MHRS Yazılımında Rayiç Bedel – Yargıtay 11. HD 2025/6768

Bir yazılım şirketi, çağrı merkezlerinin altyapısını oluşturan programını bir şirketin sunucularına kuruyor; bu şirket de Sağlık Bakanlığının kullandığı MHRS hizmetini bu program üzerinden sağlıyor. Ancak satın alma bedeli hiç ödenmiyor ve noter ihtarına “programı kullanmıyoruz” cevabı veriliyor. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, programın altı sunucuda aktif kullanıldığını tespit eden ve yazılımcıya faturadaki bedel yerine bilirkişinin belirlediği rayiç bedeli veren bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Karar Arama sayfasında “MHRS” araması yapan okuyucular bu karara, uyuşmazlık konusu bilgisayar programının merkezi hekim randevu sistemine hizmet veren çağrı merkezi altyapısında kullanılması nedeniyle ulaşmaktadır. Karar MHRS’nin kendisine değil, bu hizmette kullanılan yazılımın bedeline ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.11.2025 tarihli ve E.2025/1980, K.2025/6768 sayılı kararıyla davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı kesin olarak onamıştır.
💻 Çağrı merkezi yazılımı ve ödenmeyen bedel
Davacı şirketin iddiasına göre taraflar arasındaki anlaşma uyarınca geliştirilen yazılım, Mart 2017 itibarıyla sorunsuz çalışacak şekilde davalının bilgisayarlarına yüklenmiştir. Program Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünde davacı adına tescillidir. Davalı şirket, Sağlık Bakanlığının kullandığı MHRS hizmetini bu program üzerinden sağlamış ve ticari kazanç elde etmiş, ancak satın alma işlemini tamamlamamıştır.
Davacı 21.07.2017 tarihli noter ihtarnamesi göndermiş; davalı cevabında programı kullanmadığını bildirmiştir. Bunun üzerine davacı, taraf yetkilileri arasındaki kurulum yazışmalarına dayanarak belirsiz alacak davası açmış; önce 200.000 TL tazminat ve haksız kullanımın durdurulmasını istemiş, 08.04.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 1.750.000 TL‘ye yükseltmiştir.
⚖️ İlk derece: faturadaki bedel
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, programın davalı bilgisayarlarına yüklendiğini ve geliştirme sürecindeki iyileştirmelerin bu bilgisayarlarda yapıldığını, böylece programın ve kodlarının davalıya teslim edildiğini kabul etmiştir. Ancak bedel olarak, taraf yazışmalarında geçen ve Aralık 2016 tarihli irsaliyeli faturada yer alan 123.900 TL‘yi esas almış, fazlaya ilişkin talebi reddetmiştir.
Mahkeme, 11.07.2017 tarihli devir belgesi nedeniyle davacının kullanımın durdurulmasını isteme hakkı bulunmadığını da belirterek tecavüzün önlenmesi talebini reddetmiştir. Karar her iki tarafça istinaf edilmiştir.
🧩 Bölge adliye mahkemesi: rayiç bedel
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, davalının istinafını reddetmiş, davacının istinafını kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur. Gerekçenin ana unsurları şunlardır:
- Bileşik ikrar ve ispat yükü: Davalı, yazılım haklarının devri anlaşmasını ikrar etmiş; ancak kurulumun tam olmadığı, borç doğmadığı ve bedelin 30.000 TL olduğu yönünde beyanlarda bulunmuştur. Mahkeme bunları bölünebilen bağlantılı bileşik ikrar saymış; 30.000 TL’lik anlaşmanın ve ödemenin ispat yükünü davalıya yüklemiştir. Ticaret şirketi olan davalı bu yönde yazılı delil sunamamıştır.
- Devir belgesinin niteliği: 11.07.2017 tarihli devir belgesi taahhüt ve taslak anlaşma niteliğinde görülmüş, ayrıca bir satın alma sözleşmesi düzenlenmediği belirtilmiştir.
- Teknik tespit: Bilirkişi raporuna göre davacı adına tescilli programla davalının bilgisayarlarındaki programın dosya dizilimi birebir aynıdır, tam entegrasyon sağlanmıştır ve program 6 ayrı sunucuda 3500 port (kanal) ile aktif olarak kullanılmaktadır.
