. HD 2026/460

Şirket hesabından habersiz para çıktığında tartışma çoğu zaman ikiye bölünür: banka talimatı yeterince denetledi mi, şirket kendi çalışanını yeterince denetledi mi? Uygulamada mahkemeler bu iki kusuru tartıp tazminatı buna göre paylaştırır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.01.2026 tarihli ve E.2025/4971, K.2026/460 sayılı kararında, daha önce “müterafik kusur araştırılsın” diyerek bozduğu bir dosyada kusurun tamamının davacıya yüklenmesini usuli kazanılmış hakka aykırı bulmuş ve kararı yeniden bozmuştur.

Karar, dolandırıcılık iddiasına dayalı banka uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen iki kavramı bir arada ele almaktadır: müterafik kusur ve usuli kazanılmış hak.

Kısa özet: Davacı şirket, hesabından 86.120,00 TL’nin sahte imzalı bir talimatla başka bir hesaba havale edildiğini ileri sürerek bankadan tazminat istemiştir. İlk yargılamada dava kabul edilmiş; Daire 2019 yılındaki bozma ilamıyla davacının kendi çalışanını seçerken gerekli özeni gösterip göstermediğinin, yani müterafik kusurunun araştırılmasını istemiştir. Mahkeme bozmaya uyduktan sonra bu kez davayı tümüyle reddetmiştir. Daire, bozmaya uyulmasıyla davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, bilirkişi raporunun da tarafların ortak kusurunu teyit ettiğini belirterek 26.01.2026 tarihinde kararı bozmuştur.

💳 Uyuşmazlığın doğuşu

Dava dilekçesine göre davacı şirketin banka şubesindeki hesabından, şirket çalışanının banka çalışanıyla müşterek hareket etmesi suretiyle 86.120,00 TL başka bir hesaba aktarılmıştır. Durumdan haberdar olan şirket yetkililerinin müracaatı sırasında hesabın bloke edildiği ancak paranın çekilmiş olduğu bildirilmiş; usulsüz işlemler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

Davalı banka ise, şirketin muhasebeden sorumlu elemanının 16.08.2007 tarihinde firma talimatının aslı ve bir fotokopisini getirerek havale talebinde bulunduğunu, işlemin talimat doğrultusunda gerçekleştirildiğini; aynı gün şirket yetkilisinin gelerek talimattaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü, ancak bankanın kusurlu bir davranışının bulunmadığını savunmuştur.

⚖️ Mahkemenin ret gerekçesi

Mahkeme, bozmaya uyduktan sonra davayı reddetmiştir. Gerekçede, TMK’nın 6. maddesi uyarınca davacının haksız fiilin unsurlarını ve illiyet bağını ispat etmesi gerektiği belirtilmiş; hesap hareketleri ayrıntılı biçimde çözümlenmiştir.

Buna göre havalenin gerçekleşebilmesi için hesap bakiyesinin müsait hâle getirilmesi amacıyla önce başka bir hesaptan 29.420,00 TL aktarılmış, ardından bir euro mevduat hesabından bozdurulan 37.371,90 TL yatırılmış, son olarak gişeden 20.000,00 TL nakit para yatırılmıştır. Mahkeme, dolandırıcılıkla suçlanan bir kişinin havale öncesinde şirket hesabına nakit para yatırmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını; havale tutarlarının, alacaklı şirketin elinde bulunan ve karşılıksız kalan çeklere karşılık geldiğini; bu nedenle işlemlerin şirketin bilgisi ve onayıyla gerçekleştiğini kabul etmiştir.

🔁 2019 tarihli ilk bozma ne istemişti?

Kararda, Dairenin 25.02.2019 tarihli ve 2017/4598 Esas, 2019/1500 Karar sayılı ilamı aynen aktarılmıştır. O ilamda, havale talimatını bankaya sunduğu iddia olunan kişinin davacının elemanı olduğu belirtilerek, mahkemeden davacının kendi elemanını seçerken gerekli özeni gösterip göstermediğinin ve gerekli kontrolleri yapıp yapmadığının değerlendirilmesi, buna göre davacının müterafik kusurunun araştırılması istenmiştir.

