Mükerrer Şikâyet Takipsizliği – Yargıtay 11. CD 2025/15028

Yabancı bir yatırımcı çifti Antalya’ya yerleşmek ister. Kiraladıkları evin sahibi zamanla güvenlerini kazanır ve kendisini varlıklı bir iş insanı olarak tanıtır. Önce bir taşınmaz alımı için, sonra kripto para yatırımı için yüklü ödemeler yapılır. Taşınmaz devredilmez, para da geri gelmez. Şikâyet üzerine başlayan soruşturma ise olayın esasına hiç girilmeden kapanır: Savcılığa göre aynı konu daha önce incelenmiştir ve ikinci kez soruşturma yürütülemez. Ancak eski dosyalar açılıp bakıldığında, önceki kararların bu şüpheliyi ve bu iddiaları kapsamadığı ortaya çıkar.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.11.2025 tarihli ve E.2025/2512, K.2025/15028 sayılı kararıyla, “mükerrer şikâyet” gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararını kanun yararına bozmuştur. Karar, önceki bir soruşturmanın varlığına dayanarak yeni bir şikâyeti incelemeden kapatmanın hangi koşullarda hukuka aykırı olduğunu gösteriyor.
🏠 Kiracılıktan yatırım ortaklığına
Karar metninde aktarılan şikâyete göre şikâyetçiler yabancı uyrukludur ve yatırım yapmak amacıyla Türkiye’ye yerleşmek istemiştir. Şüphelilerden birine ait evi kiralamışlardır; diğer şüpheli, ev sahibinin eşidir. Bir süre sonra ev sahibi, şikâyetçiler nezdinde zengin bir iş insanı izlenimi uyandırmış, taraflar arasında samimiyet kurulmuş ve şikâyetçiler yatırım konusunda ondan fikir almaya başlamıştır.
Şikâyet dilekçesinde anlatılan iki ayrı yatırım vardır:
- Taşınmaz vaadi: Şüpheli, Antalya’nın Lara bölgesinde bir taşınmazı göstermiş ve bu taşınmazın 500.000,00 Euro bedelle avantajlı şekilde satın alınabileceğini söylemiştir. Şikâyetçiler bu amaçla şüpheliye toplam 586.011,27 USD ödeme yapmış, ancak taşınmaz devredilmemiştir. Dairenin aktardığı iddiaya göre söz konusu taşınmaz üçüncü bir kişiye aittir.
- Kripto yatırımı: Şikâyetçiler yine yatırım amacıyla şüphelinin kripto para borsasındaki hesabına toplam 372.158,43 USD göndermiş ve bu parayı geri alamamıştır.
Yargıtay’ın kendi değerlendirmesinde, şikâyetçilerin Türkiye’deki harcamaları ve yatırımları için şüpheliye farklı zamanlarda toplam 958.169,43 USD karşılığı kripto para gönderdikleri belirtilmektedir. Kanun yararına bozma isteminde ayrıca, şikâyete konu eylemler arasında şüpheliye Türk parasına çevrilmek üzere teslim edilen paranın iade edilmemesi de sayılmıştır.
🗂️ Birleştirme, tefrik ve dağılan dosyalar
Uyuşmazlığın düğümü, aynı şikâyetçilerin daha önce başlattığı soruşturmaların seyrindedir. Karar metninden anlaşılan tablo şöyledir:
- Şikâyetçiler olaylarla ilgili daha önce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştur.
- Bir soruşturma dosyası başka bir dosyayla birleştirilmiş, ardından 27.07.2022 tarihinde iki ayrı tefrik (ayırma) kararı verilmiştir.
- Ayrılan dosyalardan biri uzlaştırma bürosuna gönderilmiş, ardından kamu davası açılmıştır. Şüpheli hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/18819 sayılı iddianamesiyle açılan dava ise şikâyetçilerin vekiline ve Yargıtay’ın tespitine göre yalnızca şüphelinin sattığı sahte Rolex marka saat ve sahte pırlanta yüzük hakkındadır.
