Karavan Figürlü Marka ve İltibas – Yargıtay 11. HD 2026/4108

Bir kafe-restoran işletmecisi, logosunda nostaljik bir karavan çizimi bulunan markayı tescil ettirmek ister. Başvuruya itiraz eden ise 1950’lerden beri üretilen ve bir dönemin gençlik kültürüyle özdeşleşen minibüs modelinin şeklini marka olarak tescil ettirmiş bir otomobil üreticisidir. Türk Patent ve Marka Kurumu itirazı kabul eder, başvuru reddedilir. Mahkemeler ise çizimlere, tüketicinin algısına ve markaların bütünsel izlenimine bakarak farklı bir sonuca ulaşır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, şekil markasının kapsamına ilişkin bu tartışmada derece mahkemelerinin vardığı sonucu onaylamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 02.07.2026 tarihli ve E.2025/7128, K.2026/4108 sayılı kararıyla, karavan figürü içeren başvuru ile itiraza dayanak yapılan araç “şekil” markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.6/1 anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tanınmışlığa dayalı ret koşullarının ve kötü niyetin de gerçekleşmediğini kabul ederek Kurum kararının iptaline ilişkin hükmü oy birliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
🚐 Başvuru, itiraz ve YİDK kararı
Davacı, kafe ve restoran işletmeciliği alanında faaliyet göstermektedir. Davacının 2019/124592 sayılı marka başvurusu, bir kelime unsuru ile fotoğrafik olmayan bir karavan figüründen oluşmaktadır. Karar metnine göre kelime unsuru, “karavan” kelimesinin İngilizce karşılığıdır (yayımlanan metinde ibare anonimleştirilmiştir).
Davalı şirket, otomobil üreten bir şirkettir ve itirazını 2007/36254 sayılı “şekil” markasına dayandırmıştır. Bu şekil markası, şirketin 1950’li yıllardan itibaren ürettiği ve “T2” koduyla da anılan minibüs modelinin kroki/eskiz biçimindeki çizimidir. İtiraz, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla kabul edilmiş ve başvuru reddedilmiştir.
Davacı bunun üzerine nihai Kurum kararının iptali ile markasının tüm mal ve hizmet sınıflarında tescil işlemlerine devam edilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalılar, Kurum ve itiraz sahibi otomobil üreticisidir.
🗣️ Tarafların görüşleri
Davacı, karşılaştırılan markaların ve tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, bir tarafın otomobil üreticisi, diğerinin kafe-restoran işletmecisi olduğunu, ortak görünen sınıfların alt sınıflarının da farklı olduğunu ileri sürmüştür. Davacıya göre söz konusu araç modeli 1950’li yıllarda Almanya’da üretilmeye başlanmış, 1970’lerde üretimi durdurulmuş, Türkiye’de hiç üretilmemiş ve bugün bilinirliği kalmamıştır. Markanın promosyon veya sembolik-nostaljik biçimde kullanılması, markanın kullanıldığı anlamına gelmemektedir.
Davalı Kurum, kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Davalı şirket ise minibüs modelinin ticari başarı nedeniyle uzun yıllar üretildiğini, 1960’lardaki karşıt kültür hareketi döneminde son derece popüler olduğunu ve yaygın bir lakapla anıldığını, işaretlerin ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve iltibasın kaçınılmaz bulunduğunu ileri sürmüştür.
🎨 Fikri ve sınai haklar mahkemesinin değerlendirmesi
Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, bilirkişi incelemesine dayanarak ayrıntılı bir karşılaştırma yapmış ve davayı kabul etmiştir. Gerekçenin öne çıkan noktaları şunlardır:
- Davacı markasındaki karavan figürü, davalının 1958’de ürettiği modelin sağ yandan görünümünden çok, üzerinde sörf tahtası taşıyan yuvarlak hatlı bir yolcu minibüsü görünümündedir.
- Aynı dönemde Orta Avrupa’da bir akım hâline gelen karavan tatilciliğinde kullanılan ve İngiltere’de başka markalarla piyasaya sürülen rakip ürünlerin genel karoser yapıları da davalının modelleriyle yaklaşık olarak benzeşmektedir.
- Fotoğrafik olmayan karavan figürü, davalının kroki/eskiz çizim markasıyla görsel açıdan benzer değildir; nostaljik bir karavan temsilinden ibarettir ve davalı markasını telmih etmemektedir.
- 40 yaş altı tüketici kitlesi ürünü neredeyse hiç tanımamaktadır; görsel farklılıklar ortalama tüketici tarafından kolaylıkla fark edilebilir.
- Davacı markasının ayırt edici esaslı unsuru kelime unsurudur; şekil unsuru kelime unsurunun önüne geçmemekte, genel görsel kompozisyon da farklılık taşımaktadır.
- Davalının sunduğu deliller tanınmışlığı ispata yeterli değildir; tanınmış kabul edilse bile işaret benzerliği bulunmadığından SMK m.6/4 ve 6/5 koşulları oluşmamıştır.
- Davacının kötü niyetle hareket ettiğini gösteren somut bir olgu ileri sürülmemiştir.
Bu gerekçelerle mahkeme davanın kabulüne ve dava konusu Kurum kararının iptaline karar vermiştir.