- Rızaya dayalı kullanım: Kullanım davacının rızasıyla başlamış, taahhütname uyarınca iş tamamlanarak devredilmiş, fakat bedel ödenmemiştir.
- Çelişki: İlk derece mahkemesi bir yandan kaynak kodlarıyla işin eksiksiz teslimini kabul edip öte yandan bilirkişi raporunun aksine lisans/kiralama bedeli üzerinden değer belirlemiştir.
- Fatura esas alınamaz: Fatura tarihinden sonra da programın geliştirilmesine devam edildiği yazışmalarla sabittir; davalı da faturanın düzenlenmediğini beyan etmiştir. Taraflarca kabul edilmeyen ve rayiç değerin çok altında kalan fatura bedeli hükme esas alınamaz.
Sonuçta davanın ıslah edilmiş hâliyle kısmen kabulüne, 1.750.000 TL rayiç bedelin; 200.000 TL’si için 03.08.2017 temerrüt tarihinden, kalanı için 08.04.2019 ıslah tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması talebi reddedilmiştir.
🏛️ Yargıtay’ın onama kararı
Daire, davayı davacının eser sahibi olduğu bilgisayar programının davalı tarafça haksız kullanıldığı iddiasına dayalı tecavüzün önlenmesi ve telif tazminatı istemi olarak nitelendirmiştir. HMK 355 vd. maddeleri kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen kararda, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı; HMK 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir neden olmadığı belirtilmiştir.
Davalının temyiz itirazları reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi kararı HMK 370/1 uyarınca oy birliğiyle ve kesin olarak onanmıştır. Böylece rayiç bedel hesabı ve faiz başlangıçları kesinleşmiştir.
Kararın uygulamaya yansıyan yönleri şöyle özetlenebilir:
- Yazılımın teslim edildiği ve kullanıldığı teknik bilirkişi incelemesiyle (dosya dizilimi, sunucu ve kanal sayısı) ortaya konulmuştur.
- Taraflarca kabul edilmeyen ve geliştirme süreci bitmeden düzenlenen fatura, bedelin tespitinde belirleyici sayılmamıştır.
- Kullanım rızaya dayandığından tecavüzün önlenmesi talebi reddedilmiş, ancak bedel alacağı korunmuştur.
Yazılım kopyalamasının haksız rekabet yönüyle ele alındığı bir başka karar için KVKK uyum yazılımı kopyalama ve haksız rekabet yazısına bakılabilir.
🆕 FSEK ve sonraki usul değişiklikleri
Bilgisayar programları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunur. FSEK 68. maddesi, eseri hak sahibinin yazılı izni olmadan çoğaltan, yayan veya umuma iletenlere karşı izni alınmamış hak sahibinin, sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya Kanuna göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceğini düzenler. Bu davada kullanım davacının rızasıyla başladığından hüküm, dava tarihindeki rayiç bedel üzerinden kurulmuştur; Yargıtay kararında FSEK maddesine ayrıca atıf yapılmamıştır. Telif tazminatının genel çerçevesi için telif hakkı ihlali ve FSEK tazminatı yazısına bakılabilir.
Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve talep bedel artırım dilekçesiyle yükseltilmiştir. 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HMK 107 (belirsiz alacak ve tespit davası) yürürlükten kaldırılmış, 20. maddesiyle HMK 109’a eklenen dördüncü fıkrayla kısmi davada talep konusunun aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilmesi ve zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılması düzenlenmiştir. Bu değişikliklerin derdest davalara etkisi geçiş hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
MHRS aramasıyla listelenen diğer kararlar için MHRS personeline ilave tediye (Yargıtay 9. HD 2026/1169) ve meslek kodu düzeltme davası (Yargıtay 10. HD 2025/12301) yazılarına bakılabilir.
🙋 Sorular ve cevaplar
MHRS hizmetinde kullanılan yazılımın bedeli nasıl belirlendi?
Fatura düzenlenmişse bedel her zaman faturadaki tutar mıdır?
Bileşik ikrar ispat yükünü nasıl değiştirdi?
Bedel ödenmediyse programın kullanımı durdurulabilir mi?
Rayiç bedele hangi faiz uygulandı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, fikri mülkiyete ilişkin diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından derlenmiştir. Tarafların kimliği ve program adı kaynakta anonimdir. Kararda yer alan tutarlar ve tarihler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



