El Atmanın Önlenmesi (Men-i Müdahale) Davası

El atmanın önlenmesi (men-i müdahale) davası, taşınmazına haksız biçimde müdahale edilen malikin bu müdahalenin durdurulması için açtığı davadır. Bu yazıda el atmanın önlenmesi davası bilgilendirici biçimde ele alınmaktadır.
🚧 Dava Nedir?
Mülkiyet hakkı, malike taşınmazını dilediği gibi kullanma yetkisi verir. Bir başkasının taşınmaza haksız olarak el atması (işgal, tecavüz, geçiş, yapı vb.) hâlinde malik, el atmanın önlenmesi davasıyla müdahalenin durdurulmasını isteyebilir. Bu talep, çoğu zaman ecrimisil (haksız işgal tazminatı) ile birlikte gündeme gelir. Amaç, mülkiyet hakkının fiilen korunmasıdır.
Not: El atmanın önlenmesinde keşif-bilirkişi ve tapu/kadastro kayıtları belirleyicidir; ecrimisille birlikte istenebilir.
⚖️ Görev, Yetki ve İspat
Görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdir. Yargıtay uygulamasında el atmanın varlığı ve sınırı; tapu kaydı, keşif ve bilirkişi incelemesiyle, gerektiğinde kadastro ve imar kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir. İspat yükü kural olarak davacı malikdedir. Yerinde inceleme çoğu dosyada belirleyicidir.
🧭 Sonuç
Dava kabul edilirse mahkeme, el atmanın önlenmesine ve gerekirse eski hâle getirilmesine karar verir. Paydaşlar arası el atmalarda ise özel değerlendirmeler yapılır. Sürelerin ve delillerin korunması hak arama sürecini kolaylaştırır. Her dosya kendi koşullarında ele alınır.
📌 İlgili Konular
Konu ecrimisil ve tapu iptali ve tescil ile bağlantılıdır.
❓ Sıkça Sorulan Sorular
El atmanın önlenmesi davası nedir?
Taşınmaza haksız müdahale edilen malikin, müdahalenin durdurulması için açtığı davadır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi; yetki taşınmazın bulunduğu yerdedir.
Ecrimisil ile birlikte istenebilir mi?
Evet; el atmanın önlenmesi çoğu zaman ecrimisil talebiyle birlikte gündeme gelir.
El Atmanın Önlenmesi hakkında bilgi almak için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve güncel mevzuata göre değişiklik gösterebilir. Her somut olay kendine özgüdür; sonuç taahhüdü içermez.