🏛️ İstinaf ve Yargıtay
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesine göre başvuru ile itiraza dayanak şekil markası arasında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal genel izlenim bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibas tehlikesi bulunmamaktadır. Heyet raporunda ayrıca, davalının dayandığı aracın üretim yılı itibarıyla Avrupa’da ancak birkaç koleksiyonerin elinde bulunduğu ve Türkiye’de oto hurdacılarında dahi rastlanmayacağı açıklanmıştır. Tanınmışlığa elverişli delil bulunmadığı ve kötü niyetin ispatlanamadığı tespitleri de istinaf kararında tekrarlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığını ve istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b(1) uyarınca esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davalılar vekillerinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı HMK m.370/1 uyarınca onamıştır. Karar, 02.07.2026 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
📘 SMK m.6: Karıştırılma, tanınmışlık ve kötü niyet
Dosyada itiraz, SMK m.6’daki üç ayrı nispi ret nedenine dayanılarak tartışılmıştır:
- m.6/1 – Karıştırılma ihtimali: Başvurunun önceki markayla aynılığı veya benzerliği ve mal-hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali varsa başvuru itiraz üzerine reddedilir. Burada mahkemeler işaret benzerliğini kabul etmemiştir.
- m.6/4 ve m.6/5 – Tanınmış marka: Tanınmış markaya dayalı ret için işaretlerin aynı veya benzer olması gerekir. m.6/5, farklı mal ve hizmetlerde de koruma sağlar; ancak bu korumanın ön şartı yine işaret benzerliğidir. Mahkeme, tanınmışlık kabul edilse bile benzerlik olmadığı için bu hükümlerin uygulanamayacağını belirtmiştir.
- m.6/9 – Kötü niyet: Kötü niyetle yapılan başvurular itiraz üzerine reddedilir. Mahkemeler, kötü niyeti gösteren somut bir olgunun ileri sürülmediğini kabul etmiştir.
Kararın kilit noktası, değerlendirmenin işaret benzerliği eşiğinde tamamlanmasıdır. Tanınmışlık iddiası ne kadar güçlü olursa olsun, işaretler benzer bulunmadığında m.6/5’teki genişletilmiş koruma devreye girmemektedir. Benzer bir sıralamanın tanınmış seri markalar bakımından nasıl kurulduğu için tanınmış seri markada iltibas, karıştırılma ihtimalinin farklı bir sektörde değerlendirildiği bir karar için ilaç markasında karıştırılma yazılarına bakılabilir.
🧭 Şekil markalarında kapsam sorunu
Karar, bir ürün tasarımının çizimini şekil markası olarak tescil ettirmenin sağladığı korumanın sınırlarına ilişkin dikkat çekici tespitler içermektedir:
- Tür ile somut tasarım ayrılır: Mahkeme, dönemin karavan ve minibüslerinin genel karoser yapılarının birbirine benzediğini tespit etmiştir. Bir araç türünün genel hatlarını hatırlatan her çizim, belirli bir modelin şekil markasıyla benzer sayılmamıştır.
- Bakış açısı ve detaylar önemlidir: Sağdan görünüm, üzerinde sörf tahtası bulunan yuvarlak hatlı gövde ve fotoğrafik olmayan stil, karşılaştırmada ayrı ayrı ele alınmıştır.
- Bütünsel izlenim belirleyicidir: Başvuruda kelime unsurunun ayırt edici esaslı unsur olması ve şeklin bu unsurun önüne geçmemesi, genel izlenimin farklılaşmasında rol oynamıştır.
- Hedef tüketici algısı: Ürünün yaş grubuna göre bilinirlik düzeyi ve Türkiye’deki varlığı, telmih ve ilişkilendirme değerlendirmesinde dikkate alınmıştır.
Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü “markanın kullanılmadığı” iddiası ise mahkemelerin gerekçesinde belirleyici olmamıştır; sonuç, işaretlerin benzer olmadığı tespitine dayanmaktadır. Marka ile başka fikri haklar arasındaki ilişkinin tartışıldığı bir başka karar için markada kümülatif koruma yazısı incelenebilir.
❓ Merak edilenler
Ünlü bir aracın şekil markası, her karavan çizimini engeller mi?
Tanınmış marka iddiası neden sonucu değiştirmedi?
Başvurudaki kelime unsurunun rolü neydi?
Bu karara karşı başka bir kanun yolu var mı?
Detaylı bilgi ve hukuki destek için Savun Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. İletişim bilgilerine iletişim sayfasından, marka uyuşmazlıklarına ilişkin diğer değerlendirmelere Emsal Kararlar arşivinden ulaşılabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; içerik, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Yargıtay Karar Arama sisteminde yayımlanan onama kararından ve kararda aktarılan derece mahkemesi gerekçelerinden derlenmiştir. Kaynakta taraf kimlikleri ve marka ibareleri anonimdir. Marka benzerliği her dosyada somut işaretlerin, mal ve hizmetlerin ve delillerin karşılaştırmasıyla belirlenir; bu karardaki sonuç başka işaretlere doğrudan uygulanamaz. Yazı esas alınarak yapılan başvuru, dava ve savunmalardan Savun Hukuk sorumlu tutulamaz.