- Tefrikle oluşan diğer dosyada ise 12.08.2022 tarihinde, 2022/59532 soruşturma ve 2022/39981 karar sayılı bir kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Şikâyetçiler vekili 30.11.2023 tarihinde yeni bir şikâyet dilekçesi vermiş ve taşınmaz ile kripto yatırımı iddialarının hiçbir dosyada değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Birden fazla şüphelinin ve birden fazla fiilin bulunduğu dosyalarda birleştirme ve ayırma işlemleri arttıkça, hangi iddianın hangi dosyada karara bağlandığını izlemek zorlaşır.
🚫 Savcılık neden “mükerrer” dedi?
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 01.02.2024 tarihli ve 2023/113910 soruşturma, 2024/6375 karar sayılı kararıyla yeni şikâyet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Gerekçe özetle şudur: Tefrik edilen dosyada taşınmazla ilgili de bir değerlendirme yapılmış ve 12.08.2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Şikâyet konusu aynı olduğundan şikâyet mükerrerdir ve tekrar soruşturma yürütülemez. Savcılık, önceki karar kesinleşmemişse itiraz, kesinleşmişse kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğini de belirtmiştir.
Şikâyetçilerin itirazı Antalya 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.03.2024 tarihli ve 2024/1652 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. CMK m.271/4 uyarınca kesin nitelikteki bu karar aynı gün kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının 12.05.2025 tarihli istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 23.05.2025 tarihli tebliğnameyle kanun yararına bozma talep etmiştir.
🔍 Yargıtay’ın tespiti: kimin hakkında, hangi fiil için?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dosyadaki kararları tek tek karşılaştırarak savcılığın dayanağını çürütmüştür:
- Önceki kararda şüpheli yok: 12.08.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda şikâyetçilerin iddialarına yer verilmiş, ancak değerlendirme kısmında farklı olaylardan söz edilerek başka şüpheliler hakkında karar verilmiştir. Bu şüpheli yönünden herhangi bir karar bulunmamaktadır.
- Açılan dava başka bir fiile ilişkin: Şüpheli hakkındaki iddianame yalnızca sahte saat ve yüzük satışına ilişkindir.
- Asıl iddialar araştırılmamış: Taşınmaz satış vaadiyle dolandırıcılık ve Türk parasına çevrilmek üzere teslim edilen paranın iade edilmemesi eylemleri hakkında yürütülmüş bir soruşturma bulunmamaktadır.
Daireye göre bu durumda yapılması gereken, önceki soruşturma dosyasının ve ondan tefrik edilen tüm dosyaların asıllarının getirtilip incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya eklenmesi ve yeni soruşturmanın gerçekten mükerrer olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesiydi. Mükerrerlik yoksa şikâyetçilerin iddialarına ilişkin gerekli soruşturma işlemleri yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmeliydi.
Sulh ceza hâkimliği ise itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar vermek yerine itirazı reddetmiştir. Daire, bu kararın “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” neticesinde verildiğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiş, kararı CMK m.309/3 uyarınca oy birliğiyle bozmuş ve CMK m.309/4-a gereğince dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermiştir.
🧭 CMK 172/2: aynı fiil yasağının sınırı
Savcılığın “tekraren soruşturma yürütülemez” yaklaşımının dayanağı, CMK m.172/2’deki kuraldır. Bu kurala göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
Kuralın koruma alanı, iki ölçütle sınırlıdır:
- Kişi: Önceki karar, yeni soruşturmadaki şüpheli hakkında verilmiş olmalıdır. Başka şüpheliler hakkında verilen bir karar, bu şüpheli için engel oluşturmaz.
- Fiil: Önceki karar, aynı fiile ilişkin olmalıdır. Aynı şikâyet dilekçesinde anlatılmış olmak yeterli değildir; kararın değerlendirme kısmında o fiilin incelenmiş ve karara bağlanmış olması gerekir.
Bu dosyada her iki ölçüt de karşılanmamıştır. Önceki kararın gerekçe bölümü farklı olaylara ve farklı şüphelilere ilişkindir. Dolayısıyla yeni şikâyet, CMK m.172/2’nin koruma alanına girmemektedir.
Kararın taşıdığı mesaj şudur: Bir dosyanın “mükerrer” sayılabilmesi için UYAP üzerinden dosya numaralarını eşleştirmek yetmez. Önceki kararın kimin hakkında verildiği ve hangi fiili karara bağladığı, kararın metni üzerinden somut olarak belirlenmelidir. Aynı konuda sonradan açılan ikinci bir ceza davasının akıbeti için serideki aynı suça iki mahkûmiyet kararı incelenebilir.
📋 Yapılması istenen araştırmalar
Kanun yararına bozma isteminde ve Dairenin gerekçesinde, mükerrerlik bulunmadığı anlaşılırsa soruşturmada yapılması gereken işlemler de sayılmıştır:
- Şüphelinin, bu dosyada veya hakkında açılmış olan kamu davasında şüpheli sıfatıyla beyanının alınıp alınmadığının tespiti,
- Şikâyet dilekçesinde bildirilen ve daha önce dinlenmemiş tanıkların dinlenmesi,
- Şikâyetçilerin şüpheliye tam olarak ne kadar para gönderdiğinin belirlenmesi,
- Devri vaat edilen taşınmazın hangi taşınmaz olduğunun ve tapuda kimin adına kayıtlı bulunduğunun tespit edilmesi.
Bu liste, yatırım vaadine dayanan dolandırıcılık iddialarında soruşturmanın temel eksenini oluşturur: paranın izi, vaat edilen varlığın gerçekliği ve tanık beyanları. Kripto transferlerinde benzer bir araştırma yükümlülüğü için serideki kripto yatırım sitesinde KYC izinin araştırılması kararı, taşınmaz yatırımı vaadinde hukuki ihtilaf tartışması için ise arsa yatırımı vaadi kararı incelenebilir.
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim sayfası ve serideki diğer kararların yer aldığı Emsal Kararlar bölümü üzerinden ulaşılabilir.
🙋 Soru ve cevaplar
Önceki takipsizlik kararı yeni şikâyeti her zaman engeller mi?
Hayır. CMK m.172/2’deki yasak, aynı fiil ve aynı şüpheli için geçerlidir. Bu dosyada önceki karar farklı olaylar ve farklı şüpheliler hakkında verildiğinden, Yargıtay yeni şikâyetin mükerrer sayılamayacağını değerlendirmiştir.
Şüpheli hakkında açılan sahte saat davası neden yeterli sayılmadı?
Çünkü o iddianame yalnızca sahte Rolex marka saat ve sahte pırlanta yüzük satışına ilişkindir. Taşınmaz vaadi ve kripto yatırımı olarak gönderilen paralar bu davanın konusu değildir.
Kanun yararına bozmadan sonra ne olur?
Daire, CMK m.309/4-a uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermiştir. Bu durumda itiraz mercii, bozma kararında belirtilen hususları gözeterek itirazı yeniden değerlendirecektir.
Kripto para olarak gönderilen tutar karar metninde nasıl yer alıyor?
Şikâyet dilekçesinde taşınmaz için 586.011,27 USD ve kripto hesabına 372.158,43 USD gönderildiği belirtilmiştir. Daire ise değerlendirmesinde farklı zamanlarda toplam 958.169,43 USD karşılığı kripto para gönderildiğini ifade etmiştir.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Karar özeti, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin yayımlanmış kanun yararına bozma kararından derlenmiştir. Karar soruşturma aşamasına ilişkindir; şüpheliler hakkında suçun işlendiğine dair bir tespit içermez ve masumiyet karinesi geçerlidir. Her soruşturma kendi dosya kapsamıyla değerlendirilir. Yazının kullanılmasıyla yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.



