Yaya Kazasında SGK İndirimi – Yargıtay 4. HD 2026/5994

Sabah işe yürüyerek giden bir kişiye araç çarptığında ortaya çıkan zarar tek bir hukuki ilişkiye sığmaz. Bir yanda aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan tazminat talebi, diğer yanda olayın iş kazası sayılması hâlinde Sosyal Güvenlik Kurumunun yapacağı ödemeler bulunur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, böyle bir kazada sigorta tahkim yoluyla verilen tazminat kararını iki noktadan bozmuştur: Birbiriyle çelişen maluliyet raporları ve SGK ödemelerinin araştırılmamış olması.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 18.05.2026 tarihli ve E.2024/14620, K.2026/5994 sayılı kararıyla, yaya olarak yaralanan kişiye toplam 430.000,00 TL tazminat ödenmesine hükmeden İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur. Daireye göre hükme esas alınan maluliyet oranı, dosyadaki diğer raporla çelişmektedir; ayrıca kazanın işe giderken meydana geldiği beyan edildiğinden SGK’dan rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmalı ve varsa ilk peşin sermaye değeri tazminattan indirilmelidir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
🚶 Kaza ve talep edilen kalemler
Olay 09.12.2021 tarihinde meydana gelmiştir. Davalı sigorta şirketince ZMSS poliçesiyle teminat altına alınan araç, yaya olan davacıya çarpmış ve davacı yaralanmıştır. Davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 16.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.500,00 TL bakıcı gideri talep etmiş; daha sonra ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Talep edilen kalemler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesinde sayılan bedensel zarar türleriyle örtüşmektedir. Madde; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları bedensel zarar olarak sayar. Sürekli iş göremezlik tazminatının miktarı ise doğrudan doğruya kişinin kaybettiği çalışma gücünün oranına, yani maluliyet raporuna bağlıdır.
📑 Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri
Uyuşmazlık sigorta tahkim yolunda görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyeti davanın usulden reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti ise itirazı kabul etmiş, ilk kararı kaldırmış ve davayı kabul ederek şu kalemlere hükmetmiştir:
- 425.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
- 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
- 2.500,00 TL bakıcı gideri,
- toplam 430.000,00 TL’nin 31.01.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili.
Davalı sigortacı bu kararı temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinde usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı, teknik faiz oranlarına göre hesaplama yapılması gerektiği, hükme esas raporun yönetmeliğe uygun olmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin hüküm altına alınmasının yerinde olmadığı, geçici iş göremezlik için gelirin ispat edilmesi gerektiği ve rapor ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür. Davacı ise kararı temyiz etmemiştir.
🩻 Birinci bozma nedeni: iki rapor, iki farklı oran
Daire önce genel ilkeyi hatırlatmıştır: Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddia ediliyorsa, zararın kapsamını belirlemek için geçici iş göremezlik süresinin ve sürekli iş göremezlik oranının doğru tespit edilmesi zorunludur. Bu tespit, mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastane veya sağlık kuruluşlarında, kişinin şikâyetleri dikkate alınarak oluşturulan hekim heyeti tarafından ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmalıdır.
Dosyada iki ayrı maluliyet raporu bulunmaktadır:
| Rapor | Dayandığı yaralanma | Oran |
|---|---|---|
| Başvuru sırasında sunulan 2022 tarihli rapor (bir üniversite eğitim ve araştırma hastanesi) | Kol ve omurgadaki kırıklar | %16,3 |
| Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı üzerine sunulan 06.10.2023 tarihli rapor (bir eğitim ve araştırma hastanesi) | Yalnızca koldaki kırık | %8 |
Hükme esas alınan hesap raporu %16,3 oranını kabul etmiştir. Yargıtay’a göre ise raporlar, kazanın omurgada kırığa neden olup olmadığı ve neden olduysa bunun maluliyete etkisi bulunup bulunmadığı konusunda çelişkilidir; bu nedenle hüküm kurmaya elverişli değildir. Oranın yaklaşık iki katına çıkması sürekli iş göremezlik tazminatını doğrudan etkilediğinden, çelişkinin giderilmeden birinin tercih edilmesi eksik inceleme sayılmıştır.
Daire, yeni raporun nasıl alınacağını da ayrıntılı biçimde göstermiştir: Kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eksikse temin edilerek dosyaya konulacak, mevcut iki rapor irdelenecek, davacı bizzat muayene edilecek, yeni tarihli grafiler çekilecek, kaza tarihli radyoloji görüntüleri ve raporları değerlendirilecektir. Rapor, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak, davacının ikametgâhına en yakın yetkili sağlık kurulundan ve yaralanmanın niteliğine uygun branş hekiminin de yer aldığı bir heyetten alınacaktır. Maluliyet raporunun hangi mevzuata göre alınacağı konusunda daha önce incelenen çocuk yolcunun maluliyet raporu kararı da bu ilkeyle aynı çizgidedir.
🏥 İkinci bozma nedeni: işe giderken yaşanan kaza ve SGK
Kararın daha az bilinen ve dikkat çeken kısmı üçüncü bentte yer alır. Daire, davacının soruşturma dosyasındaki ifadesinde kazanın çalışmakta olduğu işyerine giderken meydana geldiğini beyan ettiğini tespit etmiştir. Bu beyan, olayın aynı zamanda bir iş kazası olarak değerlendirilmiş olabileceği ihtimalini gündeme getirmektedir.
Daire, olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesinin dördüncü fıkrasını aynen aktarmıştır. Buna göre iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa onları çalıştıranlara rücu edilir.
Bu düzenlemenin tazminat davasına yansıması şudur: SGK’nın rücuya tabi bir ödemesi varsa, aynı zarar için hem Kurum ödemesi hem de sigortacıdan alınan tazminatla mükerrer giderim söz konusu olabilir. Bu nedenle Daire, İtiraz Hakem Heyetinin SGK’dan şu hususları sormasını istemiştir:
- Kaza nedeniyle iş kazasına dayalı bir inceleme yapılıp yapılmadığı,
- Olay iş kazası kabul edilmişse davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı,
- Yapılan ödemenin miktarı ve niteliği, özellikle iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı,
- İlk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu ve ödemenin rücuya tabi bulunup bulunmadığı.
Dayanak ödeme belgeleri de temin edilecek; rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarları indirilerek tazminat hesaplanması için ek rapor alınacaktır. Kararda olayın gerçekten iş kazası sayılıp sayılmadığı belirlenmemiştir; bu, SGK’dan gelecek cevaba bırakılmıştır. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi iş kazasını tanımlarken sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olayların yanında, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasındaki olayları da saymaktadır; somut olayda kazanın bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmediği SGK kayıtlarıyla netleşecektir.
🔒 Usuli kazanılmış hak neden önemli?
Daire, yeni rapor alınırken “davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek” işlem yapılmasını açıkça belirtmiştir. Yalnızca davalı sigortacı temyiz yoluna başvurduğundan, bozma sonrası yapılacak yargılama davalının aleyhine sonuç doğuracak şekilde genişletilemeyecektir. Bu, örneğin yeni raporda daha yüksek bir oran çıksa bile hükmedilen tutarın davalı aleyhine artırılmasının önünde bir sınır oluşturur.
🗺️ Bozma kararının çizdiği yol haritası
Davalının teknik faiz, geçici iş göremezlik için gelir ispatı, bakıcı gideri ve rapor ücreti gibi diğer temyiz itirazları birinci bent kapsamında yerinde görülmemiştir. Bozma yalnızca iki noktaya ilişkindir:
- Maluliyet oranı: %16,3 ve %8 oranları arasındaki çelişkiyi giderecek, yönetmeliğe uygun yeni bir sağlık kurulu raporu.
- SGK ödemeleri: Kurumdan bilgi ve belge istenmesi, rücuya tabi ödeme varsa ilk peşin sermaye değerinin indirilmesi ve buna göre ek hesap raporu.
Karar, yaya kazalarında tazminat hesabının yalnızca kusur ve maluliyetten ibaret olmadığını; zarar görenin sosyal güvenlik kurumundan aldığı rücuya tabi ödemelerin de hesaba katılması gerektiğini göstermektedir. Yaya kazalarında farklı bir sorumluluk sorusu için plakası belirsiz aracın çarptığı yaya kararına bakılabilir.
❓ Sık sorulanlar
İki maluliyet raporundan yüksek olanı neden esas alınamadı?
Daireye göre raporlar, kazanın omurgada kırığa yol açıp açmadığı ve bunun maluliyete etkisi konusunda çelişkilidir. Çelişki giderilmeden birinin tercih edilmesi hüküm kurmaya elverişli bir inceleme sayılmamıştır.
Maluliyet hangi yönetmeliğe göre belirlenecek?
Kararda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.
SGK’nın ödemesi tazminattan ne ölçüde düşülür?
Daire, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanmasını istemiştir. Ödemenin varlığı, miktarı ve rücuya tabi olup olmadığı SGK’dan gelecek bilgiyle belirlenecektir.
Davalının hangi itirazları reddedildi?
Teknik faiz, geçici iş göremezlik tazminatında gelir ispatı, bakıcı gideri ve rapor ücreti gibi itirazlar dahil olmak üzere bozma nedenleri dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim kanalları iletişim sayfasında, benzer kararlar Emsal Kararlar arşivinde bulunmaktadır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Değerlendirme, sigorta tahkim yolunda verilen bir İtiraz Hakem Heyeti kararının maluliyet raporları ve SGK ödemeleri yönünden bozulmasına ilişkin tek bir karara dayanır; bozma sonrası alınacak raporlar ve hükmedilecek tutar bilinmemektedir. Kaza koşulları, sağlık raporları ve sosyal güvenlik kayıtları farklı olan dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