Bu ilam, davanın kabulüne ilişkin kararın bozulması sonucunu doğurmuştu; ancak bozmanın içeriği davanın reddi değil, tazminatın müterafik kusur oranında değerlendirilmesiydi. Mahkeme bu bozmaya uymuştur.

📘 Usuli kazanılmış hak nedir?

Kararda, usuli kazanılmış hak kavramının kanunlarda açık bir hükme bağlanmadığı, yargısal içtihatlarla geliştirildiği belirtilmiştir. Kuruma dayanak olarak Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/10-796 Esas, 2023/625 Karar sayılı kararı gösterilmiştir.

Kararda kurumun işlevi şöyle açıklanmıştır: davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek. Mahkemenin bozma kararına uyması hâlinde, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar; bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur.

📎 Kararın tam metni: Karar, Yargıtay Başkanlığı Yargıtay Karar Arama sisteminde esas ve karar numarasıyla doğrulanmıştır.

⚖️ Müterafik kusur ve indirim

Kararda müterafik kusur, “bir zararın meydana gelmesinde tarafların müşterek kusurunun bulunması hâli” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, kavramın sonucunu da belirler: ortak kusur hâlinde tazminat tümüyle reddedilmez, belirli bir oranda indirilir.

Daire, mahkemenin uyduğu bozma ilamı çerçevesinde davacı lehine oluşan müktesep hak da gözetilerek tazminatta belirli bir oranda indirim yapılarak karar verilmesi gerektiğini; üstelik bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunun da tarafların ortak kusurlu olduğunu teyit ettiğini belirtmiştir. Buna rağmen kusurun tamamının davacıya yüklenerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

📌 Kararın sonucu

Daire, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının bozulmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine 26.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Kararın pratik anlamı şudur: bankaya yapılan sahte ya da şüpheli talimat iddialarında, müşterinin kendi iç denetim eksikliği tazminatı sıfırlamaz; bozma ilamıyla çerçevesi çizilmiş bir dosyada mahkeme, o çerçevenin dışına çıkarak kusurun tamamını tek tarafa yükleyemez. Banka hesabına giden paranın iadesine ilişkin bir başka örnek için serideki bloke paranın iadesi ve haciz kararı okunabilir.

Bu karara konu türden bir uyuşmazlık hakkında detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Serideki diğer kararlar Emsal Kararlar bölümünde yer almaktadır.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Müterafik kusur tazminatı tamamen ortadan kaldırır mı?

Kararda müterafik kusur, zararın meydana gelmesinde tarafların müşterek kusurunun bulunması hâli olarak tanımlanmış ve bu durumda tazminatta belirli bir oranda indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Kusurun tamamının tek tarafa yüklenerek davanın reddi doğru görülmemiştir.

Mahkeme bozma kararına uyduktan sonra serbest midir?

Kararda, bozmaya uyulmasıyla mahkemenin o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğünün doğduğu; bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu belirtilmiştir.

Usuli kazanılmış hak hangi kararlara dayandırılıyor?

Kararda dayanak olarak Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2023 tarihli ve 2022/10-796 Esas, 2023/625 Karar sayılı kararı gösterilmiştir.

Bozma kararı davanın kabul edileceği anlamına gelir mi?

Hayır. Bozma, kararın hukuka aykırı bulunan yönünün yeniden ele alınmasını sağlar. Kararda, bozma ilamı çerçevesinde ve bilirkişi raporunun tespit ettiği ortak kusur dikkate alınarak tazminatta indirim yapılarak karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir; nihai sonuç yeniden yapılacak yargılamada belirlenecektir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; karar özeti ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararının yayımlanmış metninden aktarılmıştır ve her somut olay kendi delilleriyle değerlendirilir. Yazı kullanılarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu