Avukatlık Sözleşmesinde Tahkim – Yargıtay 3. HD 2026/1881

Bir avukat ile müvekkilleri arasındaki sözleşmede uyuşmazlık çözümü iki basamaklı kurulmuştur: Önce arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) kuralları uyarınca tek hakemli tahkim. Avukat azledilir, arabuluculukta uzlaşma olmaz ve tahkimde 1.586.666,18 TL’lik ücret talebi reddedilir. Avukat hakem kararının iptalini ister; tüketici işlemi olduğu, hakemin dekan olarak görev yaptığı ve kararın kamu düzenine aykırı olduğu gibi pek çok sebep ileri sürer.
Karar Arama sayfasında “tebligat ve bedel konusunda eksiklik” araması yapan okuyucuların ulaştığı bu karar, sözleşmede tebligat usulünün ve ücret uyuşmazlığının çözüm yolunun önceden kararlaştırıldığı durumlarda hakem kararına karşı hangi itirazların incelenebileceğini gösteriyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 06.04.2026 tarihli ve E.2026/2187, K.2026/1881 sayılı kararıyla iptal davasının reddine ilişkin kararı oy birliğiyle onamıştır.
📱 Azil, arabuluculuk ve tahkim
Davacı avukat, davalılarla 06.12.2022 tarihli hukuk hizmeti ve avukatlık sözleşmesi imzaladığını, listesini sunduğu dosyalarda onları temsil ettiğini ve 20.10.2023 tarihinde haksız olarak azledildiğini ileri sürmüştür. Sözleşme gereği önce arabuluculuğa başvurulmuş, anlaşma sağlanamayınca ISTAC’a gidilmiştir. Hakem, 26.06.2025 tarihli kararla azlin haklı sebebe dayandığını tespit etmiş ve toplam 1.586.666,18 TL‘lik alacak talebini reddetmiştir.
Sözleşmenin uyuşmazlık çözüm hükmü kararda aynen aktarılmıştır. Hükme göre:
- Sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle ilişkili tüm uyuşmazlıklar öncelikle arabuluculuk yoluyla çözülecek,
- Anlaşma sağlanamazsa ISTAC Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla çözülecek,
- Tüm uyuşmazlıklarda ISTAC Tahkim Kurallarındaki tebligat hükümleri uygulanacak,
- Tahkim yeri Ankara, hakem sayısı bir, tahkim dili Türkçe, esasa uygulanacak hukuk Türk hukuku olacak,
- Sözleşmede yer almayan konularda Avukatlık Kanunu’nun avukatlık sözleşmesine ilişkin hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanacaktır.
⚖️ Hakem kararından Yargıtay’a
Davacı iptal davasında; hakemin yetkisini aştığını, delillere dayanmadan karar verdiğini, vakıf üniversitesinde dekan olarak görev yapan hakemin tarafsızlığına güveninin sarsıldığını, Türk hukuku kararlaştırıldığı hâlde Alman hukukuna atıf yapıldığını, resmî senet niteliğindeki duruşma tutanağına karşı tanık dinlendiğini, kesinleşmemiş bir yargılamanın haklı azil sebebi sayılmasının masumiyet karinesine aykırı olduğunu ve 52 dosya için 85.000,00 TL danışmanlık ücretinin gabin oluşturduğunu ileri sürmüştür.
- Ankara BAM 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece, 2025/13 E. – 2025/20 K.): Dekanlık görevinin hakemliğe engel olduğuna dair yasal düzenleme bulunmadığı, Türk hukukunun uygulandığı, hakemin tarafsızlığını yitirdiğinin kanıtlanamadığı, taraflara eşit iddia ve savunma imkânı tanındığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
- Temyiz: Davacı, uyuşmazlığın tüketici hukukundan doğduğu için tahkime elverişli olmadığını, dekanın hakem niteliği taşımadığını ve hakem kararının kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
- Yargıtay 3. HD (06.04.2026): BAM kararı HMK 370/1 uyarınca oy birliğiyle onanmıştır.
🧩 Arabuluculuk sonrası tahkim (Med-Then-Arb)
Kararın en kapsamlı bölümü, arabuluculuk ile tahkimin birlikte kullanılmasına ayrılmıştır. Daire; mevzuattaki dava şartı arabuluculuğun doğrudan mahkemede dava açılması hâli için getirildiğini, tahkime başvuru için zorunlu arabuluculuk bulunmadığını, ancak tarafların tahkim sözleşmesinde tahkim öncesi arabuluculuğu zorunlu hâle getirebileceğini belirtmiştir.
Daireye göre “arabuluculuk sonrası tahkim” yönteminde taraflar önce uzlaşma arar, anlaşma olmazsa uyuşmazlık hakem tarafından nihai ve bağlayıcı şekilde çözülür; iki süreç birbirinin içinde erimeden bağımsız yollar olarak varlığını sürdürür. Bu yöntemin kanuni dayanağı olarak 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 5/1. maddesi gösterilmiştir: Madde, uyuşmazlıkla ilgili “tahkim yoluna başvurulduğunda” arabuluculuk sürecindeki beyan ve belgelerin delil olarak ileri sürülemeyeceğini düzenleyerek arabuluculuktan sonra tahkime gidilebileceğini kabul etmektedir. Arabuluculuk Etik Kurallarının 5/6. maddesi de arabulucunun gerektiğinde taraflara tahkimi önerebileceğini öngörmektedir.
Somut olayda sözleşme iradesi tereddüde yer vermeyecek açıklıkta olduğundan, önce arabuluculuğa gidilip anlaşma sağlanamayınca tahkime başvurulması hukuka uygun bulunmuştur.
🔍 Avukatlık sözleşmesi tahkime elverişli mi?
HMK 408’e göre taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir. Davacı, avukatlık hizmetinin tüketici işlemi olduğunu ve bu nedenle tahkime elverişli olmadığını savunmuştu.
Daire bu itirazı kabul etmemiştir: Tahkime konu uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır ve davacı avukatın davalılara vekâleten yerine getirmeyi üstlendiği avukatlık hizmeti tüketici işlemi niteliğinde değildir. Bu nedenle uyuşmazlık tahkime elverişli, tahkim şartı geçerlidir. Kararda Dairenin aynı yöndeki 04.11.2025 tarihli, 2024/3208 E., 2025/5240 K. sayılı kararı emsal olarak gösterilmiştir.
🏛️ İptal davasında incelemenin sınırı
HMK 439/1’e göre hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir ve dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde görülür. İptal sebepleri 439/2’de sınırlı olarak sayılmıştır: tahkim sözleşmesinin geçersizliği, hakem seçiminde usule uyulmaması, tahkim süresinin aşılması, yetki ve sözleşme dışı konuda karar, usule aykırılık, tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık, tahkime elverişsizlik ve kamu düzenine aykırılık. 439/6’ya göre temyiz incelemesi de bu sebeplerle sınırlıdır.
Daire, iptal sebepleri sınırlı sayıldığından hakem kararının esas yönünden yerinde olup olmadığının ve hakemin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığının iptal davasında incelenemeyeceğini vurgulamış; somut olayda şu tespitlerle onama kararı vermiştir:
- Uyuşmazlık sözleşme kapsamında ve tahkime elverişlidir,
- Taraflara tahkim süresince eşit iddia, savunma ve itiraz imkânı tanınmıştır,
- Kamu düzenine aykırılık bulunmamaktadır,
- Uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumu hakeme aittir; azle ilişkin değerlendirme esasa yöneliktir,
- Dekan olarak görev yapan hakemin tahkimde görev alması hukuka aykırı değildir ve davacı hakem seçimine itiraz etmemiştir.
Kararda ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 13.04.2018 tarihli, 2016/2 E., 2018/4 K. sayılı kararına atıfla hakem kararlarının devlet mahkemesi kararları gibi bağlayıcı olduğu hatırlatılmıştır.
🙋 Sorular ve cevaplar
Sözleşmede tebligat ve ücret uyuşmazlığına ilişkin hüküm varsa eksiklik iddiası nerede incelenir?
Avukatlık sözleşmesine tahkim şartı konulabilir mi?
Önce arabuluculuk, sonra tahkim öngören sözleşme geçerli midir?
Hakem kararının iptali davası ne zaman ve nerede açılır?
Üniversitede dekan olan biri hakem olabilir mi?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, diğer kararlara Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan kararından derlenmiştir. Kararda yer alan bilgiler ilgili dosyaya özgüdür. Mevzuata ilişkin açıklamalar bilgi amacıyla eklenmiştir. Farklı olgulara sahip dosyalarda farklı sonuçlara ulaşılabilir. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




